Sarsıntı sonrası “Daha büyük bir deprem olur mu?” sorusu gündeme gelirken, uzmanlardan Bozova Fayı ve bölgenin deprem tehlikesine ilişkin peş peşe değerlendirmeler geldi.

Depremin ardından açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Prof. Dr. Osman Bektaş ve Prof. Dr. Süleyman Pampal, meydana gelen sarsıntının bölge açısından sürpriz olmadığını belirtti. Uzmanların değerlendirmelerinde özellikle Bozova Fayı öne çıktı.

Sözbilir: 7 büyüklüğünde deprem potansiyeli var

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Bozova Fayı’nın 2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası’nda yer aldığına dikkat çekti.

Celal Özcan’dan Gazianteplilere son mesaj
Celal Özcan’dan Gazianteplilere son mesaj
İçeriği Görüntüle

Sözbilir, fayın uzunluğu ve deprem üretme potansiyeline ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Bozova Fayı 2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay haritasında 55 kilometre uzunluğunda sağ yanal bir doğrultu atımlı diri fay olarak tanımlanmış durumda. Dolayısıyla bu deprem sürpriz değil. Elimizdeki bilgiler Bozova Fayı'nın 7 büyüklüğüne varan deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ve uzun dönemden beri suskun bir fay olduğu biliniyor.”

Bektaş: Yalnızca büyük faylara bakılmamalı

Prof. Dr. Osman Bektaş ise sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Şanlıurfa’daki sarsıntıyı “levha içi deprem” olarak nitelendirdi. Bektaş, “Bu deprem, ana levha sınırından uzakta gelişen bir levha içi deprem niteliğinde değerlendirilebilir” dedi.

Deprem tehlikesinin yalnızca büyük fay hatları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret eden Bektaş, levha içerisindeki fayların da aktif olabileceğini belirterek şu uyarıyı yaptı: “Levha içindeki faylar da aktif olabilir ve yıkıcı depremler üretebilir. Bu nedenle deprem tehlikesini yalnızca büyük faylarla sınırlamamak gerekir.” Bektaş, deprem sonrasında paniğe kapılmak yerine hazırlıklı olunması gerektiğine de dikkat çekti.

Pampal: Bizim için sürpriz değil

Prof. Dr. Süleyman Pampal da CNN TÜRK canlı yayınında yaptığı değerlendirmede bölgede bu büyüklükte depremlerin meydana gelmesinin beklenmedik olmadığını söyledi. Pampal, “Burada bu türden depremleri her zaman bekleriz. Bizim için sürpriz değil. Bundan sonra da olursa o da sürpriz sayılmamalı” dedi.

Türkiye’de meydana gelen depremlerin sığ olmasına dikkat çeken Pampal, “Türkiye'nin tüm depremleri 7-8 km derinliğe sahip, dar alanda yıkıcılığı olabilecek depremler” ifadelerini kullandı.

Şanlıurfa ve çevresindeki yapı stokunun önemine de değinen Pampal, özellikle kırsal bölgelerde meydana gelebilecek hasarların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

“Bozova Fayı büyük depremler üretebilir”

Pampal’ın değerlendirmesinde Bozova Fayı da öne çıktı. Fayın aktif olduğunu belirten Pampal, “Bu Bozova fayı oldukça büyük deprem üretme potansiyeli olan aktif bir fay” dedi. Bölgede daha büyük bir depremin meydana gelme ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını belirten Pampal, bunun ne zaman gerçekleşeceğinin bilinemeyeceğini ifade etti.

Pampal, 5,4 büyüklüğündeki depremin doğrudan daha büyük bir depremi tetikleyeceği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini de belirtti. Gaziantep’te de hissedilen sarsıntının ardından yapılan değerlendirmelerde ortak nokta, bölgedeki deprem tehlikesinin göz ardı edilmemesi ve olası depremlere karşı yapı güvenliği ile hazırlığın ön planda tutulması oldu.