Sorumluluk bireyin üzerine düşen bir görevi yerine getirmesi ve kendine ait olan tüm sorunları üstlenmesi ve bunlarla başa çıkmak için bir uğraşı içine girmesi demektir. Büyükten küçüğe her yaş düzeyinde olan insanlar belli bir sorumluluk duygusuyla hareket eder. Hareket etmelidir.Başarmanın en temel basamağı sorumluluktur. Henüz küçük yaşlardan itibaren kazanılan bu sorumluluk duygusu sayesinde başarılar hızlı bir şekilde yol alacaktır.Böyle bir gerçeklik varken toplum olarak ebeveynler nedense kendi çocuklarına sorumluluk vermekten de kaçınmakta olduğunu gözlemliyoruz. Çocuklarını adeta koruma altına alan bu tür anne ve babalar çocuklarına iyilik yaptıklarını düşünürken tam tersi büyük bir kötülük yaptıklarının da farkında olmalarını bilmeleri gerekiyor.‘Çocuğum yorulmasın onun yerine ben yaparım’ diyen anne ve babalar çocuklarının büyümesiyle büyük bir sıkıntı içine girmektelerdir. Kendi başlarına mücadele etmekte zorluk çeken, birilerinin yardımı olmadan herhangi bir işi yapmakta güçlük çeken, karar veremeyen ve hayatında mutsuz bir genç ortaya çıkınca anne babaların asıl sorumlulukları ve problemleri de maalesef şimdi başlamış oluyor.Her çocuğun muhakkak yapabileceği işler vardır. Örneğin bir çocuğun akşam sofra kurması, ev için tek başına alışveriş yapması kendisi için güzel bir deneyim olacak. Böylelikle hem kendisini ailenin bir bireyi hissedecek, hem başarma duygusunu güçlendirecek hem de bir sonraki sorumluluğu almak için motive olacak.Olgunlukla da doğru orantılı olan sorumluluk bilinci ‘Olgun İnsan’ nitelemesinin de başında yer alıyor. Kendisine, çevresine ve topluma karşı görevlerini yerine getiren bir birey toplumdaki ağırlığını her zaman hissettirecektir.Günümüzde baktığımız zaman mevcut toplumsal sorunlarımızın başında bireysel sorumlulukların yerine getirilmediğinden kaynaklandığını göreceksiniz. Çevre ve trafik kirliliği, toplumsal huzursuzluk, büyüklere saygı eksikliği, etik kuralları görmezden gelinmesi vb. birçok problem yukarıda da bahsettiğim gibi anne babaların çocuklarına sorumluluk duygusunu aşılamamasından kaynaklanmaktadır.Sadece okul içinde verilen görevleri yerine getirerek de sorumluluk duygusu kazanılmıyor. Anne ve babalarının da okuldan önce çocuklarına sorumluluk duygusu kazanması yönünde bilinçli adımlar atması gerekiyor.Aslına bakılırsa mutlu olmanın temelinde de sorumluluk duygusu yatmaktadır. Sorumluluklarını yerine getiren bir çocuğun kişisel gelişimindeki olgunlaşma iç mutluluk sağlayacak ve ‘Gönül Rahatlığı’ dediğimiz duygu meydana gelmesini sağlayacaktır.Ebeveynler eğer hala çocuklarının ödevlerini kendileri yapıyorsa hemen vaz geçmeli. Bırakın çocuğunuz eksikleri ve yanlışlıklarıyla baş başa kalsın. Hissettiği bu eksiklik duygusu birer motive kaynağı oluşturacak ve bu açığı kapatmak için tek başına mücadele ederek sorumluluk duygusu elde edecektir.Bir ülkenin gelişimi o ülkede yaşayan insanların sorumluluk duygusuyla paralel gelişir. Sorumluluk alan ve mücadele eden insan mutlu olduğu kadar yaşadığı ülkeyi de geliştirir, farkındalık oluşturur. İşte bu yüzden aileler çocuklarına iyilik yapsın ve onlara sorumluluk versin. Esenlikler dilerim.