Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şube Başkanı Bülent Yılmaz, bölgemizde ve dünyada yaşanan savaşların, jeopolitik gerilimlerin ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaların bahane edilerek bu ölçüde zam yapılmasını savaş fırsatçılığı olarak niteledi. Elektrik Mühendisleri Oda Başkanı İslim Arıkan ise elektrik ve doğalgaza yapılan zamların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Arıkan “Konut abonelerine diğer abone gruplarına kıyasla daha yüksek oranlı zam yapılması hakkaniyetli değildir” dedi.

YILMAZ!: TEKNİK BİR DÜZENLEME OLMAKTAN ÇIKTI

Yılmaz, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) aldığı ve 4 Nisan 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren elektrik ve doğalgaz zamlarının, artık teknik bir düzenleme olmaktan çıkarak; doğrudan doğruya halkın yaşam koşullarına yönelmiş ağır bir ekonomik müdahale haline geldiğini söyledi. Yılmaz, “Konut abonelerine yapılan yüzde 25’lik artış, mevcut ekonomik gerçeklikler karşısında izahı mümkün olmayan, vicdani temelden yoksun bir karardır. Bölgemizde ve dünyada yaşanan savaşların, jeopolitik gerilimlerin ve enerji piyasalarındaki dalgalanmaların bahane edilerek bu ölçüde zam yapılması, açıkça “savaş fırsatçılığıdır. Krizleri fırsata çevirerek halkın temel ihtiyaçları üzerinden kazanç sağlamak, ne ekonomik ne de ahlaki olarak kabul edilebilir. Savaşın yükü zaten toplumun omuzlarındayken, bu yükün katlanarak vatandaşa yıkılması adaletsizliğin en açık göstergesidir” Diye konuştu.

KADEMELİ TARİFE ADİL DEĞİL

Elektrik ve doğalgazın artık birer ticari meta gibi değerlendirildiğini, vatandaşın en temel hakkının piyasa koşullarına terk edildiğini belirten Yılmaz şöyle devam etti:”Oysa enerji; barınmanın, ısınmanın ve sağlıklı yaşamın vazgeçilmez unsurudur. Bu yönüyle enerjiye erişim, tartışmasız bir temel insan hakkıdır. Bu hakkın bu kadar hoyratça ihlal edilmesi, sosyal devlet ilkesinin fiilen ortadan kaldırıldığını göstermektedir. Sanayi ve diğer abone gruplarına yapılan artış oranlarının görece düşük tutulması, yükün sistematik biçimde hanelere yıkıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Yani bu zamlar, bir zorunluluğun değil; tercihin sonucudur. Vatandaş korunmak yerine, maliyet kalemi olarak görülmektedir. Daha da vahimi, doğalgazda getirilen kademeli tarife uygulaması, yüzeyde adil gibi gösterilse de gerçekte derin bir eşitsizlik yaratmaktadır.

KALABALIK AİLELERE HAKSIZLIK

Türkiye’de kalabalık aileler, düşük yalıtımlı konutlarda yaşayan milyonlarca insan, bu sistemle daha fazla cezalandırılmaktadır. Bu yaklaşım, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Savaş fırsatçılığının ne anlama geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Trafikte bir ambulansın arkasına takılıp onun açtığı yolu kullanarak avantaj sağlamaya çalışanlar nasıl ki ahlaki bir zafiyet sergiliyorsa; bugün yaşanan da bundan farksızdır. Savaşın yarattığı olağanüstü koşulları fırsata çevirerek, toplumun en temel ihtiyacı olan enerji üzerinden yük bindirmek, aynı zihniyetin daha büyük ölçekteki yansımasıdır. Bu anlayış, kabul edilemez ve meşrulaştırılamaz. Enerji politikalarının bu noktaya gelmesinde; plansızlık, dışa bağımlılık ve yanlış yönetim tercihleri belirleyici olmuştur. Ancak bu hataların bedeli vatandaşa ödetilemez. Hele ki savaş gibi olağanüstü koşullar, halkı daha da zor durumda bırakacak uygulamalara gerekçe yapılamaz.

ENERJİ LÜKS DEĞİL, ZORUNLULUKTUR

Büyükşehir konutta tarih yazıyor
Büyükşehir konutta tarih yazıyor
İçeriği Görüntüle

Buradan yetkililere açıkça sesleniyoruz: Bu zamlar derhal geri çekilmelidir. Savaş ve kriz ortamları, fırsatçılığın değil dayanışmanın gerekçesi olmalıdır. Enerji fiyatlandırmasında toplumun alım gücü esas alınmalıdır. Kademeli tarife uygulaması sosyal adalet temelinde yeniden düzenlenmelidir. Dar gelirli vatandaşlar için somut ve etkili destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir. Aksi halde bu uygulamalar yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda derin bir toplumsal kırılmaya yol açacaktır. Tüketici Hakları Derneği Gaziantep Şubesi olarak bir kez daha altını çiziyoruz: Enerji bir lüks değil, zorunluluktur. Enerji bir ticari meta değil, kamusal bir haktır. Savaş, fırsatçılığın değil dayanışmanın gerekçesi olmalıdır. Bu adaletsiz ve vicdansız zamların karşısında durmaya, vatandaşlarımızın haklarını savunmaya ve sürecin takipçisi olmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

ARIKAN: YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ

Elektrik Mühendisleri Oda Başkanı İslim Arıkan, elektrik ve doğalgaza yapılan zamların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Arıkan “Konut abonelerine diğer abone gruplarına kıyasla daha yüksek oranlı zam yapılması hakkaniyetli değildir. Konutlarda kullanılan enerjinin, toplam enerji tüketimi içerisindeki payı düşüktür, konut abonelerindeki enerji fiyatlandırılması yeniden değerlendirilmelidir” dedi. Elektrik üretim ve dağıtım maliyetlerindeki artışın gerekçe gösterilerek elektrik ve doğal gaz tarifelerinde yeni zamlar yapıldığını belirten Arıkan, “ Açıklanan oranlara göre; Mesken abonelerine elektrikte yüzde 25, Alçak gerilimden bağlı kamu ve özel hizmetler sektörü abonelerine yüzde 17,5, Orta gerilimden bağlı sanayi abonelerine yüzde 5,8, Orta gerilimden bağlı tarımsal faaliyetler abonelerine yüzde 24,8 oranında artış uygulanmıştır. Doğal gazda ise; Konut tüketicilerine ortalama yüzde 25, Sanayi tüketicilerine ortalama yüzde 18,61, Elektrik üretim santrallerine ortalama yüzde 19,42 oranında zam yapılmıştır. Konutlarda kullanılan elektrik ve doğal gaz, üretim yapmak, kar elde etmek ya da ticari kazanç sağlamak için değil, yaşamı sürdürebilmek için kullanılmaktadır” diye konuştu.

HAKKANİYETLİ DEĞİL

Arıkan devamla şunlardı söyledi: “Aydınlanma, ısınma, yemek pişirme, sıcak su, temel ev ihtiyaçları ve çocukların eğitim koşulları gibi en temel insani gereksinimler, doğrudan elektrik ve doğal gaz kullanımına bağlıdır. Bu nedenle, konut abonelerine diğer abone gruplarına kıyasla daha yüksek oranlı zam yapılması hakkaniyetli değildir. Konutlarda kullanılan enerjinin, toplam enerji tüketimi içerisindeki payı düşüktür, konut abonelerindeki enerji fiyatlandırılması yeniden değerlendirilmelidir.”