1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. BU ŞEHİRDE EVİ OLMAYAN KİRACILAR NE YAPMALI
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

BU ŞEHİRDE EVİ OLMAYAN KİRACILAR NE YAPMALI

A+A-

Son dönemlerde ne olduysa acayip şikayetler alıyorum şu kiralar yüzünden..Hiç uzağa gitmeyeceğim, kızım resmen isyanlarda.. Geçen gün arabada giderken “ya baba Allah aşkına şu kira meselesini tekrar yaz. Asgari ücreti geçti kiralar. Birçok arkadaşım evlenecek kiralık eve bakıyor karı kocanın maaşının yarısından fazlası kiraya gidiyor. Benim ev sahibim de öyle. Durmadan kirayı arttırıyor itiraz edecek olsam, çıkabilirsiniz yerine daha yüksek fiyatla kiracı hazır diyor” dedi. Hemen belirteyim kızım kirada oturuyor.. Oğlumun da evi yok tabii..

Maalesef bu kazık kira işi özellikle Suriyeliler geldikten sonra oldu. Fırsat bekliyorlarmış meğer ev ve iş yeri sahipleri.. Biliyorsunuz dükkanları bile ev olarak kiraya verenlerimiz var. Tuvalet yok, su yok, ama gariban Suriyeli gelmiş başını sokacak bir yer arıyor, çaresiz girmiş dükkana, harabe evlere.. Hali vakti iyi olanlar ise imarlı kesime gitmiş, normal ederi  en fazla bin 500’ü geçmeyecek dairelere 2-3 bine yakın aylık vererek oturuyor.. İşte burada olan da yerli Anteplilere oluyor. Bunları daha önce yine yazdım, ama zaten bu şehirde ne yazarsanız duvara yazarsınız..Çünkü şehir halkı sahipsiz.

HER ŞEYDE FİYAT TERÖRÜ ESTİRİLİYOR RESMEN

Sadece ev kiraları mı ki bu şehirde fiyat terörü.. Terör diyorum çünkü en yakışanı bu.. Yemek içmek artık sadece ekonomisi iyi olanlara mahsus.. Onlar da maşallahı var, hiç fiyat artışıymış, kaliteymiş aldırış ettikleri yok. Bir çay 3-5, bir kahve 8-10 lira olmuş bu memlekette.. Nohut dürümü bile fakir yiyeceği olmaktan çıkacak bu gidişle. Zaten ciğer kebabını kaybettik, et ile yarışır hale geldi.. Yani dışarda yiyecek adına seyyar satıcısından başlayıp, kafanızı sokacak bir dükkan bulduğunuzda, lokantaya ulaşamadan hesabınız darmadağın oluyor.. Restoranlar için artık tek kelime etmiyorum. Gastronomi geldi mertlik bozuldu.. Tatlı acılaştı, baklava yavanlaştı, Kadayıf künefe kazıklaştı.. Meyve sebze işlerini yazmaya gerek yok, pazaryeri bile artık zenginlerin uğrak mekanları oldu..

KÖR TUTTUĞUNU ÖPÜYOR BU ŞEHİRDE

Demem o ki, bu şehirde inanılmaz bir başıboşluk var. Kör tuttuğunu öpüyor resmen.. Ev kiralarından gıda sektörüne, yiyecekten içecek sektörüne kadar fiyat terörü yaşanıyor.. Hesap yapan yok, kaça aldın kaça satıyorsun diyen yok.. Marketler zaten sürekli etiket değiştiriyor.. Ve sürekli yeni şubeler açılıyor durmadan.. Hijyen filan hak getire. Kullanım tarihi geçmiş mallar raflarda aslanlar gibi duruyor. Kokmaya yüz tutmuş gıda maddeleri etiket okuma merakı olmayanlara rahatlıkla satılıyor. Senede bir kere denetim yapıldığında, nedense herkesin önceden haberi oluyor ve tedbirini alıyor..

GÜRÜLTÜ ŞAMPİYONU GAZİANTEP

Yaz geldi artık, gürültü yine zirve yapmaya başladı.. Mahalle arası dahil açık havada yapılan tüm düğünler, kına ve nişan işi tam bir Ortadoğu kasabasına döndürdü bu memleketi.., Cenazesi hastası, yaşlısı, çocuğu olanlara hiç saygı kalmadı bu şehirde.. Hele düğün sonrası gece yarısı tam bir felaket yaşanıyor.. Yahu arkadaş düğünde zaten oynadın, kurdunu döktün, eğlendin.. Daha sonra gece yarısını geçmiş, saat 01 leri bulmuş, yolları kesip davul zurna çaldırmak neyin nesi.. Gelin ile damadı evine götürdüğünde sokağı veya caddeyi kapatıp 1 saat davul çaldırıp halay sekmenin neyinden zevk alıyorsunuz.. Kornalara basmalar, yaah çekmeler çevrede yaşlıları çocukları uyandırmak, hastaları veya cenazesi olanları kahretmek nedir bilirmisiniz.. Aynı şeyin sizin de başınıza gelmeyeceğini mi sanıyorsunuz.. 

Birde motosiklet işi var gece yarısı gürültü terörünün.. O ses var ya o ses, vallahi yapanı tutacaksın kolundan, kapatacaksın bir odaya, saatlerde o gece yarısı çıkardığı sesi dinleteceksin.. O kadar yani.. Silah sıkmayı saymıyorum daha.. Havai fişek atmayı yazmıyorum bile.. Çünkü ne söylesek işe yaramıyor bu şehirde.. Sayın Vali ilk geldiğinde bu konuda verdiği mesajlarla yüreğimize su serpmişti, şimdi onu da alıştırdılar.. Ara sıra açıklamalar yapıyor ama o kadar.. Bir de inşaatlar çıktı Gaziantep gecelerine.. Adamlar gece yarısına kadar tak tak çalışıyor.. meskun mahalmiş, insanlar dinleniyormuş kimsenin umurunda değil.. Tatil günlerinde bile çalışıyorlar alenen.. Vatandaş umurlarında değil çünkü..

MEHMET PAMUK NE YAPMALI

Bu şehrin tanınmış ismi.. Kentin Elektronik dünyasıyla özellikle cep telefon sektöründen tanıdığı, sonra sanayici olarak birçok kişiye istihdam sağlayan bir isimdir Mehmet Pamuk.. Son yıllarda kentin turizmine otelcilik anlamında katkı sağlamak için bu sektörde iştigal ediyor. Pamuk City adını verdiği Şehir merkezinde Suburcu caddesinde mütevazi bir oteli işletiyor.. Geçtiğimiz gün aradı ve başına gelenleri anlattı. Yanıbaşında dernek adı altında faaliyet gösteren ama aslında kumar oynatan bir yer açılmış. Sürekli gürültü yapılıyormuş, küfürler ediliyormuş burada.. Otel müşterileri durmadan şikayet ediyormuş.. Son olarak bir turist kafilesi gelmiş aynı durum yaşanınca, buraya giderek sessiz olunmasını istemiş. Sen misin bunu diyen, önce küfürler, sonra fiili saldırı ve darp.. Boğazını sıkmışlar, kollarını darp etmişler, bir güzel de tehdit etmişler. Tabii polis çağrılmış şahitler ifade vermiş, Mehmet Pamuk da şikayetçi olmuş.. Sonucu yazmama gerek var mı ? Yok elbette.. Yapanın yaptığı, dayağı, küfürü ve tehdidi yiyenin yanına kar kalmış..”Az kalsın kim vurulduya gidiyordum” diyor Mehmet Pamuk.. “Defalarca emniyete şikayet ettim, dilekçeler verdim. Ama maalesef hiçbir işe yaramıyor. Sonunda canımdan oluyordum ”diyerek, Gaziantep’in göbeğinde yaşananları vehametini anlatıyor.. Sustum dinlerken, nefesim kesildi yaşadıklarını anlatırken.. Sonra kendi kendime sordum, ‘Mehmet Pamuk ne yapmalı?” diye.. Sizce sadece Mehmet Pamuk değil, Mehmet Pamuk gibiler ne yapmalı bu memlekette???

EĞİTİMDEKİ DURUMUMUZA İSTANBUL'DAN GAZİANTEPLİ ANALİZİ

Geldik eğitime.. Biliyorsunuz LGS’ye geçiş sınavı yapıldı ve Gaziantep her zaman olduğu gibi yine arka sıralarda yer aldı. Biraz daha son sıralara gitmemizi, 17 genç öğrencimizin aldığı puanlar önledi..  Yani bu şehri daha arka sıralardan bu 17 gencimiz kurtardı. Nitekim Sayın Vali Davut Gül sonradan bu öğrencilere teşekkür ziyaretine gitti. Daha traji-komik olanı ise şehrimiz adına utanç verici bu durumdan bazı özel okullar kendisine pay çıkartması ve 1-2 öğrencisinin yüksek puan almasını başarılı olarak göstermesiydi..  Aslında biz alıştık yıllardır olumsuz tabloya.. Daha asıl bomba Üniversiteye giriş sınavları sonuçlarında patlayacak.. Şimdi sizlerle duyarlı bir Gaziantepli hemşehrimizin gönderdiği maili paylaşmak istiyorum.. Tane tane anlatmış İstanbul’da, yaşayan İnsan Kaynakları Danışmanı Mustafa Karabekmez..

Sayın Özekşi,

Ben İstanbul'da yaşayan bir Gaziantepliyim. Ancak, İstanbul'da yaşayan birisi olmama rağmen memleketimle bağımı koparmadım ve Gaziantep27 gibi yerel medya sayesinde de memleketimle ilgili haberleri takip ediyorum. 

Bu gün Milli Eğitim Bakanlığı LGS yani orta öğretimden liseye geçiş sınav sonuçlarını yayınladı ve ayrıca konusunda uzman eğitimci akademisyenlerce hazırlanmış güzel bir raporu da kamuoyu ile paylaştı. Raporun en önemli kısımlarından birisi de illere göre öğrencilerin çıkardığı net sayısı. Maalesef Gaziantep'in notu bu karnede kırıklarla dolu. Gaziantep 81 il arasında toplam ortalama net sayısında 66. sırada. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Kalkınma ve refah eğitimle başlar. Bu İngilizce düzeyi ile mi ihracat şampiyonu olacağız?

Sizinle bu bilgileri paylaşmamın nedeni, şehrimizin orta öğrenim başarısızlık durumunu konusunu köşenize taşıyarak yerel gündem oluşturmanız. Başta Vali, İl Milli Eğitim Müdürü ve Belediye Başkanının gündemine bu konuyu taşımanız ricası ile.

Gaziantep’in karnesi kırık notlarla dolu!

Bildiğiniz üzere ilk ve orta öğretim artık 4 + 4 +4 şeklinde ilk, orta ve lise eğitiminden oluşuyor. İlk sekiz yıllık ilk ve orta öğrenimini tamamlayan öğrencilerimiz; tüm Türkiye çapında Türkçe (20 soru), Matematik (20 soru), Fen (20 soru), İnkılap Tarihi (10 soru), Din Bilgisi (10 soru) Yabancı Dil (10 Soru) derslerinden oluşan soruları cevaplayacak şekilde 1 Haziranda LGS adı verilen Lise geçiş sınavına girdiler.

Milli Eğitim Bakanlığı LGS sınav sonucunu 24 Haziranda web sitesinde ilan etti ve ayrıca sınav sonucu tespitleri ile ilgili 36 sayfalık da akademisyenler tarafından hazırlanmış bir rapor yayınladı. Bu raporun ilginç bölümlerinden birisi de yukarıda bahsettiğim dersler için öğrencilerin illere göre çıkardıkları ortalama net sayılarının yayınladığı tablodur.

Bu tabloya göre tüm derslerin ortalama net cevaplarına (Sınav 4 seçenekli çoktan seçmeli sorulardan oluşuyor ve 3 yanlış bir doğruyu götürüyor) göre şehrimiz 81 il arasında 66. sırada bulunuyor. Daha detaylı ifade ile ilimizde 8. Sınıfta olan ve LGS sınavına katılan 31.689 öğrencimizin 90 soruya verdiği net cevap ortalaması 30,94 puan.  En başarılı iller Muğla (43,68), Tunceli (43,35), Giresun (43,30) olarak sıralanırken; listenin sonunda ise Siirt (22,60), Hakkari (20,52) ve Şırnak (18,1) yer alıyor.

Gaziantepli öğrencilerin en başarılı oldukları ders 8,38 net ortalaması ile Türkçe. Bu skorla dahi 81 il arasında ancak 65. sırada yer alabiliyoruz. Öğrencilerimizin en başarısız oldukları ders ise 2,23 net ortalaması ile MATEMATİK.

SAYIN ÖZEKŞİ

İhracat şampiyonu ve gastronomi turizmi cazibe merkezi olma hedefi olan ilimizin öğrencilerinin 10 İngilizce sorusuna verdiği ortalama doğru yanıt ise maalesef 2,95 net.

Yarınlarımızın güvencesi çocuklarımızın; sınavda 81 il arasından 66. olmalarını titizlikle analiz etmemiz gerekir. Bu başarısızlık öğrenci, öğretmen, veli, derslik, derslik başına öğrenci sayısı kriterlerine göre analiz edilmelidir. Elbette ilimizin başta Valisi, Milli Eğitim Müdürü, Milletvekilleri ve Belediye Başkanları orta öğretimdeki bu başarısızlığın nedenlerini araştırmalı ve gerekli tedbirleri alarak, önümüzdeki yıllarda daha iyi sonuçlar elde etmek için gereken inisiyatifleri almalı ve projeleri tetiklemelidir.

Ekonomik kalkınma ve refah düzeyinde yükselme için nitelikli işgücü gerekir. Biz orta öğretimdeki bu başarımızla ne sanayimiz için gereken mühendisler, ne daha iyi sağlık hizmeti için gereken doktorları, ne de turizm ve ihracat için yabancı dil bilen nitelikli iş gücünü yetiştirebiliriz. Acilen eğitimde başarıyı yükseltmek için tedbir alınması gerekir. Mustafa Karabekmez. İnsan Kaynakları Danışmanı. İstanbul

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
13 Yorum