1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. BU REKTÖR BAŞKA REKTÖR
BU REKTÖR BAŞKA REKTÖR

BU REKTÖR BAŞKA REKTÖR

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Özaydın, 15 aylık görev sürecinde yaptıklarını, yapacaklarını ve hedeflerini anlattı.

A+A-

* Kenti sanayi kenti yanında sağlık kenti yapmak istiyorum

*  Ayakkabı test merkezi var. Gelin yararlanın diyorum. Gelmiyor. 

* Bu kenti küresel kent yapma adına her türlü riski alırım 

* Transfer ettiğim, danışmanlık yaptırdığım dekanlarımı nokta atışı yaparım

* Dünya’ya böbrek naklinin nasıl yapıldığını dijital dünyada öğretmek istiyoruz

* Biz eğitimi, böbrek tedavisini, sağlığı ihraç edeceğiz

* Gaziantep hasta turizmini, eğitim turizmini başlatacağım

* Kapıları değiştirdik, Karışıklık varsa anında yanlıştan dönerim

* Kırmızı plakaya binmiyorum, evimi değiştirmiyorum.

BU REKTÖR BAŞKA REKTÖR

Çok önemli ‘sağlık’ yatırımlarına imza atmaya hazırlanan Özaydın, “Bu kent benim kentimdir. Bu kenti küresel kent yapma adına her türlü riski alırım. Her türlü işi yaparım” dedi. Gazetemizi ziyaret ederek yönetim kurulu başkanı Ökkeş Özekşi ile sohbet eden Özaydın, sanayicilere de çağrı yaptı ve “Gelin üniversitemizden yararlanın. Sadece hastaneden değil. Biz sıra dışı bir üniversiteyiz ve her türlü iş birliğine hazırız. Lütfen gelin” mesajını verdi. Özaydın, sağlıkta müjde niteliğinde bilgiler de verdi. Böbrek Hastanesi’ni hizmete açtıklarını, çocuk hastanesinin faaliyette olduğunu anlatan Özaydın, “Şimdi onkolojiyi kampüse taşıyoruz. Bununla da kalmıyoruz. Gaziantep’te Acil travma ve yanık hastanesi kuruyoruz”’ dedi. 

bu-rektör-başka-rektö8.jpeg

Beraberinde Gaziantep Üniversitesi Danışmanı ve Gazikültür A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Halil İbrahim Yakar ile gazetemize gelen Rektör Özaydın, verdiği mesajlarla dikkat çekti. Gaziantep'i çok sevdiğini ve kentin kalkınması için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu belirten Özaydın, “Gaziantep’te olmayan bir teknolojiyi getirmeye çalışıyoruz. Bu varsa niye ilave alım yapayım. Var olan bir şeyi değil, olmayan bir şeyi getirmeye çalışıyorum” dedi. 

REKTÖR ÖZAYDIN İLE YAPTIĞIMIZ SOHBETTEN SATIR BAŞLADI

SIRADAN BİR KENT DEĞİL 

“Bu kent sıradan bir kent değil, bu kent Halep ve Şam’ın açıldığı kent. Bu kent benim kentimdir. Bu kenti küresel kent yapma adına her türlü riski alırım. Her türlü işi yaparım. Ekonomi bilirim. Siyaseti bilirim. Siyasal bilimler fakültesi mezunuyum. Felsefe tarih ve coğrafya bilirim. Mütevazi değilim bu konuda. Bilmediğim bir şeyi biliyorum demem. Bu kenti bir tık üste çıkarmak istiyoruz. Üniversite bu kentin ışığı. Üniversite sadece bir üniversite değil. Sıkıntı bu zaten. Üniversite her şeye benzetilmez. Üniversite eleştirilmez. O bizim gözbebeğimiz. Yani eğitim, sağlıkçısı, hukukçusu, felsefecisi, siyasetçi hepsi oradan çıkıyor. Bunu kırmamız lazım. Benim niyeti bu. Buranın ışık olması, önünü açması lazım” 

bu-rektör-başka-rektö7.jpeg

BİZDEN FAYDALANMIYORLAR

“Üniversite sanayi iş birliği diyoruz. Ben bu konuda yırtınıyorum. Gelsin bizim üniversiteden yararlansınlar. Gaziantep bizim üniversiteden yararlanmıyor.  Sadece hastaneden yararlanıyorlar. Sadece hastaneden yararlanmayın. Bakın edebiyatçısı var, profesörleri var. Üzüldüğüm bir nokta şu. Gaziantep’te bir üniversite var, küresel bir üniversite akredite olmuş bir üniversite. Sıra dışı bir üniversite. Ama yararlanılmıyor. Sadece hastane geliyorlar. Hasta olunca geliyor.”

BİRLİKTE YAPALIM

“Sanayicisi, ayakkabıcısı yararlansın. Esnafı yararlansın. Birlikte yapalım. Çünkü eğitim başka bir şey. Bilgi toplumundayız. Bilgi toplumu Gaziantep bilgi üretim. Ürettiğimiz bilgiyi üretime dönüştürelim. Sanayiciye mesaj veriyorum. Lütfen ne olur gelir. Uluğ bey analiz merkezi. Her şeyin analizi yapılıyor. Ayakkabı test merkezi var. Antep ayakkabı da bir numara. Gelin yararlanın diyorum. Gelmiyor. Ayakkabı test merkezine gelen yok. Onu söylemeye çalışıyorum. Çağırıyorum. Başka alet edevatımız var bizim. Kalkınma ajansı yatırım yapmış ama yararlanmıyor. Sağlıktan çok yararlanıyor. Herkes tıpta gelmek istiyor. Ben diyorum ki tıp fakültesine geldiğiniz kadar Uluğ Bey araştırma merkezi de gelin” 

bu-rektör-başka-rektö6.jpeg

TAKIM OYUNU ÖNEMLİ

“Ben Futbol oynadım. Ben futbolun ötesinde bakan biriyim. Takım oyununa bakarım. Açık kapanır. Çalım atar, pas verir. Defans yapar, faul yapar, futbol böyle bir şey. Ben yönetimi takım ruhuyla yapmaya çalışıyorum. Transfer ettiğim, danışmanlık yaptırdığım dekanlarımı nokta atışı yaparım. Ezbere yapmıyorum. Nokta atışı. İyi bir sol bek, iyi bir sağ bek, santrafor gibi düşünüyorum.  Aslında herkes futbolu biraz bilse daha başarılı olur”

SAĞLIK KENTİ YAPMAK İSTİYORUZ

“Ben bu kenti sanayi kenti yanında sağlık kenti yapmak istiyorum. Gaziantep kendini aşan bir şehir. Gaziantep’te bir tane hastanın en yakın Adana’ya bile gitmesini istemiyorum. Yazık yani. Hizmet vermek istiyorum. Şu anda Türkiye’nin bir numaralı hastanesini yaptık. Böbrek nakil merkezini hayata geçirdim. Burada mütevazi olamam ben yaptım. 5 ay gibi kısa bir sürede bütçeye bir yük getirmeden bitirdim hastanesi.  2 tane dijital ameliyathane kurdum. Alıcı verici ve daha da önemlisi şu. Biz Dünya'ya böbrek naklinin nasıl yapıldığını dijital dünyada öğretmek istiyoruz. Böbrek yapmayı değil, böbrek naklini. Böbrek nakli Gaziantep’te 100 tane yapıldı zaten. 

bu-rektör-başka-rektö12.jpeg

KİMSE GÖRMEK İSTİYOR

“Bu büyük bir başarı. Kimse görmek istemiyor. Çünkü böbrek hastanesi diye bir hastane yok. Böbrek nakli var. Her yerde yapılıyor. Antalya’da Malatya’da… Ama hastane yok. Biz Gaziantep’e bunu kazandırıyoruz. Buna şimdi yeni ekonomi politikası gereği ihraç edeceğiz. İhracat deyince herkes, mal mülk zannediyor. Hayır biz eğitimi ihraç edeceğiz. Biz böbrek tedavisini, sağlığı ihraç edeceğiz. Gelsin Avrupa’dan Almanya’dan ucuz fiyata böbrek nakli yapıp göndereyim. Nihayetinde ben iktisatçıyım. Fiyat kırım politikası ile yapacağım. Dünya kaç fiyata yapıyorsa ben altına düşüp, yapacağım.”

bu-rektör-başka-rektö9.jpeg

ÇOCUKLARIMIZ YURTDIŞINA GİTMESİN

“Gaziantep’e gelecek insanlar daha çok zengin insanlardır. Bunlar geldiğinde otelde kalacak. Yemek yiyecek hediye götürecekler. Dolarla gelecekler. Ben buraya daha çok öğrenci çekmek istiyorum. Çocuklar Londra’ya New york’a Paris’e gitmesinler. Niye ? İyi tıpçı, iyi hukukçu var Gaziantep’te. Bu konuda mütevazi olamam. Eskinin ODTÜ’sü lafına karşıyım. ODTÜ, ODTÜ olsun. Bir Gaziantep’in üniversite olacağız ODTÜ bir markadır. Ama Gaziantep Üniversitesi de bir markadır. Tıp fakültemiz, sağlığımız gerçekten çok iyi. Bak dünya standartlarının üzerindedir Türk tıpkı. Çok iyi tedavi yöntemleri var. Dolayısıyla biz 4 tane hastanemiz var.”

bu-rektör-başka-rektö10.jpeg

ÇOCUK HASTANESİ FAALİYETTE

“Mevcut Şahinbey araştırma hastanesi var. Biz sıfırdan çocuk hastanesini açtık. Çocuk hastanesi aslında 2008 yılına dayanıyor. Burada Ayşe Balat çok önemli bir isim. Önemli bir değer. Ayşe Balat, küresel bir tıp entelektüel bir isim…  Benim için geldi. Bu hastane Ayşe hanımın fikridir ve 2016 temeli atılmış. Rakam vermeyeceğim. Çünkü birileri rakam verince bozuluyor. Açsaydın kardeşim. Bitirseydin. Devraldığımızda yüzde 60’ları bitmişti. Biz geceyi gündüze katarak açtık. Şu anda bütün çevre illere de hitap ediyor.”

bu-rektör-başka-rektö13.jpeg

* BÖBREK NAKLİ HASTANESİ 

* Böbrek nakil hastanesini sıfırdan aldık, bitirdik. Şu anda böbrek nakli hastanesine geçmek üzereyiz. Bir Alman firması bize dijital ameliyathaneleri kuruyor. Yakın tarihte tam faaliyete geçmedi. 50 yatak hazır. Ameliyathane faaliyete geçmeden tam olarak hazır hale gelmez.”

* ONKOLOJİ TAŞINDI 

“Onkoloji Hastanesini taşıdık. Yakından özel olarak eziyet çekiyoruz. Ben CİMER’den teşekkür alıyorum sadece Onkoloji Hastanesini taşıdığım için. Tomoterapi diye kullanılan bir teknolojiyi getirdik. Antep’te olmadığı için getirdim. Kampüsün içine taşıdık. Âtıl bir bina vardı. Yukarıdaki onkolojiyi kapattık, onkolojiyi üniversitenin içine taşıdık. Galiba biz mart ayı ortasında açmayı planlıyoruz. Eğer aksilik olmazsa. Daha önemli Gaziantep’te olmayan bir teknolojiyi getirmeye çalışıyoruz. Bu varsa niye ilave alım yapayım. Mantığım var. Varolan bir şeyi değil, olmayan bir şeyi getirmeye çalışıyorum.”

* ACİL TRAVMA VE YANIK MERKEZİ 

“Acil travma ve yanık hastanesi kuruyoruz. İhaleye çıkıyoruz. Şu anda hiçbir yerde yok. Ciddi manada yok. Adana’ya gidiyor hastalar.  Biz sanayi kentiyiz. Acil yanık travma çok önemli. Acil çok önemli. Acilimiz yok ciddi manada. Plan bitti ve bütçeye girdi. Çok büyük ihtimalle yeni rakamları bekliyorum. Çok kısa zamanda ocak ayı sonunda ihaleye çıkacağım. Buradan söz veriyorum. Bu yılın sonunda da bitirilecek. Kampüsün içinde sağlık kampüsü yapıyoruz. Gaziantep buna layık. Gaziantep hasta turizmini, eğitim turizmini başlatacağım. Dışarıya ne bir öğrenci göndermek ne bir hasta göndermek. Niyetim bu. Çok önemli bir hizmet”

KAPILAR DEĞİŞTİ

“Ben 15 aydır rektörüm. Kapılar olduğu gibi değiştirdik. Taş kapı yapıyoruz kimse yıkamasın diye. Üç tane Şahinbey, Karayılan Şehitkamil kapısı. Birisini açtık. Doğru yaptığıma inanıyorum. Çok harika oldu. Çok memnunum. Ana giriş kapısı Yunus Emre oldu. Karışıklık yok. Karışıklık varsa anında yanlıştan dönerim. 

KIRMIZI PLAKAYA BİNMİYORUM

“Kırmızı plakaya binmiyorum, evimi değiştirmiyorum. Her işin acemiliği olur. Anında değişirim ben. Yanlış yaptığım anda değişirim. Takım mantığıyla iş yaparım. Sahaya sürerim seni. Başaramazsan alırım bu kötü bir şey değil. Biz burada kimsenin onuruyla haysiyetiyle oynamak için gelmedik. Ben oynatmam”

NİYET HİZMET ETMEK

“Bizim niyetimiz hizmet etmek. Ben bu memleketi seviyorum. Bu kenti tanıyorum.   Gaziantep’te yapacağınız bir işin ekonomiye katkısı 10 kat fazladır. Ben böbrek nakli hastanesini Antep’te değil de Maraş’ta yapsaydım bu kadar etkili olmazdı. Bu kent gözbebeği. Bu kent kendini aşan ve Dünya’ya hizmet bir kent. Bu kent dursun Ortadoğu durur, bu kent dursun Türki cumhuriyetler durur. Bu kenti durdurmak istemiyorum. Bu kent hareketli bir kent. Bir üniversite rektörü, bir profesör biraz din, biraz tarih, biraz coğrafya, biraz biyoloji biraz da ekonomi bilmek zorunda. Yoksa ne yapacaksın ? Çocuğa ne anlatacaksın ? Biz Gaziantep Üniversitesini entelektüel bir üniversite yapmak istiyoruz. Çay simit bedava yapıyoruz. Ama anlamıyorlar. Burada mesele çay simit değil. Mesele çocuğa dokunmak. Anlamıyorlar. Biz öğrenciye dokunmak zorundayız. Bizim çocuğumuz bunlar. “

KENTİN RAPORUNU YAZAN BENİM

“Bu kentten Türkiye’ye hizmet istiyorum. Nasıl kalkınması gerektiğini yazdım. Gaziantep kendi kaynaklarıyla geçinen bir şehir. Kentin raporunu yazan benim. Bilgi güçtür. Ben bu gücü silah gibi kullanmak istemiyorum. Kente ivme kazandırmak istiyorum. Bu kent kendi kaynaklarıyla kalkınırsa Türkiye kalkınır. Bu rektör nereden çıktı ? 10 tane laf söyleyeceğime bir tane iş yaparım” LEYLA ÖZEKŞİ POLAT


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum