Yılmaz, “Sorunun kaynağı yanlış fiyatlandırma istemidir” dedi.

ECZACIYI AYAKTA TUTMAZ

Yılmaz son günlerde kamuoyuna ilaçlara yüzde 16,9 zam yapıldığı bilgisinin servis edildiğini ve bu artışın ilaç bulunurluğu sorununu çözeceği yönünde bir algı oluşturulmak istendiğini belirtti. Yılmaz, yüzde 16,9’luk artışın, yaşanan ilaç yokluğu krizine çözüm olmayacağını belirterek şunları söyledi:”Türkiye’de ilaç yokluğunun temel nedeni; gerçeklikten kopmuş, piyasa koşullarını yok sayan ve yıllardır günü kurtarma anlayışıyla sürdürülen Euro kuru bazlı fiyatlandırma sistemidir. Bugün gelinen noktada yapılan sınırlı oranlı artışlar, ne üreticiyi ne ithalatçıyı ne de eczacıyı ayakta tutabilmektedir.

İLAÇ FİRMALARI ZARARINA ÜRETİM YAPIYOR

İlaç, sıradan bir ticari ürün değildir. İlacın bulunamaması; doğrudan halk sağlığını tehdit eden, telafisi olmayan sonuçlara yol açabilecek hayati bir sorundur. Ancak gelinen noktada Türkiye’de eczaneler, her geçen gün artan sayıda ilacı hastasına temin edemez hale gelmiştir. Bu durumun sorumluluğu ne eczacıdadır ne de hastadadır. Sorumluluk, yanlış fiyatlandırma politikasında ısrar edenlerdedir. Mevcut sistemde ilaç fiyatları, gerçek Euro kuru yerine, piyasanın çok altında belirlenen “sabitlenmiş” bir kur üzerinden hesaplanmaktadır. Buna karşın; Hammaddeler gerçek döviz kuru ile alınmakta, Enerji, lojistik ve işçilik maliyetleri gerçek enflasyonla artmakta, İlaç firmaları zararına üretim veya ithalat yapmaya zorlanmaktadır. Bu tablo sürdürülebilir değildir.

Büyükşehir takdir topladı
Büyükşehir takdir topladı
İçeriği Görüntüle

BİR ÇOK İLAÇ BULUNAMIYOR

Bugün yüzde 16,9 olarak açıklanan artış, sadece rakamsal bir makyajdır. Sahadaki gerçekliği değiştirmemektedir. Zira birçok ilaç zaten bu artıştan önce piyasadan çekilmiş, bulunamaz hale gelmiştir. Artış oranı, piyasaya geri dönüş için yeterli değildir. Buradan açıkça soruyoruz:Zararına satılan bir ilacın üreticisi ya da ithalatçısı bu ürünü neden piyasaya sunsun? Eczacı, deposunda olmayan ilacı hastasına nasıl versin? Hasta, tedavisi aksadığında bunun bedelini neden ödesin? Bugün eczaneler, her gün onlarca hastaya “ilacınız yok” demek zorunda bırakılmaktadır. Bu durum eczacı için bir utanç değil, sistemin iflasının belgesidir. Çözüm bellidir ve defalarca dile getirilmiştir: Euro kuru bazlı fiyatlandırma sistemi terk edilmelidir.

ECZACININ KAR MARJI YENİDEN DÜZENLENMELİ

Gerçek piyasa koşullarını yansıtmayan, siyasi ve idari kararlarla baskılanan kur sistemi ilaç sektörünü çökertmiştir. Gerçekçi, dinamik ve otomatik güncellenen bir fiyatlandırma modeline geçilmelidir. İlaç fiyatları yılda bir kez değil; ekonomik gerçeklere paralel, öngörülebilir ve sürdürülebilir şekilde güncellenmelidir. Eczacının kâr marjı erimeyecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Artan maliyetler karşısında eczaneler ayakta kalamaz hale gelmiştir. Bu, halkın ilaca erişimini de doğrudan tehdit etmektedir. İlaç yokluğu artık inkâr edilmemeli, kabul edilmeli ve şeffaf şekilde yönetilmelidir.

KÖKLÜ SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ GEREKİYOR

Sorunu yok saymak, çözüm üretmez; sadece krizi derinleştirir. Buradan yetkililere sesleniyorum:İlaç politikaları, kısa vadeli bütçe dengeleriyle değil; halk sağlığı ve sürdürülebilirlik temel alınarak belirlenmelidir. Bugün atılmayan doğru adımların bedelini yarın hastalarımız, hekimlerimiz ve eczacılarımız çok daha ağır ödeyecektir. Yüzde 16,9’luk artış bir çözüm değil, ertelemeye çalışılan bir gerçeğin itirafıdır. Gerçekçi olmayan her karar, ilaç yokluğunu daha da derinleştirecektir. Biz eczacılar, hastamızın ilaca erişimi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Ancak bu mücadelenin tek taraflı olması kabul edilemez. Artık geçici oranlar değil, köklü sistem değişikliği gerekmektedir.”