Bilirkişilik sistemine dair önerilerde bulunan Arıkan, “Bilirkişilerin verdikleri raporlarda hata yapmamaları için konularında uzman ve tecrübeli olmalı” dedi.

BİLİRKİŞİ RAPORU ÖNEMLİ

Adaletin tecelli etmesi için, bilirkişinin raporunun esas olduğunu belirten Arıkan, “Depremler, seller gibi doğa olaylarının sonuçlarında meydana gelen zararlar ile insan ihmalinden, konusunda bilgi ve yetersizliğinden dolayı oluşan yangın, iş kazaları, trafik kazaları sonucunda; özel veya tüzel kişiler hukuka başvurduklarında, doğal olarak mahkemelerce bilirkişi görüşü alınmaktadır. Dolayısı ile bilirkişilerin verdikleri raporlarda hata yapmamaları için konularında uzman olmaları, olayların büyüklükleri ve vahametine göre tecrübeli, daha önceden verdikleri raporlarda isabet konusunda kararlılık göstermeleri gerekmektedir” dedi. 

Çocuk istismarında yüz kızartıcı sonuç Çocuk istismarında yüz kızartıcı sonuç

BEYAN ESAS ALINIYOR

 

Geçmiş yıllara nazaran, bilirkişilik sisteminde de düzelmeler olduğunu belirten Arıkan, “Uzmanlık alanları azaltılmış, 5 alt başlığa düşmüştür. Ancak bu uzmanlık alanlarında, beyan esas alındığından, beyanının yeterliliği kontrol edilememektedir.  Örneğin; Enerji nakil hatlarında proje yapmamış, deneyimi olmayan bir mühendis, enerji nakil hatlarındaki sorunlardan dolayı nasıl bilirkişi olabilir? Köprü projesi yapmamış, inşaatında çalışmamış, kontrollüğünü yapmamış bir mühendis bu konuda nasıl rapor verebilir? LPG dolum tesisleri konusunda bilgi sahibi olmayan, bir mühendis bu konuda nasıl bilirkişi olabilir?” diye konuştu.

TECRÜBELİ OLMALI

Bilirkişiliğe dair önerilerde bulunan Arıkan, ”Bilirkişilerin beyan ettiği uzmanlık alanları yeterliliğinin tespiti; Hakimler, Hukuk Fakülteleri, Mühendislik Fakülteleri, Meslek Odaları’nın olduğu Bilirkişi Yeterlilik Komisyonları’nın oluşturularak, mülakat yapılması. Bilirkişiliğe ilk başlayanların, nitelikli rapor hazırlayabilmesi için; öncelikle çoklu heyetlerde görevlendirilmesi, yasa ve yönetmeliklerin, kanaat ve görüş dayanaklarının, rapor şablonlarının öğrenilmesi açısından 1 yıl ve belirli sayıda görev alması şartının getirilmesi, böylelikle tecrübe kazanmasının sağlanması. Bilirkişilerin verdikleri raporlara göre güvenilirlik karnesinin oluşturulması ve uygulanması, yetkililerce bu karneye ulaşılabilmesi. Bilirkişilik hatalarının minimize edilebilmesi ile, birçok özel veya tüzel kişilerin mağdur edilmesi ve geri dönüşü mümkün olmayan hak kayıpları, dolayısı ile  adaletin gecikmesi de engellenecektir. Şube olarak katkı koyabileceğimizi belirtiriz.” Şeklinde konuştu.