Belediyeyi ucuz baklava üretimi nedeniyle destekleyen kadar, piyasaya müdahalesini doğru bulmayan da var. Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Tuncay Yıldırım’ın ‘belediyeler kendi işini yapmalı’ şeklindeki sözlerine cevap veren Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, “2200 liraya baklava mı olur? Almanya, İngiltere, Fransa’daki fiyatlara baktım. Bizden ucuz. Biz aferin beklerken yerden yere vuruluyoruz” dedi. Umut Yılmaz’ın sözleri üzerine kürsüye çıkan CHP’li meclis üyesi, GTO Yönetim kurulu üyesi Uğur Acıoğlu, “Bir şeyin matematiği var. Bugün baklavalık fıstığın kilosu 2200 lira. 1 kilo baklavaya 300 gram fıstık koysan maliyet ortada” dedi.
BURASI BODRUM PLAJI MI?
Umut Yılmaz, önceki gün Şehitkamil Belediye meclis toplantısının bitiminde, ‘belediyeler kendi işini yapmalı’ diye açıklama yapan Tuncay Yıldırım’a cevap verdi. Zaman zaman meclis üyelerinin de dahil olduğu işte o konuşma: “STK başkanı diyor ki herkes işine baksın diyor doğru bizde kendisine işine bakmasını öneriyoruz. Sen 2200 lira baklava satan adama bir şey demeyeceksin, kardeşim gel şunu 1500 liraya indir demeyeceksin, biz belediye olarak 660 liraya baklava sattığımızda, bunun parasını nereye harcadığımızı belirtmemize rağmen siz kalkacaksınız 660 liraya baklava sattım diye bizi aferin diyeceğinize yerden yere vuracaksınız. Bodrum plajı mı burası? 2200 liraya baklava mı olur Almanya, Fransa’daki fiyatlara baktım. İngiltere’de 2040 liraya baklava satılacak, sen burada 2200 liraya baklava satan adama ses çıkarmayacaksın”
KAFE AÇTI DİYE PLAKET VERDİNİZ
STK başkanımız esasında çifte standart yapmış. Bize itirazları belirtmiş. Çifte standart yapmayacaksınız. Gaziantep’te kalktı bir çok belediye halk ekmek fabrikası kurdu, doğru buluyoruz. Hatta Gaziantep’teki belediyeye kafe açtı diye kalkıp plaket vereceksin biz baklavacı açtık diye bizi yerden yere vuracaksın. Kimse kusura bakmasın seçim var diye üç beş kişinin hakkını savunacaksın diye Şehitkamil belediyesine kimseye haksızlık yaptırmam.
GAZİANTEP’İN EN PAHALI YEMEKLERİNİ SATIYORSUNUZ
Başpınar’da Bulla Restoran var. İşleten yer Ticaret odası. Sen benim esnafla rekabet edip etmeyeceğimizi bir tarafa bırak sen açmış olduğun restoranla Ticaret odasındaki üyelerle rekabet halindesin. Sen önce onu bir durdur. Gaziantep’in en pahalı yemeklerini satıyorsunuz. Hatta ben övgü beklerdim sizin açmış olduğunuz restoran bir porsiyon dana lokum 970 lira. Samimi olacaksınız. Siyaset yapmak istiyorsanız bunu örtülü kelimelerle değil çıkıp yapacaksınız. Biz baklavadan elde ettiğimiz geliri şehit ve gazi ailelerine vereceğiz. Sende çık Bulla restorandın bütün karını ihtiyaç sahibi üyelerine dağıt. Siyaset yapacaksınız gereğini yapın.
BELEDİYELER SADECE YOL YAPMAZ
Baklavayı kendimiz işbirliği yaparak üretiyoruz. Sanayi mahallesinde bir yer kiraladık. Bu yerde üretiyoruz. Fıstığı, şekeri, unu her şeyi kendimiz alıyoruz. Gönül rahatlığı ile insanlarımız yiyebilir. Baklavayı eleştirirken esas niyetin bize bir şey yaptırmamak olduğunu biliyorum. Ya lütfen çocuklarınıza 300 liraya da 2 bin liraya da baklava var diyorsun. Sen 300 liraya evinde çocuklarına baklava yediriyor musun? Savunun biraz. Çağırsana arkadaşlarınızı niye pahalı desenize, Avrupa’dan pahalıyız. Belediyeler sadece yol yapmaz, biz sosyal projelerle de anılmak istiyoruz. Baklava tartışmasını inşallah bugünden itibaren sonlandırmış oluruz. Yanlış yapmayız yanlışın yanında olmayız.
ACIOĞLU:MALİYET ORTADA
Uğur Acıoğlu söz alarak, “Başkan olayı nerelere götürdün. Siz 660 liradan satabilirsiniz ama adam 200-300 bin lira kira öderken gidip karşısına konteynır koyup da baklava satamazsınız. Öyle bir hakkınız yok. O zaman birileri de gelsin konteynırın yanına kebapçı açsın. Böyle bir hakkınız var mı? Bir şeyin matematiği var. Bugün 2200 lira baklavalık fıstığın kilosu, 1 kilo baklavaya 300 gram fıstık koysan maliyet ortada. Sen nasıl 660 liraya bunu mal ediyorsun?”
ORTAM GERİLDİ
Umut Yılmaz, “Aslanlar gibi mal ediyorum satıyorum şehit ailesine evde alırım. Siz 50 bin üyenin hakkını savunmuyorsunuz, 3-5 kişinin hakkını savunuyorsunuz. Satıyoruz işte.”
Uğur Acıoğlu, “Kendi cebinizden yapın, yapabilir misiniz? Kim ödeyecek zararı?”
Umut Yılmaz, “Sayıştay denetliyor. Gönlüm çok rahat. Halkı savunmuyorsunuz.”
Uğur Acıoğlu:Gaziantep’te 300 liraya da baklava var 2 bin liraya da var. Sen gidersin 30 bin liraya da ayakkabı alırsın, ben gider 2 bin liraya alırım. Senin buna müdahale etme hakkın yok, sen belediyenin gücünü arkana alıp da ne hakla bunu yaparsın.”
Umut Yılmaz, “Burada belediyeler ev yaparken müteahhitler sizin üyeniz değil mi ,onların hakkını neden savunmadınız? Niye dur demediniz?”
Uğur Acıoğlu:”Demediğimizi nereden biliyorsunuz? Sen belediye başkanlığını krallık mı sanıyorsun, ben yaptım oldu diye bir şey yok.”
Umut Yılmaz, “Başka belediye başkanlarına niye bir şey demiyorsunuz?”
Uğur Acıoğlu, “Hangi belediye başkanlarına?”
Umut Yılmaz, “Büyükşehir Belediye başkanlığına. Mutlu kafe ile ilgili.”
Acıoğlu, “Mutlu kafe sosyal bir proje. Sapla samanı karıştırma. Senin Bulla dediğin yer yüzlerce insanın istihdam edildiği bir yer. Siz Bulla’nın ne olduğunu biliyor musunuz?”.
Umut Yılmaz:”Biz yapmış olduğumuz şeyin arkasındayız. Çifte standart etmeyin diyoruz.” Meral KINACILAR ERBEKTE





