Osmanlı'dan günümüze uzanan bakırcılık sanatı Gaziantep'te halen yaşatılırken, köylerde, kırsalda ve şehirde günlük hayatta kullanılan kazanlar kültürel bir miras olarak yaşatılıyor. Bakır işlemeciliğinin patentini elinde bulunduran Gaziantep'te geleneksel yöntemlerle hazırlanan dev kazanlar, köylerde tarhana, bulgur, pekmez, sütlü tatlılar, helva ve aşure gibi lezzetlerin pişirilmesinde kullanılıyor.
GELENEKSEL YÖNTEMLER
Bakır kazanlar, özellikle kışlık hazırlık dönemlerinde bulgur, tarhana, salça ve pekmez yapımı gibi özel lezzetlerin üretiminde kullanılıyor. Kentte geleneksel kaplar kategorisi altında sınıflandırılan mutfak eşyalar, kullanım amaçlarına ve boyutlarına göre farklı isimler alıyor. Taban çapı 100 santimetreye ulaşan büyük kazanlara "Masere Kazanı" adı veriliyor.
Tarihi Bakırcılar Çarşısı'nda her biri yarım asrı aşkındır bakır işleyen ustalar, gelişen teknolojiye ve zamana direnerek mesleklerine devam ediyor. Kentte ismini bir zamanlar kazan yapan ustalardan alan tarihi çarşının yarım asırlık ustaları, ilk günkü heyecanla mesleklerini yaşatmaya çalışıyor. Bakır eşyaların Gaziantep'in kültürel belleğini yaşatan değerli eserler olduğunu ifade eden Gaziantep Bakırcılar ve Sedefçiler Odası Başkanı Celal Açık, kentin kırsal kesimlerinde ve şehir merkezinde halen aktif şekilde kullanıldığını bildirdi.
GAZİANTEP’E AİT BİR İŞLEME
Açık, büyük bakır kazanların modern teknolojiye rağmen geleneksel lezzetlerden vazgeçmeyenler için vazgeçilmez bir mutfak aracı olmaya devam ettiğini belirterek, "Bakırcılık sanatı insanlık tarihine yansıyan bir zanaattır. Çünkü Erzincan, Kahramanmaraş, Mardin ve Şanlıurfa gibi çevre illerimizde de bakırcılık mesleği var. Her yörenin bakırcılığı farklıdır. Ama bakır işlemeciliğinin patenti Gaziantep'te ve 2010'da bakırcılığın coğrafi işaretini aldık" dedi.




