1. YAZARLAR

  2. Abdülkadir Toprak

  3. ANILAR GÜZEL ANILAR.
Abdülkadir Toprak

Abdülkadir Toprak

Yazarın Tüm Yazıları >

ANILAR GÜZEL ANILAR.

A+A-

Bugün aklımın yettiği kadar sizlere bazı güzel anılarımı anlatacağım.

1957 yıllarını hatırlarım…

Gaziantep çok küçük şirin güzel cennet bir yer.

Babam Emniyet Müdürlüğünde görevli. Düzenli gazete okur.

O zaman özellikle kış günleri gazeteler günü gününe yetişip gelmezdi.

1966 yıllarında hiç unutmam. Bir süre Bitlis'de kaldık. Gazete iki gün bazen üç gün sonra gelirdi.

Ama okunmamış gazete yenidir anlayışı vardı gazete okunurdu.

Yerel gazeteler Yaygın basın dediğimiz gazetelerle beraber satılırdı.

Ben gazete satardım

Bazı kişiler birkaç gazete alırdı. Esnafın düzenli gazete alıp okuduğunu bilirim.

RESMİ DAİRELERDE TASARRUF YAPILIRDI.

Posta ile evrak gelen zarfın üzerine kağıt yapıştırılır tekrar kullanılırdı.

Kurşun kalem kullandıkça küçülünce özel yapılmış kamışa takılır kullanılırdı.

Ben eğitim araçları merkezinde görev yaparken çok titiz ve düzenli olan Öğretmen, müdür yardımcılığı görevini de yapan rahmetli Mehmet Şahin bey kalemi silgiyi kağıdı çok titiz kullanırdı.

Ben kalemi kamışa takıp kullanmayı kağıdı kesip temiz kısmını tekrar kullanmayı son olarak onda görmüştüm.

Bize dersten önce "anlatacaklarımı biliyorum' demeyin "gerekirse birbirimize soralım araştırın derse öyle girin" derdi.

"Ders de yapılacak deneyleri daha önceden uygulayın. Öğrencinin karşısında bilerek yaptığınızı öğrenci görüp size güvensin" derdi.

Yazı yazılan kağıt boş kısmı kesilip alınır, hata yapıldı ise yırtılıp atılmazdı. Yine kesilip temiz kısmı alınırdı.

Memurun masasında makas silgi çeşitli kalemler. gerektiğinde silmek için masasının çekmesinde temizlik bezi olurdu.

Öğle yemeği için sefer kabı ile yemek getirilirdi.

Devamlı yazı yazan memur dirseklerine kadar kapsayan siyah veya bir başka koyu renk kolçak takardı gömleğin kolları kirlenmezdi.

Memur ile Vatandaş arasında karşılıklı sevgi saygı vardı.

Vatandaş Resmi daireye girerken gelişi güzel tavırla girmez görevli memura saygılı olurdu.

Doktora, Eczaneye bir Avukatın yanına girerken saygılı hareketlerle girilirdi.

Doktor bey Avukat bey diye hitap edilirdi.

Öğretmene Muallim bey der, çocuğu için eti senin kemiği benim der teslim ederdi.

O öğretmenler bizi yetiştirdi.

Caddede yürürken memur her hareketi tavırlarıyla bilinirdi

GÜZELDİ O GÜNLER .

Şunu iyi biliyorum ukalalık gelişmişlik değildi . Artık ne saygı kaldı, ne de özveri.. Lütfen birbirimize sevgi ile saygı ile davranalım.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum