1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ALZHEİMER DEYİP GEÇMEYİN
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ALZHEİMER DEYİP GEÇMEYİN

A+A-

Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde Hoşgör mahallesinde Alzhemier hastası yaşlı bir adamın bu işin bilinci olmayan ailesi tarafından hiçte haketmediği muameleye maruz bırakıldığı görüntüleri, Türkiye’nin gündemine oturdu. Tabii videoyu kim izlese hepsinin de büyük tepki göstereceği o görüntüler yüreğimizi sızlattı.. Haliyle beni de fırsattan istifade Alzhemier konusunda yazmaya sevk etti..

Hemen belirteyim, ben Alzhemier hastalığından hayatını kaybeden bir babanın evladıyım.. O aileyi de, o hasta amcayı da en iyi anlayanlardan birisiyim.. Kısaca tarif etmem gerekirse Alzhemier basit tabirle bunama hastalığıdır.. Beyindeki hücrelerin ölmeye başlamasıyla birlikte ortaya çıkar.. Tıp henüz çaresini bulamamıştır bunu da bilin istedim.. Adını da bir Alman hekim olan ve hastalığı ortaya çıkartan Alzhemier adındaki bilim adamından almıştır..

NE YAPTIKLARINI BİLEMEZLER

İlk başlarda 40 yaşlarında başlayan 60’dan sonra etkisini gösteren bir hastalık olan Alzhemier hastalığına dünyada ünlü isimlerde yakalanmıştır. Amerika’nın 40. Başkanı Ronald Wilson Reagan uzun yıllar tek başına bakıcılarıyla yaşamak zorunda kalmıştır. Rahmetli babam 10 seneden fazla bu hastalığı çekmiştir. Önceleri tansiyon sandığımız sonra o zamanlar SSK’da ismini hatırladığım Dr. Abdülkadir  beyin teşhisiyle bu gerçekle karşılaştığımız hastalık boyunca neler çektiğimizi bir Allah bir de biz biliriz.. Çok basit tarif etmişti Alleh selamet versin Abdülkadir bey. "Bir Elma düşün, hiç dokunma bir köşeye koy, ilerleyen zaman içinde bir yerinden buruşmaya başlar. Tazeliği kalmaz, sonunda iyice ulumuş hale dönecektir. Beyinde aynen böyledir. Bu hastalık hücrelerin ölmesiyle başlıyor ve ölüme kadar devam ediyor. Artık yaşamınızı değiştirin ve evde bir çocuk varmış gibi davranın"demişti..

Rahmetli babam Kemal Özekşi namazında niyazında bir insandı. Mahallede herkes sever saygı duyardı. Ama Alzhemier ile birlikte dünyası yaşamı değişti. Bazen çocuklaşır, bazen üstünü başını çıkartır sokağa çıkar, bazen kaybolurdu. Ne yaptığını bilmez hale dönüşürdü. Sonra bir ara normale dönerdi. Hiçbir şeyi hatırlamazdı. Hep çocukluk günlerine döner, annesini anlatır, Hoşgördeki bu yaşlı amca gibi altına kaçırırdı..

BAKIN BİR GÜN NELER YAŞAMIŞTIM

Birgün yine kaybolmuştu.. Bulamadık bir türlü. Sonra devlet hastanesinden birisi aradı ve hemen gelin dedi. O zamanlarda Alzheimer konusunda doktorların yeterli bilgi sahibi olmayışı ciddi manada sıkıntılar  yaşatıyordu herkese.. Gittiğimizde doktor servise çıkartın dedi ama asansör olmadığı için babamı sırtıma alıp merdivenleri çıkmaya başlamıştım. O sırada rahmetli altına kaçırmıştı. Anladı ve ağlamaya başladı. Ama ben gülerek “baba sakın üzülme, ben çocukken senin sırtına bindiğimde altıma mutlaka kaçırmışımdır, şimdi ödeştik”diyerek teselli etmiştim.. Hiç unutamam o anımı..

Diyeceğim şu ki, Alzheimer hastası olan aileler çok anlayışlı davranmak zorundalar. Empati yapmazlarsa, işte o görüntülerdeki gelin ve oğlu gibi davranırlar.. Çok sabırlı olmaları, bir çocuk gibi konuşmaları gerekiyor babaları ve annelerine.. Bu işin erkek kısmı bir yana, en zor olanı kadınlar içindir.. Çünkü yaşlı erkekler üstünü başını çıkartıp sokağa çıktığında bir nevi idare edilir ama hasta kadın olunca işler değişir.. Ailesinde kadın Alzheimer hastası olanlar için durum gerçekten zordur.. Daha birde bu hastalığın bilincinde olmayan çevredeki insanların bakışları, dedikoduları sizi yıpratır..

Allah var, eşim rahmetli babam için her türlü fedakarlığı yaptı. Hatta babam bazen farkına varırdı özür dilerdi kendine gelince, ama biz ona elimizden ne geliyorsa yaptık.. Bu yönden vicdanen de, kalben de çok rahatız.. Alzheimer hastalığının ileri boyutlarında yaşananlar o kadar zor ve meşakkatli ki, inanın eğer empati yaptığınızda Allah size büyük bir sabır ve şefkat veriyor.. Bir nevi yaşlılık hastalığı olduğu için elbette genetik faktörlerde vardır ama, herkesi etkileyeceğini filan düşünmeyin sakın..

HUZUR EVİNDE OLMAZ

Şimdi gelelim final bölümüne.. Bu uyarıyı yapmak zorundayım.. Hoşgör'deki  83 yaşındaki Mehmet Keleş  amcanın durumu üzerine Büyükşehir Belediyesi hemen harekete geçmiş. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı da devreye girmiş ve bu amcayı Huzurevine götürmüşler.. Tabii bu gelişme memnuniyet verici ama canınızı sıkacak birşey söylemeliyim, çünkü  bu iş Huzurevinde olmaz.. Bir Alzheimer hastası için orada yaşam çok zordur.. Bakıcıları dayanamaz, çevresindeki insanlar sabır gösteremez, haliyle o yaşlı amca orada mutlu olamaz.. Tecrübeyle sabit olduğu için yazıyorum bunları..

BÜYÜKŞEHİR ACİLEN ALZHEMİER HASTALARI İÇİN BAKIM EVİ YAPMALI

Bunun için tavsiyem Büyükşehir belediyesinin acilen Alzheimer hastaları için bakım evi yaptırması olacaktır. Burada görev yapacak insanların özel eğitime tabii tutulması yapılacak olan ikinci adımdır.. Alzheimer hastası altına da kaçırır, çırılçıplak da soyunur.. ağlar, hırçınlaşır, saldırgan olur.. Bu özellikteki hastalar için özel bir bakım evi onun için gereklidir.. Huzur evinde asla yapamazlar. Bakın göreceksiniz, bu amca orada fazla kalamaz..

ANNE BABA VE DEDELERİ OLANLAR, VEYA KENDİLERİNDEN ŞÜPHE TAŞIYANLAR BUNLARA DİKKAT ETSİN

Madem Alzheimer'den başladık o zaman bunları da söyleyeyim de, köşeyi bitirelim.. Herkes dikkatle okusun ve gerekiyorsa yazıyı kesip saklasın..

Alzheimer hastalığının 10 uyarıcı belirtisi nedir?

1. Gündelik hayatı etkileyen unutkanlıklar. Özellikle yakın dönemi ilgilendiren randevu, toplantı, alışveriş listesi ve diğer her türden bilgiyle ilgili unutkanlıklar.  

2. Planlama ve hesaplama zorlukları. Faturalar, yemek tarifleri, işlerin sırası ve süresiyle ilgili yaşanan zorluklar.

3. Daha önce sorunsuz yapılan iş ve ev görevlerinde aksama.  Evin düzeniyle ilgili karışıklık, eşyaların nasıl kullanıldığıyla ilgili bilgilerin hatırlanmasında zorluk.  

4.  Zamanla ve yerlerle ilgili yaşanan kafa karışıklığı. Düzenli gidilen dükkanların, caminin, işyerinin bulunamaması. Günün saatlerini, günleri, ayları karıştırma. Evin odalarını karıştırma.

5. Görüntüleri algılama zorluğu. Bu zorluk hem yazıları okumada hem de şekil algısındaki bozuklukla ortaya çıkar. Bazı  görüntüler çok önceleri görülmüş başka mekanlarla karıştırılabilir. İnsanların birbirine benzer yüz ifadelerinden farklı kimlik bilgileri çıkartılabilir. Trafikte sorun yaşanabilir.

6. Konuşma ve anlamada zayıflama, kelime sayısında azalma, anlam kaymaları görülebilir.

7. Eşyaları olağan yerlerinden farklı yerlere koymak ve unutarak yakınlarını kaybetmekle veya hırsızlıkla suçlama. Örnekler arasında ayakkabıyı buzdolabına koyma, yumurtaları yatak altında saklama gibileri sayılabilir.

8. Yargılama ve karar vermede güçlük. Gündelik hayat içinde önceleri kolaylıkla alınan kararlar için uzun zamanlar geçirme, bir türlü karar verememe ya da olağan dışı şaşırtıcı kararlar.

9. Sosyal aktivitelerden çekilme. Düzenli olarak yapılan sosyal birlikteliklerden vazgeçme. Sınıf toplantılarına gitmeme gibi. Buna karşılık eve kapanma ve tek düze yaşantıya geçiş.

10. Kişilik ve davranış değişiklikleri. Eli açık bir kişiyken cimri birisine, tersi birisiyken savurgan birine dönüşmek. Abartılmış cinsel eğilimler ve çok üzerinde durma vs. Hiçbir şeyden zevk almama..

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum