Karara göre, yalnızca doktor raporu ilaç bedelinin ödenmesi için yeterli olmayacak; ilacın hastanın iyileşme sürecine katkı sağladığının bilimsel olarak ortaya konulması gerekecek.

Akıllı ilaçların Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmasına yönelik davalarda önemli bir içtihat niteliği taşıyan kararın ardından, ilaç bedellerinin geri ödenmesi konusunda yeni bir değerlendirme süreci gündeme geldi.

Doktor raporu tek başına yeterli olmayacak

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, akıllı ilaçların geri ödeme kapsamında değerlendirilmesinde yalnızca doktor raporunun yeterli olmayacağını belirtti. Kararda, söz konusu ilacın hastanın iyileşme sürecine etkin katkı sağladığının bilimsel verilerle ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

Bu kapsamda mahkemelerin, ilacın hastanın sağlık durumuna kalıcı bir fayda sağlayıp sağlamadığını incelemesi gerektiği ifade edildi.

Dosya Yargıtay’dan döndü

SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş’ın değerlendirmesine göre kararın dayanağını oluşturan olayda, bir kanser hastası SGK’nın ödeme listesinde bulunmayan bir akıllı ilacın bedelinin devlet tarafından karşılanması için dava açtı.

İlk derece mahkemesi ilacın bedelinin ödenmesine karar verirken, istinaf mahkemesi de aynı yönde hüküm verdi. Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, kararın eksik incelemeye dayandığını belirterek hükmü bozdu.

Bilimsel rapor şartı getirildi

Yargıtay kararında, bir ilacın geri ödeme kapsamına alınabilmesi için bazı kriterlerin dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

Buna göre;

  • İlacın hastanın durumunu geçici değil kalıcı olarak iyileştireceğine dair tıbbi onkoloji uzmanlarından oluşan bir heyetin raporunun bulunması gerekiyor.

  • SGK tarafından hâlihazırda karşılanan mevcut tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığının bilimsel olarak ortaya konulması gerekiyor.

    GASKİ geleceğin hesaplarını yapıyor
    GASKİ geleceğin hesaplarını yapıyor
    İçeriği Görüntüle

Kamu kaynaklarının etkin kullanımı vurgusu

Kararla ilgili değerlendirmede bulunan SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, kararın hem hastaların tedavi hakkını hem de kamu kaynaklarının etkin kullanımını ilgilendirdiğini belirtti.

Karakaş, “Bu emsal karar ile tedavi hakkı güvence altında olsa da artık her yeni ilacın her hastaya otomatik olarak ödenmesi dönemi sona ermiş oldu. Sigortalıların dava açmadan önce ilacın kendi genetik yapılarına uygunluğunu tıbbi olarak belgelemeleri gerekecek” dedi.

Karakaş ayrıca, bilimsel temeli zayıf ya da deneme aşamasındaki ilaçlar için SGK bütçesinden kontrolsüz harcama yapılmasının da önüne geçildiğini ifade etti.