Gaziantep'te yaşayan 70 yaşındaki Hüseyin Öztürk, kentin kültürel miraslarından olan zurna yapımını ustasından öğrendiği geleneksel yöntemlerle sürdürmeye devam ediyor. 55 yıldır atölyesinde davulla birlikte vazgeçilmez enstrümanlarından olan zurna üretimi yapan Öztürk, mesleğin artık son temsilcisi olarak mesaisini sürdürüyor.
TÜRKİYE’NİN DÖRT YANINA GÖNDERİYOR
Mesleğini ilk günkü aşkla sürdüren zurna ustası Öztürk, ürettiği zurnaları Türkiye'nin dört bir yanına gönderiyor. Kurumuş kayısı ağaçlarına adeta yeniden can vererek enstrümana dönüştüren Öztürk, bu sanatın son ustalarla birlikte kaybolmasından endişeleniyor ve mesleğini de geleceğe taşıyacak çırak bulamamaktan yakınıyor. Temin ettiği kayısı ağaçlarını kuruttuktan sonra ilk aşamada tornada içlerini boşaltan, daha sonra tığla akort deliklerini açan, tel takan ve boyadıktan sonra hazır hale getiren Öztürk'ün zurna yapımında karşılaştığı zorluklar sadece zaman ve malzemelerle sınırlı kalmıyor.
15 YAŞ YAŞINDA BAŞLADI
Türk kültürünün önemli bir parçası olan zurna yapma mesleğine ilkokulu bitirdikten sonra başladığını belirten Öztürk, "Ben bu mesleğe 15 yaşında başladım. Ustamın yanında mesleğe başladım. Ustam iyi zurna yapıyordu. İyi bir ustaydı. O günden beri mesleğe halen devam ediyorum. 1975 yılında askere gittim. Ondan sonra dükkanımı açtım. Halen devam ediyorum. O zaman bu meslek güzeldi, çalışırdık. Başka bir meslek de öğrenmedim. Eskiden mesleğimiz iyiydi. Şimdi pek para kazanamıyoruz ama yine de idare ediyoruz" dedi.
MESLEĞİNİ SEVİYOR
Mesleğini yıllardır severek yaptığını belirten Öztürk, "Bizim akrabalarımızda bu meslekte çalışan vardı. Biz de bu zurna yapan ustanın yanında çalıştık. O zaman bu mesleği öğrendim. Ustamın yanında 9 yıl çalıştım. Askeri gidip geldim. Ayrı dükkan açtım. Mesleğimiz olduğu için meslek bize çok kolaydı. Bir zorluğunu görmedim. Bir tane makinem vardı. Hala o makineyle üretim yapıyorum ve ben devamlı zurna üzerine çalıştım" ifadelerini kullandı.

