1986 ara seçimleriydi Gaziantep sokaklarında, kahvehanelerde “el ense” çekip öpmediği vatandaş kalmamıştı… İri kıyım gövdesi al yanakları ile Gaziantepliye sempatik gelmişti… Sayesinde Gaziantep'e o seçim döneminde hizmetler yağdırıldı…
Halojen aydınlatma lambaları takıldı bulvarlara, Gaziantep gar'a Mavi Tren geldi… PTT hizmetlerinden telefon, isteyene anında verildi… Para su gibi aktı… Kurtlar kuşlar hep ona çalıştı…
Milletvekili, ardından Bakan oldu… Seçim bölgesinden kim yanına gitse; “bana iş için, tavassut için, torpil için gelmeyin… Memleket meseleleri için gelin yapayım…” Diyen güzel yazar için o dönemde duyduğum bir anı…
Yanılmıyorsam iktidar partisinin Araban ilçe başkanı, bir iş için güzel yazar'ın bakanlığına gitmiş, yukarıdaki sözleri o da işitince, o zaman;
Sayın Bakanım “Araban'a deniz getirin…”
Milliyet gazetesi köşe yazarı “Melih Âşık'ın” Mülkiyeden arkadaşıymış meğer bizim güzel yazar… Bakın Melih Âşık “Muhbir Çocuk” başlıklı köşe yazısında “Güzel Yazarın” bilmediğimiz bir yönünü nasıl anlatıyor…
Başbakan Erdoğan ile Aydın Doğan arasında yaşanan gerginliğe, Hasan Celal Güzel de girdi… Halen Radikal'de köşe yazan Hasan Celal, Yeni Şafak gazetesine:
-Aydın Bey, Anadolu insanı bir Müslüman Türk'tür… Ekibi ise ne yazık ki 68 kuşağı solcuları… Bunlar pozitivist, laikçi insanlar... Yönetim de bunların elinde… Gerginlik buradan doğuyor, dedi ve ekledi: “Sorun, patron müdahalesi değil, aksine Doğan'ın müdahale etmemesidir...”
Yani, “Atın bunları” diyor bizler için Hasan, gazetemizin sahibine...
Hasan Celal Güzel'le Mülkiye'de aynı sınıftaydık…
Gövdesi iriyarı ama kişiliği çocuksudur… İlkokulda arkadaşlarını gammazlayarak öğretmenin gözüne girmeye çalışan çocuklar vardır hani... Bu çocuklardan bazıları ileride bunu meslek haline getirirler… Hasan öyledir…
Soğuk Savaş'ın bitiminin üzerinden yıllar geçtiği halde bizleri hâlâ “solcu” diye ihbara çalışması ve hedef göstermesi, ihbarcılığı ne kadar sevdiğini gösteriyor... Hüzün veriyor bu hali Hasan'ın... İhbarcılık malum, dünyanın en adi işidir...
Sayın Melih Âşık bu tarifi 1986 da niye yapmadınız… Belki yaptınız biz okumadık…
Dünün sözü: “delikanlı adam, yolda bilmediği adamı öpmez…” (benden)
Bu gazete ve her gazeteyi “okuduktan sonra” lütfen okunacak bir yere bırakın. Hiç bir yazının “son kullanma tarihi yoktur”.

[email protected]