Bulut, “Yapı stoku envanterinin çıkarılması ve riskli yapıların belirlenmesi için yeni bir felaketin kapımızı çalmasını, binlerce insanımızın daha enkaz altında kalmasını mı bekliyorsunuz?” diye sordu.
İMO Genel Merkezi’nin yapı stoku envanterinin çıkarılması ile ilgili çağrısını kamuoyu ile paylaşan İMO Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, kentleri depreme dirençli hale getirmenin önemine dikkat çekerek, “Aynı büyüklükteki iki depremden birinin binlerce can kaybına yol açarken diğerinin yalnızca kısa süreli yaşam kesintilerine neden olması, sadece fayların farklı davranmasından değil; kentlerin ne kadar bilinçli planlandığından, yapı stokunun ne kadar iyi tanındığından ve risklerin ne ölçüde yönetilebildiğinden kaynaklanmaktadır” dedi.
ADIM ATILMADI
Bulut, şunları söyledi: “27 yıldır adım atmayan, sorumluluğu birbirine atan ve kamusal denetimi hiçe sayanlara sormaktayız: Yarın yaşanacak bir depremde yıkılan binaların, kaybedilen canların sorumlusu kim olacak? Doğa mı, kader mi, yoksa bilimin ve tekniğin uyarılarına kulak tıkayan idareciler mi? Yaşadığımız her depremin sonuçlarını kadere bağlamak, sorumluluğu doğaya yüklemek, bilimin ve mühendisliğin uyarılarını görmezden gelmek artık bir ihmal değil, açık bir tercihtir. Bu nedenle İnşaat Mühendisleri Odası olarak aşağıdaki hususların gecikmeksizin hayata geçirilmesi gerektiğini kamuoyunun ve yetkili kurumların dikkatine sunuyoruz: Merkezi yönetim başta olmak üzere ilgili bütün kamu kurumları; derhal harekete geçmeli, Türkiye’nin yapı stoku envanteri, ülke çapında başlatılacak bir kamu programıyla ivedilikle çıkarılmalı yapıların risk durumları belirlenerek güçlendirme, yenileme ve tahliye süreçleri için açık, net bir önceliklendirme ve takvim süreci oluşturulmalıdır. Yapıların tüm yaşam döngüsünü kapsayan, merkezi idare ile yerel yönetimlerin ortak kullandığı sadece verilerin işlendiği değil yapıların güvenliğinin de takip edildiği “Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi” oluşturulmalıdır”





