Gaziantep'te yaşayan ve yıllardır geçimini kalaycılıkla sağlayan 60 yaşındaki Cuma Dağdeviren, sabır, emek ve sevgiyle 50 yıldır sürdürdüğü mesleğini yaşatma mücadelesi veriyor. Tarihi Bakırcılar Çarşısı yakınında yıllardır aynı sokakta kalaycılık yapan Dağdeviren, mesleğe 7 yaşındayken çırak olarak başladı.

Mesleğini severek sürdürüyor

Kentte yetişen son kalaycılardan olan Dağdeviren, işi öğrendikten sonra ustalaştı ve mesleğinden elde ettiği kazançla 3 çocuğunu büyüttü. Kentte mesleğini sürdüren son kalaycılardan biri olan Dağdeviren, modern mutfak eşyalarının yaygınlaşmasına ve geleneksel kalaycılık mesleğini yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakmasına rağmen mesleğini severek sürdürüyor. Sadece lokanta, restoran ve bakır eşyaları turistik amaçlı alanlar sayesinde ayakta kaldıklarını belirten Dağdeviren, hem mesleğin devamını hem de sağlık için evlerde bakır ürünler kullanılmasını istiyor. Yıllardır geçimini sağladığı mesleğini oğluna da öğreten Dağdeviren, oğluyla birlikte lokanta, restoran ve evlerden getirilen bakır eşyaları kalaylıyor.

HİÇ OKULA GİTMEDİ

Gaziantep Yardım Vakfı yine örnek oldu
Gaziantep Yardım Vakfı yine örnek oldu
İçeriği Görüntüle

Kalaycılığa ilk başladığı yıllarda bakır eşyaların revaçta ve çok kıymetli olduğunu anlatan Dağdeviren, zaman içerisinde mesleğin yok olmaya yüz tuttuğunu belirtti. Küçük yaşlarda öğrendiği mesleğini sürdürmenin mutluluğunu yaşadığını söyleyen Dağdeviren, "7 yaşından beri bu mesleğin içindeyim. Maddi sıkıntılar nedeniyle hiç okul görmedik. O dönem maddi sorunlar çoktu, babamız da fakirdi ve o yüzden de okul görmedik. Bu mesleğe beni ağabeyim getirdi, mesleği ağabeyimden öğrendim. Bizim dönemlerde çırak çıraklığını, kalfa kalfalığını bilirdi. Şimdi maalesef öyle bir şey kalmadı" dedi.

SAYIMIZ AZALDI

Kalaycılık mesleğinin yok olmaya yüz tutmuş meslekler arasında yer aldığını ifade eden Dağdeviren, "Önceki yıllarda çarşıda 50 tane kalaycı vardı. Şimdi 10 tane bile usta yok. Bakıra eskisi gibi talep yok. Bakır pahalandı. Bakır lükse döndü. Şu anda lokantalar beyran, kelle paça tabağı ve iskender tabağı olarak kullanıyor. Evlerden eskisi gibi kalay için bakır eşya getirilmiyor. Önceki yıllarda bir kız gelin olduğu zaman çeyizinin büyük kısmı bakır eşyalardan oluşurdu" ifadelerinde bulundu.