1. YAZARLAR

  2. Tamer Abuşoğlu

  3. 2018: Gaziantep’ten Sonsuzluğa Akanlar...
Tamer Abuşoğlu

Tamer Abuşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

2018: Gaziantep’ten Sonsuzluğa Akanlar...

A+A-

Her insanın ilk eğitimini aldığı yer evi. İlk öğretmeni ise anne ve babasıdır. Onun içindir ki, evlat babanın sırrı, annenin ise aleniyetidir.

Sevdiklerimize ve sevgimize sahip çıkmayı. Onları koruyup gözetmeyide elbet. Bu durum beni ve kardeşlerimi oldukça duygusal bir iklimin sağanağında büyüttü.

Sevinçte ve tasada birlik, bizi önce kardeş, sonra hemşehri ve en sonunda millet kıldı.

Kaybettiklerimiz ise bize hüznü ve kederi öğretti. Her ölümde güvendiğim kalelerin surlarından bir taşın daha eksildiğini hissediyorum. Her mevta halinin benim de bir yanımı yok ettiğini biliyordum.

Bu yılki (2018) ilk kaybımız Ökkeş Kanbağlı olmuştu. Kanbağlı 1977 yılında Gaziantep Lisesi’nde “Din ve Ahlak Bilgisi” dersimize giriyordu. Eşi Hatice Kanbağlı da tıpkı Ökkeş Kanbağlı gibi eğitim ordusunun bir neferiydi.

Her ikisi de o zor yılların içinden birer mücadele kahramanı olarak çıkmayı başarmıştı. Ökkeş Kanbağlı bir kasap çocuğuydu. “Emlik Mamet” olarak bilinen Mehmet Kanbağlı’nın üç oğlundan biriydi.

Ve sonrasında Yaşar Erkent’i, Bezmi Özkan ve Adil Dai’yi aynı ay ardı ardına kaybettik.

Yaşar Erkent’le “Gaziantep 27” gazetesinde uzun yıllar sayfa komşuluğu yaptık. Yazı ve yayın kurulunda birlikte görev üstlendik. Erkent, gazetedeki köşe yazarlığının yanında, Gaziantep’in iş ve cemiyet hayatında da adından söz ettirmeyi başaran bir isimdi. Gaziantepspor Klübünün kurucu üyelerinden biri olması hasebiyle spor camiasının da yakından tanıdığı renkli bir simaydı.

Aynı ayın içindeki bir diğer kaybımız Adil Dai oldu. Adil Dai Gaziantep’in kültürel yaşamına önemli katkılarda bulunmuş bir büyüğümüzdür. Kimi etkinliklerde yanyana gelip, hasbihal etme olanağı bulduğum, bu sohbetler vasıtasıyla istifade ettiğim sayılı kalem erbaplarındandı. Gaziantep Radyosunu yaşatmak için verdiği takdire şayan mücadele bugün dahi Gazianteplilerin belleklerinde tazeliğini korumaktadır.

Kendisi her ne kadar Gaziantepli olmasada, uzun yıllar Gaziantep Basını içinde yer almış olması ve camiaya yapmış olduğu hizmetler noktasında, Bezmi Özkan adı her zaman anılır. Bezmi Özkan’la da yazı işleri müdürlüğü’nü yapmış olduğu “Gaziantep 27” gazetesinde uzunca bir zaman birlikte çalışma olanağı bulduğum yıllardan kaynaklı bir teşviki mesaimiz var diyebilirim. Kendisi aslen Osmaniyeli olan Bezmi Özkan, Devlet Bahçeli ile sınıf arkadaşıdır. Gazeteciliğe Adana’da başlamış, Gaziantep’te hayatını kaybettiği zamana kadar mesleğini sürdürmüştür.

Bu yılın son kaybı ise 14 Ağustos 2018 tarihinde aramızdan ayrılan Fahri Anlaroğlu’dur. Fahri Anlaroğlu, Arıllı Hüseyin Hoca adıyla da bilinen Hüseyin Nail Ayıntabi’nin mahdumudur. Türk Basın tarihinde gerçek bir okul olarak bilinen “Akşam” gazetesini ağabeyi Fehmi Anlaroğlu ile birlikte çıkartmış. Bu gazete Basın Camiasına birçok gazetecinin yetişmesine vesile olmuştur.

Akşam Gazetesi’ni 1975 yılında Rıdvan Seyhan’a devrederek İstanbul’dan yeniden ata topraklarına dönmüşler. 64 yıl kesintisiz bir şekilde yayınlanan gazete 9 Ocak 1982 yılında kapanmıştır.

Gaziantep’te 12 Eylül öncesinde “Kurtuluş” sonrasında ve “Yeni Gazete”nin yayın hayatında önemli katkıları olan Fahri Anlaroğlu ile “Bugün” Gazetesindeki Genel Yayın Yönetmenliği döneminde birlikte çalışma olanağı bulmuştum. Bu birlikteliğimiz sonraki yıllarda “Zafer”, “Hedef (Benim de bir dönem yayın yönetmenliğini yaptığım)” ve “Güney Anadolu” Gazetelerinde de sürdü.

Gaziantep’in Kültür hayatında geçmişe ait belleğin tazelenmesi gibi ciddi bir misyonu üstlenen “Yöre” dergisinde Mehmet Sağlam’la iyi bir akort yakalayan Fahri Anlaroğlu, daha sonra “Çıngı” adlı kültürel bir dergiye daha imza attı. Fahri Anlaroğlu Gaziantep Basınına sadece Gazete sahibi ve yönetici olarak değil, kalemi ve köşe yazılarıyla da katkı sağlamış biri olarak anılacaktır.

En son Nurel Taner’in kaleme aldığı “Gaziantep Masalları” adlı kitabını redakte eden Fahri Anlaroğlu, kendisinden sonra bayrağı devredeceği Mehdi ve Kürşat Anlaroğlu gibi iki ehil yayıncıyı yetiştirmiştir.

Sonsöz: Ölmeden önce ölen benim. Ölenlerden bir yanı daha ölen yine benim. Sizleri hiç unutmayacağım. Dünyamızdan akan bir yıldız gibi ayrılan bu isimleri saygı ve hürmetle yad ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum