1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Üniversiteler Liselileşiyor
Üniversiteler Liselileşiyor

Üniversiteler Liselileşiyor

GAÜN'de 40 bin öğrenciye karşılık, 700  öğretim üyesi yetersiz kalıyor*Üniversite hocaları Öğretmen gibi maaş alıyor, ek dersten başka gelirleri...

A+A-

GAÜN'de 40 bin öğrenciye karşılık, 700  öğretim üyesi yetersiz kalıyor

*Üniversite hocaları Öğretmen gibi maaş alıyor, ek dersten başka gelirleri yok

*Sağlık Bilimler Fakültesi'nde 10 tane öğretim üyesine karşılık, bin öğrenci var  

*Türkiye'de yeni üniversite açarken de sayı değil, eğitimin kalitesi tartışılmalı

*Yavuz Coşkun'un her rektör adayına eşit mesafedeyim demesine inanıyorum

Gaziantep Üniversitesi Rektör Adayı, Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Koruk, aşırı öğrenci yükü, buna karşın yeterli öğretim üyesinin bulunmaması, özlük haklarıyla ilgili sıkıntılar ve hakettikleri ücreti almayan öğretim üyelerinin kendilerini isteksiz, yorgun, heyecan duymayan bir psikolojide gördüğünü söyledi. Koruk, ayrıca üniversitelerin Liselileştiğini de öne sürerek, "Öğretim görevlisi ekonomik olarak rahat olsa, kitabını okur, makalesini okur kendi araştırmasını yapar, kendine zaman ayırır motive olur, dingin olur. Bunlar şu anda Türkiye genelinde yok. Türkiye'deki üniversitelerin özellikle kamu üniversitelerinin en büyük riski Liselileşiyorlar, yüksek Liselileşiyorlar." dedi.

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Koruk'la, Haziran ayı başında yapılması beklenen rektörlük seçimlerini, projelerini konuştuk.

-"Gaziantep Üniversitesi'nde Haziran ayında rektörlük seçimleri yapılacak. İlk adaylığını açıklayan aday sizsiniz. Şu ana kadar başka adaylığını açıklayan olmadı. Başka aday çıkar mı?"

CUMHURBAŞKANININ İRADESİ KİMSENİN CEBİNDE DEĞİL

-"İlk aday bendim şuanda da adaylığını düşünen arkadaşların olduğunu duyuyoruz ama resmi olarak adaylığını açıklamış kimse yok. Mutlaka aday çıkacak. Kendilerine göre erken çıkıp yıpranmama gibi bir öngörüleri var. Üniversitelerde bu süreçlerin, seçimden ziyade, atamayla daha çok önem kazandığı yönünde görüşler var. Ama ben bunun da çok doğru bir şey olmadığını düşünüyorum. Kimsenin Cumhurbaşkanının iradesini cebinde görmesi gibi bir şeye düşmemesi lazım. Bu hem o makam için saygılı olmayan bir şeydir, hem de kendilerinin üniversiteye bakış açısından dolayı." 

-"Diğer adaylar farklı bir strateji güdüyor o zaman?"

KAPIYI BİR KERE ÇALMALARI GEREK

-"Bugün atanması yüzde yüz olan bir aday bile düşünsek, talip olduğu kurumdaki diğer öğretim üyelerine saygı atfedip, onları değerli bulup, gidip bizzati onlarla bu süreç vesilesiyle görüşmesi gerekir. Çünkü bunların mevcut durumla ilgili şikayetleri olabilir, gelecekle ilgili temenni ve dilekleri olabilir, bu çok önemli. Zira rektör aslında eşitlerden biridir, buradaki öğretim üyelerinden biridir. Dolayısıyla bunu da öyle görmek lazım. Aday, bu vesileyle öğretim üyelerinin kapılarını hiç olmazsa bir kere çalıp, ne düşündüklerini, kim seçilirse seçilsin daha sonrası için dilek ve temennileri öğrenmesinin, seçilecek rektör veya atanacak rektör bakımından da son derece önemli olduğunu düşünüyorum." 

-"Çıkacak adaylar seçimi önemsemiyorlar mı sizce?

ADAY BELİRLENMEDEN ATANMA OLMAZ

-"Üniversitelerde seçim adayı belirliyor. Aday belirlenmeden atanma olmaz ki. Mutlaka bir seçim olacak seçimden çıkan ilk 6 kişi gidecek, daha sonra bunun 3'ü Cumhurbaşkanına gidecek. Seçimi önemsiz görmek bir kere doğru bir şey değil. Mutlaka çok aday çıktığı takdirde herkesin ilk 6'ya, ilk üçe girmesi gibi bir gerçeklik var. Senin ilk üçe girmeden veya 6'ya girmeden bir kere bir şansın yokki. Herşeyin ötesinde şahsen ilk söylediğim bu süreci vesile kılıp projelerinizi, üniversitenin mevcut durumuyla ilgili durum tespitini, kendi akademisyen arkadaşlarınızla paylaşmak, onların fikrini almak, daha sonraki süreçte sizin yapacağınız faaliyetler bakımından son derece değerli şeyler ortaya çıkarıyor."

-Gaziantep Üniversitesi'nde kaç öğretim üyesi var. Görüşmeleriniz nasıl gidiyor?"

-"Gaziantep Üniversitesi'nde 700"ün üzerinde öğretim üyesi var. Ben şu ana kadar önemli bir sayıya ulaştım. Hepsiyle de seçimden önce bir veya iki kere görüşmek istiyorum. Atanmanın ötesinde, rektör olmanın ötesinde bunu değerli buluyorum. Çünkü burada görüştüğüm arkadaşların çoğu zaten benim mesai arkadaşlarım, kimisi yeni başlamış tanışma fırsatı buluyorum. Bu arkadaşlarımın gerek Türkiye akademik hayatıyla ilgili, gerek Gaziantep Üniversitesi'nin mevcut durumu ve gelecekle ilgili ciddi tespitleri var. Bu bir akademisyen olarak benim görüşlerimi çok zenginleştiriyor, vizyonumu açıyor. Bunları da odasında yanına gidilmeden, görüşmeden anlamak mümkün olmuyor. Bu süreç ne olursa olsun bir akademisyen olarak benim kendi adıma bir kazanım oluyor. Gittiğim arkadaşların da kendilerini ifade etmek anlamında, kendilerini değerli bulmak anlamında  bir mutluluğu oluyor."

-"Diğer aday olacaklara bir çağrınız var mı?"

-"Ben o arkadaşlara da kimlerse, erken çıkmalarının kendilerinin faydalarına olacağını düşünüyorum. Samimi olarak öneriyorum. Kulağıma geliyor, bazı arkadaşlar Ankara'da YÖK'te, başka yerde olsun lobi çalışmaları yürütüyormuş. Yine söylüyorum bu iş sadece lobi çalışmalarıyla olmaz. Son 1 yıldır yapılan rektör atamalarını görüyoruz, orada bu düşüncelerinin doğru olmadığı çıktı ortaya. Atanan yeni rektörlerin çoğunun seçimlerde çok yüksek oranda oy almış kişiler arasında olduğunu görüyoruz. Bu milletvekili seçimi değil. Adayların yukarıdan belirlendiği bir durum burada yok. Aşağıdan yukarıya şekillenen bir şey. Önce buradan güçlü bir sıralamayla gideceksin, sonra o tercihler yapılacak."

-"Rektörün tutumu nasıl olur? Desteklediği biri var mı?"

Rektör Yavuz Coşkun'la eskiye dayalı bir dostluğumuz var. Rektör bey bütün adayların kendi arkadaşı olduğunu, kendisinin tarafsız olduğu tarafsız kalacağı yönünde beyanları var. Bizde bu beyanlara inanmak istiyoruz, inanıyoruz."

-"Gaziantep Üniversitesi'nde öğretim üyeleriyle görüşmeler yapıyorsunuz? Öğretim üyelerinin, sıkıntıları var mı, neler?"

-"Gaziantep Üniversitesi'nde öğretim üyelerinde şunu gözlemledim. Kişi kendisini isteksiz, yorgun, işi konusunda heyecan duymayan bir psikolojide görüyor. Aşırı öğrenci yükü var, buna karşılık yeter sayıda öğretim üyesi yok.  Aşırı ders yükü altında bir kere fiziksel bir yorgunluk var. Ayrıca Tıp dışında bir çok  fakültelerin ekonomik getirisinde ciddi bir ekonomik sıkıntı çeken öğretim üyelerimiz var. Bunlar biraraya gelince hem yorgunluk, hem istedikleri haketikleri ücreti alamamanın yarattığı bir motivasyon kaybı var. Bunun yanında bazı kişilerin özlük haklarıyla ilgili taleplerinin karşılanmamış olması var. Kimilerinde üst düzey yöneticilerle muhatap alınabilirlik anlamında veya iletişime geçmek anlamında kırgınlık var."

-"Neler yapmak lazım?"

-"Öncelikli olarak Gaziantep Üniversitesi yönetiminin burada adaletli, liyakatı esas alan, iletişime açık, karşısındaki birimlere, öğretim üyelerine değer veren bir atmosferi sağlaması, yeniden kişilerin kendini ait hissettiği bir üniversite atmosferini huzurlu, mutlu geldikleri bir kurumu oluşturması lazım. Gerisi kolay gelir. Kendini mutlu ve huzurlu hisseden, kendini değerli hisseden bir öğretim üyesi bilimsel çıktıları açısından da, eğitime katkı anlamında da daha doğru işler ve güçlü şeyler yapar. Ama huzursuz olduğu, kendini değersiz bulduğu bir üniversitede kimsenin bir şey yapmak adına heyecanı olmaz. Gaziantep Üniversitesi'nin öncelikle bunu başarması lazım.

 -"Öğretim üyeleri haketikleri ücreti alamıyor mu?"

-"Standart devletin verdiği bir akademisyen maaşı var. Öğretim üyesi bunun dışında ilave ek derslerden ücret alıyor. Dolayısıyla öğretim üyelerinin çoğunun ek dersten başka gelirleri yok. Öğretim üyelerinin ders dışında başka faaliyetlerden gelir elde edebileceği alanları yaratmak lazım. Bir çok danışmanlık hizmetleri, kendi sektörleriyle ilgili ortak projeler, araştırma fonlarından onların desteklenmesi gibi öğretim üyesini rahatlatacak, mutlu edecek, motive edecek tedbirleri almamız lazım. Tıp fakültesi dışında bugün Gaziantep'te öğretim üyesi hakettiği parayı alamıyor. Bu Türkiye'deki diğer üniversiteler içinde geçerli"

-"Rektörlüğe adaylığını açıklayan ilk isim oldunuz. Bunun dezavantajları oldu mu?"

-"Mutlaka. Hakkımızda cemaatle ilintili bazı iddialar ortaya atıldı, algı operasyonları yapıldı. Bu iddiaların doğru olmadığını basın toplantısıyla dile getirdik. Bunları artık kimse dillendirmiyor. Çünkü aslı olmayan şeylerdi. İnsanlar bize hocam ne düşünüyorsunuz, sizin ne gibi planlarınız, projeleriniz var diye soruyor. Bu arada kendi fikirlerini, isteklerini anlatıyorlar bu da beni mutlu ediyor."

-"Öğretim üyeleriyle görüşüyorsunuz, onların size yaklaşımı nasıl?"

-"Hocam sizi yönetimde olduğunuz zamanda tanıma fırsatı bulduk, akademisyen ve doktor kimliğinizle zaten tanıyoruz. Erken çıkmanız sizin özgüvenli olduğunuzu, planlarınız, projeleriniz olduğunu gösteriyor. Bizim için bu son derece önemli diyorlar."

-"Görüştüğünüz öğretim üyeleri aday olmayı düşünen, ancak henüz bunu kamuoyuna açıklamayanlarla ilgili neler düşünüyorlar?"

-"Hala 2-3 ay kalmış olmasına rağmen kimsenin çıkmaması şunu düşündürüyor. Demek ki bu işi değerli bulmuyorlar. Bu öğretim üyelerini üzüyor. Ben tekrar ediyorum önce sandık. Yukarı ne yüzle gideceksin? Diyelim ben 600 oy aldım, benden sonra 20 oy alan kişi nasıl atanır? Siyaset nasıl bu riski alsın. 600 oy alanı değilde, 30-40 oy alan atandı diyelim, bunu üniversiteye nasıl izah edecekler? Birde atadığı adamın başarısız olması tamamen bunu atayana çıkacaktır. İlk üçe girmezse kimsenin ataması mümkün değil."

-"Öğretim üyelerinden tespitler, öneriler, dilekler alıyorum dediniz. En ilginç öneri ne oldu?"

-"İki aydır çalışıyorum. Tahmin ettiğim birçok şeyi somut olarak duymam beni mutlu etti. Duymadığım, benim aklıma gelmeyen şeylerde var onları da not alıyorum. En ilginç öneri mesela proje destekleri istiyorlar. Bizim üniversitenin bilimsel araştırma proje fonu var. Oradan yeterli destek almadıklarını dolayısıyla yapmak istedikleri birçok araştırmayı yapamadıklarını söylüyorlar."

-"Gaziantep Üniversitesi'nde öğretim üyesi açığı var mı?"

-"Gaziantep Üniversitesi'nde öğrenci başına düşen öğretim üyesi sayısı çok az. 40 bin civarında öğrencimiz var, 700 civarı öğretim üyesi var. Sağlıklı bir yapıya kavuşabilmek için öğretim üyesi sayısının en az 1200-1300 civarında olması lazım. Çoğu şey öğretim üyesi dışında yürütülüyor, sözleşmeli öğretim görevlilerine ders verdiriliyor."

-"Öğretim üyeleri haketikleri ücreti almıyor dediniz. Bu öğretim üyelerinin" 

"-Öğretmen gibi maaş alıyorlar üniversite hocaları. Ek derse girip para kazanayım diye araştırma yapamıyor. Çünkü eline araştırmadan birşey geçmiyor. Araştırmaya üniversite para vermiyor. Araştırma yapsada dönüşü olmuyor, onun ticarileştirilmesini bilmiyor."

-"Öğretim üyelerinin araştırma yapamaması çok acı bir tablo!"

-"Üniversiteler liselileşiyor. Öğretim görevlisi ekonomik olarak rahat olsa, kitabını okur, makalesini okur kendi araştırmasını yapar, kendine zaman ayırır motive olur, dingin olur. Bunlar şu anda Türkiye genelinde yok. Türkiye'deki üniversitelerin özellikle kamu üniversitelerinin en büyük riski liselileşiyorlar, yüksek liselileşiyorlar."

-"Üniversiteler liselileşiyor dediniz. Bu süreç ne zaman başladı?"

"Üniversitelerin yeterli öğretim üyeleri olmadığı halde aşırı öğrenci yüküyle yüklenmeleri, yine öğretim üyelerinin yeterli miktarda maaş ve araştırma fonlarından desteklenmemesi bu süreci hızlandırdı. 

Son 10 yıldır yaşanan bir gerçek. Üniversite sayısını artıracağız diye yeterli öğretim üyesi olmayan üniversiteler açıldı. Biz şu bölüme 100 tane öğrenci alabiliriz diyoruz, YÖK 200 tane öğrenci veriyor, engelleyemiyorsun. Açıkta öğrenci kalmasın politikası, üniversitedeki öğretim üyesi başına öğrenci sayısını kabul edilemez seviyeye getiriyor. Bu üniversitenin fiziksel şartlarını da zorluyor. Birçok üniversitede oluşturulan sınıflara öğrenciler sınıflara sığmıyor. "

-"Gaziantep Üniversitesi'nde durum ne?"

-"Mesela Sağlık Bilimler Fakültesi'nde 10 tane öğretim üyesi var, ancak 1000 tane öğrencimiz var. 

Sabahçı öğlenci gibi bölerek ders yapmak zorunda kalıyoruz. Lise gibi. Çok sayıda öğrenci geldi diye bir günde yeni bir bina yapamıyorsun. Öğretim üyesi sayısını ikiye katlayamıyorsun. Böyle olunca eğitimin kalitesinden ödün veriyorsun, bazen stajlarda istediğin kalitede staj yaptıramıyorsun."

 -"Üniversite sayısı mı, eğitim kalitesi mi önemli?"

-"Artık Türkiye'de yeni üniversite açarken de, üniversitelere öğrenci alırken de sayı değil, eğitimin kalitesinin tartışılması lazım. Araştırma misyonunun tartışılması lazım. Eğer biz bunu ıskalarsak, bütün öğrencileri üniversiteye alacağız, her yere de uygun olsun olmasın üniversite açacağız dersek bütün üniversitelerimizi liseleştiririz."

İŞTE KORUK'UN PROJELERDEN BAZILARI

*Şehrimizin ve bölgemizin sorunlarının tespiti ve çözüm yolları konusunda üniversitemizin katkılarını belirlemek amacıyla sivil toplum kuruluşları ve kamu kurumlarının temsilcilerinin de yer alacağı bir istişare kurulu oluşturulacaktır.

*Gaziantep Üniversitesini 3. nesil girişimci üniversiteye dönüştürme temel stratejimiz olacaktır. *Üniversitemizi bölgesel ve ulusal inovasyon eko sisteminde başarı hikayeleri oluşturan aktif bir üniversite konumuna taşıyacağız. 

*Girişimci Yenilikçi Üniversite Endeksinde ilk 10 devlet üniversitesi arasına girmeye çalışacağız. 

*Atamalar ve yükseltmeler dahil bütün özlük haklarında liyakati ve adaleti esas alan ve hızlı davranan bir yönetim oluşturacağız. 

*Katılımcı şeffaf ve özgürlükçü bir yönetim oluşturacağız.

*Ön lisans ve lisans programlarında öğrenci sayısı artırılmayacak. Tamamen kurumun yönetebileceği, yeni teknolojiye uygun yeni bir öğrenci işleri otomasyonu için çalışma başlatılacak. 

*Üniversitemizin artan öğrenci ve öğretim elemanının ihtiyacını karşılayacak modern ve zengin bir kütüphane oluşturulacaktır. Bunun için yeni bir kütüphane binası yapılacaktır.

* BAP fonunun amacı dışında kullanılmaması sağlanacak ve kaynak kullanımında öğretim elemanlarının lehine düzenlemeler ele alınacaktır. 

*Yeni bina yapımları stratejik hedeflere, eğitim ve araştırma mekanlarına olan ihtiyaca göre planlanacak, kamu kaynakları ve özel bütçe imkanları doğru ve etkin kullanılacaktır. 

*Hastanenin cerrahi girişimsel işlemlerdeki eğitim standardını yükseltmek için similasyon laboratuvarı kurulacaktır.  MERAL KINACILAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum