1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tutukluluğa devam
Tutukluluğa devam

Tutukluluğa devam

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan Naksan Holding'in eski yönetim kurulu başkanı Cahit Nakıboğlu ile oğlu Taner Nakıboğlu'nun da aralarında bulunduğu 15 sanığın yargılanmasına dünde devam edildi.

A+A-

9. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Murat Çolak'ın rahatsız olduğu için katılmadığı duruşmaya 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ercan Kumhak başkanlık etti. Yorulduğu için katibin de değiştirildiği duruşmada tanık ve sanıkların dinlenmesinin ardından karar verildi. Mahkeme, Cahit Nakıboğlu ve Taner Nakıboğlu'nun tutukluluk hallerinin devamına, gizli tanıklar Papatya, Lale, Yeşil ve Kılıç'ın dinlenmesine karar vererek duruşmayı 15 Mayıs'a erteledi. 

Duruşmada bazı tanıkların ifadeleri dikkat çekti. İsrafil Çalışkan, "Cahit Nakıboğlu’nu uzun zamandır yakından tanıyorum. Kendisinin bu yapı içerisinde olmadığına şahitlik ederim, kendisi mütevelli değildir. 2000 yılından beri örgüt olmadan önce ben bu yapının içerisindeydim" dedi. Taner Nakıboğlu, "MASAK raporlarında Naksan Holding ve şirketlerinin suçtan kaynaklanan para transferleri ile herhangi bir kanıt yoktur" derken, Cahit Nakıboğlu, "Benim FETÖ üyesi olduğuma dair tek bir delil var mı? Bunları 2012 yılında fabrikamdan kovdum, FETÖ üyesi olduğuma dair en ufak bir delil var mı?"diyerek tahliyelerini istedi. 

DURUŞMA ÖĞLEDEN SONRA BAŞLADI

FETÖ soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan Naksan Holding'in eski yönetim kurulu başkanı Cahit Nakıboğlu ile oğlu Taner Nakıboğlu'nun da aralarında bulunduğu 15 sanığın yargılanmasına 9.Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. 9.Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Murat Çolak'ın rahatsızlanması üzerine duruşmaya 7.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ercan Kumhak 

başkanlık etti. Sabah saat 10.00'da başlaması gereken duruşma mahkeme başkanının dosyaları incelemesinden dolayı öğleden sonra başladı. Duruşmada önce tanık ifadeleri dinlendi.

İŞTE TANIK İFADELERİ

AKTAŞ:PERSONEL MÜDÜRÜ ŞİMDİ MERCEDES'E BİNİYOR

Tanık Ramazan Aktaş: Bildiğim kadarıyla dürüst, güvenli ve yardımsever insanlar. 2000 yılında Naksan’da çalışmaya başladım, işçilere dağıtılan gayri resmi maaştan yardımlaşma adına para kesiliyordu. Bu para ihtiyaç sahiplerine borç karşılığı veriliyordu. Bunun takibini personel müdürü Mehmet Kendirci yapıyordu. Şu anda o paralar nerede diye sorduğumda yanıt vermiyor ve nerede olduğunu kendisinin de bilmediğini söylüyor. 2006 yılında TOKİ'den ev almamıza yardımcı olmuşlardı, bunun karşılığında personel müdürü açık senet imzalattı, onların da kendisinde olmadığını söylüyor. Kendisini mahkemeye verdiğimde, beni odaya çağırıp işten atma ve iftira atma şeklinde tehdit etti. Bu senetlerin bulunmasını ve paranın nereye gittiğinin açıklanmasını istiyoruz. Personel müdürü olan önceleri Peugeo arabaya binerken şimdi Mercedes biniyor."

* Başkan Ercan Kumhak, bu davayla ilgili ne biliyorsun?

Sanıklar hakkında terör örgütüne üye olup olmadığını bilmiyorum.

Başkan Kumhak, soruşturma ifadesinde paranın himmet adı altında toplandığı ve paraların Gülen cemaatine gittiği yönünde para toplandığını söylediğini hatırlatması üzerine

Tanık: Paraların nereye gittiğini sorduğumuzda bilmediğini söylediği için şuan öyle söylediğini belirtti.

Başkan Kumhak’ın tekrar sorması üzerine tanık cevap vermedi.

Sohbet toplantıları için mailler gelirdi bu konudaki ilk ifademi kabul ederim.

Mehmet Özbek ile ilgili anlattıklarım doğru değildir, elimde kanıtım yoktur.

Başkan Kumhak, soruşturma aşamasında neden böyle konuştun sorusuna da cevap vermedi (suskun kaldı)

Fabrikada sorunlar yaşaması üzerine Osman Nakıboğlu’nın bekleyin sabredin 7. ya da 8. ayda herşey düzelecek, sıkıntılar bitecek dedi. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Osman Nakıboğlu’nun darbe girişiminden haberinin olduğunu düşündük.

ÖZKARGIN:FETHULLAH GÜLEN'İN KİTAPLARI DA OKUNURDU

Tanık Hüseyin Murat Özkargın: Mehmet Ali Mutafoğlu’nun daveti üzerine sohbetlere katılmıştım. 2010-2014 yılları arasında katılırdım.Yemekten sonra son 15 dakika Kur’an okunurdu. Orada gördüğüm kişileri ifadelerimde belirtmiştim. Toplantılar haftalık düzenlenirdi, ben ayda bir katılırdım, sanayinin önemli kişileri bu toplantılara katılırdı. Emre Nakıboğlu katılırdı. Burs vermem istendi ancak ben vermedim. Başkan Kumhak’ın, “Ne toplantısıydı” sorusuna tanık "Fetullah Gülen’in kitapları da okunurdu" diye yanıt verdi.

ÇALIŞKAN: CAHİT NAKIBOĞLU'NUN BU YAPININ İÇERİSİNDE OLMADIĞINA ŞAHİTLİK EDERİM

İsrafil Çalışkan: "2010 yılında bu yapıyı bıraktım. Cahit Nakıboğlu'yla iş görüşmelerimiz olurdu. Ancak kendisiyle sohbetlerde karşılaşmamız olmamıştır. Cahit Nakıboğlu hiç umre organizasyonu da yapmamıştır. Eman Turizm organizasyonla ilgilendi. Kocatürk ile Ticaret Odası seçimlerinde birbirlerine düştüklerini duydum. Bizzat Kocatürk'ten duydum. Kocatürk'ün şirkete girmesinin yasaklandığını duydum. Naksan'ın bu yapının para kasası olduğunu duymadım. O ilin imamı kimse o yürütüyordu. O da kaçtı. Şehirde il mütevelli heyeti vardı. Ben de onların içindeydim. Ama Taner Nakıboğlu bulunduğum mütevelli heyetinde yoktu. Taner Nakıboğlu iş toplantıları dışında harhangi bir dini sohbet veya mütevelli toplantılarına katılmazdı. Mehmet Kocatürk ile Cahit bey arasında Ticaret Odası seçimleri nedeniyle husumet olduğunu duydum. Bende ticaret odasında adaydım bende kazanamadım. Cahit Bey'in Kocatürk'le aralarında kavga geçtiği şirkete girmesinin yasaklandığını biliyorum."

BEY'Lİ KONUŞMAYIN

Mahkeme Başkan Kumhak, tanığı "biz beylerle yargılamıyoruz soy ismi neyse onu söyle' diyerek tanığı uyardı. İsrafil Çalışkan konuşmasını şöyle sürdürdü:"Taner Nakıboğlu’nu 2007 yılında ben bu yapının içerisindeyken tanıştım. Vakıf mütevellisinde beraber olduk. Üniversite kurmak üzere YÖK'e müracaat ettik. Üniversite tüzel kişiliği alındı. Ankara'da şirket kuruldu. Geneyik tarafında araziler alındı. Bilkent modeli deniyor. Arsalar imardan geçince değerlendi. Ancak 2008 yılında kriz geldi. 2012 yılında Üniversite yapıldı, ancak iyi gelirler elde edemedik, 2012 yılında menkuller satıldı. Rant elde etme sözkonusu değil. 2012 yılında şirketi devrettik. Naksan Holding’in FETÖ’nün para kasası olduğunu hiç duymadım. İlin imamı kimse onun elindeydi. 2013 yılı sonuna kadar mütevelli heyeti içerisindeydim, Taner beyi görmedim. İş toplantıları dışında sohbet veya mütevelli toplantılarına katılmadı. Mehmet Kocatürk resmi mütevellide değildi fiili mütevellideydi, 17-25 Aralık’tan sonra çıkarıldı. Ben resmi mütevellide hiç olmadım.  Tutuklu sanık Taner Nakıboğlu, resmi mütevelli demesi üzerine Başkan Kumhak uyardı.

KUMHAK, TANER NAKIBOĞLU'NU UYARDI

Tutuklu sanık Taner Nakıboğlu, tanık olarak dinlenen Ramazan Aktaş için, 'biz tutuklandıktan aylar sonra ifade vermiştir. İş yerinde hala çalışmakta olan kişiyle husumetli olduğunu bu nedenle böyle söylediklerini aslında söylemek istememiş, yardımlaşma sandığından bahsetti. İşçilerin kendi aralarında kurdukları bir yardımlaşma" dedi. Başkan Kumhak, "dediklerini tekrar etmene gerek yok, doğru mu yalan mı bu kısımları aktar" diye uyardı.

TANER NAKIBOĞLU:KANIT, YOK BERAATIMI İSTİYORUM

Taner Nakıboğlu konuşmasına devamla, "Tanıkların dinlenmiş olması, mütevelli heyetinde bulunup etkin pişmanlıktan yararlanan İsrafil Çalışkan’ın ifadesinde benim mütevellide olmadığımı belirtmiştir. FETÖ/PDY terör örgütü hiyerarşisi içerisine bulunmadığımı tanıklar tarafından saygın bir iş adamı olduğumuzu tekrar tekrar belirtmişlerdir. MASAK raporlarında Naksan Holding ve şirketlerinin suçtan kaynaklanan para transferleri ile herhangi bir kanıt yoktur. Tahliye ve beraatımı istiyorum"dedi. 

CAHİT NAKIBOĞLU:FETÖ ÜYESİ OLDUĞUMA DAİR EN UFAK BİR DELİL VAR MI?

Cahit Nakıboğlu ise, Benim FETÖ üyesi olduğuma dair tek bir delil var mı? Bunları 2012 yılında fabrikamdan kovdum, FETÖ üyesi olduğuma dair en ufak bir delil var mı?" diye konuştu.

KUMHAK: HEYETE SORU SORAMAZSINIZ

Mahkeme Başkanı "Öyle soru sorma hakkınız yok, burada yargılanan sizsiniz heyete soru soramazsınız. Öyle bir usul yok. Biz sorarız siz savunmanızı yaparsınız." diye uyardı.  Cahit Nakıboğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:"En ufak hakkımda delil yok. 65 yıllık işadamıyım. Şirketimiz 100 yıllık. Babam sağ. Babamdan, dedemden kalan malları satmışım. 1 Ağustos'ta enerji şirketimiz hizmete girecekti. Osman Nakıboğlu’nun 2016 Temmuz Ağustosta rahatlayacağız demesi, Adularya enerji faaliyete geçecekti 550 milyon Euro çekmiştik. 200 milyon kadar haciz konulmuştu bu nedenle sıkışmıştık. O firmanın bu tarihte faaliyete geçmesiyle rahatlayacaktık" 

CAHİT NAKIBOĞLU: ÖLMEKTEN DEĞİL, FELÇ OLMAKTAN KORKUYORUM

Başkan Kumhak, nereden biliyorsunuz? diye sorunca,

"Biz hep yönetimde konuşuyorduk, dişinizi sıkın mallarınızı satın getirin ne kadar mal sattığımız iddianamede vardır. Bizim şirketlerimiz hiçbir şekilde FETÖ’nün parası ile kurulmadı. 73 yaşındayım. 14 çeşit rahatsızlığım var. 2 kere dizlerimden ameliyat oldum. Felç olma riskim var. Alnım açık, yüzüm ak. Ölmekten korkmuyorum felç olmaktan korkuyorum. 2012 yılında bunların fabrikaya girişlerini yasakladım. Birçok şahidim var. 500 Trilyondan fazla vergi ödedim" dedi.

ALGIN:EMRE BEYİN OLAYLA İLGİSİ YOK

Tanık olarak dinlenilen Saadet Algın, şu konuşmayı yaptı: " 2016 yılında Royal Halı’da çalışmaya başladım. Ağustos ayına kayyumlar tarafından görevime son verildi. Bir hafta sonra Mehmet Döner, Almanya’daki firmanın satış müdürüydü. Gaziantep’e geldi, genel müdürle görüştükten sonra bana Emre Özkaya (tutuksuz sanık) çıkış verildiği için bu işi biz yürüteceğiz’ dedi. Emre daha önceden genel müdürlükten çıkmak istediğini söylemişti. Ekim ayında Mehmet Döner Gaziantep’e gelmişti. Almanya’dan bir mail geleceğini bunun çıktısını kendisine vermesini söyledi. Mail Almanca geldi. Almanya’daki şirketi devredeceğimizi söyledi. Sonra ne oldu bilmiyorum. Şubat ayında genel müdür Adnan Kılınçoğlu’na çıkış verilmişti. Onur Atagündüz atandı. Bana gelen maili tercüme etmemi istemişti. Mailde Almanya’daki firmanın Emre’den sonraki imza yetkisi olan Emine Döner’in şirketi başka bir firmaya devretmesiyle ilgiliydi. Emre beyin bu olayla ilgisi yoktur.

AV. ELİBOL:ÖRGÜT KENDİNİ İYİ SAKLAMIŞ

Avukat Ali Elibol söz alarak " Aile örgütün iç yüzünü Rektör seçimleri ve Gaziantep Ticaret Odası seçimlerinde gördü. Örgüt kendini iyi saklamış. Örgütün hayır ve eğitim kurumu olmadığını gördükten sonra Cahit Nakıboğlu onları fabrikasından kovmuş. Suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama suçlaması var. Böyle bir mal varlığı yok.Miras ve çalışılarak kazanılmış, şirket karlarıyla elde edilmiş mallar var. Taner Nakıboğlu'nun tahliyesini talep ediyorum"şeklide konuştu. 

Avukat Cemil Konaç ise " Naksan 2012 yılında Bank asyayla davalık olmuş. Müvekkilim Bylook kullanmamış, dijitürk aboneliğini iptal etmemiş. Sadece HÜRSİAD üyeliği var oradada imzası yok. 17/25 Aralık'tan sonra üyeliğini iptal etmiş, Cemaatle ilgili suç unsuru yok. Tahliyesini talep ediyorum"dedi.

Avukat Mustafa Öztürk ise dikkat çekici konuşmasında "Cahit Nakıboğlu'nun Bank Asya hesabı yok. Buna rağmen tutukludur. Ancak Gaziantep'in en büyük işadamı Bank Asya'nın ortağı hakkında açılmış bir soruşturma dahi yoktur. Bu adalet midir?" diyerek tahliyesini istedi.

Mahkeme, dinlenmeyen tanıkların bir sonraki celse dinlenmesine, Akkoza Mensucat Sanati Tic. Vekilinin suçtan zarar görme ihtimaline binaen katılma talebinin kabulüne, Mehmet Hilmi Nakıboğlu Osman Nakıboğlu Beyhan Nakıboğlu ve Bahettin Nakıboğlu’nun yakalama emirlerinin infazının beklenmesine,gizli tanıklar Papatya, Lale, Yeşil ve Kılıç'ın dinlenmesine, tutuklu sanıklar Cahit ile oğlu Taner Nakıboğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 15 Mayıs'a erteledi.  KINACILAR, Narin DEMİRCİ

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.