1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. Torun Tuncelden Dede Tuncele konserli anma

                    Torun Tuncelden Dede Tuncele konserli anma

Torun Tuncelden Dede Tuncele konserli anma

Türk sinema ve tiyatrosunun unutulmaz oyuncusu Tuncel Kurtizin önceki gün doğumgünüydü.

A+A-

Canlandırdığı Ramiz Dayı karakterinin bir repliğinde Bir gün öleceğiz yeğen, mesele geride ne bıraktığın. Herkes ölür yeğen, kimi toprağa gömülür kimi yüreğe sözünde olduğu gibi eserleriyle hatırlanıp yüreklere gömülen Tuncel Kurtiz, doğumgününde anıldı. Tuncel Kurtizle aynı adı taşıyan Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü 3. sınıf öğrencisi torunu Tuncel Eylik, büyükbabası için arkadaşları ve hocalarıyla bir anma konseri düzenledi.

Sahneye büyükbabasının gömleği, yaşamını yitirdiği gün başında olan yazması ve şapkasıyla çıkan torun Tuncel ve arkadaşları, Tuncel Kurtizin sevdiği Neşet Ertaştan, Astor Piazzolla, Bach gibi unutulmaz müzisyenlerin eserlerini piyano, gitar ve çello için yapılan düzenlemeleriyle çaldı. Torun Tuncel Eylik, konserin son eseri olarak Piazzollanın Elveda büyükbaba isimli eserini çaldı. Konser sırasında Kurtizin hayatını anlatan videolar da gösterildi.

Selçuk Yaşar Kampusunda gerçekleştirilen konsere, Tuncel Kurtizin kızı Aslı Eylik, damadı Talat Eylik, torunu Melis Eylik, tiyatrocu dostları Prof. Dr. Özdemir Nutku, Prof. Dr. Hülya Nutku, yakınları ve sevenleri katıldı. Büyük babasıyla aynı adı taşımaktan büyük gurur duyduğunu belirten Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü 3. sınıf gitar öğrencisi torun Tuncel Eylik, Edremitteki otellerinde klasik müzik CDlerini dinleyerek büyüdüm. Daha sonra klasik müzik okumalıyım, dedim. Onun ismini taşıyorum, onun ismini taşıyan birinin de sanatla ilgilenmesi lazım, diye düşündüm. Bölük Pörçük isimli kitabında da bahsettiği tango bestecisi Astor Piazzollayı çok severdi, fikren de çok beğenirdi. Bir gün otelde benden gitar çalmamı istedi, Piazzolla çaldım, aniden yerinden kalktı ve otel misafirlerinin önünde şiir okumaya başladı. O anı, benim için sonsuza kadar kalacak dedi.

Büyükbabasının hayat dolu, her zaman hedefleri olan bir insan olduğunu belirten Tuncel Eylik, Ölmeden önceki sabah kafasında olan yazmayı takıyorum, birlikte Kazdağlarında yürürken giydiği gömleği de üzerimde, onun kokusu hala duruyor üzerlerinde. Benim doğduğumda 1993 yılında Türkiyeye geldi, o zaman taktığı şapka bende, onu da sahneye koyak istedim. Sanki bizimleymiş gibi. Ölümle değil, doğumla anılmayı isterdi. Hızına yetişemezdik, bitmek tükenmeyen bir enerjisi vardı. İstediği gibi yaşadı, ama yapacak daha çok şeyi vardı. Bu nedenle onu, ona yakışır şekilde doğumgününde anmak istedik. Ona bu yakışır diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.