1. YAZARLAR

  2. Tamer Abuşoğlu

  3. Sesini bana veren şehir
Tamer Abuşoğlu

Tamer Abuşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Sesini bana veren şehir

A+A-
Ozan yazar Tamer Abuşoğlu, 1983? ten bu yana şiir ve inceleme kitapları yayınlıyor. Yeni şiir yapıtı, ?Sesini bana veren şehir? de Gaziantep? in kendisinde bıraktığı izleri yansıtıyor. Bilip de bilemezlikten gelerek sesleniyor: ?Benim bu şehre aşık olduğum külliyen yalandır. Onun içindir ki burnum uzar. Gün batımlarında, çamurumda toprağı suyumda yağmuru var. Bu şehrin duvarlarında nefesim, ayak izlerim var kaldırımlarında??
Ozan kentini annesiyle eş tutuyor, bir büyüten, koruyan, kollayan olarak görüyor. ?Zaman sobeleyen? çocukluğunu, ?Çıkmaz sokaklarda ki körebe? oyunlarını duyumsuyor yeniden. Çuha şalvar, acem şalı giyinen, barabillo tabancayla dolaşan ?Kaytan bıyıklı babayiğitlerin? kenti Antep. Vuruşmalarda ölenlerin ardından yakılan ağıtlar, mezar taşlarının soğuk ve nemli yüzleri anımsanan. Ozan, babasından duyup dinlediği yiğitlik öyküleri ile bağlanıyor kente. Oraya ait olduğunu yineliyor, oraya sahip çıkıyor:?? bu şehri benden çalamazlar, söz biter sevda başlar. Bu şehri benden alamazlar?
Gaziantep, ozanın düzlüklerinde yorulduğu, yokuşlarında susadığı ve yaşama yeniden tutunduğu kent, ?Kanlı bir ağıt? olan kent. Dedesini anımsıyor yıllar öncesinden. Onu ? tarihe sığmayan ela gözlü bir dev? olarak görüyor, anlattıklarını unutamıyor: ?vakt ? i zamanında, şimdi göz çukurları toprak. Temo ve bibo paşaların, has dostu diyar ? ı bekir? de. Doğu dağlarının alıcı kuşu, yüzü var potinin, altı yok. Bit pire bizi yemiş, canımızdan bezmişik alimallah? der. Yıllar geçmiş, bir ömür sanki. Hala numarasını bilir, makineli tüfeğinin. Şeyh Said isyanının inanç yüklü, karşı neferi ve dedi ki: ey oğul! Kolay kurulmadı Cumhuriyet?? karşı devrimin nasıl dize geldiğini, bozguncuların nasıl dağıldığını ve cumhuriyetin nasıl kurulduğunu bilmenin coşkusuyla yazıyor ozan ve ölümün kaçınılmaz olduğunu bir kez daha vurguluyor. ?Sararmış fotoğraflarda? geçmiş zaman öykülerini duyumsuyor yüreğinde. Yitik kentin delikanlısını özlüyor:?? nerde o? Kırkbir numara ayakkabı giyip, susuz rakı içen adam. Sesi sissizliğe yoldaş, yitik kentin delikanlısını arıyor zaman??
Gaziantep, kentlerin ?şah-ı sultanı?, kan uykudan uyanması gereken ve ?rüzgar kanatlı atlıların geçtiği, yada çağla tadında bir genç kızdır:?? arz-ı endam ederken, dolunay gök yüzünde. Artık çağla tadında, bir genç kızdır Antep. Akar bütün nehirleri, yüreğimin dipsiz derinliğine. Antep kokar, bütün kitaplar. Bütün şarkılar, Antep söyler? kıskanırım Antep diyen, bütün dilleri. Antep? e vurgun her aşık düşmanımdır, kudurtur beni çünkü en çok ben sevmeliyim, bu güzeller güzeli şehri. Ozan, sevdiği kent için söyleyeceğini en güzel bir biçimde söylüyor. Antep? e aşık olanları kıskanıyor, düşmanı biliyor, çünkü; kimse onun kadar sevemez Antep? i. Bu kentin tüm düşlerinin tek sahibi ozan ki ?ben Antep doğmuşum? diyebiliyor: ?yüz yıllık bir uykunun koynunda, bütün düşlerini bana verdi. Bu şehir, yaşamış, ve yaşayacak. Bütün ruhlar ben olmuşum, zaman rahminde. Büyütürken bu şehri, beni bir kaba doldurmuşlar. Ben Antep doğmuşum? Antep, ben olmuşum?
Ozan, yazar Tamer Abuşoğlu, ?Sesini bana veren şehir?de, Gaziantep? e olan tutkusunu dile getiriyor. Bu öyle bir tutku ki, tapınağı olarak görüyor Gaziantep? i. Şiirlerde, bir ozanın yaşadığı kentle kaynaştığına tanık oluyoruz.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.