1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. "Şahidim Uzer ve Yetkinşekerci"
"Şahidim Uzer ve Yetkinşekerci"

"Şahidim Uzer ve Yetkinşekerci"

Cahit Nakıpoğlu ilk duruşmasında konuştu:

A+A-

 

*Cahit Nakıpoğlu: "72 yaşına kadar ilk defa yargılandım, sağlık sorunları yaşıyorum. Ellerimin titremesine engel olamıyorum.  Kalan zamanını torunlarımla geçirmek istiyorum. Bu nedenle ev hapsiyyle yargılanmak istiyorum. Eğer hakkımdaki iddialar ispatlanırsa idama da razıyım" 

 

*Taner Nakıboğlu: "Başıma gelen bu olaylar şirketimin isminin paralel yapı olmasıdır. Başarımızdan dolayı kıskanılıyorduk. Bizim de şaşırdığımız iddialar ortaya atıldı. Eşim fakirlik belgesi aldı. O kaçırdığımız paralar nerede. Söyleseler de biz de bilsek. Suçsuzum."

 

 

Gaziantep tarihi bir duruşmaya tanıklık etti. FETÖ'nün para kasası olduğu iddia edilen Naksan Holding'in eski yönetim kurulu başkanı Cahit Nakıboğlu ile oğlu Taner Nakıboğlu, ilk kez hakim karşısına çıktı. Cahit Nakıpoğlu savunmasında Milletvekili Ahmet Uzer ve Mehmet Yetkinşekerci'yi şahit göstererek " 2012 yılında örgütün gerçek yüzünü gördüm, aldatıldım. Bunun üzerine bölge imamı Mehmet Kocatürk ile il imamı Murat Elması kovdum. Örgüte karşı tavır aldım. Buna Ak Parti Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Durdu Yetkinşekerci de şahittir"dedi.

 

15 aydır cezaevinde tutuklu bulunan baba oğul, savunmaları ile dikkat çekti. 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada Cahit Nakıboğlu, ayakta durmakta zorlandığı için mahkeme başkanı Murat Çolak'ın müsaadesiyle oturarak yaptığı savunmasında gözyaşlarına hakim olamadı. Sakal uzattığı görülen Cahit Nakıboğlu, "Beni de aldatmışlar. Günde 45 çeşit ilaç kullanıyorum. Bana ev hapsi verin. Suçum yok, suçum varsa idama razıyım" derken, Taner Nakıboğlu ise, "Başarımızdan dolayı kıskanılıyorduk. Bizim de şaşırdığımız iddialar ortaya atıldı. Eşim fakirlik belgesi aldı. O kaçırdığımız paralar nerede. Söyleseler de biz de bilsek. Suçsuzum." dedi.

 

CAHİT NAKIBOĞLU GÖZYAŞLARINA BOĞULDU 

 

Cahit Nakıboğlu, gözyaşları içinde pişman olduğunu, etkin pişmanlık yasasından yararlanmak istediğini belirttiği savunmasında, "Bu cemaatin millete devlete yararlı bir cemaat olduğunu düşünüyordum, beni de aldatmışlar. 2012'de ilişkimi kestim. Ben bunları devlete millete yararlı bir cemaat sanıyordum öyle değillermiş"

 

ŞEHRİN İLERİ GELENLERİ ŞAHİT

 

Nakıboğlu devamla, "2012 yılında örgütün gerçek yüzünü gördüm, aldatıldım. Bunun üzerine bölge imamı Mehmet Kocatürk ile il imamı Murat Elması kovdum. Örgüte karşı tavır aldım. Buna Ak Parti Gaziantep Milletvekili Ahmet Uzer ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Durdu Yetkinşekerci de şahittir.  Bu yapının devlete millete zararlı olduğunu söyledim. Çocuklarımın uzaklaşması için baskı yaptım. Oğullarım Taner ve Emre'yi, Zirve Üniversitesindeki mütevelli görevlerinden istifa ettirdim" dedi. 

 

PARA AKTARMADIM 

 

Suç işleme kastıyla hareket etmediğini, terör örgütünün üyesi ya da yöneticisi olmadığını iddia eden Nakıboğlu, şunları söyledi: "HÜRSİAD üyeliğim bilgim dışında olmuştur. ByLock kullanmadım. İddianamede, Naksan Holding'in 51 şirketi olduğu belirtilmiş. Holdingin sadece 26 şirketi vardır. 20 şirketin bizim ve ortaklarımızla ilgisi yoktur. Oğlum Taner'in kurduğu şirkettir. Diğer 5 şirket de kardeşim Osman (firari sanık) ve ailesinin şirketidir. İddianamede, bizimle ilgili olmayan şirketler ilgiliymiş gibi gösterilmiş. Ortağım olduğu şirketin örgüte para aktarmadığı sabittir."

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'LA GÖRÜŞTÜM

 

Tutuklanmadan önceki dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştüğünü aktaran Nakıboğlu, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la 24 Mart 2016 tarihinde külliyede 2 saat baş başa özel olarak görüştük. Orada kendisine devlete bağlılığımızı arz ettik. Daha sonra 14 Mayıs 2016 tarihinde, Cumhurbaşkanımızın daveti ile kızı Sümeyye hanımın düğününe eşimle beraber katıldım. Ben terör örgütü üyesi olsaydım, Cumhurbaşkanımız benimle görüşür müydü?” diye konuştu

 

4 KİŞİLİK KOĞUŞTA 32 KİŞİ KALIYORUZ

 

Sağlık problemleri nedeni ile cezaevi şartlarında daha fazla kalmaması gerektiğini aktaran Cahit Nakıboğlu gözyaşlarını tutamayarak, “4 Kişilik koğuşta. 32 kişi kalıyoruz. Benim çayımı, kahvemi sağ olsun oğlum ve oradaki gençler içiriyor.  Günde 46 farklı ilaç kullanıyorum. Beyin damarlarında tıkanıklık var her an felç geçirme riskim var. Hastane raporlarını dosyaya koyduk. Bundan sonraki hayatımı torunlarımın yanında ailemle geçirmek istiyorum. Tahliyemi talep ediyorum, en azından ev hapsi verilmesini istiyorum” dedi.

 

HÜSEYİN ÇELİK REFERANS OLDU

 

Mal varlığının 1960'lı yıllardan bu yana yaptıkları çalışmalar sonucu oluştuğunu ve 2000'li yıllarda Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşları içine girdiklerini anlatan Nakıboğlu, 2006 yılında annesinden kalan arsayı, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in referansıyla Güney Eğitim Kurumlarına (KHK ile kapatılan) okul yapılması için bağışladığını, okula isminin verilmesinden haberinin olmadığını savundu.

 

UMRE ORGANİZASYONLARI ASILSIZ

 

Umre organizasyonları düzenlediğinin de asılsız olduğunu aktaran Nakıboğlu, sağlık sorunları nedeniyle şirketin işleriyle kendisinin ilgilenmediğini kaydetti. Son yıllarda şirketin zorluk yaşadığını ve mal varlıklarını satarak şirkete finans sağladığını aktaran Nakıboğlu, şirketin içinin boşaltıldığı iddiasının ise asılsız olduğunu savundu.

 

EV HAPSİ VERİN

 

Hakkındaki beyanların husumetten kaynaklandığını öne süren Nakıboğlu, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi başkanlığı döneminde usulsüzlükleri nedeniyle su ya da elektrik kestiği şirket çalışanlarının bu yönde beyanda bulunduğunu dile getirdi. 72 yaşına kadar ilk defa yargılandığını, sağlık sorunları yaşadığını, ellerinin titremesine engel olamadığını aktaran Nakıboğlu, kalan zamanını torunlarıyla geçirmek istediğini, bu nedenle ev hapsiyle tahliyesini talep etti. Nakıboğlu, "Hakkımdaki iddialar ispatlanırsa idama da razıyım" dedi.

 

TANER NAKIBOĞLU: SUÇSUZUM

 

Tutuklu sanık Taner Nakıboğlu ise terör örgütü üyeliği ya da yöneticiliği suçlamasının kendisini ve ailesini çok şaşırttığını ve üzdüğünü belirterek, örgüt elebaşının yönlendirmesiyle hareket etmediğini, şirket yöneticileriyle kararlar aldıklarını anlattı.Taner Nakıboğlu,  “20 Temmuz’da ben 22 Temmuz’da babam Cahit ve kardeşim Emre Nakıboğlu gözaltına alındı. Aynı gün bütün şirketlerimize kayyum atandı. Bizim kayyum atanacağını önceden bildiğimiz iddia ediliyor. Aynı gün bütün şirketlerimize kayyum atandı. Bizim kayyum atanacağını önceden bildiğimiz iddia ediliyor. Biz ne yurt içinde ne yurt dışında para sakladık" dedi.

 

EŞİM FAKİRLİK BELGESİ ALDI

 

Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren sanıkların kendilerini günah keçisi seçtiklerini iddia eden Nakıboğlu, hakkındaki aleyhte beyanları kabul etmediğini, örgütün mütevelli heyetinde bulunmadığını, bunun da etkin pişmanlık kapsamında ifade veren sözde mütevelli heyetindeki sanığın ifadesinden anlaşıldığını kaydetti. Taner Nakıboğlu, "Başıma gelen bu olaylar şirketimin isminin paralel yapı olmasıdır. Başarımızdan dolayı kıskanılıyorduk. Bizim de şaşırdığımız iddialar ortaya atıldı. Eşim fakirlik belgesi aldı. O kaçırdığımız paralar nerede. Söyleseler de biz de bilsek. Suçsuzum." dedi.

 

İŞADAMLARIYLA YÜZLEŞMEK İSTİYORUM

 

İşadamlarıyla yüzleşmek istediğini belirten Taner Nakıboğlu, şu anda hiç bir gelirinin olmadığını, eşinin devletten fakirlik belgesi aldığını söyledi. Kendisi aleyhine  tanıklık yapan işadamlarının isimlerinin verilmesini isteyen Nakıboğlu, onlarla yüzleşmek istediğini belirtti.

 

İDDİALARI KABUL ETMİYORUM

 

Örgütün bölge ağabeyi, firari sanık Mehmet Kocatürk ile sık sık toplantılar yaptığı iddialarını da kabul etmeyen Taner Nakıboğlu,  “Zirve Üniversitesi’ni Bilkent modeli üzerinden kurdum. Başıma gelenler 2007 yılında kurduğum şirketin adının Paralel Yapı olmasındandır. Şehrin çeşitli yerlerindeki iş yeri, konut, iş hanı gibi taşınmazları satarak yaklaşık 22 milyon doları başka bir hesaba aktardığım iddiaları doğru değil. Hiçbir gelirimiz yok. Eşim devletten fakirlik belgesi aldı. İddiadaki gibi o sakladığımız paralar neredeyse ortaya çıksa da eşim ve çocuklarım rahat etse” dedi.

 

ORGANİK BAĞIM YOK

 

FETÖ ile organik hiçbir bağının olmadığını söyleyen Taner Nakıboğlu, "FETÖ’nün hiyerarşik yapısında yer almadım. Hakkımdaki iddanemenin tamamen kanı, düşünce, duyum ve tahminler üzerinden hazırlandığını düşünüyorum" dedi. Nakıboğlu savunmasında pişman olduğunu ve etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istediğini söyledi.

 

HASAN HÜSEYİN NAKIBOĞLU KABUL ETMEDİ 

 

Kimlik tespitinde Cahit Nakıboğlu ve oğlu Taner Nakıboğlu, gelirlerinin olmadığını belirtti. İddianamenin özetinin okunmasının ardından duruşmaya İstanbul'dan Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan tutuksuz sanık Hasan Hüseyin Nakıboğlu, suçlamaları kabul etmeyerek, daha önce de benzer bir soruşturma geçirdiğini ancak beraat ettiğini anlattı.

 

NAKSAN'LA İLİŞKİM YOK

 

Yeni bir suç unsuru olmamasına rağmen dosyaya adının girdiğini kaydeden Hasan Hüseyin Nakıboğlu, örgütle ve Naksan Holding ile ilişkisinin olmadığını sadece soy isminden dolayı karışıklık yaşandığını savundu. Kuruculuğunu ya da yöneticiliğini yaptığı 25 derneğin kapanmadığını hala aktif olduğunu dile getiren Nakıboğlu, Bank Asya ile hesabının da sembolik olduğunu ve bazı müşterilerin özel talebi nedeniyle açık kaldığını belirtti.

 

4 SANIK FİRARDA

 

9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, "Silahlı terör örgütü yönetme, terörizmin finansmanı hakkında kanuna muhalefet, suç gelirlerinin önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerini aklama ve vergi usul kanununa muhalefet" suçlarından cezalandırılması talep edilen Naksan Holding'in eski yönetim kurulu başkanı Cahit Nakıboğlu, oğlu Taner Nakıboğlu ile diğer sanıklar ve avukatları hazır bulundu.   Dosya kapsamında aranan 4 sanığın da halen firarda olduğu belirtildi.  Duruşma, sanıkların kimlik tespitiyle başladı. Duruşma nedeniyle adliye çevresinde güvenlik tedbiri alındı. Duruşma salonunda Cahit Nakıboğlu’nun sakal bıraktığı gözlendi. 

 

628 SAYFALIK İDDİANAME

 

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Organize Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan 628 sayfalık iddianamede, Naksan Holding bünyesinde 51 şirketin bulunduğu, yapılan inceleme sonucunda bu şirketlerin FETÖ/PDY terör örgütünün sermayesi ile ticari alanda faaliyette bulunmak üzere kurulduğu ve örgüte ait bir iktisadi işletme olduğu belirtildi. Nakıboğlu ailesinin, şehrin çeşitli yerlerindeki iş yeri, konut, iş hanı gibi taşınmazları satarak yaklaşık 22 milyon doları başka bir hesaba aktardığını belirtilen iddianamede, kayyum atanmasından önce de holdingin içinin boşaltıldığı bilgisine yer verildi. İddianamede ayrıca, holdingin yöneticilerinden tutuklu sanık Taner Nakıboğlu'nun, örgütün sözde "bölge abisi" firari sanık Mehmet Kocatürk ile sık sık toplantılar yaptığı ve il mütevelli heyetinde bulunduğu aktarıldı. HABER MERKEZİ - AA

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum