1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. RAMAZAN AHLAKSIZLARINA
RAMAZAN AHLAKSIZLARINA

RAMAZAN AHLAKSIZLARINA

Eğer; Ramazan ayında başta belediyeler olmak üzere, kurum ve kuruluşlara, hayırseverlere çeşitli şekilde paketler satıyorsanız…Eğer; O paketlerin içerisinde...

A+A-

Eğer; Ramazan ayında başta belediyeler olmak üzere, kurum ve kuruluşlara, hayırseverlere çeşitli şekilde paketler satıyorsanız…

Eğer; O paketlerin içerisinde yer alan temel gıda maddelerinin en kalitesizini koyuyor, ama en yüksek fiyatı alıyorsanız..

Eğer; o paketlerdeki mısır veya zeytinyağı, zeytin, peynir, makarna, salça ve bakliyat ürünlerinin tarihi geçmiş ve bozuk olanlarını Ramazanı fırsat bilip fakir vatandaşa yediriyorsanız…

O zaman aldığınız paraların tümü  haram olsun.. Haa.., bir de tavsiyem olacak.. Belki oruç tutarak insanları kandırdığınızı düşünebilirsiniz ama Allahı asla kandıramazsınız.. Tavsiyem boşuna oruç tutmayın olacaktır..

NOT: Belediyeler, kurum ve kuruluşlar paket yaptırdıkları firmaların ürünlerini lütfen kontrol ettirsinler.. Birde kontrol edenleri, kontrol ettirsinler..  Çünkü ne demek istediğim mutlaka anlaşılacaktır..

POLİS VE ZABITA NİYE ESKİSİ GİBİ DEĞİL

Çok sayıda şikayet telefonları ve mailler aldığım gibi, sosyal medyada yazanları sık sık okumaya  başladığıma göre, demek ki durum biraz karışık.. Anlaşılan o ki, vatandaşların yaptıkları uyarılar ve şikayetler işe yaramıyor.. Üstelik yeterince doyurucu yanıt alamadıklarından dolayı moraller bozuluyor. Çaresizce ya bize yazıyorlar yada ulaşabildikleri bir yetkiliye..

Şu bir gerçek ki, özellikle geceleri insanlar gürültüden dolayı çok rahatsız.. Bunun için başvuracağı polis ve zabıtadan başka bir kuruluş bilmiyorlar. Polis ise maalesef eskisi gibi değil.. Bir tuhaf olmuşlar. Fazla etliye sütlüye karışmak istemiyorlar sanki.. Belki de talimatlar gelmiştir kendilerine. Bunları birebir yaşayanlar bildiriyor bize.. Zabıta da öyle.. Bir şikayet konusu olduğunda tamam deniliyor ama sonuç yok.. Vatandaş tekrar aradığında ise birazda azarlanma yöntemi uygulanıyor.. Bunları yaşayanlar da anlatıyor bana ayrı ayrı..

Peki bu durumda vatandaşlar ne yapacak? Elbette sadece gürültü ile ilgili değil konu. Birde işin Suriyelisi var.. Vatandaş herhangi bir durumda şikayet etmeye kalkıştığında savsaklandığını söylüyor.. Anlaşılan o ki, ciddi manada bir başıboşluk yaşanıyor Gaziantepte.. Söyleyecek fazla bişey bulamıyor sadece Allah herkesin  sabrını arttırsın diyorum..

ÖYLE BİR NOKTADAYIZ Kİ, ÇOK ZOR GERÇEKTEN..

Madem konu açıldı bir şey daha var  Suriyelilerle ilgili söyleyeceğim.. Biliyorum ki, ülke politikası nedeniyle Suriyeden gelen insanlar misafirimiz olarak görülüyor. Bunlardan bazıları gerçekten iyi vatandaş.. Şehrimizden ev almış, hatta yatırımını yapmış, ailesiyle birlikte yaşamını sürdürüyor.. Bunlar zararsız olduğu gibi hiçbir sıkıntı yaratmıyor.. Ama bazıları varki, işte onlar çok tehlikeli.. Maalesef ülke politikası nedeniyle o kişilere yaptırım uygulanamıyor.. İstedikleri gibi özgürce hareket ediyorlar.. Gaziantepte kendi yöntemlerince yaşıyorlar.. Hırsızı, arsızı, fuhuş yapanı, adam döveni, yaralayanı, tehdit edeni dahil ne kadar illegal işlere meyilli olan varsa, şehrimize yerleşmişler.. Kimseyi dinlemiyorlar.. Bırakın evleri dükkanlarda dahi 10-15 kişi kalıyorlar. Tuvaletlerini sokağa yapıyorlar. Naylon poşetlere koydukları boklarını sokağa atıyorlar.. Bunu özellikle kenar semtlerde yapıyorlar.. Çevre halkı artık bunlardan bıkmış, en bıktırıcı olan ise yaptıkları şikayetlerin sonuçlanmayışı.. İşte buna dayanamıyorlar.. Kendi memleketimizde yabancı olduk diyorlar.. Kayıtsız kalınmasına öfkeleniyorlar.. Şu anda çok sıcak bir yaz yaşanıyor ve parklara gidenlerin yüzde 70-80i  tamamen Suriyelilerden oluşuyor.. Son olarak Karataştaki Şahinbey parkında yaşanan olayın arkasının gelebileceğini, burada çok daha büyük olayların olabileceğine dikkat çekiyorlar.. Son olarak bir de Mareşal Fevzi Çakmak Bulvarındaki Muhalif Suriyelerin kurdukları hükümetin faaliyet gösterdiği bina..Buraya çok dikkat etmek lazım.. Şehrin merkezinde ciddi ciddi sıkıntılar yaşanıyor, bunların büyüme ihtimali hayli fazla.. Az söyleyelim, çok anlaşılsın.. Sonra alınamayan tedbirler yüzünden geri dönüşü olmayan kötü sonuçlarla karşılaşılmasın..

İRAN YAPIYOR BİZ NİYE YAPAMIYORUZ

Evet.. Çok enteresan bir durum söz konusu.. Bu resme iyi bakın lütfen.. Konumuz Suriyelilerin ülkemize ve şehrimize getirdiği araçlar.. Biliyorsunuz bu araçlar şehirde trafiği sıkıntıya soktuğu gibi, mevcut konumlarıyla yasa dışı vaziyette şehrimizde dolaşıp duruyor. Trafik müdahale edemiyor, insanlar Suriyelinin aracı yüzünden mağdur olmuşsa bile, şikayetçi olamıyor. Olsa bile hakkını alamıyor.. Kısaca belirtmem gerekirse, Suriyelilere ait araçlar Gaziantepte istediği gibi cirit atıyor.. Uzun süre formüller üretildi bu araçların kontrol altına alınması yönünde ama nedendir bilinmez sonuca gidilemedi..

Bu durumun dünyada eşi benzeri yok bunu biliyoruz.. Sadece Ortadoğu ülkelerinde yaşanabilir. Irakta mesela.. Tabii şimdi bir de Türkiyenin Gaziantepinde.. İşte bu gerçekten hareketle bir işadamı olan arkadaşım kendi aracıyla gittiği İrandan bana bu resmi atmış. Altına da şunları yazmış:  Sayın Özekşi, İran Sınırından girer girmez pasaport kontrolünde aracımız kanun gereği sigortalandı ve geçici misafir plakası takıldı. Şu anda tüm emniyet birimlerinde kayıtlı olarak dolaşım hakkını aldı. Biz bunu bile yapamıyoruz. Gerisini söylemeye gerek görmüyorum. Ama gerçekten Gaziantebimiz adına çok üzülüyorum.. Saygılarımla..

Evet.. Bu resimde görüldüğü gibi, İranda uygulanan yöntem bizde niye uygulanmasın.. Bu sayede hiç değilse kaç tane Suriye plakalı araç varsa bilinir. Bunlar kontrol altına alınır.

DOLMUŞLAR ESKİYE Mİ DÖNÜYOR

Önce birkaç kişi aradı, abartıyor dedim. Ama sayı çoğalınca o zaman dikkatimi çekti. Biliyorsunuz Kart27 uygulamasından sonra toplu taşıma araçlarında para dönemi bitti. Kartını gösteren otobüs dolmuş neyse biniyor. Ancak kenar semtlerde bu uygulama yine eski şekline dönmüş. Bir okurum aradı ve “kamerayı yukarı kaldırıyorlar. Kartı olmayandan parayı alıyorlar. İtiraz edeni aşağıya indiriyorlar. Ne olur bu konuyu duyurun” dedi. Ünaldı tarafından gelen bir başkası yine aynı şeyleri anlattı. Hatta bir şoförün tartıştığı kadını aşağıya indirmek istediği sırada, kadının “senin yaptıklarını telefonla kameraya çektim, şimdi gidip şikayet edeceğim” dedikten sonra o şoförün sütten çıkmış kediye döndüğünü dile getirdi.  Bu konuyla kim ilgileniyorsa özellikle Perilikaya, Ünaldı, Düztepe ve Karşıyaka hatlarına bir el atmasında yarar görüyorum..

Hepinize iyi haftalar

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.