1. YAZARLAR

  2. Emel Gül Çakır - Benim Pencerem

  3. PEKİ YA DOKTOR ŞİDDETİ ?
Emel Gül Çakır - Benim Pencerem

Emel Gül Çakır - Benim Pencerem

Yazarın Tüm Yazıları >

PEKİ YA DOKTOR ŞİDDETİ ?

A+A-

Gaziantepin en saygın özel  Hastanesinde geçen hafta başıma gelenlere müteakip ilettiğim şikâyet mektubumu paylaşmak istiyorum; 

Değerli hastane yönetimi,
Bu sabah belimdeki ve boynumdaki ağrılardan dolayı Dr. M.U.ya muayene olmak üzere hastanenize geldim. Kendisi ilk görüşten sonra beni MRa yönlendirdi. MR kayıt masasında, sadece belim için MR istediğini öğrendim. Hâlbuki boynumdaki ağrıdan da bahsetmiştim kendisine. Ve görevli arkadaşlardan boynum için de MR çekimi rica ettim. Onlar da telefon ile bir kişiyi arayarak boyun MRı için izin istediler ve çekimime boyun MRı da eklediler. MRlarımı çektirdim ve doktor beyin yanına döndüm. Kendisi bilgisayarından MR sonuçlarımı görüntüleyince Boynunuz için istememiştim, bunu niye çektiler? dedi. Ben de Ben kendim talep ettim dedim. Kendisi de çok sinirlendi. Hemen telefona sarıldı ve bir kaç farklı kişiyi arayarak çok sert şekilde konuştu. Bana da dönerek Bu da yeni moda, herkes kendi kafasına göre neresini istersen orasını çektiriyor artık dedi. 
Ardından;
Bunlar geri zekâlı işte, ben talep etmeden kafasına göre nasıl çeker? gibi bağırarak konuşmalarına devam etti. Telefonda 3 farklı kişiyi aradı, hepsine bağırdı, azarladı. Odasında kaldığım toplam süre 5 dakika civarıydı ve 4 dakika boyunca bu şekilde, titreyerek ve bağırarak telefonla konuştu. Kendisini insanları aramaması için ikna etmeye çalıştım, en az 3 kez özür diledim. Lütfen böyle konuşmayın diye rica ettim. Bu kadar çok sinirlendiğini görünce yapılan bu ek çekimin sağlığımı tehdit eden bir işlem olabileceğini düşündüm. Çok safım değil mi? Bu ekstra çekim benim sağlığımı tehlikeye atacak bir uygulama değil sanırım değil mi? diye sordum ancak kendisi güldü! Az önce bağıran ve hakaret eden bir insanın birden gülmesi açıkçası beni korkuttu. Hem kendi güvenliğimden şüphe duymaya başladım hem de telefonda konuştuğu ve azarladığı, saygı sınırlarını aştığı insanların durumu için çok üzüldüm. Ancak beni dinlemediği gibi, sağlığımla da ilgilenmedi. Bir ağrı kesici yazdı, tedavimle ilgili soruma cevap vermemek için Fizik tedavi bölümüne gidip sorun dedi. Hem bir hasta olarak hak ettiğimi düşündüğüm sağlık hizmetini alamadım, hem hakarete uğradım hem de insanlara hakaret etmesini izlemek zorunda kaldım. 

Odasından ayrıldıktan sonra MR kayıt masasına gidip orada çalışan görevli iki arkadaştan böyle bir tatsızlığa sebep olduğum için özür dilerim. Bilseydim ne böyle bir talebim olurdu ne de bu doktordan randevu alırdım. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, bir de Hasta Hakları birimindeki görevli Hanım kayıt masasındaki arkadaşları azarladı. Sağlık hizmeti almaya çalışan biri olarak, doktorunuzun davranışları yetmezmiş gibi, beni ve diğer arkadaşları sakinleştirmesi gereken bir yetkili, bu arkadaşları azarlıyordu. Bu Hanıma da fikirlerimi ilettim. Beni anladığından emin değilim, kendisi kayıt masasındaki arkadaşları suçlamayı tercih etti. Bence bu birimin adı “hasta hakları”ndan “personel fırçalama birimi” şeklinde değiştirilmeli. Ek bir talebi olan bir hastanın işini kolaylaştırmaya çalışan kayıttaki arkadaşlar, iyi niyetlerinden dolayı bir hata yapmış olabilirler, bu dünyanın sonu değil. Amacınız hastalara hizmet vermekse, bu tür küçük hatalar tolore edilebilmeli. Ama amacınız diğer çalışanlara ve hastalara sinek muamelesi yapan kaprisli bir doktorun egosunu tatmin etmekse o sizin kararınız tabi ki. Sizin gibi köklü bir kurumdan, doktor tarafından bu kadar azarlanan ve hakarete maruz kalan çalışanlarını korumasını ve hastasının alamadığı sağlık hizmetini alması için de hastasıyla iletişim kurmasını beklerdim. Konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek ister ve ücretini ödediğim halde alamadığım sağlık hizmetini telafi etmek isterseniz lütfen benimle temas kurmaktan çekinmeyin.

Bu şikâyetimi hastane yetkililerine ilettikten sonra ertesi gün hastanenin halkla ilişkiler görevlisi aradı. Net bir çözüm önerisi yoktu. Benim çözüm önerilerimi de duymamayı tercih etti. Tekrar kayıt masasındaki arkadaşlarının hatasını vurguladı. Yapay da olsa yine de ilgisi için teşekkür ettim elbette. En azından göstermelik de olsa aramış ilgilenmişti. 

Ertesi gün, kent konseyi sağlık grubundan arayan bir yetkili dedi ki; Emel Hanım, doktorunuz talep etmese bile, bir hasta olarak istediğiniz tahlil ve MR çekimini isteme hakkına sahipsiniz. Nitekim eğer istediğim bu ek MR olmasaydı, bu “asabi” doktor boynumdaki fıtık için teşhis de koyamayacaktı. Şuanda gördüğüm tedavi de yarım kalacaktı. “Normal” bir doktorun bu MRı görünce vermesi gereken tepki şöyle olurdu; Emel Hanım, siz boynunuzdaki ağrılardan da bahsetmiştiniz, ben oraya boyun MR çekim talebimi yazmayı unutmuşum ancak iyi ki siz talep etmişsiniz, çünkü MRdan gördüğüm üzere boynunuzda da fıtık var. 

Gelin görün ki bizim doktorumuz hastasının sağlığının derdinde değil, kendi egosunun derdine düşmüş. Gürlemesi normal tabi. Ama yağamadı işte, o yarım kaldı. Malum gürleyince yağacaksın ki boşa gitmesin. Bu arada aynı hastanede geçen sene muayene olduğum fizik tedavi doktoru bu boyun MRını istemişti ancak hastanenin MR makinası bozuktu! 

Düşünebiliyor musunuz? Ve makine tamir edilince hastalarını arayıp bilgi vermiyorlar. 

Üstelik bu sene gittiğim başka bir fizik tedavi doktoru, geçen seneki tedavimin eksik uygulandığını söyledi!

 Bu 1 yıllık zaman kaybı ve eksik tedavi ağrılarımı ve hastalığımı arttırdı. 

Tabi bu açıdan yaklaşan hiçbir “yetkili” olmadı. Konunun hiç dişe gelir bir tarafı yok. Konunun ticari boyutu da çok vahim; Üstelik SGK anlaşması olan hiç bir özel hastane bunlardan ek ücret talep edemezmiş. 

MR başına ödediğiniz 40 lirayı da tekrar isteme hakkınız var. Buyurun buradan yakın! Şimdi konuyu gündeme taşımak üzere Kent Konseyine davet edildim. Konseyde “doktor şikâyet telefon hatlarının” kapatılması tartışılıyormuş bugünlerde. Konuya aslında iki yönlü de bakabiliyorum. Neden mi? Benim ablam da bir hekim olarak hasta ve hasta yakını şiddetine maruz kaldı, hem de Gaziantepte. 

Ailemde çok sayıda sağlık çalışanı var. Ne kadar stresli bir ortamda çalıştıklarını biliyorum. Bunca yetersiz koşul altında insanlara sağlık hizmeti vermenin ne kadar fedekârlık istediğini de. En acı örneklerden biri rahmetli Ersin Arslanı biliyoruz. 

Doktor şikâyet hatları kapatılırsa bence sağlıkçılara uygulanan şiddet vakaları da artar, insanlara kendilerini ifade edecek alanlar açmak lazım, otorite ve karar alıcılar bu alanları açmaz ve güvenli tutmazsa, herkes kendi adaletini kendi yaratmaya kalkar. İnsanların geri bildirimlerini alabileceğimiz şeffaf mekanizmalar olmalı, gelişmiş ülkelerde böyle bırak tlf. ile şikayeti, bir çok farklı bilgi sağlayan mekanizma var üstelik insanların aramasını beklemeden, onlar insanları arayıp nasıldı deneyiminiz diye soruyorlar, bizimkilerse bir tane hat var, onu da kapatalım diyorlar. Bence bu tür konular, siyaset üstü konular... Hepimizin ortak paydası... Sağlık hizmeti almak, vatandaşın en doğal hakkı... Pazarda hangi meyveyi alacağınıza karar verme hakkınız var ama doktorda hangi tahlili yaptırmak isteyeceğinize karar verme hakkınız yok mu? Varmış işte... Yasa var diyor... Kent konseyindeki deneyimlerimi de anlatacağım yakında.

Sağlıklı ve sevgiyle kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.