1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. *Olay TV kasedi niye vermek istemedi *Biz bunları hakediyor muyuz sahiden !
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

*Olay TV kasedi niye vermek istemedi *Biz bunları hakediyor muyuz sahiden !

A+A-

Olay TV kasedi niye vermek istemedi Geçen hafta spor programına Mehmet Kızıl'ı çıkartmışlar ve yaklaşık 1 saat boyunca benim adımı vererek konuşmuşlar.. İzleyemediğim için ne konuşulduğunu tam olarak bilmiyorum. Ancak Mehmet Kızıl'ın şahsım adına yapmış olduğu iftira ve yalanlara, yıllarca emek verdiğim Olay TV olarak resmen çanak tutulmuş.. Programı yöneten Mustafa Teke kardeşimiz yapması gerekeni yapmamış ve "burada olmayan kişi ve kişiler hakkında konuşuyorsunuz ve hayli ciddi iddialarda bulunuyorsunuz, yayıncılık gereği onlara cevap hakkı düşer"dememiş tabii.. Programdaki arkadaşlar bazı sorularla aslında Mehmet Kızıl'ın yalanlarını ortaya çıkarmışlar duyduğum kadarıyla ama, yine de kasedi tam olarak izlemediğim için kesin bir şey diyemiyorum..Ben İstanbul'da olduğumdan o programın şahsımla ilgili bölümünün kasedi istemiş gazetemizin spor sorumlusu, ama Mustafa Teke bugün yarın diyerek savsaklanmış durmuş.. Ve hala kasedi vermemiş.. İşin daha vahim yanı, suçlanan ve iftira atılan diğer kişi olan TEDAŞ Bölge Müdürü Ali Akbağ'ı da oyalayıp kasedi vermemişler..Anlaşılan o ki, Olay tv kasedi vermek istemiyorsa, demekki bir bildiği var, veya bir yerlerden talimat almış olmalı.. Şimdi biz yasal olarak o kasedi RTÜK kanalıyla hukuki yollarla yine isteriz ama, galiba buna değmez diye düşünüyorum.. Olay tv'deki dostlarımı da, yaptıkları yayıncılık gereği gerek basın meslek ahlakı yönünden, gereksede mesleki anlayışlarından dolayı bir kez daha tebrik ediyorum.. 

 

Biz bunları hakediyor muyuz sahiden !

 

Sadece "Haftaya Bakış" ile olmayacak bu iş..Artık hafta arasında da yazmak vacip oldu..Zaten Gaziantep'te konudan çok ne varki.. Yeterki yaz, yeterki yazabil..Yeterki yönetilme.. Yeterki sessiz kalma.. Yeterki vatandaşın yaşadıklarını yaşa.. Evet.. Şu artık çok net... Bu şehirde yaşamak artık her şeye katlanmayı göze almakla eşdeğer hale geldi..Trafik zaten çözümsüzlük konusunda liderliğini koruyor.. Ve her geçen gün onlarca yüzlerce araç şehir trafiğine katılıyor..Yollar daralıyor, trafik kilitleniyor.. Çözüm adına yapılması gereken radikal kararlar alınmayınca, popülist yaklaşımlar egemen olunca, hatıra gönüle dayalı bir politika izlenince, koskoca kentte trafik kilitleniyor.. Yağmur veya kar yağınca rezil mi oluyorsunuz.. Yolların temizlenmeyişi yüzünden araçlarınızın kaymasını, kaza tehlikesi yaşamanızı, hatta kaza yapmanızı içinize sindiremiyormusunuz.. Rezilliğiniz sadece trafikle kalmıyor, birde elektrik kesintisi yüzünden perişan mı oluyorsunuz.. Kış gününde hastalanma pahasına battaniyelere mi sarılıyorsunuz.. Hiç dert etmeyin, kendi kendinizi paralayıp durmayın.. Çünkü bu kentte artık bunlara alışacaksınız, alışacağız..Çünkü bu kent sahipsiz.. Çünkü bu kentin sahibi yok.. Çünkü bu kentte vatandaşın sorunuyla ilgilenen yok.. Çünkü bu kentte vatandaş kendi kaderiyle baş başa bırakılmıştır..VE ASIL BOMBA, ÇÜNKÜ BUNLARIN HEPSİNİ HAKEDİYORUZ..

KABLOLAR ALLAHA EMANET

Şehrin sorunuyla kimse ilgilenmiyor..STK'lar seyirci.. Bürokrasinin umurunda değil. Belediyeler çalışıyor ama vatandaşın yaşadığı sorunlara çözüm bulma adına ciddi bir altyapıları yok..Arayın herhangi belediyeyi gece veya gündüz fark etmez, sorunlarınızı anlatırsınız ve orada kalır.. Siyasiler ancak kendilerine gelen şahsi şikayet ve isteklerle uğraşmakla meşguller. Muhalefet partileri zaten şehrin sorunu diye bir şeyden habersiz. MHP'de Mustafa Erzin'den umudumuz var ama onun da sesi çıkmaz oldu.. İktidar partisi farklı dünyalarda..Milletvekillerimiz bir şeyler yaptıklarına inanıyorlar ama vatandaşın genelde yaşadığı sorunlara çözüm adına herhangi bir girişimde bulunmuyorlar.. Örnek mi istiyorsunuz, işte şehrin elektrik sorunu..Kar yağar kesilir, yağmur yağar kesilir. Trafo patlar kesilir..Rüzgarlı havalarda kesilir..Yani gelişmemiş bir kasabada ne yaşanıyorsa, bizde büyükşehir'de aynısını yaşar dururuz.. Yıllardır yazar dururum, kablolar yer altına alınmalı derim, kendim söyler kendim dinlerim.. Daha 2-3 ay oldu olmadı, Sayın Fatma Şahin ve Ahmet Uzer'le konuştuğumuz.. Her ikisine de, geçen sene kış mevsiminde Gaziantep'te elektrik kesintilerinin çok olduğunu, elektrik hatlarının direklerden geçtiği için ağaçların özellikle kar yağışında kırılıp devrildiğini ve kabloların koptuğunu, bir anda çok sayıdaki bölgede aynı olay gerçekleşince ekiplerin hepsine birden yetişme şansının bulunmadığını ifade etmiştim.. Ve buna kesin çözüm bulunması gerektiğini, bu kış aynı sıkıntıyı yaşamak istemediğimizi söylemiştim..

İHALE İPTAL EDİLDİ KİMSE MÜDAHALE ETMEDİ

Konuyu yakından takip ettiğim için ağaçların köklerinin zayıf olduğunu biliyorum..Ağaç dikiyoruz ama çok yer kayalık olduğu için ağaçlar kök tutmuyor ve maalesef bunu bilerek yapıyoruz.. İşte o ağaçlar küçücük bir baskıda yar yatıyor, kırılıyor..Bunun çözümü kabloların yeraltına alınması..Araştırdım Gaziantep Tedaş bunun için harekete geçmiş, yatırım için ihale yapılmış, ama nedendir bilinmez, genel müdürlük ihaleyi iptal etmiş..Ve böylece Gaziantep'te kabloların yeraltına alınması işi gerçekleşmemiş.. Maalesef kimseler, yani bu kentin valisi, belediye başkanları, milletvekilleri, Bakanı ve iktidar partisinin il teşkilatı, hatta muhalefet "yahu Gaziantep'in bu yatırıma ihtiyacı var, niye ihaleyi iptal ediyorsunuz"dememiş..Ve bugünlere gelinmiş.. NOT: Bu yazıyı kesip saklayın, önümüzdeki sene aynısını kopyalayıp yapıştırın, inanın Gaziantep'te hiçbir şeyin değişmediğini göreceksiniz..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.