1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ

A+A-
Ava giderken avlanmak

Öyle bir maç oynandı ki Kamil Ocak'ta, Gaziantepspor tüm futbol uzmanları dahil sıradan bir sporseveri bile yan yatırdı.. Maçın belirli bölümlerinde Boksör gibi yumruğu yedi yedi ama yıkılmadı. Sonra da son saniyelerde sağ gösterip sol vurarak rakibini yere yapıştırdı..

Güreşçi gibi önce alta düştü, bu mücadeleyi kaybeder gibi gözüktü, sonra yerinde hamlelerle rakibini tuş etti..

Erken golle birlikte o dakika maçın bittiğini düşünen Beşiktaş'a karşı cılız birkaç atak girişimiyle ilk yarıyı 1-0 yenik kapayan Gaziantepspor için herkesin ortak fikri, Beşiktaş ikinci yarı 3-4 atar şeklindeydi..

Ama o Beşiktaş attığı birinci golden sonra, maçtan önceki disiplinini, rakibini önemsemeyi bir kenara koymuş, "ben bu maçı nasıl olsa kazanırım"demeye başlamıştı..

Yani resmen ava giderken avlanmak gibi..

İşte o tehlikeli düşüncenin sonuçta ters tepeceğini, ne Beşiktaş kenar yönetimi nede sahadaki futbolcular hesaba katmamıştı..İkinci yarıda saha içi mücadele kadar, kenar yönetimin taktik savaşı da vardı Kamil Ocak'ta..Hamleler çok önemliydi, Hikmet Karaman bu ustalığını iyi kullandı. Samet Aybaba ise, tıpkı sahadaki futbolcular gibi "nasıl olsa 90 dakika sonra sahadan galip ayrılan taraf biz oluruz" düşüncesindeydi..

Aslında olmuyor da değildi yani.. Sadece Sivok'un sihirli elinin Gaziantep'e hayat vereceği hesaba katılmamıştı.. İşte ne olduysa o penaltıyla oldu ve Gaziantepspor dağınık, parçalanmış ve demoralize görüntüsünden uzaklaşarak gerçek kimliğini yeniden yakaladı..

Hele son dakikada Orhan'ın Gülle'si Beşiktaş filelerine gittiğinde, kara kartalın kolu kanadı kırılmış oldu..

İYİ OYNAMADIĞIMIZ KESİN

Şu bir gerçek ki, Gaziantepspor iyi oynamıyor..Defansif yönlü sorunları çok fazla..

Bu zafiyetler rakibin durumuna göre değişiyor.. Bu maçta belki de Sivok o penaltıyı yapmasa, sonuç Kasımpaşa maçındaki gibi de olabilirdi.. Çünkü Beşiktaş moral bulmuştu..Ama şans ibresi bir kere Gaziantepspor'a dönmüştü..

Zaten bu maç ve galibiyet Gaziantepspor'a o kadar gerektiki.. Aksi halinde, ligin tabanına yerleşecekti. Ve toparlanma çok zor olabilecekti..

Ama gelen galibiyet kadar bunun Beşiktaş gibi önemli bir rakibe karşı alınması, kırmızı siyahlı futbolcuların motivasyonunu üst seviyelere yükseltmiş oldu..

Temennim futbolcuların ve kötü sonuçlarda ortadan kaybolan ama bir galibiyette ortaya çıkan bazı yöneticilerin ağızlarına sahip olmaları.. Elbette Hikmet Karaman bu uyarıya dahil değildir..

DEPREMDE GAZİANTEP GERÇEĞİ

Depremi ancak hissedince aklımıza getiriyoruz.. Biraz sallanıyoruz, o heyecan ve korkuyu yaşıyoruz, bir iki gün konuşup ilgilenir gibi yapıyoruz, ama sonra her şeyde olduğu gibi meseleyi bir kenara itiveriyoruz.. Yıllardır hem köşemde hemde haberlerimizle Gaziantep'te deprem için alınması gereken önlemler konusunda yayınlar yapıyoruz.. Dilim döndüğünce ben, bilimsel olarak uzmanlar ve yetkililer, sürekli Gaziantep ve bölgemizde olabilecek deprem için kentte sorumlu olanları duyarlı olmaya, tedbirler almaya çağırıyoruz..

Bu sorun asla küçümsenemez.. Aldığım bilgiler çok net.. Gaziantep ve bölgesinde fay hatları yenilendi. 1992 yılından itibaren son 20 yılda, toplam 150 olan fay şimdi 320'ye yükseldi. 190 yıldır İslahiye ve Nurdağı suskun.. Hergün 1 cm kayma oluyor ve bugüne kadar 5 metreye yakın sıkışma olduğu söyleniyor.. Bir uzman 7.5 şiddetindeki depremin 1 milyon ton patlayıcı madde etkisinde olacağını ve bunun Gaziantep'te 40-50 bin can kaybına yol açacağını söylüyor..

Bir diğer yetkili, 1992 yılından önce Gaziantep'te yapılan binaların mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini, buna vilayet dahil önemli kamu binalarının eklenmesini söylüyor.. Buna Organize Sanayi bölgesindeki bina ve fabrikaların birçoğunun tehlike arzettiğini de ekliyor.. Sözün özü; Gaziantep ciddi bir deprem tehlikesiyle karşı karşıyadır..Bu iş boş vermeye gelmez..

GAZİANTEP'İN KİMYASI İYİCE BOZULDU

Bu kentin yerlileri olarak artık eski Antep'in olmadığı zaten görüyoruz..Üzerinde titrediğimiz tek şey, ne kadar göç alırsa alsın, kent yaşamının bozulmamasıydı.. Bu kentin tarihi ve kültürel kimliği üzerinde oynanılmamasıydı.. Maalesef galiba o tren kaçırıldı..Gaziantep artık bambaşka bir kent haline dönüştürüldü..Göçle gelenler etnik ayrımcılık yapmaya, kendilerini sayılarla ifade etmeye ve güç gösterisinde bulunmaya başladı. Hatta bazıları bunu tehdit aracı olarak kullanmaya eğilimine girdi..

Şehrin belirli semtlerinde Getto'lar oluşturma teşebbüsleri amacına ulaştı. Gaziantep'i irdelediğinizde, birçok semt ve bölgenin, aynı şehirlerden ve ilçelerden göçle gelen insanlar tarafından Getto haline dönüştürüldüğüne şahit olursunuz.. Buna maalesef ilk başlarda seyirci kalındı, sonra siyasetçiler tarafından göz yumuldu dahası teşvik edildi.. Oysa bu kişiler şehrin değişik bölgelerine yerleştirilebilseydi, kent kültürüyle hareket etmek zorunda kalacaklardı.. Maalesef yapılmadı. Antep'e kapağı atanlar en kısa zamanda kendi evlerinin çevresinde yakınlarını ve tanıdıklarını getirdi.. Varoşlarda başlayan bu gelişme, Gazikent bölgesinde müthiş bir yoğunluğa götürüldü.. Cinderesi, Vatan, Kahvelipınar, Bozoklar, Üçoklar, Beydilli, Narlıtepe ve Ocaklar mahalleleri göçle gelenlerin en çok tercih ettikleri bölgeler oldu..

Bu yığılmalara kentte sorumlu olan herkes seyirci kaldı. Göçen bu insanlar kendi hallerine bırakıldı.. Onlarda nereden gelmişlerse, oranın kültürüyle yaşamaya başladı.. Belediyeler oy uğruna, yasa dışı imar uygulamalarına göz yumdu.. Özellikle Siyaseten oy deposu olarak bakılan bu insanların yaptıkları hertürlü yasa dışı işler hoş görülmeye, hatta kapatılmaya başlandı.

BARİ SURİYE'DEN GELENLERE DİKKAT EDELİM

Doğudan göç edenlere seyirci kalan, o insanları kendi hallerine bırakarak kent kültürünün havasını yaşatamayan, kentte yaşamanın gerekleri konusunda bilgilendirip bu konularda destek vermeyen siyasi erk ve kentin yöneticileri, bu hatalarını bari Suriye'den gelenlere yapmasalar..

Şu bir gerçek ki, artık Suriye'den gelenler kolay kolay ülkelerine geri dönmeyecekler.. Yani hepimiz onlarla birlikte yaşamaya alışmalıyız..

Genel olarak değerlendirdiğimizde, Gaziantep'e gelen Suriyeli'leri 3'e ayırmak gerekir.. 1- Parasız pulsuz olanlar.. 2- Siyasi nedenlerle kaçıp gelenler ve ne yaptıkları, ne yapacakları bilinmeyenler.. 3- Parası olan ve şehirde ev satın alarak veya kiralayarak ikamet etmeye başlayan, hatta şirket kurup ticarete atılanlar..

Bunlar ne olursa olsun tesbit edilmeli..Vilayet, Belediyeler, hatta odalar hareket geçmeli.. Elbette Emniyete de görev düşüyor.. Onlar da Mahalle muhtarlarıyla temas kurup kimlerin Suriye'den gelerek ikamet ettiğini öğrenmeli.. Bunların çocuklarının okul işleri daha ayrı bir olay.. Üniversite konusu kısmen de olsa çözülmüş gibi.. Her ne kadar bazıları tepki gösterse de, Suriye'de Üniversiteye giden öğrencilerin doğrudan Gaziantep'te üniversiteye başlaması için hükümetin aldığı kararı olumlu buluyorum..

Demem odur ki, Gaziantep artık farklı bir şehirdir..Göçle geleniyle, Suriye'den kaçanlarıyla, Türkü, Kürdü, Süryanisi, Alevisiyle bu şehirde hep birlikte yaşamak zorundayız..Tek endişemiz, kentin huzurunu bozanlara, ırkçılık yapmaya çalışanlara, ayrımcılığa kalkışanlara siyasilerin göz yummaya kalkışıp onları sahiplenmeye çalışmaları..İşte o zaman bu şehirde huzurun H'sini bile bulamazsınız..

CHP'NİN GİDİŞATI GİDİŞAT DEĞİL

Cumartesi günü şehrimize ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'mu geldi, yoksa mecliste grubu bile olmayan, hatta yüzde 1-2 oy potansiyeli olan bir siyasi partinin genel başkanı mı geldi, inanın bir türlü anlayamadım.. Sözüm ona iktidara oynayan bu partinin genel başkanı Gaziantep'e gelecek doğru dürüst kimsenin haberi olmayacak, haberi olanların ise 100-150 kişisi Kemal Kılıçdaroğlu'nu takip edecek, toplantısına katılacak..

Bırakın vatandaşı, bırakın partilileri, sadece İl ve ilçe yönetim kurulundakiler gelse, bu sayıdan fazlasını toplarlardı.. O Şehitkamil Kültür Merkezinin bin kişilik salonuna insanlar sığmazdı..Ama ne gariptir ki, ŞKM'nin küçük salonlarından birisinin yarısını bile dolduramadılar..Oysa o küçük salon herhangi bir dernek toplantı yapsa yine dolardı..

Anlaşılan o ki, Gaziantep CHP bu konuları hafife alıyor..Veya gördükleri ve anladıkları ancak bu kadar olduğu için, bu yaptıklarının normal olduğunu düşünüyor.. Ve genel başkanlarının gelişini dar kapsamlı toplantılar olarak değerlendirip gayret göstermiyor.. Ve bundandır ki, her ne olursa olsun, genel başkanın gelişinde yaratacağı sinerjinin partililere ve vatandaşlara bambaşka bir hava yaratacağını hesaba katmıyorlar..

Bilemiyorum tabii..Yönetim kademesinde görev yapanlara saygı var..Ama şunu rahatlıkla söylemeliyim ki, bu düşünceyle hareket ettikleri, kentin sorunlarına uzak kaldıkları, partide sinerji yaratamadıkları, daracık bir çerçeveden çıkamadıkları müddetçe, CHP'nin son 2 seçimde aldığı oyları bile mumla arar olurlar..

KAVŞAKLARDA ARAÇ PARKLARINA NEDEN SEYİRCİ KALINIR

Gaziantep ayarında veya daha modern şehirlerde niye özellikle kent merkezindeki kavşaklarda araçların parkettiğini göremiyorum da, bu şehirde görüyorum..Üstelik resmi olarak Parkomatlı parklar da var aralarında..Trafik belirli saatlerde zaten sıkışıyor. Özellikle akşam dönüşlerinde..Ancak kavşaklar resmen işgal altında.. Hele çift araçların geçebileceği kavşakların trafik lambalarından itibaren parketmiş otomobiller yüzünden tek araçlık haline dönüştürülmesi anlaşılır gibi değil..Kısa süreli yanan yeşil ışıkla birlikte 4-5 aracın geçebildiği bu kavşaklarda o otomobiller parketmemiş olsa, 8-10 araç geçmiş olacak ve yığılmaların önüne geçilecek.. Ve ne acık ki, gerek Trafik Müdürlüğü, gerekse zabıtalar en kolay olan bu sorunu bile çözmeye niye yanaşmıyor, onu da anlamış değilim..

YEŞİL IŞIKLARIN SÜRESİ NİYE KISALDI

Trafikten başlamışken, birde ışıkların sürelerini tekrar yazayım bari.. Son dönemlerde sabah gidiş, akşam dönüşlerde yeşil ışıkların süreleri yine azaldı..Ve haliyle kavşaklarda araçlar kilitlenmeye başladı..Oysa bu konu da çok basit.. Sabah ve akşam vakitleri şehrin belirli kavşaklarında yeşil ışık süreleri uzun tutulsun..Başka şehirler bunu yapıyor da, biz niye yapmıyoruz, inanın anlamış değilim..

HANİ TRAMVAY KIRMIZI IŞIKTA DURACAKTI (2)

Birde Büyükşehir Belediyesinin genel sekreteri Sayın Fuat Özçörekçi aylar önce söz vermişti, Tramvay geçerken trafik ışıkları değişmeyecek ve kırmızı ışıklarda duracak diye.. Bir kere hatırlatmıştım ama demekki görmemiş veya unutmuştur..Sanırım yardımcıları da ciddiye almıyordur bu tür meseleleri..Nede olsa kocaman kocaman ihaleler, alım satımlar, yurt dışı gezileri yüzünden şehrin temel sorunlarıyla ilgilenmeye vakit bulamıyorlardır..

ÇİLEK MAĞAZASINDAN AÇIKLAMA GELDİ

Gürkan Öksüzler adındaki bir vatandaşımız alış veriş yapmış, daha sonra mal tesliminde mağaza tarafından sıkıntı yaratılmıştı. Bana başvuran bu vatandaşımızın şikayetlerini kaleme aldıktan sonra söz konusu Çilek Mağaza yetkilileri hemen harekete geçerek hem mağduriyeti giderdi, hemde bize bunu duyurma nezaketi gösterdi. Bizde kendilerine teşekkür ediyor, yaptıkları açıklamayı olduğu gibi yayınlıyoruz:

Sayın Ökkeş Özekşi,

Çilek A.Ş olarak; müşterilerin talep, beklenti, öneri ve sorunlarını önemle ele alıp çözümler getirmek, temel önceliğimizdir. 5 kıta ve 66 ülkede 444 satış noktası ile 2 milyondan fazla eve ulaşan Türkiye'nin uluslararası markası olarak; sadece satış sürecinde değil, satış sonrasında gerçekleşen servis hizmetleri konusunda da titizlikle çalışıyor, talep ve şikayetleri hassasiyetle değerlendiriyoruz. Müşteri memnuniyeti bizim için çok önemlidir ve kontrolümüz dışında gelişen böyle ender aksaklıkları da en aza indirmeye gayret ediyoruz. Bu kapsamda, sayfanızda yer verdiğiniz bir müşterimizin siparişinin teslim edilmesinin geciktiği yönündeki şikayeti giderilmiş, hiçbir sorun kalmamıştır. Bilginize sunar, iyi çalışmalar dileriz...   
Saygılarımızla, Kadir Özoğlu, GTC İletişim Danışmanlığı..

Hepinize iyi haftalar
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.