1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ

A+A-
BİR PUANIN DEĞERİ

Gaziantepspor belli ki beraberliği hedefemişti, onu da almasını bildi..

Dünkü maçın Gaziantepspor cephesinden özeti kısaca budur..

İlk yarıda 10 dakika oyunu kendi alanında kabul ettiler, sonra orta saha üstünlüğünü ele geçirdiler, ama gol bölgelerinde etkili olamadılar..

Bence bu yarıda Samsun tahminleri alt üst eden durgunluktaydı.. Gaziantepspor birazcık çaba gösterebilse bu Samsun'a rahatlıkla gol atabilirdi. Ama daha çok oyunu dengede tutmayı tercih ettiler.. Sadece birisinde Elyasa'nın vuruşu yan direkten döndü, başka pozisyon yoktu..

İkinci yarıda Samsun için kaybedecek birşey olmayınca haliyle oyunun büyük bölümü Gaziantepspor sahasında geçti.. Samsun bu yarıda yapabileceğinin fazlasını yaptı..Pozisyon üretti ve buldu. Ama son vuruşlardaki yetersizlik, biraz da Karce'nin çabasıyla golle sonuçlanmadı.

Dikkatimi çeken şey, 70'den sonra Gaziantepspor'da yorulma emarelerinin görülmesiydi.. Orta saha gerçekten çok yorulmuştu ama doğrusunu söylemek gerekirse ben bu kadarını beklemiyordum.. Zaten Samsun bundan iyi yararlandı ve ortadan geliştirdikleri ataklarla pozisyon üretti. Ama gol atmayı beceremediler..

Şu bir gerçek ki, dünkü maçtan alınan bir puanın değeri, diğer maçlardan gelen sonuçlarla ortaya çıktı. Karabük Antalya'yı yenince Akdeniz ekibini potaya soktu. Manisa ise tahminleri alt üst etti ve Mersin'i mağlup etti.

Alttakilerin kazanmasıyla Gaziantepspor'un aldığı bir puanın önemi büyük oldu. Eğer bu maçtan eli boş dönülseydi, şimdi bu yazıyı başka türlü yazabilirdik..

Ben yine de herşeye rağmen henüz tehlikenin tam olarak geçmediğini ve dikkatli olunmak gerektiğini söylemek durumundayım..

GAZİANTEP, GAZİANTEPLİYE NİYE DESTEK VERMEZ

Uzun süreden beri gündeme almak istiyor ama bir türlü fırsat bulamıyordum. Ancak Halı fuarının açılışında Sayın Mehmet Aslan ve Adil Konukoğlu, konuya değinip biraz da dert yanınca, "işte tam sırası" dedim..

Konumuz GAZİANTEP'TE ÜRETİLEN MAKİNALAR.. Önce hemen belirteyim; Makina Sanayini bildiğimi sanıyordum.. Ama itiraf etmem gerekirse, Sayın Halil Mazıcıoğlu ile birkaç kez bu sanayici arkadaşlarla masaya oturup gerçekleri dinleyip sorunları öğrendiğimde, aslında hiçbirşey bilmediğimi anlamıştım..

Sanırm bu şehirde yaşayanlar olarak sizlerde detaylı şekilde bilmiyorsunuzdur..Gaziantepli Makinacıların neler ürettiklerini, neler yaptıklarını yeterince duymamışsınızdır..Yıllar önce aklıma sadece bir Savunma sanayi için Kasatura takılı kalmıştı..Birde medyanın ilgisini çeken Mennan Usta mucizesi.. İşte bu şehirde o Mennan Ustanın bile sıkıntı çekip, tökezleyip tekrar doğrulana kadar anası ağlıyorsa, hiç tereddüt etmeyin, tüm makina sanayicilerinin de yaşama ve mücadele etme adına anası ağlıyordur..

Çünkü, sanayisi ile ünlenen, ihracatı ile dünyaya meydan okuyacak şehirler arasına girmeye başlayan Gaziantepli firmalar, her ne üretiyorlarsa, maalesef o makinaları şehrimizden değil, yurt dışından satın alıyorlar..Şaka yapmıyorum, tamamen gerçek..

Oysa avuçlarının içinde, yanıbaşlarında o makinaları üreten Gaziantepli firmalarımız var..Hemde neler üretiyorlar neler.. Aklınıza hayalinize gelmeyen çeşitli sektörlere yönelik 99 çeşit envai türlü makinalar, cihazlar, aletler üretiyorlar.. Ne varki ürettiklerini başka ülkeler görüyor satın alıyor, Türkiye'de başka şehirler sipariş veriyor, ama onların yüzde 10'unu bile Gaziantep'teki firmalar görüp satın almıyor..

MAKİNALARI YABANCI ÜLKELER ALIYOR GAZİANTEPLİ ALMIYOR, NEDEN ?

Şu bir gerçek ki, Gaziantep Makina-Metal sektöründe imalat konularında tam 99 çeşit ayrı sektörler için kullanılacak makinalar üretiliyor.. Ve bizim Gaziantepli firmalarımız bunları, İngiltere, Avusturalya, Arjantin, Brezilya, Mısır,Suriye İran,  Brezilya, Hindistan, Özbekistan, Fas, Mısır. Suudi Arabistan, Ürdün, Kanada, İtalya, Etiopya, Azerbaycan, Lübnan, Yunanistan ve Erminastan dahil daha birçok ülkeye satıyorlar..

Yurt dışını bir kenara koyduk, Türkiye'de, başta tekstilin beyni sayılan Bursa, Adana, Kayseri, İstanbul, Manisa, Uşak, Isparta, Maraş, İzmir ve Ankara'ya makina satıyorlar.. Ve sıkı durum.. Sıra Gaziantep'teki firmalara geldiğinde tam bir şok yaşıyorlar..Çünkü başta Organize Sanayi Bölgesi olmak üzere şehirde faaliyet gösteren firmaların ancak yüzde 5'ine tekabül eden sayıdaki firmalara makina satabiliyorlar..

BAKIN GAZİANTEPLİ FİRMALAR NELER YAPIYOR

Gelin burada isterseniz Gaziantepli  bazı firmalarımızın ürettiklerine, neler yaptıklarına bir göz atalım. Bu sayede hem bilgi sahibi olalım, hemde bu işin sonunda söyleyeceklerime kulak verelim:

HEMAKS: Avusturalya, Arjantin, Brezilya, Mısır, Suriye ve İran'a, İplik katlama ve büküm makinaları ihraç ediyor..Kazakistan, Etiopya ve Irak'a ise komple anahtar teslimi makarna fabrikası yapıyor..Şaka yapmıyorum bunlar gerçek.. Yurt içinde ise Adana, Kayseri, İstanbul, Bursa, Manisa, Uşak Isparta, Maraş, İzmir ve Ankara'ya makinalar satıyor. Tüm bunlara karşın, Hemaks ürettiği makinaları, sadece 29 Gaziantep firmasına satabiliyor..

ÖRNEK MAKİNA: Ağırlığı, Halı sektöründe kullanılan makinalar. Tabii Triko için de makinalar üretiyor. Bunları İngiltere, Brezilya, Hindistan, Özbekistan, İran ve Suriye'ye ihraç ediyor..Türkiye'de İstanbul ve Bursa ağırlıklı şehirlere makina satıyor. Tabii en az makinayı Gaziantep'te bazı firmalar alıyor..

MENNAN MAKİNA: Halı ipliği, döşemelik ve perdelik kumaş ipliği, bütün sentetik iplik makinası, pet şişe kırığından silkonsuz elyaf makinası üretiyor.. Brezilya, Suriye, S.Arabistan, Özbekistan, Fas, Mısır, Ürdün, İran ihraç ediyor. 

GÜNMAK: Bulgur tesisleri, kırmızı mercimek dahil çeşitli gıda makinalarının yanısıra, soğuk çekme çelik helezon yaprakları ekipmanları üretiminin yanısıra, çimento helezonı ve ekipmanı ve üretim yapıyor.. Kendi sektöründe yaptığı 7 Arge projesi ile TÜBİTAK'dan destek alan tek firma olarak göze çarpıyor. Başta Amkerika olmak üzere, S.Arabistan, Kanada, Avustralya, İtalya, Etiopya, Mısır, Suriye, Azerbaycan, Lübnan, Yunanistan ve Ermenistan'a makina satıyor..

 

MİTAŞ: Halı ipliği üretim tesislerine makinalar yapıyor. Bunları Çin, Brezilya, İran, Özbekistan, Suriye'ye ihraç ediyor. Savunma sanayi imalatı yapıyor, roket kuyruk kanadı, kasatura, mermi kutusunun yanısıra Savunma sanayi ARGE çalışmaları yapıyor.Ayrıca ayakkabı ve terlik fabrikalarına makina, tekstil makinaları ve yan sanayilere hertürlü talaşşlı ve talaşsız imalat yapıyor..

UCUZ VE KALİTELİ HALI MAKİNASI ÜRETİYORUZ, 

AMA HALICILAR MAKİNAYI YURT DIŞINDAN ALIYOR

Evet, bunlar öğrenebildiklerim ve sizlerin de bilgilenmesini istediklerim.. Görünen o ki, Gaziantep'te HAZİNE var..CEVHERLER var.. Ama aynı zamanda bunların değerlendirilmesi konusunda bir yerlerde yanlışlıklar var..KALİTE deseniz, Yabancı ülkelere mal satabilmek bin dereden su getirmekten daha zor..Onlar beğenip aldıklarına göre, demekki ortada kalite sorunu yok.. Fiyat deseniz, aynı makinalar yurt dışından ithal edilen makinaların yarı fiyatına..

O zaman bir yerlerde yanlışlık var.. Özellikle Gaziantep Halı sektöründe..Düşünün,  Dünyaya meydan okuyacak hale gelinmiş, ama Halıcıların kullandıkları makinaların büyük çoğunluğu yurt dışından getiriliyor.. Sayın Selahattin Kaplan'dan bunun nedenini öğrenmek isterim tabiki..

KOLLARIN SIVANMA ZAMANI GELMİŞTİR

Ne yapılır bilemem..Ama içimizi sızlatan, yüreğimizi yakan bu sorunun mutlaka çözüme ulaştırılması gerektiğini düşünüyorum..Gaziantep'te üretilen makinaların, öncelikle şehrimizde faaliyet gösteren firmalar tarafından kullanılması için harekete geçilmelidir..

Biliyorsunuz, Gaziantep'in meseleleri söz konusu olduğunda hemen ilgili ve yetkili isimleri toplantıya davet eden Sayın Fatma Şahin, bu konuya öncülük edebilir..Tecrübeli isim olan Nejat Koçer, makinacılaran sorunlarının yakın takipçisi Halil Mazıcıoğlu, kapısını kapalı tutmayan Mehmet Erdoğan, duyarlı olacaklarına inandığım Şamil Tayyar, Ali Şahin, Mehmet Sarı, Derya Bakbak ve yoğun işlerinden fırsat bulabilirse Hüseyin Çelik, bu konuda öncülük edebilirler. Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu ile Ticaret Odası Başkanı Mehmet Aslan zaten konuya vakıflar..OSB Başkanı Cahit Nakıpoğlu, Halıcılar Başkanı Selahattin Kaplan da işin içine sokulmalıdır..Sonuçta Örnek Sanayicilerin Başkanı Mehmet Haratoğlu'ndan tüm bilgiler alınır, faaliyet gösteren firmalarla bir toplantı düzenlenir detaylı bir yol haritası çizilerek harekete geçilir..

Bu konunun ihmal edilmemesini ve"AŞ SICAK" iken yenilmesini öneriyorum..Kim öncülük yapacaksa, ki bu öncülüğü Sanayi ve Ticaret Odamız birlikte hareket ederek yapması gerektiğini düşünüyor, gazete olarak bu konunun takipçisi olacağımızı belirtmek istiyorum..

GÜZELBEY, PARKOMAT İŞİNE EL ATMALI

Dönelim bu haftaki konularımızın diğerine..Biliyorsunuz geçen hafta Belediyelerimizin takdire şayan icraatlarını ve hizmetlerini dile getirirken övmüştük.. Ancak madalyonun öbür yüzünü de göstererek vatandaşın günlük yaşamında çektikleri sıkıntılar konusunda çözüm üretmeyişleri ve fazla da oralı olmayışlarını da eleştiri konusu yapmıştım.. 

Tekrar ediyor ve yine dile getiriyorum.. Bu şehirde vatandaşın ulaşımda, trafikte ve yolların bozukluğu konusundaki sıkıntılarının görmezden gelinmesi hepimizin canını sıkmaktadır.Buna son olarak belki bazı bölgelerde işer yaramış gibi gözüksede, PARKOMAT olayının bu gidişle, yakın zamanda özellikle Sayın Asım Güzelbey'e yönelik eleştirilerin dozunu arttıracağını söyleyebilirim.. Parkomatların şehir merkezinde rakamsal olarak tam 1. 546'ya ulaşması, (BİN BEŞ YÜZ KIRK ALTI) çözüm üretme yerine tam tersi sorun üreten hale gelmesi, vatandaşların sinir sistemini altüst edecek davranışlar ve uygulamalara girilmesi, çok net ifade ediyorum. Sayın Güzelbey'e zarar vermektedir. Bu Parkomat işinde sanki birileri düğmeye basmış ve Asım Güzelbey'e nasıl zarar veririm hesabı yapmıştır.. Ve bunlar kimler ise başarıyla uygulamaktadır.. Ben gördüklerimden sonra bunu yazmak zorundayım..Ayrıntıları ve kepazelikleri daha sonra yazacağım..Şimdilik sadece Sayın Güzelbey'in dikkatini çekmek istiyorum..

ŞEHRİN YOLLARI SİLBAŞTAN YAPILMALI

Başka bir konu kentin yolları.. Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, ilçe belediyelerimiz, artık cadde ve sokaklara rakidal bir şekilde el atmak zorundadır..Çünkü bu şehrin cadde ve sokakları bitmiştir..Geçici asfalt dökmek veya yama uygulamasına geçmek artık çözüm değildir.. Sayın Asım Güzelbey, Rıdvan Fadıloğlu ve Mehmet Tahmazoğlu'nun, sorumlu oldukları bölgelerdeki cadde ve sokaklara el atmalı zamanı gelmiştir. Bu kentin insanı böyle kötü ve bozuk yollara layık değildir.. Üç başkan da ürettikleri birçok projeye YOLLARI eklemek zorundadır. Paraları YOLLARA dökmek zorundadır..Çünkü GAZİANTEP'İN YOLLARI EN BÜYÜK PROJE OLMALIDIR..CELAL DOĞAN PARKININ YÜRÜYÜŞ YOLUNU KİM YAPTI ?

Bazı şeyler insanın kafasını karıştırıyor. Akıllara ziyan işler olunca daha kötü oluyorsunuz.. Bunlardan biriside Celal Doğan parkının yürüyüş parkurunun beton yapılması gibi..Burası çevre halkının sabah ve akşamları yürüyüş yaptığı yer haline geldi. Tabanı toprak olan ve Kiremit tozu bulunan yürüyüş parkurundan ara sıra bende yürüyorum.. Dün bir baktım ki bu yola beton dökülmüş.. Niye dökmüş, niçin böyle yapmış bilmiyorum..Birileri bu parkın ihalesini alan her kim ise, o şahsa yürüyüş parkurunun toprak olması gerektiğini söylemesi lazımdı..Bunu da Sayın Güzelbey'in dikkatine sunarım..

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.