1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ

A+A-

  • TAHRİBAT BÜYÜK

  • Şehir: Ankara..

  • Yer: 19 Mayıs Stadı

  • Rakip, ligde bu güne kadar oynadığı 15 maçta 6 puan toplayabilmiş, tek galibiyeti ve 3 beraberliği olan Ankaragücü..

  • 15 gol atmış 31 yemiş bir takım..

  • Yabancı oyuncusu yok..Parası yok..

  • Kadrosunda Hürriyet'i çıkar Gaziantepspor'da oynayabilecek vasıfta oyuncusu yok..

  • Sahaya çıkan onbirin Süper ligdeki parasal değeri toplam 8.750.000 Avro..

  • Biraz daha devam edelim isterseniz..

  • Anakaragücü'nün o ilk onbirine, rakibi Gaziantepspor'un bırakın onbirinde oynayanını, ve yedeklerini, 18'ine bile giremeyen hangi oyuncusu olursa olsun direkt oynar..

  • Yani öyle bir Ankaragücü..

  • Ve bu takım karşısında sahaya çıkan onbirinin değeri, 26.400.000 AVRO eden Gaziantepspor ecel terleri döküyor..

  • Kalecisi Karcemarkas olmasa, en az 3 golü filelerinde görecek..

  • Sahada mücadele eden onlar..

  • Koşan, adam kovalayan, pres yapan, pozisyon üreten yine onlar..

  • Ve akıllara durgunluk veren pozisyonlarda topu filelerle buluşturamayan hep onlar..

  • Peki Gaziantepspor nerede..

  • Aslında bu soruyu sadece bu maç için değil, geçtiğimiz maçlar içinde sormamız lazım..

  • Ama illa da bu maç..

  • Ancak kafalar başka yerlerde, ayaklar durmuş..

  • İşlemiyor, çalışmıyor..

  • Oynar gibi yapıyorlar sadece..Koşar gibi, vurur gibi..

  • Ama hep GİBİ GİBİ..

  • İsteksiz, arzusuz vede ruhsuz..

  • Anlaşılan o ki, TAHRİBAT bizim sandığımızdan da büyük..

  • Sezon başından beri, yazdıklarımızı, uyardıklarımızı tekrar gözden geçiriyorum da, kulübü yönetenler bu kadar mı AYMAZ olurmuş..

  • Bu kadar mı DUYMAZ olurmuş..

  • Pes doğrusu..

  • EĞİTİMDEKİ GERİLEME SADECE OKUL YAPTIRMAKLA ÇÖZÜLMEZ

  • Eğitim konusunda Vali Erdal Ata'nın yakmaya çalıştığı kibritin, yayacağı ateşin etkilerini gerçekten merak ediyorum.. Böyle bir dönemi yanılmıyorsam Muammer Güler'in Valiliğinde de yaşamıştık.. O da okul için müthiş bir hamle yapmış, zenginleri ve hayırseverleri  şehirde okul yaptırma konusunda teşvik etmiş, iyi de sonuçlar alınmıştı.. Diğer Valilerimizden Lütfullah Bilgin'de eğitime özel yer ayırmış ciddi çabalar göstermişti..

  • Ama bu yapılanların hepsi okul binaları içindi.. En önemli unsur olan eğitimde kalite nasıl yükseltilir anlayışı ikinci planda bırakılmış, sadece okul yapılarak kalite yükselir, sorunlar çözülür inancı ile hareket edilmiş, maalesef idareci, öğretmen ve öğrenci faktörü unutulmuştu..  O zamanlarda bu ayrıntıyı kimse düşünememişti.. Düşünse bile üzerine düşmemişti..

  • Elbette o zamandan beri hızla büyüyen, hızla göç alan şehrin artan nüfusuna, mevcut okullar cevap veremez hale gelmişti.. Daha dramatik olanı ise,  o dönemlerde okul için ayrılan arsaların siyasi çıkarlar doğrultusunda başka amaçlar için, özellikle ilçe belediyeleri tarafından başkalarına peşkeş çekilmesi olmuştu.. Öyle ki,  hayırseverler okul yaptırmak için arsa arıyor, arsası olanlar ise karşısında ciddi bir milli eğitim yetkilisi bulamıyordu.. Bulsalar bile bıktırılıyor, sonunda okul yerine cami yapılmaya sevkediliyordu.. Bunu yaşayan çok yakın bir dostum yıllar önce gelişmeleri anlattığında şaşırmış kalmıştım.. Elbette camii de büyük bir ihtiyaçtı.. Ama küçücük bir beldenin okul ihtiyacı var iken, oraya ikinci bir camii yapılmaya mecbur bırakılmasının izahını anlamakta güçlük çekmiştim..

  • EĞİTİMCİLER AYNI İSE EĞİTİM DE AYNI KALACAKTIR

  • Şimdi Vali Erdal Ata'nın şehre yaymaya çalıştığı sinerjinin vereceği sonuçları kısa vadede görmek imkansız.. Beklemek lazım.. Ama istenilen sonucun alınabilmesi için sadece okul yaptırmanın yetmeyeceğini söylemek zorundayım.. Sayın Vali göreve geldiğinden beri bu köşede peş peşe ciddi mesajlar vermiştim. Ama şu ana kadar bu yönlü bir teşebbüsünü duymuş değilim.. Zaten bu konuda fazla bir şey yapma ihtimalini de zayıf gördüğümü itiraf etmeliyim..

  • Bilinen ve eğitimde geri kalmışlığımız için gelinen noktada şimdi söylenen ve odaklanılan tek şey; Okul eksiğimiz, derslik açığımız şeklinde... İşte bu bakış açısı ve düşünce  beni tatmin etmiyor.. Çünkü Gaziantep'in eğitimdeki geri kalmışlığının asıl nedeni, eğitimi yöneten ve yönlendiren yöneticilerin kafa yapısı ve bakış açısıdır..

  • Bakın Milli Eğitime.. Tepelerde yıllardır aynı isimler var.. İl ve ilçelerde Müdürler sürekli değişmiş ama alt kadrolarda yardımcılar, idareciler, müfettişler ve de öğretmenler hep aynı kalmıştır.. İşe cemaatçilik bulaşmış, tayinler atamalar, donanımlarına, birikimlerine bakılmadan gözü kapalı yapılmıştır.. Ve bu eğitimci kafasıyla Gaziantep bu günlere gelmiştir.. Sayın Vali 24 Aralık'ta yapılacak olan toplantıda hayırseverlerden, zenginlerden okul yapımı için destek isteyecek.. Gaziantepli de bunu seve seve yapacaktır.. Ama benim düşüncem, bu şehirde eğitimde silkinme ve kalkınma isteniyorsa, bunun sadece okullar yaptırmakla gerçekleşmeyeceğini söylemek olacaktır..

  • EMNİYETTE TRAFİK SOHBETİ VE GERÇEKLER

  •  Şehrimizin gerçekten çok ciddi sorunlarından birisi de trafik ve ulaşım konusu.. Sürekli gündeme getiriyor, çözüm yolunda öneriler sunuyoruz..Geçen hafta kavşaklardaki park konusuna değinmiştim. Trafikten Sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Sayın İbrahim Ergüder ile Trafik Şube Müdürü Enver İlhan'ın kahve ikramını kıramadım ve uzun bir sohbet yaptık.. Gerek Ergüder gerekse de İlhan, Gaziantep'in trafik sorunun yetersiz yollar kadar sürücülerin anlayışları yüzünden de büyüdüğünü söyledi. Gerçekten de kentin önemli bölgelerinde yaşanan kilitlenmelerin biraz da araç kullananlar yüzünden olduğunu söylemeliyim.. Aslında bu konuda emniyet boş durmuyor.. Trafik olarak cezalar yazılıyor.. Hem de ciddi cezalar.. Ama bunun caydırıcılığı tartışılır.. Çünkü biraz da kent ve trafik kültürü meselesi.. Mesela bu yılın 11 aylık denetleme ve ceza raporunda birinci sırayı park ihlali, ikincisini hız, üçüncüsünü ile kırmızı ışıkta geçme alıyor.. Çok ilginçtir emniyet kemeri ihlali azalmaya başlamış..Buna aracıma bindiğim anda kemeri takma alışkanlığı olan birisi olarak çok sevindim.. Demek ki, bizim gibilerin sayısını arttırmayı başarmışız..

  • Bu arada dikkat çeken diğer şey ise, İbrahim Ergüder'in söylediğine göre, kent merkezindeki araç sayısının 345 bine dayanmış olması.. Bu rakam 2010 yılında 316 bin 579 iken bugün itibariyle yüzde 9,2 artış göstermiş.. Araçlar gibi sürücüler de artmış tabii.. Gaziantep'te 2010 yılında 371 bin  719 sürücü belgesine sahip kişilerin bir yılda  401 bine ulaşması da  dikkat çekici..

  • YEŞİL IŞIKLARIN SÜRESİ NİYE KISA TUTULUR

  • Görünen o ki, Gaziantep'te trafik konusunda hemen hemen herkes aynı düşünüyor.. Ama çözüme gelince nedense bir adım ileri gidilemiyor..Örneğin belirli bölgelerdeki kavşaklarda yeşil ve kırmızı ışık süreleri..O kadar kısa tutuluyor ki, bunu bir türlü anlayamıyorum.. Aylar önce yazmış ve Büyükşehir Belediyesinin sinyalizasyon ekibinin, niye hala 15-20 sene önce uyguladığı metoda bağlı kaldığını merak ettiğimi söylemiştim.. 60-70 saniye kırmızıda bekletilen araçlar için 12-15 saniye yeşil veren zihniyeti gerçekten de sorgulamak gerekir..Oysa bu işin pratiği var..Şehirde yoğunluk yaşanan belirli kavşaklar var.. Bunların sabah ve akşam saatlerindeki yoğunlukları var..GİDİŞ ve DÖNÜŞ gerçeği var.. Yüzlerce metre hatta kilometreye ulaşan kuyrukların tek nedeni, o kavşaklarda sorumsuzca park eden araçlar ile trafik lambalarındaki ilkellik sonucudur..

  • Bir kavşakta 15 saniye yeşil yandığında en fazla 4-5 araba geçebiliyor..Araç sürücüleri vites değiştirmeler, dur kalktan zaten çıldıracak noktaya geliyor.. Oysa 15 veya 25 saniye verilen yeşil ışığı 100 -120 saniye yapsan ne kaybedersin ki.. İnsanlar zaten bekliyor. Bu sayede hiç değilse akış sağlanır.. Bu düşüncelerimi hem İbrahim hem de İlhan'a anlattığımda "Tabii neden olmasın hem de çok iyi olur" dediler. Tabii bu arada şehrin genel trafik sorunu konusunda da ayrıntılara girdik.. Parkmetrelerin yanlışlığına, kavşaklara araçlarını koyanlara, işyeri sahiplerinin sabahtan akşama kadar aracını caddeye bıraktığına kadar sorunları tartıştık.. Şunu net biçimde söylemeliyim ki, Gaziantep emniyeti trafik sorunu çözme konusunda kesin kararlı, Yeter ki önlerine engel çıkmasın.. Yeter ki onlara "idare edin, durun" denilmesin..

  • BEDAVA DAĞITILAN KÖMÜRLERİN ANALİZİ YAPTIRILDI MI?

  • Gaziantep'te hava kirlililiğin bu seneki boyutlarının yüksekliği gerçekten endişe verici..Bu yönde geçen haftaki yazımdan sonra, Gaziantep Mahrukatçılar Odası Basın Sözcüsü Murat Keklik, hava kirliliği tartışmasına son noktayı koydu ve kirliliğin tek sebebinin Sosyal Yardımlaşma Fonu tarafından dağıtılan kalitesiz kömürlerden kaynaklandığını söyledi.

  • Her ne kadar şehirdeki hava kirliliğini, sadece bedava dağıtılan kömüre bağlamak istemiyorum ama yine de Murat Keklik'in bu sözleri dikkate alınmalı diye düşünüyorum..

  • Örneğin aynı durum Mersin'de de yaşanmış..Yoksul halka dağıtmak için Türkiye Kömür İşletmesi Seyit Ömer madenlerinden çıkarılan kömürü alan Mersin Valiliğine bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, çevreye koku saçan ve zarar veren bu kömürleri analiz ettirmiş. Analiz sonrası ise korkunç bir sonuçla karşılaşmış.. Çünkü İl çevre ve orman müdürlüğü tarafından yapılan analizlerin sonucu, kömürün çevreye aşırı zarar verdiği ve insan sağlığını tehdit eder nitelikte olduğu anlaşılmış.. Bu gelişme üzerine dağıtılan kömürün hemen toplatılacağı belirtilmiş..

  • Şimdi bunu duyduktan sonra aklıma geldi, acaba Gaziantep Valiliği, şehrimizde dağıtılan kömürlerin analizini yaptırmış mıdır? Gaziantep'e hangi madenden kömür getirilmiş ve dağıtılmıştır.. Akşamları ve sabah saatleri bizlere nefes aldırtmayan, aldığımızda genzimize kaçan, gözlerimizi sızlatan o dumanın zehirli olup olmadığını bilmek hakkımız olsa gerek..

  • Hepinize iyi haftalar

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.