1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖKKEŞ ÖZEKŞİ İLE HAFTAYA BAKIŞ

A+A-
GAZİANTEP'TEKİ GÜZELLİKLERİ,

ÇİRKİNLİKLER GÖLGELİYOR

Ekonomide, özellikle ihracattaki büyümede ülkenin en dikkat çeken şehri olmak güzel bir duygu..Tarihi ve Kültürel yönde son yıllarda müthiş hamle yapan bir kent olarak görünmek de gururumuzu okşuyor..

Ama bu güzellikler, şehir hayatına girdiğimizde, kirli havayı soluduğumuzda, trafik karmaşasına hapsolduğumuzda, gürültü kirliliği ile karşılaştığımızda, hele gece yarıları atılan havai fişeklerle uykuda iken yataktan fırladığımızda, yine gece yarısı yollar bomboş iken ambulansların siren çalarak gitmesinde tamamen çirkinliğe dönüşüyor...

Ve haliyle Gaziantep; güzelliklerinden çok, çirkinliklerin ve insanı rahatsız eden gerçeklerin gölgesinde kalıyor

KAVŞAKLARDAKİ TRAFİK ENGELİ

NEDEN CİDDİYE ALINMAZ

Gaziantep'te garip bir uygulama var. Şehirdeki tüm kavşaklar araç parkıyla kuşatılmış durumda.. Trafik ve Belediye ekipleri bu soruna neden çözüm bulamazlar hala anlamış değilim Şehir zaten cadde ve sokakların darlığı ile sorun yaşıyor.. Buna bir de trafik ışıklarının bulunduğu kavşakların çevresine park edenler eklenince trafik seyri inanılmaz yavaşlıyor ve kilitleniyor...

Bu konuya artık çözüm bulma zamanı gelmiştir Şehirde trafiğin kilitlendiği belirli saatler, özellikle de akşam dönüş saatlerinde hangi bölgelerde kilitlenme olduğu artık herkes tarafından bilinmektedir.. Bu konuda Emniyet Müdürlüğü Trafik Ekiplerinin, bölge ve saat olarak yapacağı çalışmadan kesin sonuç alınır.. Nerede tıkanma varsa o bölgede belirli saatlerde park yasağı konulabilir. O kavşaklara bir tabela asılıp, "şu saatler arasında park kesinlikle yasaktır" denilir. Birkaç kez kontrol ve ceza sonrası bu işler önlenebilir. Böylece 2 veya 3 araçlık trafik ışıklarının olduğu kavşaklarda akış sağlanır, trafik hızlandırılır.. Eğer uygulamaya geçilsin inanın çok fark edecektir..

HAVA KİRLİLİĞİ BU ŞEHRİN UTANCIDIR

Gelelim şehirdeki diğer olumsuzluğa.. Son yıllarda hiç bu kadar dumandan rahatsız olduğumuzu hatırlamıyoruz. Güya Doğalgaz şehriyiz.. Ama bunun hiçbir işe yaramadığını üzülerek seyrediyoruz.. Özellikle akşam saatlerinde apartmanların çatılarından yükselmeye başlayan dumanlar, kısa sürede şehrin üzerini şemsiye gibi kapatıyor ve insanı nefes alamaz hale getiriyor..

Her sene bu konuyu yazarım ama bu sene galiba tavana vurmuş durumdayız.. İşin ilginç yanı, kimse bu konu için kılını bile kıpırdatmıyor.. İnsanlar nefes alamıyor, yaşlılar sıkıntı çekiyor, hastalar boğulacak hale geliyor ama bu şehirde yetkili yetkisiz hiçbir kuruluş "yahu ne oluyor?" demiyor..

Hadi kentin kenar semtlerinde ve varoşlarda bedava veya kalitesiz kömür yüzünden hava kirliliği yaşanıyor. Peki kentin yeni yerleşim bölgeleri olan özellikle İbrahimli ve Değirmiçem'deki kirlilik neyin nesi..

KALORİFERLER BİLİNÇLİ ŞEKİLDE YAKILMIYOR

İşin bu noktasında haliyle kömür kalitesi kadar kömürlerin yakılmasındaki ustalığın da önemi ortaya çıkıyor.. Binaların bacalarından simsiyah dumanlar çıkıyorsa, bilin ki o kaloriferi yakanlar acemidir, bilgisizdir.. Hem çevreye hemde binalara zarar veriyorlardır.. Geçen yıllarda kalorifer yakma eğitimleri yapılırdı. Şimdi o da bırakıldı herhalde.. Onun için yoldan geçen birisine bile kalorifer yaktırılacak noktaya gelindi.. Kimse küçümsemesin, bu çok ciddi bir sorundur.. Belediye ve çevre müdürlüğü ekiplerinin, sabah ve akşam saatlerinde binalara yapacağı kontrollerde, kısmen de olsa tam yanmayan kömürlerin bacalardan saatlerce siyah dumanla çıkması önlenebilir.. Bu işe resmi kurumlardan başlanabilir mesela !!!

ARA CADDE VE SOKAKLAR

Geçtiğimiz günlerde yazmış ve kentin ara cadde ve sokaklarının kazılardan, çukurlardan kendi haline bırakılmışlığından bahsetmiştim.. Hem Şehitkamil hemde Şahinbey ilçelerindeki cadde ve sokaklardaki bozuk yollara çözüm bulunması gerektiğini söylemiştim.. Bu konuda Sayın Mehmet Tahmazoğlu duyarlı çıktı ve kendi ilçesinde sıkıntıları bildiğini ama çaresizlikten birşey yapamadıklarını söyledi.. Örnek olarak da Kavaklık Günaydın sokağı verdi. Sayın Tahmazoğlu "Burası tam bir açmaz içinde. Yolu yapmak istiyoruz ama Tedaş burada alt yapı çalışması yapacağını söyleyerek bekle diyor. Ama tarih olarak gelecek yılı gösteriyor çünkü yatırım programında yok diyor. Bu durumda şimdi bu yola yapacağım her şey çöpe atılmış olacak. Bu yönde büyük sıkıntı çekiyoruz" diye konuşuyor. Gerçekten de Gaziantep'te kısa adı AYKOME olan ALTYAPI KOORDİNASYON KURULU hiçbir şekilde sağlıklı çalışmıyor. Yani adı var kendisi yok diyebilirim.. Resmi kurumlar arasındaki kopukluk ve iletişimsizlik yüzünden, bu şehirde altyapıya yönelik tüm çalışmalar Allaha emanet gidiyor. Telekom, Tedaş, Gaski ve Gazdaş ayrı telden çalıyor.. Belediye yolu kapatıyor 1 ay sonra Gazdaş veya Tedaş, veyahut Telekom o yolu delik deşik ediyor.. Adeta yaramaz çocuklar gibi hareket ediyorlar.. Bu soruna ciddi biçimde el atılması gerektiğini vurguluyor, bu başıboşluk yüzünden vatandaşları lütfen cezalandırmayın diyoruz..

OKUL ÇEVRELERİ GÜVENLİ OLACAK

Geçen hafta yazdığım konulardan birisi de, okul çevrelerinde öğrencilere tek tek sigara satıldığı yolundaki şikayetlerdi. Eğitimci büyüklerimizin uyarısını bu sütunlara taşımıştım. Sağolsun emniyet bu konuda duyarlı davrandı ve hemen arayıp bilgi verdi, birde bölge olarak ayrıntı istedi. Özellikle Çocuk polisi yetkilileri sık sık arayarak hem bilgi aldı hemde çalışmaları hakkında bilgi verdi.. Bu elbette güzel bir gelişmeydi. Çünkü okul çevrelerinde çocuklarımızın basit bir sigara yöntemiyle nasıl kandırıldığını ve daha sonra uyuşturucuya alıştırıldığını bildiğimizden, polisin dikkatli olması hepimizi rahatlatacaktı. Sağolsun onlar da bu konuda çok ciddi çalışma içinde olduklarını söyleyince biraz olsun nefes almış olduk..

DUNNİNG-KRUGER SENDROMU

Bir yerde okudum ve hemen dikkatimi çekti ve sizlerle paylaşmak istedim. Lafı uzatmıyor ve "Dunning-Kruger Sendromu"nun günlük yaşamımızda bizlere kimleri hatırlattığını gözden geçirmenizi diliyorum.. Gelin hep birlikte okuyalım:

Televizyon izlerken ya da işyerinizde birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldu mu hiç?

"Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz mi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış olacaklar ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

- Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

-Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

-Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

-Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Tüm, çalışmalar ve sonuçları bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:

-"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!

-Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

-'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.

-Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler...

-"Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında 'fazla alçakgönüllü'  davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler...Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile suçlanırlar..."

Bertrand Russel şöyle demiş;

"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.