1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ÖCAL ULUÇ
ÖCAL ULUÇ

ÖCAL ULUÇ

Bir yıl oldu!..Gaziantep'te spor yazarı arkadaşımız o zamanın, Türkiye Spor Yazarları Derneği Gaziantep Temsilcisi Ökkeş Özekşi'nin "öldürülesiye...

A+A-

Bir yıl oldu!..

Gaziantep'te spor yazarı arkadaşımız o zamanın, Türkiye Spor Yazarları Derneği Gaziantep Temsilcisi Ökkeş Özekşi'nin "öldürülesiye dövülmesinin ardından" tam bir yıl geçti!..


Robot resimlerinin bir yıl boyunca her gün "Özekşi'nin gazetesinde yayınlanmasına rağmen", değerli meslektaşımıza saldıranların bir tanesinin bile yakalanamamış olması gerçekten üzücü!..


Tam, "Anayasa teminatı altındaki basın hürriyetine karşı işlenen" bu alçakça saldırı konusunda "sessiz kalan" bütün ilgili kamu ve meslek kuruluşlarımızın yöneticilerini bir defa daha göreve davet etmeye hazırlanırken, gelen bir başka "üzücü haber" yaramızın üzerine "adeta" asit döktü!..


Türkiye Spor Yazarları Derneği "bazı" yöneticileri, Ökkeş Özekşi'yi "Disiplin Kurulu'na veriyorlarmış!.."


"Suç isnat ve iddia edilen" olayı biliyorum; aslında "o olay yüzünden" Disiplin Kurulu'na bugün "Özekşi'yi verenler" verilmeliydi; asgarisinden "Özekşi veriliyorsa, onlar da verilmeliydi" ki; adalet sağlansın!..


Aldığım bilgi doğru ise, "şikâyetçiler" Özekşi'nin Disiplin Kurulu'na "yönetim kurulu kararı ile sevk edilmesini" istemişler ama, "yönetimden böyle bir karar çıkaramayınca", kişisel şikâyete bağlı bir başvuru yapmışlardı!..


Altını çiziyorum; "aldığım bilgi doğru ise", Yönetim Kurulumuzu kutlarım!..

İnanıyorum ki, Disiplin Kurulumuz da, "hem suçlu, hem güçlü olanlara" gereken "adalet dersini" verecektir!..


Bekleyelim!..

Antalya ve basketbol!..

Antalya tatili sırasında, sevgili Özer Saraçoğlu'nun davetinde, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile "Antalya sporu üzerine sohbet" imkânı bulduk!..

Masanın bir yanında Antalya ekibi, Menderes Türel ile "eski" bir basketbolcu olan eşi ve Özer Saraçoğlu, beri yanında ise sevgili kardeşim Hıncal Uluç, sevgili Ünal Özüak ve ben vardık!.


Başkan, "Antalya'yı dünyada örnekleri olan" bir "basketbol kenti" yapma projesini masaya yatırdı.


Bu yıl "basketbol için ayrılan" 2.5 milyon dolardan başlayarak "10 bin kişilik" salon projesine kadar "neler yapmak istediğini" heyecanla anlattı!.

Proje "düşünce bazında" gerçekten heyecan veriyor ve pırıl pırıl parlıyor!..

"Basketbolu, futboldan çok ama çok fazla seven" bir spor insanı olarak "projenin başarı ile hayata geçmesini" elbette isterim!..

Amma, "iki önemli konu" beni ürkütüyor:


"Bir profesyonel futbol takımını Süper Lig'de tutamayan" bir şehirde, "basketbola onca para yatırılması nasıl sağlanacak" ve "İlle de futbol" diyen on binlerce insanın tepkisi nasıl karşılanacak; bu bir!..


İkincisi, "projenin başarı ümidi için" çok daha iç karartıcı; zira "dün ne yaptı ise, bugün ve yarın da ondan fazlasını yapamayacak olan" bir "Doğan Hakyemez" ile nereye ve ne kadar gidilebilecek; işte meselenin "püf noktası" burada!..


Menderes Türel mesela "Aydın Örs artı Can Çobanoğlu ikilisini bu proje için Antalya'ya getirebilse idi"; bu yazım elbette ki "bambaşka olurdu" ve elbette Takvim'de bu konuda enfes bir yazı yazan sevgili Ünal Özüak da "bu kadar karamsar" olmazdı!.

Tam da bugünlerde, Milliyet'te Bilgin Gökberk, "başka bir pencereden" olaya baktı ve "Antalya'da ne olacağını" bir - iki cümle ile dosta düşmana ilân etti!..

Bakınız ne diyor sevgili Gökberk:


"Basketbol Milli Takımımız'a, İspanya'daki Avrupa Şampiyonası için NBA'ci oyuncularımız da geldi.


Japonya'ya gelmeyenler.


Hido ve Memo.


Ne değişti peki?


Hiç.


Sorunlar bitti mi?


Hayır gitti.


Sorunlar değil, sorun vardı.


Gitti.


Antalya'ya.


Antalyaspor'a menajer oldu..."


***


Yani?..


"Sorun" şimdi Antalya'da!..


Türel Başka'ın işi zor, hem de çok zor!..

Her şeye rağmen dilerim ki, Doğan Hakyemez, "dünün değil", yarınların "çok değişmiş" Doğan Hakyemez'i ve bu "büyük hayalin gerçekleşmesinin öncüsü" olur!..

Bunlar değişmez!..

Hani İngiltere "AB için sonuna kadar Türkiye'nin yanındaydı?.."

Hani İngiltere, "Kuzey Kıbrıs'ta izolasyonların hafifletilmesi için" başlatılan girişimlere öncülük ediyordu?..

Kuzey Kıbrıs'ta Çetinkaya ile Luton Tow'ın yapacağı maçı, "takımlar sahaya çıkmışken", İngiliz Kulübü'nün yöneticilerine "Maçı oynarsanız sizi ligden atarız" tehdidi ile iptal ettiren İngiliz Futbol Federasyonu'na bilmem ki ne demeli?..

"Rumların ve Yunanların esir aldığı bir Avrupa ile karşı karşıya olduğumuzu" bilmem ki "anlayabilmemiz için" daha nelerin olması gerek?..

Olay çok üzücü, ama daha da "acı verici" bir başka tablo da var:

"Bu rezil skandal karşısında" Türkiye'nin "sessiz kalması!.."

Nerede benim "Spordan Sorumlu" Devlet Bakanı olan Başbakan Yardımcım?..

Sevgili Bakanım, "sesimizin çıkması için" İngiltere Futbol Federasyonu'nun başında Halûk Ulusoy'un mu olması gerekiyordu?..

Galatasaray'da ne değişti?..

2007 - 2008'in Galatasaray'ı mevsimi açtığı antrenmanlardan sonra "iki hazırlık maçı oynadı"; Anderlecht'i yendikleri maçı seyredememiştim, Young Boys'u mağlup edip kupayı aldıkları karşılaşmayı seyrettim ve dedim ki:

"Bu Galatasaray, başka Galatasaray!.."

Galatasaray'ın elbette "yeni" bir çok transferi var; "en büyüğü ve en merakla bekleneni oynamadığı" için çok daha rahat söylüyorum; "Bu Galatasaray çok farklı bir Galatasaray!.."

Hep "spor medyamızın acûllerinden şikâyet eden" ve "sabır" tavsiye eden ben, "daha iki hazırlık maçından sonra" böyle "iddialı" bir görüş ortaya koymakla, "çelişkiye düşmüş olmuyor" muyum?..

Hayır; şu anda "Galatasaray'ın yeni sezonda göstereceği performans ile ilgili" herhangi bir görüş belirtmiyorum; "bunun için vakit çok erken"; ben Galatasaray'ın sahadaki görüntüsünden ve havasından söz ediyorum; "Bu Galatasaray çok başka bir Galatasaray!.."


"Bu başkalık", transferlerden, oyunculardan gelmiyor; "onun için de vakit çok erken", başkalık "Gerets - Feldkamp farkından" geliyor; "bu Galatasaray Feldkamp'ın Galatasaray'ı" ve fark hemen fark ediliyor!..

Ne gördüm:


90 dakika koşan, rakibe sahanın her yerinde basan, tek top oynamaya çalışan, her fırsatta rakip kaleye şut atmayı deneyecek kadar "kendine güvenen", yardımlaşmayı ön plânda tutarken, "yaşlı - genç farkı" gözetmeden "kendini de göstermeyi isteyen" futbolcularla dolu bir Galatasaray!..


Ne gördüm:


Müthiş bir Anıl, müthiş bir Serkan ve müthiş bir Orkun gördüm!..

Başka?..


Galatasaray'ın "sağ bek mevkiinde sorunun hâlâ devam ettiğini" gördüm!..


Başka?..


Şimdilik "diğerleri için" görüş bildirmeyi erken buluyorum; daha 3 - 5 maç bekleyelim!..

Ceza böyle olur!..

Haber, spor gündemimize "şöyle" düştü: "Beşiktaş'ın yeni transferi Tello, Şili'nin Copa Amarica'da oynadığı Brezilya maçından önce otelde 5 arkadaşı ile beraber olay çıkardığı için Şili Futbol Federasyonu tarafından 20 maç milli takımlardan men edildi. Bu futbolculara, cezaları bittikten sonra, milli kadroya çağrılsalar bile 'maç primi ve takım kaptanlığı' da verilmeyecek!.."


Demek ki neymiş, sevgili Halûk Ulusoy ve sevgili Fatih Terim?..


Ceza "işte" böyle olur ve "böyle" olunca da "caydırıcı" olur!..

"Tescilli şikecileri", daha "bir yıl dolmadan milli takımlara alan", hatta "kollarına kaptanlık pazıbendini de takan" sizler, "neyi ve nasıl teşvik ettiğinizin" herhalde hâlâ farkında değilsiniz; uyanın artık!..


Bitmedi:


Ya bu haberi "Müjde" diye veren gazetelerimiz ve "cezaya sevinen" Beşiktaşlılar?..

Neymiş, "Bu ceza ile Tello'nun milli maç trafiği olmayacakmış ve Beşiktaş'ta sürekli oynama
Vah benim "fair play" denilince "mangalda atacak kül bırakmayan" meslektaşlarım vah!..


Bilmem ki, böylesine "kirli" bir müjdeye nasıl sevinilir?..

---------------

NOT: "UEFA'nın, Legia (Polonya) ile Vetra Vilnius (Litvanya) arasında oynanan İntertoto Kupası ikinci tur ilk maçında çıkan olaylar yüzünden Polonya ekibine verdiği iki yıllık ceza" da bize "örnek" ve "ders" olmalı; "ceza böyle olur"; gerisi "iş olsun, torba dolsun" misalidir!..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.