Fulya Mısırlıgil

Fulya Mısırlıgil

Yazarın Tüm Yazıları >

Neden?

A+A-

 

İnsan neden bilmez kıymetini yanı başında duranın zamanında ve neden anlamaz değerini başkaları bilmeden önce? 

Kolay ulaşabilir olmak mı anlamsız kılar varlığını insanın yoksa gözünün önündekini algılayamama psikolojisi midir acaba bu?

Neden iyiye iyi demek zor gelir ya da önemsiz olduğunu düşünür bunca kötüye kötü diye haykıran bir sürü olumsuz kederli negatif ağız varken şu hayatta? Ve neden iyiyi güzeli paylaşmanın da toplumsal bir görev, insani bir yardım ve manevi bir ibadet olduğunu düşünmez, düşünemez! Güzel bir fikri paylaşmanın güzel bir düşünceyi yaymanın nerede nasıl kimin hayatına dokunacağını tahmin edemez!  Neden bir başkasının ışığını yayarak kendisinin bir güneş misali parlayacağını göremez? 

Bu denli duyarsız ve bu denli kör müdür insan başarıya, güzelliğe ve güzelliği takdir edip paylaşmaya karşı? Neden şehrinin şairini, yazarını, öğretmenini, mimarını yanı başında duran güçlü insanlarını yeterince takdir etmez de ötedeki uzaktaki daha bir üstün gelir ona? Yoksa bulunduğu şehrin ya da toplumun vasat olduğu inancıyla bir özgüven eksikliğinin bir özdeğersizlik hissinin mi sonucudur bu bakış açısı?  

Neden mahallesinin doktoru, dişçisi neden okulunun öğretmeni, müdürü neden mühendisi yeterince iyi değildir takdir etmez, fark etmez ve fark ettirmez?

Neden bunca yazdıklarımı okur beğenir de birileriyle paylaşıp, desteklemez? 

Neden iteklemez potansiyelini gördüğü yeteneğin arkasından da sadece söylemde kalır övgüler? 

Neden eylemler gelmez söylemlerin ardından da farkındalık yaratmaz içinde bulunduğu toplumda? 

Neden yabancı öğretmeni daha çok beğenir de memleketinin öğretmenini hor görür değer vermez!? 

Neden memleketinin girişimcisi ile dalga geçer ciddiye almazda bir başkasının yaptığını yerlere göklere sığdırmaz, sığdıramaz? 

Neden yeni birşeyler deneyenin kursağında bırakır hevesini de elin yeniliğinin beleşten yapar reklamını? 

Neden bizden olunca anlam taşımaz da elden olunca uzaktan olunca kıymet taşır? 

Bu kadar mı hor görür kendi memleketinin mahallesinin şehrinin insanını da yakıştıramaz konduramaz başarıyı? Neden kendinden olanın da dünyaya örnek olabileceğine inanmaz, inanamaz?? 

Neden? Yıllardır kişisel gelişimin önemini anlattığım, farkındalığı arttırmak için mücadele ettiğim, doğallığın hafifliğini, gelişmişliğin sadeliğini, aşkın güzelliğini, dostluğun gücünü, paylaşmanın bereketini, çalışmanın ve üretmenin hazzını öğrettiğim ya da öğretmeye ve göstermeye çalıştığım yıllar boyunca yalnız hissettirir etrafımdakiler bana? Söyleyince haklısın diyen sözler neden benden aldığını yansıtmaz da gider popüler kültürün yarattığı çok daha avantajlı konumdaki kişinin paylaşımına ya da düşüncesine bir eylemde bulunur, onu parlatır?

Biri bana açıklasın bunu! Neden size ses verenin sesi olmazsınız da sesinizi duymayana bülbül? Neden sizi görüp yazana katkıda bulunmazsınız da sizden haberdar olmayana kitap kesilirsiniz? 

Bugüne kadar kaçınız beğendiğiniz, onayladığınız evet işte bu dediğiniz yayınlanan yazılarımı paylaştınız da yeşerttiniz kendi memleketinizin insanını? 

Ama sonra da isyana gelip te bu memlekette bu olmaz dediğiniz tüm konuşmalarda vaaz vermekten öteye geçip olanı desteklemediniz ki siz! Herşeyinizle elalemci kesilmiş bir topluluktan öteye geçemediniz! Elalem aşkı sizi kendinizden etti. 

Farkındalık yaratması dileğiyle.

Önceki ve Sonraki Yazılar