1. YAZARLAR

  2. Mehmet Nacar

  3. Modern Osmanlı
Mehmet Nacar

Mehmet Nacar

Yazarın Tüm Yazıları >

Modern Osmanlı

A+A-
Osmanlı İmparatorluğu zamanında halk ikiye ayrılmıştı. Birisi Türkler. Diğeri gayrı müslimler. Türkler yalnızca çiftçilik ve askerlik yapardı. Gayrı Müslimler de esnaf ve sanatkârlıkla uğraşır, askerlik yapmazlardı. Acaba modern Türkiye Cumhuriyetinde durum nasıl? Değişen bir şey yok. Eski hamam, eski tas. Devleti ayakta tutan yüz elli civarında süper KİT özelleştirilerek yabancılara satıldı. Yabancıların işletmesine verilmeyen ne kaldı? Herhalde TBMM, Bakanlıklar ve TSK dışında her şey özelleştirildi diyebiliriz. Bazı eksikler varsa da hazırlıkları sürmekte. Mesela köprüler ve otoyollar, ırmaklarımız, denizlerimiz, madenlerimiz, dağlarımız v.s? Acaba bakanlıkları da özelleştirseler nasıl bir durum ortaya çıkardı? Yabancı bir şirket herhangi bir bakanlığı bütçesiyle birlikte devralır ve yasalar çerçevesinde gerektiği gibi yönetir. Belki de şimdiki bakanlarımızdan daha iyi yönetmeyi de başarırlardı. Milli Eğitim Bakanlığı?nı düşünelim biraz. Özel okullar devlet okullarıyla yarışmaya başladılar. Sayıları devlet okullarından az da olsa, devlet okullarından daha iyi eğitim verdikleri kesindir. Özel okulların yanı sıra dershaneleri, dergi, kitap gibi yan etkenleri ele aldığımızda Milli Eğitim?in dolaylı yollardan kısmen özelleştiğini görmekteyiz. Milli Savunma Bakanlığına bağlı savunma sanayimiz ne âlemde dersiniz? Aselsan, Kırıkkale Silah ve Mühimmat Fabrikası gibi sayılı iki üç kuruluş dışında TSK dış teknolojiyle beslenmekte değil mi? Bu da bir çeşit dolaylı özelleştirme sayılmaz mı? Tarım Bakanlığı?nı ele alalım. Bu bakanlık gen teknolojisini geliştirmek istese yapamaz mı acaba? Halkın besin kaynağı olan bütün meyve ve sebzeler, buğday, arpa gibi hububat tohumları ve tarımla ilgili birçok tohum İsrail?den alınmakta. Halkımız genleriyle oynanmış, her yıl yeniden alınarak ekilmek zorunda bırakılan bu garabet tohumlardan elde edilen besinlerle beslenmekte. Bir süre önce basında ilginç ama gerçeklik payı yüksek bir haber okumuştum. Özetle şöyle bir iddia ortaya atılmıştı. ??İsrail isterse önümüzdeki yirmi yıl içinde Anadolu?daki Türk neslini yok edebilir??? Bilimsel gerçeklik payı kesin olan bir iddia bu. Şimdi soruyorum size. Tarım Bakanlığı dolaylı yollardan özelleştirilmiş ve dış ülkelerin yönetimine girmiş mi, girmemiş mi? Halkımız tehlike içinde mi, değil mi?.. Maliye Bakanlığı?na da bakalım mı, sizlerle? Maliyenin ana gelirleri nelerdir? Akaryakıt zamları, alkol ve sigara zamları, asgari ücretlilerden alınan vergiler, trafik ve maliye cezaları. En önemlisi de iç ve dış borçlanmalar. Dış borçlar yabancılardan alınıyor? İç borçlar kimden alınmakta? Yine yabancılardan değil mi? Nasıl mı? Ülkede yabancı sermaye merak ve talebi her zaman üst noktalarda tutulmakta. Türk ticaret ve sanayisi yabancı sermayenin güdümünde. Ülkede devlete borç para verecek kadar zengin olan kuruluşların hepsi de yabancı sermaye kaynaklı. Dolayısıyla iç borçlarımız da yabancı sermaye kaynaklıdır. Yani Maliye Bakanlığı dış borçlardan beslenerek ayakta durabilmekte. Bütçe hazırlanırken kesin rakamlarla ceza gelirleri belirlenen ülke Türkiye?dir. Suç olsa da, olmasa da bu cezalar alınmalı ve bütçe açık vermemeli? ** Türkiye?de ülkenin gerçek sahibi olan Türkler ne işler yapmakta? Geçimini nereden ve nasıl sağlamaktalar? Türkler için yalnızca üç kaynak mevcut. Birisi Osmanlı?da olduğu gibi çiftçilik yapmak. Diğeri yabancı sermayenin fabrikalarında asgari ücretle işçilik yapmak. Üçüncüsü ise yabancı sermayenin üretimlerini pazarlamak için esnaflık yapmak? Ülkemizin vergi gelirleri de bu üç sınıfın sırtına yüklenmiş durumda. Sözünü ettiğim bu kesimler ödedikleri vergi dışında sabit ücret ve benzeri adlar altında yılda en azından bin lira avantadan para ödemek zorunda bırakılmaktalar.. Bayram tatili dolayısıyla ödeyemediğim faturaları ilk iş gününde ödemek için PTT şubesine gittim.  Nedense hepsinin de son ödeme tarihleri bayram tatilinin ilk günlerine rastlamaktaydı. PTT şubesinde akşama kadar sıra gelmeyeceğini görünce bankalara yöneldim. Bankalarda da durum aynıydı. Kuyruklar kaldırımlara taşmış. Bükülerek uzayıp gitmekte. Alacaklı kurumların net siteleri kitlenmiş? Ülkeye kuş bakışı bakmayı hayal ederek düşünmeye başladım. Vardığım sonuç şu oldu. Ülke bir tavuk kümesidir. Bayram tatilinde yumurtlanan yumurtalar alıcılara teslim edilmek için bütün ülke kuyruklarda beklemekte. Ne dersiniz? Sizce yakın gelecekte bütün bakanlıkların yasal olarak özelleştirilmesi mümkün mü? Mehmet Nacar                
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.