Mimarlar Odası'nın 15'inci Olağan Kongresin'nde mimarların sıkıntılarından bahseden Girişken, konuşmasında güzel şeylerinde de olduğundan bahsederek, "Kentsel değerler anlamına herşey çok karanlık değil. Bir takım olumlu gelişmeler de oldu" dedi.

MİMARLIK MESLEĞİ DE HASAR ALDI

14'üncü dönemde Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Özgür Girişken, 15'inci dönemde de başkanlık koltuğuna oturdu. 14'üncü dönemi "Oldukça zor. Çok zor bir dönem" olarak değerlendiren Girişken, "Görev yaptığımız, 2016 ve 2017 yılları arka arka maruz kaldığımız insanlık dışı terör saldırılarının, darbe girişiminin ve istikrarsızlığın damga vurduğu sosyo-politik bilinçsizliğin arttığı, ekonomik koşulların giderek kötüleştiği ve hayat koşullarımızın giderek daha zorlaştığı bir dönem oldu. Bu koşullar altında elbette mimarlar ve mimarlık mesleği de büyük hasar aldı" dedi.

EN HIZLI ARTAN MESLEK MİMARLIK

"Oransal bazda en hızlı artan meslek grubu mimarlık mesleği olarak düşünüyoruz" diyen Girişken, "Şu anda geldiğimiz noktada 2000'li yılların başına göre, muhtemelen dört ya da beş kat daha fazla sayıda her yıl aramıza meslektaşlarımız katılıyor. Yaklaşık 3 bin mimar, her yıl mimarlar odasına kayıt oluyor. 56 bin üyemiz var. Ve bu sayı önümüzdeki yıllarda daha da artacaktır. 4 bin, 5 bin belki de daha da fazla olacak" diye konuştu.

İNŞAAT SÜRECİNİN İLK KURBANLARI BİZ OLDUK

Mimarlar Odasına kayıtlı mimar sayısının 55 bin olduğunu ve öğrenci sayısının 37 bin olduğunu hatırlatan Girişken şöyle konuştu; "Türkiye'de tescilli büro sayısı 10 binin altında. Bu kadar mezuna bu koşullar altında bırakın istihdam yaratmayı, staj yapacak büro dahi ayarlamak imkansız hale gelmeye başladı. Dünya üzerindeki mimarlarda, kalkınmış ülkelerde toplam mimar sayısının yüzde 70'i bulunurken, mimarlık öğrencilerinin yüzde 70'i bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bulunuyor. Örneğin; Almaya'da Türkiye'nin 2,5 katı kadar nüfusa oranla mimar var. Japonya'da bu oran 4,5'a hatta 5'e kadar çıkıyor. Ama bizim kadar kötü durumda değiller. İşte buradaki sorun, inşaat üretim sürecinde mimarların ve diğer teknik personellerin sürece nasıl dahil edildiğiyle ilgilidir. İnşaat sürecinin ve maaliyetlerin ilk kurbanları biz olduk. İnşaat kalitesinin yanında mimarlık ve mühendislik hizmetlerinden de kısıntı yapılmak zorunda. Aksi taktirde ya insanların satın alamayacağı fiyatlarla konutlar üretilmesi gerekecek veya iyice düşmüş olan mütaahit kârlılık oranlarının zarar noktasına doğru dönmesi gerekecek."

ANLAŞMAZLIKLARA RAĞMEN SAĞLIKLI İLETİŞİM KURDUK

"Geçtiğimiz 2 yıl boyunca, yerel iradeler görülmemiş ölçekte, imar tadilatları ve yeni imar düzenlemeleri gerçekleştirdi. Yüzlerce imar planlarının, imar tadilatlarının bir bölümünün şehircilik ve kamu yararı ilkelerine, planlama ilkelerine aykırı olduğu çok açık" ifadelerine yer veren Girişken, "Biz bunların hepsine de itiraz etmedik. İnanın belki, bin tane plan varsa 900'ne itiraz etmek söz konusu olabilirdi. Biz 120 tane mimar işlerine itirazımızı sunarken, aslında 123 imar işlerine itirazımızdan 3 tanesi kabul edilmiş, biz de teşekkür yazısı yazdık. Bunların 45 tanesine dava açmak durumunda kaldık. Belediyelerle politiklar hususunda sıkça tartışmalar ve anlaşmazlıklara düşmemize rağmen sağlıklı iletişim kurduğumuza inanıyoruz. Aslında Gaziantep'i özel kılan fatörlerden bir tanesi de bu. Belediye başkanları ve yöneticileri, asla bu eleştirmelerimizi, itirazlarımızı, davalarımızı eleştirmediler. Ve iletişim anlamında hiçbir sorun yaşamadık. Kendilerine medeni davrandıkları için teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

OLUMLU GELİŞMELER DE OLDU

"Kentsel değerler anlamına herşey çok karanlık değil. Bir takım olumlu gelişmelerde oldu" diyen Girişken şöyle devam etti; "Yakın tarihte gerçekleşenlerinden bir tanesi, Grand Otel'in arkasında yer alan, kentte devlet eliyle yapılan ve ilk sosyal konutları olan Demir Yolu Lojmanlarının, daha sonrasında bildiğiniz üzere bu lojmanlar, modern apartman konutlarına öncülük gösterdiler. Korunması ve tescillenmesi için başvuruda bulunduk. Sağolsunlar ilgili iradeler ve belediyelerimiz, burada olumlu görüş bildirdiler. 12 bloktan oluşan, Demir Yolu Lojmanlarını, modern mimarlık mirasımızı Gaziantep'te kazandırdık, koruma altına aldırdık. Belediyelerler daha önceden gelen çalışmalarımız vardı. Örneğin; Gaziantep Kahramanlık ve Panaroma Müzesinin inşaat faaliyeleri başladı. Aynı şekilde Mimarlar Odası'nın Şehitkamil Belediyesi'nin ikna ettiği Sanat Merkezi'nin projesi tamamlandı ve o da yapımına devam edilen ve kente kazandırılak önemli değerlerden bir tanesi."

İSLİM ARIKAN'DAN 'ORTAK PAYDA' MESAJI

Elektrik Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Başkanı İslim Arıkan da katıldığı Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi'nin olağan kongresinde ortak hareketin gücüne vurgu yaparak şöyle konuştu; "Mimarlar Odamız geçtiğimiz dönemlerde çok güzel çalışmalara imza attılar. Bundan sonra da atacaklardır. Meslek odalarımızın yöneticilerinin çabalarıyla Gaziantep'teki otoritelerimizin, valimizin, belediye başkanlarımızın katkılarıyla meslek odalarımız çok önemli işlere imza attılar. Literatüre geçecek işlere imza attılar. Bundan sonra da yapacalarına eminiz. Çünkü hepimizin ortak paydası haksız rekabeti engelleyen ve yönetmeliklerin uygulanmasını sağlayan meslek odalarımız var. Bundan sonraki süreçte de bu amaç doğrultusunda hizmet edecekler. Böylelikle daha güçlü bir Türkiye olmasını temenni ediyorum."

APA: "PROJE YAPMAMIZI ENGELLEYEN NOKTALAR VAR"

Gaziantep İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı İbrahim Apa da yaptığı konuşmada meslek odalarıyla entegre çalışmaya vurgu yaptı. "Yapmak istediğimiz en önemli şey odalarımızla entegre olup mesleki sorunlarımızn çözümü noktasında beraber çalışmak ve çözüm odaklı sonuca ilerlemek" diyen Apa, "Özellikle Mimarlar Odası'nın 14'üncü dönem yönetim kuruluyla bu konuda ciddi şekilde yol kat ettiğimize inanıyorum. Bundan sonraki göreve gelecek arkadaşlarımızın da aynı şekilde devam etmesi en büyük temennimiz. 1 Ekim 2017'de yürürlüğe giren bir imar yönetmeliği var. Bunun şehrimizde yaşattığı sıkıntılar mevcut. Katkısı olan noktalar var. Ancak şehirde proje yapmamızı engelleyen noktalar da var. Son 60 günde çok değerli çalışmalar yapıldı. Bu noktada çalışma yapan 14'üncü dönem yönetimine teşekkür ederim. Bundan sonra da birlikte hareket etme noktasında bizler de elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.

ARISAL: "ÇALIŞMALARIMIZ HUKUKUN İÇLER ACISI
DURUMUNA RAĞMEN DEVAM EDİYOR"

Mimarlar Odası Merkez Yönetim Kurulu üyesi Arsal Arısal, OHAL'in zorlu şartlarına rağmen çalışmalarının devam edeceğine vurgu yaptı. "Çalışmalarımız hukukun içler acısı durumuna rağmen devam ediyor" diyen Arısal konuşmasını şöyle sürdürdü; "Mimarlar Odasının her dönemi kente karşı, işlenen suçlara karşı mimarlık ve meslek adına, ülkemiz adına bir mücadele alanı olarak geçmiştir. Bu geçirdiğimiz dönem özellikle OHAL'in yarattığı tüm baskı koşulları ve zorluklarıyla TMMOB ve Mimarlar Odası üzerindeki etkisizleştirme çabalarının arttığı bir döneme tekabül ediyor. Bu dönem neoliberal politikaların güdümündeki çarpık kentleşme sürdürülürken elim bir darbe girişimi yaşanmış tam bir mutabakat sağlanamadan OHAL koşullarında bir anayasa oylanmış ve KHK'larla meslek alanımızı ve ülke koşullarını etkileyecek çok sayıda değişiklik yapılmıştır. En önemlilerinden ve kentleri en fazla etkileyenlerinden biri sit alanlarının yeniden düzenlenmesiyle doğal sit alanlarının daha kolay imara açılmasının önünü açan özellikle kıyı bölgelerinde doğal ve kültürel alanların talanının önünün açılmasıydı. Önümüdeki yılların biz mimarlar için daha zor geçeceği aşikar. Çalışmalarımız hukukun içler acısı durumuna rağmen devam ediyor."ÖZGÜR GİRİŞKEN'İN YÖNETİM KURULU LİSTESİÖzgür Girişken'in Yönetim Kurulu asil listesinde Hasan Özgür Girişken, Mehmet Serdar Karakaş, Fatma Aslı Tezel, Müzeyyen Yezdan Güldeş, Ali Mert Özsoy, Hakan Maraş ve Ceren Severoğlu UğurluerSELÇUK BİRELLİ'NİN YÖNETİM KURULU LİSTESİÖzgür Girişken ile yarışan Muhittim Selçuk Birelli'nin Yönetim Kurulu asil listesinde ise şu isimler vardı: Muhittin Selçuk Birelli, Ali Öztekin, Ahmet Harun Kılınç, Ayfer Şaşmaz, Mustafa Gül, Mizgine Karaaslan, Veysel Ayhan.

Ayşegül BAĞCI