1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kuyu sularında banyo bile yapmayın
Kuyu sularında banyo bile yapmayın

Kuyu sularında banyo bile yapmayın

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in vizyon projelerinden biri olan ve Gaziantep’in 2050 yılına kadar su problemini bitirecek olan Düzbağ Projesi’nde sona yaklaşıldı.

A+A-

 GASKİ Genel Müdürü Hüseyin Sönmezler, bir dünya projesi olarak da adlandırılan bu önemli projenin bilinmeyen yönlerini Gazetemiz Yönetim Kurulu Başkanı Ökkeş Özekşi’ye anlattı. 1 Milyar liraya mal olacak projeyle önümüzdeki günlerde musluklardan memba tadında daha kaliteli su akacağını söyleyen Sönmezler, suyun Hacıbaba’ya değil, 100 bin tonluk deponun olduğu Aktoprak’a geleceğini, oradan şehrin yüzde 80-90’ını besleyeceğini belirti. Sönmezler, Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit İlçesine bağlı Helete Mahallesi sakinlerinin önce eylem yapıp projeye karşı çıktıklarını hatırlatmamız üzerine, “Helete'de yaşayan insanlarla ortak noktada buluştuk.Yol ihtiyacımız var dediler yolu yapıyoruz. Hatta onlara destek anlamında 101 tane inek bile aldık,Soğuk hava deposu yapıyoruz, menfez devam ediyor. Her istediklerini verdik, yeter ki Gaziantep bu suya kavuşsun diye” konuştu. Sönmezler bu arada bir konuya daha dikkat çekti ve kuyu sularından vazgeçilmesi gerektiğini söyleyerek, ”Kuyu suları sağlıklı değil, çünkü bugün ölçüm yaptırdığınızda sağlıklı çıksa bile yarın sağlıklı çıkacağının kesin garantisi yok. İkincisi bizim öyle bir lüksümüz yok.  Buna dur dememiz lazım. Radikal kararlar almamız lazım. Bu suya yeraltında kanalizasyon karışabilir, karışıyor da” dedi.

BİR DÜNYA PROJESİ

GASKİ Genel Müdürü Hüseyin Sönmezler, Düzbağ Projesi, pahalı su tartışmaları, kuyu suları,Sacır deresi gibi gündemde olan konularla ilgili Gazetemize bilgi verdi. Düzbağ Projesi’nde  çalışmaların yüzde 95 oranında tamamlandığını belirten Sönmezler, “Düzbağ Projesi DSİ’nin para aktardığı en büyük iş. Bir dünya projesi. Bu projeyi neden yapıyoruz. Şunu kabul etmemiz lazım. Türkiye’de suyu en pahalıya mal eden şehiriz. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Dolayısıyla hem Narlı’daki, Mizmillideki, hem de Kartalkaya’dan çok yüksek maliyetlerle su getiriyoruz. 2018 yılı başı itibariyle 100 Milyon TL elektriğe para veren kuruluşken maalesef elektriğe gelen bizim tarifelerdeki yüzde 90’a varan yüksek maliyetlerden dolayı enerjiye harcadığımız para çok fazla arttı. Dolayısıyla bizim şu anda sattığımız fiyatta bunun bir uzantısı” diye konuştu. 

YÜKSEK TERFİLERDEN KURTULACAĞIZ

‘Su konusunda geleceğe ümitle bakan nadir şehirlerden birisiyiz’ diyen Sönmezler şunları söyledi:”Bugün Türkiye’de İstanbul, Ankara ya da başka bir şehir hangi şehir derseniz bütün projelerini yapmış, geleceğe dair yeni projeksiyonları aşağı yukarı yok gibi. Ama bizim var. Düzbağ’daki bu suyun akmasıyla beraber öncelikle suyun kalitesini artıracağız, daha kaliteli bir suya kavuşmuş olacağız. Çünkü memba kalitesinde bir su. İkincisi de yeterli bir suya ulaşacağız. Çünkü şu anda özellikle Kartalkaya’dan şehre su verirken sulama birliklerinin suyunu kestiğimiz için sürekli onlarlada sıkıntı yaşıyoruz. Üçüncüsü ise bu yüksek terfilerden inşallah kurtulacağız. Başlangıçta regülatörle birlikte tek terfiye düşüreceğiz. Şu anda bizim 550 metre olan Narlı Mizmilli kuyuları 300-350 metre olan Kartalya sadece 120 metrelik tek pompaja düşecek dolayısıyla enerji maliyetlerimiz düşecek.”

İSTANBUL, ANKARA’DA SU FİYATLARI BİZDEN ÇOK YÜKSEK

Hedeflerinin sadece kaliteli su olmadığını, önümüzdeki süreçte maliyetleri de aşağı çekmek istediklerini söyleyen Sönmezler şöyle konuştu:”Kar edemeden yaptığımız masrafları karşılayamayacak durumda suyu veriyoruz. Bu sene 80 milyon TL kadar bir artış oldu ki bu çok çok yüksek bir oran. Şehrimizde su olmadığı için başka bir ilden yüksek maliyete getirdiğimiz için fiyatlar bunun yansıması. Fakat bu fiyatlar yüksek olmakla birlikte, baktığımızda zaman İstanbul, Ankara bizden çok yüksek, onlar 6-7 lira mertebesinde. Bizim hedeflediğimiz suya ulaşmış şehirler var, Mersin, Adana. Onlara yakın fiyatlarda veriyoruz. Ama neticede hedefimiz sadece kaliteli suyu getirmek değil önümüzdeki süreçte maliyetleri de aşağı çekmek. Düzbağ geldikten sonra en azından suya zam yapmamamız bile büyük bir başarı olacak” dedi.

ALTERNATİF SU KAYNAKLARIMIZ OLACAK

Şehrin nüfusunun hızla arttığını, 3 milyonların üzerinde 5 milyonların konuşulduğunu belirten Sönmezler, “1 milyarlık projemizde 2050 yılına kadar huzur içerisinde bu yılda ne olacak demeden gerçekten de kaliteli bir suyu temin edeceğiz. Üstelik alternatifte geliştirmiş olacağız. Yani bizim mevcut kaynaklarımızda özellikle Kartalkaya ve Mizmilli hattı bize bir alternatif olacak. Şu anda herhangiİ bir arızamız olsa alternatifimiz olmadığı için arıza bitine kadar şehri susuz bırakmak zorunda kalıyoruz. O zaman bir alternatif geliştireceğiz Hatta bu alternatifleri daha da fazla geliştireceğiz. Fırat’ı da çalışıyoruz. Fırat’taki çalışmalarımız Düzbağ’dan sonra devreye girecek. Fırat’tan sonra çok daha yüksek bir hm’le Birecik tarafından su alabiliriz. Bu konuda fizibilite çalışmamız devam ediyor” dedi.

HERŞEY SUDAN UCUZ OLACAK

Bu çalışmanın Gaziantep’in başarısı olduğunu anlatan Sönmezler, su fiyatlarında indirip olup olmayacağıyla ilgili sorumuz üzerine şunları dile getirdi:”İnsanlara kaliteli suyu, uygun maliyetlere vermek bizimde hedefimiz ama şu anda faturalardan aldığımız parayı direk elektriğe yatırıyoruz. Su fiyatları TÜFE oranında artıyor. Şu dönemde bu süreci doğru yönetmek zorundayız. Ama Düzbağ geldikten sonra su fiyatlarına en azından zam yapmayarak daha makul hale getireceğimizi biliyorum. Zaten projenin hedeflerinden bir tanesi de bu. Ama şunu da kabul etmek lazım bir gün gelecek herşey sudan ucuz olacak. Çünkü en pahalı şey su olacak. Çünkü suya ulaşmak gerçekten zor. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde su her zamankinden daha ön plana çıktı. Hatta ilk sıralarda. Şehirde su yoksa o şehirde hayatın devam etmesi mümkün değil. Bugüne kadar yapılan çalışmaları takdir etmek lazım ama bu çalışmayı ben hakikaten Gaziantep’in bir başarısı olarak görüyorum, çünkü o kaynağa ulaşmak, o kaynaktan buraya 2600’lük borular döşemek kolay değil.”

KUYU SULARIYLA BANYO BİLE YAPILMAZ

Kuyu sularından vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Sönmezler bunun nedenleriyle ilgili şu bilgileri verdi:”Biz kuyu sularına karşıyız. Çünkü bugün ölçüm yaptırdığınızda sağlıklı çıksa bile yarın sağlıklı çıkacağının kesin garantisi yok. İkincisi bizim öyle bir lüksümüz yok. Yerin altında maalesef biz öyle bir şey yapıyoruz ki 30 bin tane kayıtlı kuyu var. Belkide daha fazla. DSİ’den izin alıyorlar, bizim kaynağımızın yanında kuyu açıyorlar. Bu sular benim arıtma sistemime geliyor. Bu kuyular açıldıkça küresel ısınma sürecinden dolayı yeraltı kaynakları zarar görüyor. Yeraltı sularının seviyesi düşüyor. Kuyulardan hızla vazgeçmemiz lazım. En ileri arıtmayı yapıyorum klorluyum halk sağlığı her gün numuneler alıyor. Kuyu sularından insanları kurtaracağız. Bu konuda yetkinin su kanal idarelerine verilmesini istiyoruz. Düzbağ geldikten sonra insanları ikna edeceğiz. Kuyu sularıyla banyo bile yapılmaz. Biz artık yeraltı sularıyla çok oynamaya başladık. Buna dur dememiz lazım. Radikal kararlar almamız lazım. Bu suya yeraltında kanalizasyon karışabilir, karışıyor da” dedi.

 

DEPOLAR KİRLİ

 

Şebekelerdeki suyun evlerin depolarında kirlendiğini ileri süren Sönmezler, ”Sadece depolara özgü bir çalıştırma yaptıracağız” dedi. Dübağdan gelecek suyun 100 bin tonluk deponun olduğu Aktoprak’a geleceğini ifade eden Sönmezler, “Şehrin yüzde 80-90’ını besleyecek. Hacıbaba yüzde 40’ını besliyordu” dedi. Sacır’ın 2019 yılının ortasından itibaren temiz akacağını dile getiren Sönmezler, “Sacır’daki tesisin maliyeti 100 milyon liranın üzerinde. Burada ileri biyolojik arıtma tesisi projesi bitme aşamasında. Yüzde 95 bitti” diye konuştu.

101 İNEK ALDIK

Projeye karşı çıkan Helete halkıyla ilgili bilgi sorduğumuz Sönmezler, orta noktada buluştuklarını anlattı. Sönmezler, “Yol ihtiyacımız var dediler yolu yapıyoruz. İki tane iş makinası aldık ekipleri gönderdik. Makul bir noktada buluştuk. 101 tane inek aldık, soğuk hava deposu yapıyoruz, menfez devam ediyor. İnek verilecek aileleri muhtar belirledi. Normalde 100 tane inek alacaktık.  Şehit cenazesi oldu. Bir tane de şehidin ailesine verdik” dedi.

ARTIK YAĞIŞ BİR GÜNDE 60 KİLOĞRAMIN ÜZERİNE ÇIKARSA TEHLİKE

Yağmur suyunun artık Türkiye’nin bir numaralı meselesi haline geldiğini, bunda iklim değişiminin önemli etkisi olduğunu belirten Sönmezler, “2014 yılında şehrimize bir günde 36 kg yağış düşünce, Gaziantep felç olmuştu. Ondan sonra akıllı dokunuşlarla bu rakamı yükselttik. Şu anda Gaziantep’te günlük yağış miktarı 60 kiloğramın üzerine çıkarsa sıkıntı olur” dedi. Meral KINACILAR, Leyla ÖZEKŞi POLAT

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.