Yağmurlu ve soğuk bir gündü. Sağımda Sakıp Özberk ile maçı izliyoruz. Kadrolar elimize ulaştı ve bir an bir yüz yüze geldik. Hakan Bayraktar ve Beto kenarda oturuyordu. Biz de tribünde…
Yağmur önce şöyle bir ahmak ıslatıyor, sonra bardaktan boşanıyor, sahadakiler ise Allah’ın rahmetine basmamak için koşuyorlardı.
İlk yarı tek bir pozisyonumuz yok. Sadece soldan Olcan’ın sert bir ortasına defanstan seken top direkten döndü o kadar. Gençler ilk bölümde golü buldu ikiyi ve üçü kaçırdı. Aman soyunma odamıza bir an evvel böyle gidelim diye dua ettik.
İlk yarı ‘’teknik’’ Jorginho sahada yok. Murat yerini yadırgıyor, Deumi beni nasıl kesersin diyor, Olcan çırpınıyor, Ahmet Arı vızzz, diğerleri idare ediyor…
Filmin ilk bölümü pek can sıkıcı idi. Nerdeyse ikinci bölüm seyretmeden kaçacaktık. Sayın Özekşi buna izin vermezdi herhalde. Devre arasında Ökkeş abi telefon ile konuşuyoruz; İlk yarıda çok kötüyüz, durum sakat dedim ‘’Bu Gaziantepspor daima iki farklı görüntü veriyor, ikinci yarı her şey değişebilir diye cevap verdi. Sanki müneccim…
He müneccimmiş…
İkinci yarı tamamen farklı bir takım vardı sahada.
Jorginho soyunma odasından iyi ki dönmedi ve Beto Hızır gibi yetişti!
Pas bağlantıları iyi olunca ikinci yarı ilk 25 dakikayı Gençler alanına yıktık. Bastırdık, çaldık, çırptık ve golü de bulduk. Bunda Olcan ve Beto’nun katkıları göz ardı edilemez. Erman Özgür de pas trafiğinin önderi oldu. Solda İvan biraz katkı sağlayınca bariz bir üstünlük sağladık. Gol öncesinde en az 3 net pozisyonu da harcadık.
Ama her şey bu kadarmış. Golü atınca sanki görevi tamamlamış gibi geriye yaslandık. Üzerimize bile gelemeyen Gençlere zorla davetiye çıkardık. Son dakikalarda yaşanan karambollardan bir kaza golü yeseydik günahı kimin olacaktı.
Eğer Mahmut bu yağmurlu havada küçücük bir hata yapsaydı telafisi çok zor olurdu. Mahmut için bir parantez açmak istiyorum. Ondan özür diliyorum. Sezon başında ona güvenmiyordum. Tecrübesiz diyordum. Ama beni tekzip etti. Utandırdı. Sonrasında ortaya koyduğu performanslar ile çok başarılı bir grafik çizdi. Dün de bu kaygan zeminde top sektirmeyerek tam not aldı.
İki şeyi ifade edeyim. Hakan Bayraktar ve Beto bu takımda oynar. Murat Ceylan’ı ise sağ bek bozar!
Ali yazar, Veli bozar, küp suyunu çeker azar azar…
Tek ataraktan ve alaraktan bir yol olmaz. Dibe bakın kaynıyor, çekecek adam arıyorlar.
Hedefi tekrar gözden geçirin!
9’un Kehaneti…
99 numaralı oyuncumuz Julıo Cesar tam anlamıyla haftanın flaş ismi olarak tarihe geçti.
İşte 9’ların haftaya damgasını vuran açılımları…
Süper Ligde 9.hafta…
Fenerbahçe üst üste 9.kez kazanmak için Gaziantep’e gelmiş kaybetmiş…
Maç 18 Ekimde oynanıyor. 1+8=9…
Golü atan Cesar 99 numaralı formayı giyiyor…
Galibiyet golü 90+ da gelmiş…
Frikik tabiri caizse 90’a takılmış…
İlk golün pasını veren Erman Özgür ...
Benim gibi yüreği yananların var olduğunu biliyordum elbet…
Bunu Gaziantepspor küme düşmeli dediğim ilk günden bu yana aldığım mailler, telefonlar ve yorumlarla beraber derinden hissediyordum.
Aslından o yazıda mesajım şu idi; Ey Gaziantepli ve Gaziantepsporlular! Takım elden gidiyor. Bu anlayışla küme düşeriz. Bu hissiyatsız ve maneviyatsızlıkla sonumuz hüsrandır. Sizin takımınıza sahip çıkmanız için ...
Çok mu kolay telaffuz ediliyor sanıyorsunuz bu cümle! Kalemin elleri yakması nedir bilir misiniz? Yüreğin burkulup, hulk* basmasını anlayabilir misiniz?
Ama gerçek bu!
Şöyle bir soru ile meseleye parmak basalım;
Bugün Gaziantepspor için ne yaptınız? Ya da dün neler yapmıştınız?
Yapanlara madalya takıp mı gezdik. Konukoğlu dönemini hatırlıyorum…
Çuval çuval para harcadı, çantalar dolusu parayı saçtı, ...
"Tükendi Nakdi Ömrüm Dilde Sermayem Bir Ah Kaldı��� (Urfa Türküsü)
Bu bir sonun başlangıcıdır. Bu takım galip gelse bile gerçeği değiştirmeyecekti. Alınan sonuçlar sadece malum akıbeti hızlandıracaktır. Gaziantepspor ile şehir arasında rabıta tamamen yok olmuştur. Ne gönül bağlantısı kalmıştır ne de maddi ve manevi köprü�
Tribünlerden bahsediyorum. Yok olmuş tribünlerden, heyecandan ve potansiyelden�
Her ...
Süper Lig başladı tribünler bomboş... Henüz tatilden kimse dönmedi anlaşılan!
Sadece Bursa ve Gaziantep’te heyecan ve kalabalık vardı. Bizim yoğunluğumuzun önemli bir kısmı ise gurbetçilerimizden ve hatırı sayılır (Maalesef)GS’li Gazianteplilerden kaynaklanıyor. Küçük bir anekdot olarak bunu maça eklemek istedim…
Diğer taraftan Federasyon için bir cümle sarfedeyim. Denizli ile Gaziantep arasındaki iklim ve sıcaklık ...
Antep ağzıyla Babaya BOBA derler. fiimdi golcünün BOBA'sını aldık. Yani bu BOBA tam bir BOmBA ! Ya elimizde patlar, ya da rakibin kucağında. Böylesi bir adam işte Batuhan.
Deli fişek bir futbolcu.
Kafasına göre takılır.
Disiplin sorunu vardır. Ama karambollerin adamıdır. Bu genç yaşta Milli takıma bile yükselmiştir. Kumaşı var ama ...
Gaziantepspor’un ali menfaatleri neyi gerektiriyorsa o yapılır…
Koca bir yalan!
Öncelikle şunu ifade edeyim. İsmail’in için alınacak parayı duydum. Eğer doğru ise diyecek hiçbir söz yok. Ancak tahsil edilebilirse!
Ama asıl olan kimsenin Gaziantepspor’u samimi olarak sevmemesi.
Büyük düşünmek ve büyük takım olmak ancak eylem ile olur. Elinde tutarak ve büyüterek gerçekleşir. Geleceğin ...
Belki dün sahada daha olumlu işler yapan ve daha çok gol pozisyonu bulan Gaziantepspor idi ancak böylesi bir maçta golü atan işi bitirecekti. Zaten öyle de oldu. İşin tuhaf tarafı sanki Gençlerbirliği ligde çoktan kalmış bir görüntü içindeydi. Küme düşmemeye oynayan takım böyle mi olur?
Biz biraz daha istekli ve ...
Futbol iki yönlü bir oyundur. Bir tarafı oynamak, diğer tarafı oynatmamak!
Biz oynuyoruz oynamasına bazen de, oynatıyoruz her seferinde… Ya da oynatmıyorlarsa bizi, varoluş sebebimiz ortadan kalkıyor elin uşağı hepten oynamaya başlıyor!
Güzel futbol oynayalım, temaşa zevkimiz artsın, göze hoş gelen hareketler olsun falan hikaye…
Aşk karın doyurmuyor işte. Güzel futbola da ...
Zaten seyircisiz maç. Hatırı sayılır bir puanımız da var. Küme düşme tehlikemiz de yok. Bu soğuk günde, yağmur ve dolunun aynı anda yağdığı bir zamanda maç mı oynanır canım. Halı sahadaki vaktimizi dolduralım ve gidelim…
İşte Gaziantepspor açısından Ankaragücü maçının kısa özeti ve haleti ruhiyesi bu idi!
Kime ne söylesek elimizde kalır. ...
Bu sezon öncesine kadar son beş yılda Fenerbahçe’nin averaj takımı olan biz, nihayet şeytanın bacağını kırarak hem 4 puan aldık, yenilmedik ve Fenerbahçe’nin tam 5 puanına mal olduk.
Oh be!
Anadolu’da kamuoyunda sanki Fenerbahçe’nin kardeş takımı hüviyetinde görünüyorduk. Bir nevi haksız da sayılmazlardı. Son dönem başkanlarımız Fenerbahçeli olmasıyla nam yapmış karakterlerdi. Ancak hiçbir ...
Yumuşak futbol!
Son Sivasspor maçı gösterdi ki; pas yapana puan vermiyorlar!
Kalemize gelen ilk yarım pozisyon gol oldu. O halde nasıl maç kazanacaksınız? Al gülüm ver gülüm ile bu iş yürümez. Kontrollü oynamaz, alan daraltıp rakibi yıldırmazsanız maç alamazsınız. Bizim en büyük handikapımız bu. Yani tabiri caizse biraz yumuşak futbol oynuyoruz.
Isırmadan elma yenmez. ...
Nasıl başladıysa öyle bitti.
Isırmaya gücü yetmeyen Hacettepe ile uzaktan aslan görünen ama yakından penceleri sökülmüş Gaziantepspor'un gol atmaya mecali yoktu.
Tolgahan kalemizde sek sek oynuyor, tek bacakla.. Hacettepe biraz sallasa kalemizi hataya zorlayacak ama, neyseki Bekir ve Deumi gününde de ayakta kalmayı beceriyoruz.
Sağda Emrah, solda İvan durumu idare ediyorlar. Ofansta saman ...
Bu takımın balans ayarında hafif bozulma var ama bu bile Trabzon deplasmanından puan almaya yetti. İvan'ın olmayışı mı yoksa Tabata-Polat gerginliği mi buna sebep bilmiyorum ama dişliler arasında çomak var kıymık var.
Her şeye rağmen Tabata'nın boş kaleye gönderemediği top gol olsaydı yine de galip gelirdik. İşte Trabzon ile aramızda olmayan ...
Ankara karşısında Fener maçının kadrosu değişmemiş ve kazanan takım sahaya sürülmüştü. İlk doğru hamle buydu. Maç başladığında ise kazanan takım olacağımız hemen kendinin hissettirdi. İlk 15 dakika oyunun kontrolü bizdeydi. Ankara daha sonra ipleri eline almaya başlamışken, zaten maçın başında bağıra bağıra geliyorum diyen Beto’nun golü zaferin ilk ...