Şeytanın Avukatı filminin son sahnesinde Şeytan(Al Pacino);''Vanity is definitely my favorite sin'' (Kibir kesinlikle en sevdiğim günahtır!) Der...

Unutulmaz film repliklerinden bir tanesidir. Beni de çok etkilemiştir. Hiç unutmam bu film vizyona ilk girdiği 97-98 yıllarında sinemada izlemiştim. Şeytan birçok sahnede Tanrı'yı anlatma çalışıyor. Bakın ne diyor; ''Tanrı izlemeyi sever, oyun oynamayı sever. Bunu bir düşün, insanoğluna verdiği içgüdüleridir. İşte sana verdiği sıra dışı hediye budur, peki ya sonra ne yapar! Bak ama sakın dokunma, dokun ama tadına bakma, tadına bak ama yutma.''

Şeytan son olarak şu manidar sözü ekler;

"Belki de dünyanın son hümanisti benim. 20. yüzyıla damgamı vurdum. Sayenizde yaşıyorum ve hayattayım!

Evet şeytanı yaşatan bizim nefsimiz ve oyunlarımız. Hilelerine boyun eğdik ve aslında içimizde var olan zayıflığa bilerek yenik düşüyoruz.

Şeytan tam bir yalancıdır. Kelime oyunlarında üzerine yoktur. Yaşamak istediğimiz her şeye iyi bir kılıf uydurabilir. Haklı gerekçelerde üstüne yoktur. Taleplerimiz ne kadar masumanedir oysa değil mi? Oyun!

Dünya hayatı oyun ve süsden ibaret... Birazda biz oyalanalım.

Kibir ve hırs insanın gözlerini kör eder... İnsana en büyük sermaye olan aklı elinden alır. Sonrası yaşanan şeyler tamamen kontrol dışıdır. Belki filmi geri sarabilirsiniz ama hayatınızı geri almak mümkün değildir.

Kendimizi kandırmanın kırk yolu var. Ama yalan söylediğimizi her zaman biliriz.

İçinizdeki sessizliğe dinleyin ve önemseyin. Kulağınıza fısıldayana değil, yüreğinize dolan duyguya boyun eğin...

HARBİDEN

Karaman'ın koyunu sonra çıkar oyunu...

Bir gecede mi oldu bitti her şey. Buna inanmak mümkün mü? Tam üç haftadır buradan yazıyorum takip edenler iyi bilir, ''Karaman bırakıp gidecek!'' diye.

Müneccim değilim elbet. Ama yaşanan süreci takip ettiğim de bundan doğal bir şey olamaz. Tek kızgınlığım zamanlama hatasıdır. İnşallah bundan sonraki öngörülerim de çıkmaz! Peki neydi bunlar;

Takımın içi boşaltılıyor, kümeye gidiyoruz ve bir enkaz bırakılıp gidilecek!

MAMEDAĞA

Antepçe Yol Tarifleri

Dedem baa egmekçiyi salık verir;
Gapıdan çık, handanın oolu halilin baggal düvenini geç, sol goluyn üssünde demilli gapı görürsün, onun dibinden deelize giricin.

Annacına bi hayir ağacı çıhar. Hayir agacının arhana al. Sağ yanında belediye apörlörü olan diree gördün mü, hah onu görünce yolun garşı yamacında iki dene egmegci görürsün, birinin önünde iki bassambak var, o deel öbür yeşil gapılı olana gedicin. Ta diyaa tam garşına çıhar. O egmegciye gedicin kübban egmeg alıcın teze olucu yeri baaalım.

Bi de yol salık verilirkene menşur mihenk daşları vardır.

Sıçan Hasanın pompası.

Antepte bi yol tarif edilirken en çok gullanılan repliktir. Sıçan Hasanın pompasını geç, saa dön, falan filan.

İrahmetli Hasan Fakılı'nın lakabıdır. Gabirliğe yahın bir yerde Pompası (Benzinlik) vardı. Parayı yeen severmiş. Antebin en eski pompasının saabi. Bangalara heç itimadı yokmuş. Parayı evinin çatısında saklarmış. Bi gün bi mülk alıcıymış. Çatı arasında bi çuval parayı çıharmış, bi de ne görsün; parayı sıçanlar gemirmiş. Adı da bundan kelli beyle galmış; Sıçan Hasan...

Pompası da yol tariflerinin vazgeçilmez durak noktası...

BÖÖN DOĞANLAR

Oolansa Sıçan Hasan Gızsa Benli Fadile

GÜNÜN YİMEE

Gahırdak Dürümü. Tarhınlı şoora. Salça egmek.

CUMA DEYİŞİ

Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur.

Yusuf Has Hacip