1. YAZARLAR

  2. Tamer Abuşoğlu

  3. KERKÜK, BARZAN PRENSLİĞİNE İLHAK EDİLEMEZ
Tamer Abuşoğlu

Tamer Abuşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

KERKÜK, BARZAN PRENSLİĞİNE İLHAK EDİLEMEZ

A+A-
Kuzey Irak'ta Güney Kürdistan'dan bahseden edep ve akıldışılık Türk topraklarında Kuzey'i işaret etmekle meşgulken, kırmızı çizgileri pembeye dönüştüren AKP hükümeti şimdilerde ise Amerika'nın emri ve Barzani'nin hatırı belasına Kerkük vilayetini bir oldu bittiyle peşkeşe hazırlıyor.

“Siz Kerkük'ten bahsederseniz, bizde Diyarbakır'dan bahsederiz” diyen, meşhur Türk düşmanı Molla Mustafa'nın oğlu Mesut'tan başkası değil.

Daha düne kadar kırmızı renkli bir Türk pasaportuna sahip olmak için Dışişleri yetkililerinin arkasında gezen, Saddam'ın hışmından kurtulmak için Türkiye'nin bacaklarının arasında sinlenen aynı Mesut bugünlerde ziyaret ettiği Ankara'da kırmızı halıda yürüyen bir Devlet Başkanı pozisyonunda.

Neden mi? Büyük Ortadoğu Projesi adıyla dünyaya servis edilen “Büyük Haçlı Yürüyüşü”nde Amerikan Devleti'nin ara roller vererek rahminde büyüttüğü yeni piçlemesi olduğu için.

Diğer taraftan BOP'un eş başkanlığıyla taltif ederek ara rollerden bir diğerini paylaştığı AKP ve AKP hükümeti vasıtasıyla bölge üzerinde ön gördüğü plan ve programın yürüme yolunu garantiye aldığı için.

Amerika'nın desteği ve AKP hükümetinin uyumlu ve teslimiyetçi dış politikasıyla sesi daha gür bir şekilde çıkan Barzani, son Ankara ziyaretinde PKK kozuna karşı Kerkük kartını kullanmakta bir beis görmüyordu.

Nitekim zengin yeraltı kaynaklarının üzerinde oturan ve Türkmeneli'nin yüreği sayılan Kerkük Vilayeti'nin kukla kürt Özerk bölgesine ilhak edilmesi konusunda AKP'yle anlaşan Barzani Türkmen muhalefetini sindirmek için Erdoğan'ı devreye soktu.

Bu oyunun bir üst aşaması olarak ITC(Irak Türkmen Cephesi) Genel Başkanı Erşat Salihi'nin yerine Hicran Kazancı'nın getirilmesi amacıyla başlatılan baskı ve karşı acitasyona direnen Iraklı Türkmenler tepkilerini haykırdılar.

“Bizler şiisi ve Sünnisiyle bir bütün olarak asırlardan beri Irak'ta yaşayan Türkmenleriz. Dünyanın dört tarafına dalları uzanan Yüce Türk Ulusu'nun bir parçası olmakla kıvanç duymaktayız. Nüfusumuz 3 milyonu aşmaktadır. Kerkük ise bizim sembolümüzdür. Onun yanında Türkmeneli olarak adlandırdığımız bölgemiz Musul, Erbil, Telafer, Tuzhurmatu, Hanikin, Altınköprü,ve Tezahurmatu gibi şehirlerden, ilçe ve kasabalardan oluşmaktadır. Topraklarımız Irak'ın en zengin petrol rezervlerine sahip olduğu için Tarih boyunca düşmanlarımız çok olmuştur. Irak'ta hakimiyet süren bütün rejimler Türkmenleri yok etmeye çalıştı, ancak biz hala dimdik ayaktayız.”

Türkmeneli'nden yükselen bu çığlıkların muhatabı ve adresi hiç şüphesiz AKP ve onun hükümetidir.

Zira cihan şümul bir imparatorluğun 700 yıllık kökleri ve derin bir devlet birikiminin manevi mirası üzerine bina olunan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Hariciye Vekili tarafından Barzan aşiretinin reisine hitaben sarf edilen “Mesut Abi” sözleri Kerkük ve Türkmeneli konusunda gelinen noktayı özetlemesi açısından yeterli ipuçlarını vermektedir.

Mezopotamya tarihi boyunca çeşitli kereler Araplar ve Kürtler tarafından katliamlara maruz kalan Türkmenleri yeniden Peşmergelerin insafına terk etmek tam manasıyla bir ihanettir.

Kerkük Vilayetinin Kuzey'deki Barzan Prensliği'ne İlhak edilmesi planına uygun olarak, Türkmenlerin örgütlü gücünü dağıtmak ve Milli mukavemetini ortadan kaldırmak amacıyla ITC (Irak Türkmen Cephesi)nin bir yönetim değişikliğine zorlanması, uygulanmak istenen şeytani planın bir parçasıdır.

Bu konuda Türkmenlerin yükselen feryadına kulak verelim :

“Biz Irak Türkleri olarak kendi başkanımızı kendimiz seçmeyi biliriz: bu husus Türkmeneli'mizdeki tüm halkımızı galeyana getirmiştir. Gerekirse bizde Türkiye'deki Türklük sevdalılarını ayağa kaldırırız. Bizler Türkmenler olarak. Ne Yeni Ortadoğu Projesi uğruna ne de birilerinin çıkarları uğruna taviz vermeyeceğiz.”

Filistinliler söz konusu olduğunda şahan kesilen, Suriye'den Katar'a kadar uzanan bir sünni hattı bahse konu edildiğinde pek mahir davranış modelleri üreten AKP ve onun Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Irak Türkmenlerini yok sayan tarafgirliği, kendini Türk'ten saymayan, ancak Türkiyelilik gibi siyasal litaratürde yeri ve karşılığı olmayan bir laf cambazlığıyla karşılık bulabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.