1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Kaybetmeye tahammülüm yok
Kaybetmeye tahammülüm yok

Kaybetmeye tahammülüm yok

Royal Halı Gaziantep Basketbol takımında sezon sonuna kadar kiralık olarak forma giyen milli oyun kurucu Barış Ermiş, sahada elinden gelen mücadelenin en...

A+A-

Royal Halı Gaziantep Basketbol takımında sezon sonuna kadar kiralık olarak forma giyen milli oyun kurucu Barış Ermiş, sahada elinden gelen mücadelenin en iyisini yapmaya çalıştığını ve kendisini her zaman kazanmaya odaklandığını söyledi.

Kaybettiği zaman uykusuz geceler geçirdiğini aktaran Ermiş, arkadaşlarıyla tavla oynarken bile asla kaybetmeye tahammülünün olmadığını ifade etti.

NBA’yı hiçbir zaman için hayal etmediğini ve hiç izlemediğini aktaran Ermiş, NBA’nın kendisi için sadece en iyi 10 hareketten ibaret olduğunu açıkladı.

Gaziantep’i oldukça güzel bulan ve yemeklerini oldukça beğendiğini aktaran Ermiş, basketbol izleyicilerinin salona başarıya endeksli olarak değil her zaman gelmelerini ve takımlarına destek olmalarını istedi.

Royal Halı Gaziantep Basketbol takımına geldiği günden itibaren ligde ve Avrupa’da çıkış yakalayan Royal Halı Gaziantep Basketbol takımının deneyimli oyuncusu gazetemiz spor sorumlusu Muharrem Türkoğlu ile Ali Budak’ın sorularına samimi cevaplar verdi.

TERCİHLERİMDE PİŞMAN OLMAM

Bu zaman kadar yaptığı hiçbir tercihinden dolayı pişman olmadığını söyleyen Royal Halı Gaziantep Basketbol takımının oyun kurucusu Barış Ermiş, “Her sporcunun hedefinde büyük kulüplerde oynamak vardır. Royal halıya geldim hedefim tekrar geldiğim yere dönmek. Demek ki bir eksiğim varmış tam olarak oynayamadım gerçi ilk gittiğim sene çokta olmasa az az süreler aldım. Tekrar bu sene Zeljko Obradovic ile hiç süre bulamadım bu da beni rahatsız etmeye başladı, bende oynayabileceğim ve yeniden kendimi gösterebileceğim bir yer olarak buraya geldim” dedi.

İŞLER İSTEDİĞİM GİBİ GİTMEDİ

Zeljko Obradovic ile hiçbir probleminin olmadığını belirten Ermiş, “Geldiği ilk günden itibaren beni oynatmayacağını söylemişti. Bunu söylemesi benim için geç olmuştu bütün herkes takımını kurmuş, sezon başlıyordu, bende kafama göre oynayabileceğim takım bulamamıştım. Sonra bana biraz maç oynadıktan sonra takımda kalabileceğimi söyledi ama işler istediğimiz gibi gitmedi bende dayanabildiğim kadar dayandım sonra da kulüpten ayrılmama yardımcı oldu” dedi.

ORTAK ÇÖZÜM BULUNSUN

Yabancı kontenjanında 3 + 2 kuralının devam etmesinden yana olduğunu kaydeden Ermiş, “Bir Türk insanı olarak bunu düşünüyorum, eğer Türk oyuncular sahada yer alamasa seyircilerin bundan uzaklaşacağını ve sempatinin kaybolacağını düşünüyorum. Futbolda olsa basketbolda olsa en çok sevilen oyuncular Türk oyunculardır. Siz sahadan bunları alırsanız çokta büyük başarılar getireceğine şahsen inanmıyorum. Türk oyuncular tembelleşiyor, paralarını alıyor haklı olabilirler ama buna ortak bir çözüm bulunması gerekiyor. Oyuncular, yönetim ve federasyon her kes bir araya gelse güzel bir karar verebileceklerine inanıyorum” dedi.

YETENEKSİZ YABANCILAR GETİRİLİYOR

İspanya’da spor taraftarlarının daha çok milliyetçi olduğunu aktaran Ermiş, “Mesela orada yabacı sınırlaması yok deniliyor ama genelde baktığınız zaman İspanya alt yapılardan itibaren kendi hocalarını ve oyuncularını kollayan bir ülke, bizde de tam tersi yabancı hayranlığı olduğuna inanıyorum. İyi veya kötü fark etmez yabancı pohpohlanır kötü de olsa sahada tutulur. Türkiye’de çok daha fazla kıymet gösterilir bence arada ki fark budur. Orada ki oyuncular A takıma çıktığı zaman bir değer olarak görülüyor ve üzerine yatırım yapılıyor ama bizde tam tersi belki de 3 kat daha yeteneksiz yabancı getiriliyor ve yeter ki yabancı olsun deniliyor. Ondan sonra da başarısız olunuyor” dedi.

BASKETBOL SEVİLİYOR

2010 yılında katıldıkları Dünya şampiyonasında Türkiye’nin elde ettiği başarıyla ülke tanıtımına önemli bir fayda sağlandığını ifade eden Ermiş, “Ülkemizin reklamı ve basketbol açısından oldukça iyi oldu. Gerçi biz sadece ülkemizde yapılan turnuvalarda başarılı oluyoruz. Bu bir gerçek ve bunu aşmalıyız. Bunu nasıl aşarız bilemiyorum ama ciddi olarak televizyonda neredeyse her ülke de canlı yayınlanan bir organizasyondu, çok ta güzel gelişmeydi. Önce Ankara’da ful bir seyircimiz vardı sonra İstanbul’da inanılmaz ilgi vardı. Ben o Dünya şampiyonasından sonra Türkiye’de basketbolun daha da çok sevildiğine inanıyorum. Böyle turnuvalar ülkemizde yapıldığı zaman anlamayanlarda ilgilenmeye başlıyor, sonuçta her kesin ilgisi yok. Medya da daha fazla yer almaya başlıyorsun güzel bir olay ülkemizde olması” dedi.

ÇİRKİNLEŞMEK İSTEMİYORUM

Saha da yapmış olduğu mücadelenin tamamen karakter meselesi olduğuna değinen Ermiş, “Tavlada bile kaybetmeye dayanamıyorum. Öyle bir karakterim ama çirkinleşmekte istemiyorum. Gerçi bire bir oyunlarda çirkinleşiyorum ama onun dışında iyiyim yine de sahada kaybetmeyi asla sevmiyorum. Kaybettiğim zaman kendimi çok kötü hissediyorum eğer yapabileceğimin en iyisini yapıp kaybediyorsam da o zaman rakibin elini sıkmasını da biliyorum. Dediğim gibi elimden gelenin en iyisini en kötü maçta olsa yapmaya çalışıyorum. Basketbol öyle bir oyun ki her zaman iyi olmak zorundasınız, alttan da gelen oyuncular var sonuçta kendinizi yenilemek zorundasınız. Bende bunun için çalışıyorum” dedi.

 

CARLOS ARROYO’YU BEĞENİYORUM

NBA hayalinin hiç olmadığını ve NBA’yı sevmediğini açıklayan Ermiş, “Hiç seyretmiyorum da sadece orada ki en iyi 10 harekete bakıyorum. Zaten benim içinde NBA en iyi 10 hareketten ibarettir. BEKO liginde Carlos Arroyo’yu çok beğeniyorum, sahada ki duruşu ve takıma hükmedişi açısından gerçekten ilk geldiği günden itibaren beğendiğim oyuncudur” dedi.

Basketbol dışında iç mimarlığı çok sevdiğini belirten Ermiş, “Evimi aldım onu yapmaya çalışıyorum ama bunlar tamamen hayal ürünü. Eğer basketbolcu olmasaydım büyük bir ihtimalle babamın mesleğini yapardım. Allah’tan basketbolcu oldum bu işimi çok seviyorum. Basketbola başladığımda da ailem oynamamı istemiyordu, baba mesleğimi yaptırmak istiyorlardı iyi ki basketbolcu olmuşum” dedi.

UYKUSUZ GECELERİM OLUYOR

İlerleyen yıllarda basketbolu bıraktıktan sonra hayatına koç olarak devam etmek istemediğini aktaran Ermiş, “Antrenör olduğun zamanda aynı stresi yaşıyorsunuz, biraz karakter meselesi ben çok şeyleri kafama takıyorum. Maçtan önce veya maçtan sonra bazen uykusuz geçirdiğim geceler oluyor, bu stresten kaçmak istiyorum ama ne olur ne biter bunu zaman gösterecek. Şu anda yaşım itibarıyla bunları böyle düşünüyor olabilirim ilerleyen yıllarda daha sağlıklı düşünebilirim ama şu an için bir düşüncem yoktur” dedi.

GAZİANTEP GÜZEL ŞEHİR

Gaziantep’te her yerde yemek yiyebildiğini anlatan Ermiş, “Antrenman dışında takım arkadaşlarımla birlikte takılıyoruz. Burada çok güzel arkadaşlık var genelde hep beraberiz, tesiste Eurolig maçlarını takip ediyoruz. Birlikte okey oynuyoruz, burada kimsenin ailesi olmadığı için beraber zaman geçiriyoruz. Royal’e transfer olduğumda hiç zorluk çekmedim. İstanbul çok güzel bir yer ama buraya gelmezden önce 7 sene İstanbul dışında kaldım. Oradan uzakta yaşamayı da kendi başıma yaşamayı da biliyorum. Gaziantep beklediğimden çok daha güzel bir şehir ve takım içerisinde ki ortam ve arkadaşlıkta çok güzel. Adaptasyon açısından bu da çok önemli çok güzel bir arkadaşlık sağlanmış ve buraya da monte olmak çok kolay oluyor. Sanki yıllardır buradaymışım gibi hiç yabancılık çekmiyorum” dedi.

BASKETBOL SEYİRCİYLE GÜZEL  

Her geçen hafta artan seyirci kitlelerinin olduğunu açıklayan Ermiş, “İlk geldiğim zaman tek şikâyet ettiğim ve hoşnut olmadığım az sayıda seyircinin olmasıydı. Tofaş maçıyla geldim salonda 200 kişi kadar vardı Fenerbahçe gibi bir takımdan geliyorsunuz ve ful seyirciyle oynuyorsunuz insan tabi ki biraz garipsiyor. Tabi basketbol seyircisiyle güzel olan bir spor Gaziantep gibi bir şehirde gerçekten yapabilecekleri çok şey yoktur. İnsanların biraz da spora yönlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Seyirci sayımız gittikçe artmaya başladı ama maalesef ülkemizde olduğu gibi seyircimiz başarıya endeksli. Biz biraz ivme yakalamaya başlayınca ve galibiyetler alınca taraftarlarımız artmaya başladı. Banvit maçında ve Avrupa maçlarında hatta hiç iddiası olmayan Dijon maçında bile çok iyi seyircimiz vardı. Bu tabi güzel ve seyirciyle oynamak daha keyifli oluyor” dedi.

AMAÇSIZ OYNANMAZ

Milli takımda tekrar forma giymeyi beklediğini anlatan Ermiş, “Ben sahada elimden geleni yapıyorum, yıllardır çağrılıyorum bir iki şampiyona haricinde sonradan kadrodan çıktım. Benim yapabileceklerim belli eğer gelecek koç tercih ederse tabi ki Milli takımda oynamayı beklerim. Sonuçta amaçsız oynanmaz. Gaziantep’te de kalmamın nedeni Eurolig’de tekrardan oynayabilmek. Eurolig’de de oynasam milli takım hedefim hiçbir şekilde bitmez her zaman mücadelemi veririm ”dedi.

FİNAL FOUR ŞAMPİYONLUĞUNU İSTİYORUM

 

Royal Halı Gaziantep’e transfer olduğunda ligde oldukça kötü bir durumda olduklarını kaydeden Ermiş, “Geldiğimde 3 galibiyetteydik. Hedef ligde kalmak gibi görünüyordu ama şu anda yüzde yüz hedef Play Off, oraya da ne kadar yukarıdan girebilirsek diyemeyeceğim ama büyük ihtimal 8’inci olarak girebileceğiz. Çünkü biz bu ivmeyi çok dezavantajlı durumda yakaladık, neticede Play Off yapmakta büyük başarı. Sonuçta ligde kalmak hedefinden çıkıp Play Off’a giriyorsun çok büyük efor sarf ediyorsunuz kolay değil. Her maçınızı kaybettiğiniz zaman Play Off’tan çıkmak anlamına geliyor, buda çok büyük stres, ligde ki hedefimiz böyle. Avrupa’da da final four oynamak istiyoruz. Takımı da çok tanımıyorum. Eurochallenge takımlarının ne yapabilecekleri kestiremiyorsunuz. Eğer final four’da şansımız varsa tabi ki şampiyon olabilmek. Öncelikle final four’a kalmak ta Gaziantep adına büyük bir başarıdır” şeklinde konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.