Samet Bayrak

Samet Bayrak

Yazarın Tüm Yazıları >

KARAYILAN

A+A-

ŞEHADET ÖYKÜSÜ ve KIZI SELVİ İLE YAPILAN SÖYLEŞİ

          Asıl adı Molla Mehmet olan Karayılan 1888 yılında şu anda Kahramanmaraş ili Pazarcık ilçesine bağlı Höcüklü köyü Kürt Elif(ya da Elifler)mezrasında Kılçadırda doğmuş olup Besni nüfusuna kayıtlıdır.Malatyadan Pazarcık ve İslahiyeye kadar uzanan bölgede yaşayan Atmalı Aşiretinin Kabalar Oymağındandır.Hayvan sürüleri olan ve etrafına göre zengin sayılan bir aileye mensuptu.Babası Memo 1904 yılında Ermeni eşkiyaları tarafından obasına yapılan baskın sırasında şehit düşmüştür.

           Malatya Akçadağ İlçesi Söğütlü Köyü imamından Kuran dersleri almış, köyde imamlık yapıp namaz kıldırdığı için ona Molla denilmiştir.

/

           Babası Memo ona iyi döğüştüğü için de Karayılan gibi kayıp gidiyor dediği için Karayılan lakabı ona babasından kaldı.

           Birinci Dünya Savaşında Rus cephesinde savaşmış, çeşitli yararlıklar göstermiş ve çavuşluğa terfi ettirilmiştir.Bu savaşta ayağından yaralanarak Malatya Hastanesinde tedavi edilen Karayılan daha sonra köyüne döndü. Hükümet kuvvetleriyle birlikte eşkiya Bozoyu takip etmiş, öldürülmesinde rol oynamıştır.Çevreye korku saran çetelerin en büyüğü halkın Bozo dediği Bozan Kardeşler Çetesiydi.Bozan asker kaçağı olduğundan daha çıkmak zorunda kalmış, kendisini takip eden bir kaç jandarma subayı ile bir kaç jandarmanın başını yediğinden çevreye ün salmış, bir kaç ufak çete ile de birleşerek daha da güçlenmiştir.Bozan Ağa köyleri basıyor, soyup soğana çeviriyor, cana kıyıyor, kan döküyordu.Hatta Lordin Çiftliğini basıp Paşa Yakupun paralarını ve malları ile Caney, Eley ve Hanım adlı kadınları dağa kaldırdı.

/                                                                         

Kabalar aşireti reisi Molla Mehmet bu duruma çok üzüldü.Sandıktaki paraları çıkarıp silah ve cephane almaya karar verdi, hatta karısının boynundaki altınları da aldı.Mehmet kardeşi Şiro Mamo ve eniştesi Kara Siloyu yedeğine alarak aşiretinden bir çok kişiyi silahlandırdı.

           Karayılanın Bozan Ağa belasını ortadan kaldırmak üzere dağa çıktığını öğrenen Malatya 2.İnzibat kumandanı Ahmet Adil Bey yardımda bulunacağını belirtti.Karayılanın Bozan Ağa ve adamları ile silahlı mücadelesi başlamış oldu.Hatta bir çatışmada Karayılanın kardeşi Şiro Mamo ağır yaralandı.

           Aşiretlerin bir kısmını yanına alan ve Ermenilerce de desteklenen Bozo Çetesi ile başlayan silahlı çatışma 1918de sonlandı.Bozo Çetesi Osmanlı asker elbisesi giyerek halkı aldatmış, gündüz demiryolu inşaatında çalışan Ermeniler ise gece eşkiyalık yaparak çetelere yardımcı oldular.

           Mustafa Kemal Maraş ve Antep çevresinde Kuvay-i  Milliye örgütlenmesi için Kılıç Aliyi görevlendirdi.Antepe karargah kuran Kılıç Ali küçük bir kağıda not yazarak Gel görüşelim, kuvvetlerimizi birbirine katalım diyordu.Notu alan Karayılan kardeşi Nahseni talim alanına gönderip, sefere çıkmak için hazırlık yapmalarını istedi.Bu sırada arkasını döndüğünde karısı Elifle göz göze geldi. Elifin rengi soluk, gözleri kızarık idi, karısı gebe olduğunu söyledi.Fakat adına Kılıç Ali dedikleri komutan haber salmıştı, yola çıkması şarttı.

Tarihin gördüğü kent kuşatmalarının en acımasızlarından olan Antep şehir içi savaşlarının başlamasına beş ay kala, Karayılan evlad haberine bile sevinemeden yollara düştü.Kardeşi Şiro Mamoyu Maraşa gönderir, üç katır yükü silah ve cephane aldırır.

Kılıç Ali Karayılana ; Mustafa Kemal Paşanın emriyle burada olduğunu; vatanın her yerinin kuşatma altında olup milletin kendi kurtuluşunu kendi sağlayacağını ve başka çare olmadığını belirtti.Kılıç Ali; Fransız iki gün sonra Antepten buraya bir süvari bölüğü ve topçu bataryası getirecekmiş, haberi dün aldım, Araptar mevkiinde onları durdurmamız gerekir emrini verir ve Karayılan çeteleriyle sabahın ilk aydınlanmaya başladığı vakit yola çıkar.

Daha önce Kılıç Ali , Boyno Memik ve Yamaçobalı Dedeye Karayılanı karşılamaları için haber göndermişti, Karayılanı karşılayıp bir mağarada yaktıkları ateşin başında hep beraber 12.Ocak.1920yi 13.Ocak.1920ye bağlayan geceyi beraber geçirdiler.

/                                                               

 

14.Ocak.1920de Maraşa giden Fransız birliklerini Araptar mevkiinde perişan eder.50 kadar Fransız esir alır, esirlerini kendi köyüne götürerek her gün koyun eti ile besler.Daha sonra esirleri Pazarcık kaymakamlığına teslim eder.

Geri çekilen Karayılan ve adamları Eliflerde dinlenip yeni cepheler için haber bekliyorlardı.Karısı gebe ve doğacak çocuklarının heyecanı içindeydiler.Ancak 3.gün Karayılana bir mektup geldi.Kılıç Ali Karayılanı Araptar baskını için kutluyor, Pazarcıkın batısı ile Aksu Deresi arasında yer alan Karabıyıklıya hareket etmelerini istiyordu.

20.Ocak.1920de Antepten Maraşa giden Fransız komutanı Finish komutasındaki birliğe Karabıyıklı ile Aksu arasındaki yokuşta baskın yaptı. Düşman piyade ve süvari birliklerini bozguna uğrattı.Ağır ve makinalı silahlarını, 20 sandık cephanesini ve 160 mavzerini ele geçirdi.Adını  Karabıyıklı cephesindeki kahramanlık ile Antep ve Anadoluya duyuran Karayılan Heyet-i Merkeziye tarafından Antepe davet edilir.Dülük köyüne gelen Karayılan eşkiya Samlı Kel Ahmeti burada ağaca asar.Ankaradan gelen Kılıç Ali ile de bu köyde tanışır.

Daha sonra 82 kişilik çetesi ile birlikte Dülük köyüne gelerek şehri kuşatan Fransız çemberini yarmış ve Antepe girmiştir.Karagah olarak önce Bekir Bey sonra Karagöz Camiini kullanmıştır.Bu arada Antep Cezaevinin kapılarını açtırır, mahkumların ellerine silah verir ve çetesine yeni gönüllüler katar.

Felhan toprakların Karayılanı 3000 baş hayvan ve 5 köy ile başladığı Antep Harbinde tüm servetini harcamıştı.Mazlumun zararını karşılar, askerin azığını ve cephanesini temin ederken elde avuçta bir şey kalmamıştı.Paraya ihtiyaç vardı, bu nedenle şehrin varlıklı insanlarını Bekir Bey Caminde topladı, çetelerin durumunu anlattıktan sonra, yardım etmelerini ister, ama ne yazık ki yeterli desteği göremez.

Şahinbeyle Ulumuhasere köyünde Karaca Kiyanın evinde buluşup, Kilisten gelecek Fransız konvoyunun nasıl durdurulacağını ve araziyi tanımaya çalışır.

Karayılan Elmalı cephesinde, 1.ve 2.Ağcakoyunlu cepheleri , İkizkuyu cephesi, Mağrabaşı ve Kurbanbaba Savaşına katılmış , 3.Mayıs.1920de Kilisten Ağcakoyunlu istikametinden Antepe ilerleyen Fransız Katar kolunu İkizkuyu cephesinde perişan etmiştir.Fransız komutan  Norman kolundan yaralanıp Halepe kaçmıştı.Normanın hanımı ise Karayılana esir düştü, bayan Norman iki ay çetelerin elinde kalmış, anlaşmadan sonra komutan Normana teslim edildi. Bayan Norman Sizler ve askerleriniz için ekmek göndermemizi ister misiniz diye sordu.

Ancak verilen cevap bir Türke yakışan şekildedir:

-Hanım hanım bu millet boğazının ekmeğini çalışarak, didinerek kazanır.Ama kendini borçlu hissediyorsan bize mermi gönder, gönderebilirsen der.

Gerçekten de umulmayan olur, bir miktar cephane verilir.

Karayılan ve çeteleri Fransız Albay Debiuvre kuvvetleri tarafından işgal edilen Samsaktepeyi geri almak için hiç beklemeden harekete geçmeye karar verdiler.

Karayılan 24.Mayıs.1920 sabahı kalkar, her zaman olduğu gibi beyaz elbisesini giyer.

/

Karayılanın şehit olmadan önceki davranış ve konuşmalarını Karagöz Camii imamı Maraşlı hoca Mehmet Efendi ile oğlu İaşe subayı Tevfik Ünerden bizzat dinledim.Çünkü Maraşlı hoca Mehmet Efendi Dedem, İaşe subayı Tevfik Üner ise Dayımdı.Dayımın anlattıklarını aynen aktarıyorum: 

Antep harbinde askerî ambar müdürü idim.Karagöz Camii sofasında çeteler karavana yiyorlardı.Hatırımda kaldığına göre patates haşlaması ile nohutlu bulgur pilavı idi.Karavana yerlerken başları ucunda çok yakışıklı bir erkek güzeli vardı.Esmer, bıyıklı, orta boylu, başında poşu, elinde gümüş kaplı kaması ile bir yiğit dolaşıyordu.Heyecanlı ve bütün vücudu ile konuşuyordu.Bu kahramanın kim olduğunu öğrenmek ve sözlerini duymak için yanına yaklaştım.Etraftan bir çeteye sordum.O kahramanın adının Karayılan olduğunu söylediler.

Gür ve ateşli bir sesle Arkadaşlar çabuk olunuz vakit geçirmeden düşmana saldıracağız, düşmana kendimizi göstereceğiz, bu yurdun evlatlarının ne yaman erler olduğunu düşman bilmelidir.Bizler bugün için dünyaya geldik, yurdumuzda düşmanın dolaşmasını tahammül edemeyiz.Aslanlar diyarı Antepe düşman gelmekle aldanmıştır.Düşmana karşı geleceğiz ve toprağımızda yabancı bırakmayacağız, onlara bu yerleri mezar yapacağızder.

Karayılan öğle namazını çeteleri ile kılar, namaz sonrası Hoca Mehmet Efendinin ellerini öper,  aynen şunları söyler;

-Hocam! Bu gümüş saplı hançerim sana emanet,sağ gelirsem alırım gelmezsem obamda ana kuçağında bıraktığım yavruma babandan teberik kaldı,  ona verirsin der ve Mehmet Hocanın elini öper, çeteleriyle Karagöz Caminden hareket eder.Mehmet Efendi ellerini semaya açar ve dua etmeye başlar, ancak ağlamaktadır.

İşte o gün Samsaktepede zorlu bir savaştan sonra düşman kaçmaya başlayınca, sevinerek mevzi değiştirmek için ayağa kalkan Karayılan Hayri Efendinin bağının çitinin üstünden geçerken talihsiz bir kurşun göğsünü parçaladı, çeteleri Karayılanı kucaklayıp Şıh Camiindeki hastaneye getirirler.Doktor Mecit ilk müdahaleyi yaparken Karayılanın gözleri hafif aralanır ve fısıldar:

-Çetelerim elimize, aşiretimize sahip olun der , son sözü kızının adı Selvi olmuştur.

Ondan geriye dört gümüş mecidiye, gümüş saplı bir hançer ve bir Kuran-ı Kerim ile genç bir dul eş ve babasız Selvi adında bir yetim kız çocuğu ile Anteplinin yaktığı şu türkü kaldı:

ANAMA SÖYLEYİN LOMBA YAKMASIN 

ÇUHA ŞALVARIMA OKÇUR TAKMASIN

OLUM GELİR DİYE YOLA BAKMASIN

VURUN ANTEP UŞA NAMUS GÜNÜDÜR

/

Yeni Aktüel Dergisi Karayılanın 88 yaşındaki kızını Kahramanmaraşın Pazarcık ilçesi Höcüklü Köyü Elif Mezrasında bularak görüştü.İşte Selvinin ağzından Karayılanın geçek öyküsü:

Babam Molla Mehmet 1.Dünya Harbinde Rus cephesinde savaşmış, adı batası Sarıkamıştan sağ gelmiş, ayağından yaralanmış.O zaman Erzurum Hastanesine taşımışlar sonra da Malatyaya hastaneye getirmişler.İyileşince de Savaş bitti, evine git demişler.Geri dönünce babamı aşiretin başına geçirmişler.Karayılan için Çoban idi, ırgat idi derler, ama babam Kabalar Aşireti reisidir.Ayıntapa düşman geldiğini duyunca bütün malını satıp silah almış.

Selvi kadının anlattığına göre Karayılan hayvan sürüleri olan ve etrafına göre zengin sayılan bir ailenin oğlu imiş.Bahar ve yaz aylarında Adıyaman ve Maraş yaylalarında kışın ise Antepin 45 km kadar kuzeyinde konaklayan bir aşiretin reisi imiş.Ermeni eşkiyasının babasını öldürdüğünde 16 yaşında bir delikanlıymış, yaylalarda sürüleri otlatırken bir çok eşkiya ile karşılaşmış, bu durum onu az zamanda usta bir silahşör olarak yetişmesini sağlamış.Savaştan geldikten sonra düşman kuvvetlerinin Antepe geldiğini duyan Karayılan cephane ve çete temini için bütün malını bu yolda harcamaktan çekinmemiş.

O zaman hükümet zayıf idi, bize hükümet bakmadı, babam baktı.Koyunlarımızı satarmış, öküzleri satarmış, sana diyeyim ekinimizi, çubuğumuzu satmış, katır yükleriyle silah satın alıp Fransıza karşı çeteleri donatmış.Malını satmasına aileden karşı çıkanlar olmuş:

Sen aklını mı yitirdin!?, bu kadar hayvanı , malı satıp sen nereye gidiyorsun diye anasına Karayılan:

Ana Rusun,Ermeninin yaptıklarını görseydin şimdi sende durmaz giderdin der.

Bana yardım etmek için geldiler buralara Sana aylık bağlayacağızdediler ama istemedim, Allaha şükür benim yardıma ihtiyacım yok.Şimdilerde çok lafını ediyorlar ama aslında babamı pek sevmediler.Ben anlatınca hep dediler ki Senin baban kürt idi , ben de kürtüm, ne yapayım inkar mı edeyim!?.

 

/

Atatürk, Kazım Karabekir Paşayla düşmanı Antepe sokma diye telgrafla haber etmişler Karayılana.

Samsaktepede istihkâm yapmışlar, kendi ovadan gavura hücum ediyor, ayağa kalkınca vurulmuş göğsünden. Askerine Kaçman yiğitlerim, vurun namus gidiyor, Antep gidiyor diye bağırıp askerini kaçırmamış.

Sonradan diyorlar ki  senin baban kürt idi.Kürdü Türkü mü olur, bu toprağın sahibiyiz biz der.

Karayılan ve çetelerini rahmet, minnet ve saygıyla anarken onun çetelerine söylediği şu sözlerini unutmamalıyız:

ELİMİZE,  AŞİRETİMİZE VE VATANIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ, BİN YILIN HAİNLERİNE FIRSAT VERMEYECEĞİZ    

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum