1. YAZARLAR

  2. Tamer Abuşoğlu

  3. İÇ SAVAŞ SENARYOLARI (2)
Tamer Abuşoğlu

Tamer Abuşoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

İÇ SAVAŞ SENARYOLARI (2)

A+A-

SANAL PARALEL DEVLETTEN, REEL PARELEL DEVLETE

Göstere göstere gelen süreç, AKP hükümetinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu gözden çıkartması ve yenilgiyi mutlak hale getirecek gerekli maddi zemini oluşturmasıyla daha da kolaylaşmıştır. 

Özcesi Kürdistanın önündeki engeller AKP tarafından birer birer ortada kaldırılmıştır. 

Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyamızda hayata geçirilen ve her alanda kendine uygulama sahası bulan farklı dil ve lehçelerdeki yaşam kabiliyeti Diyarbakır’ı Ankara’ya alternatif kılmıştır. 

Yol kesen , kimlik kontrolü yapan PKKya ait asayiş timleri, kolluk kuvvetlerinin yerini almış. 

Diyarbakır Belediye başkanını yargılayan KCK hukuku sanal paralel devlet yapısını alternatif reel devlete dönüştürmüştür. 

20 Bin kalaşnikofun sivil unsurlara dağıtıldığı ve muhtemel olarak seçimlerden sonra oluşacak bir iç isyan sürecine start verileceği söylentisi, devletin ortadan kaldırıldığı, istihbaratın sulandırıldığı, ordunun cephe gerisine çekildiği, polis teşkilatının ellerinin ve kollarının bağlanarak derdest edildiği bu zamansal geçiş içinde makul ve mantıklı görünmektedir. 

Fiilen Türkiye’den kopma emarelerinin kuvvet kazandığı bölge, göründüğü ve izlendiği yerden diğer bölgelere tehdit ve tehlike ihraç etmeye hazır hale gelmiştir. 

Kanlı bir iç boğazlaşmada bombanın fitilini ateşleyecek olan Washington-Brüksel ititfakıyla, yereldeki işbirlikçilerin ellerine ve ajan ve provakatörlerin ise iradelerine bırakılmıştır. 

 

VANDANLIĞIN SİYASETE TAHAKKÜMÜ VE ESKİ VEKİLİN YEDİĞİ HERZE

Bugünlerde Türkiye’nin sosyo-siyasal panoraması içerisinde çoban ateşleri yaktıran bu realite aslında çok önceleri ip uçlarını göstermişti. 

24 Mayıs 2011’de BDP Kars İl Başkanı Mahmut Alınak’ın tehditleri bugün ölçüsüz ve fütursuz bir cüret kazanan süreçle birebir örtüşmektedir. 

“Ben Öcalan’la görüşmelerden sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Böyle olunca seçimlerden sonra korkunç bir iç savaş başlayacak. Neredeyse tüm il ve ilçelerde halk birbirine girecek, evlere baskınlar düzenlenecek, devlet kurumları ve medya merkezleri bombalanacak, içeridekiler katledilecek, yollar kesilecek, medyatik kişilere suikastlar yapılacak, sokaklar, alanlar birer ceset tarlasına dönüşecek. Öcalan’ın talepleri yerine getirilmeyecek talepler değil”

İmralı’yı kıble belleyen, Öcalan’ı ise tanrılaştıran salyalı cehalet, Kandil’in silahlı ve despotik gücünden kendi hesabına güç devşirmektedir. 

Muhtemel bir iç isyanın hayata geçirilmesiyle başlayacak olan saldırılar salt kamusal hedeflerle sınırlı kalmayacaktır. Irkçı vandalizim kendinden olmayan herkese ve herkesime yönelecek. Kürtçü faşizmin ektiği kin can hasatına dönüşecektir. 

PEKİ TÜRKLER NE YAPMALI

Türkler kendini savunma pergellerini açmalı ve savunma hattını taarruz kabiliyetine dönüştürecek olan gerekli saha çalışmasına bugünden başlamalıdır. 

Bu koridorda hükümetin kendi karakterine uygun bir hale getirdiği devlet sizinle olmayabilir, yanlızlaştırılabilirsiniz. 

İlkeniz yüz yıl öteden gelen sesin yankısıyla hüküm bulmalıdır. “Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıhsa bütün vatandır” 

Hakkari için iradesini ortaya koyamayanlar, Diyarbakır’dan bahsedemezler. Diyabakır’da konuşamayanlar ise Ankara’yı koruyamadıkları gibi İstanbul’u da ellerinde tutamazlar. 

Unutmayın düşmanın zafer kazandığı ilk yer beyninizdir. 

Bu bağlamda; Türkiye ve Türkler için kritik eşik kendini dahili ve harici düşmanın merhametine bırakmasıdır. Çözüm ve zafer ise akılla cesareti buluşturmakta gizlidir. 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.