1. YAZARLAR

  2. Baler Fidan

  3. Hz. ÖMER’İN 'ŞİKAYET MASASI' GÜNÜMÜZÜN ADALETİ
Baler Fidan

Baler Fidan

Yazarın Tüm Yazıları >

Hz. ÖMER’İN 'ŞİKAYET MASASI' GÜNÜMÜZÜN ADALETİ

A+A-

Okurken dünle bugünü kıyaslayıp benzer, bir o kadar da zıt 

durumları gördüğüm bir yazıyı sizlerle paylaşmaka istedim.

Hani Belediyelerin halka kulak vermiş gibi yapmak adına kurdukları.

Değişik renklerde masalarda çözüm üretiyormuş gibi yaptıkları masaların benzerleri.

Asırlar önce  de varmış hemde cahiliye döneminden çıkan insanlığın İslamla şereflendiği ilk yıllarda.

Kendileri dışında kimseye yaşama hakkı tanımayan, kendi adamları dışında herkesi dışlayan adâletsizlere inat ;

Oysa Bir cemiyet için, bir millet için adâlet, insanın damarında dolaşan kan gibidir.

Adâlet mekanizması sıhhatli çalışırsa, cemiyet hayatı da sıhhatli olur.

Dilerseniz Hazret-i Ömer (r.a.) devrinden bir misâlle mevzûmuzu müşahhaslaştıralım.

Ashâb-ı kirâmın ileri gelenlerinden, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimizin iştirak ettiği hiçbir gazâdan geri kalmayan, bazan da Medînede Efendimiz  (s.a.v.)e vekâlet eden Ensârdan Muhammed bin Mesleme (r.a.), Hz. ömer (r.a.)in hilâfeti esnasında onun ‘Şikâyet Masası reisi idi.

Memurlarla alâklı şikâyetler bu masaya gelirdi. 

O, gelen bu şikâyetleri inceler, araştırırdı. 

Neticede şayet haksızlık yapan, adam kayıran, rüşvet alan biri ortaya çıkarsa cezalandırılırdı.

 

Bir defasında Medînede toplanan memurlara, Hz. Ömer  (r.a.) nasîhat ediyor ve onları, insanlara âdil davranmaları, zulmetmemeleri hususunda îkaz ediyordu. 

İşte bu esnada halkın arasından, sessiz-sâkin ve kimsesiz bir adam ortaya çıktı ve:

-”Beni memurlarınızdan işte şu adam, haksız yere dövdü. Halbuki suçladığı hususta benim bir kabahatimin olmadığı da sonradan anlaşıldı, diyerek dâvâcı olduğunu söyledi.”

Bunun üzerine mesele araştırıldı… 

Adamın haklılığı anlaşıldı, memurun ona zulmen kırbaç vurduğu meydana çıktı.

Hz. Ömer (r.a.)in kararı kesindi:

-Seni döven memura sen de, onun sana vurduğu kırbaç adedince vuracaksın! Amr bin Âs (r.a.) itiraz etti:

-Yâ Ömer, bundan sonra memurlarınızı insanların gözü önünde dövdürecek misiniz? Şayet böyle yaparsanız, bu tatbikat, memurlarınızın itibarını düşürür, onları iş yapamaz hâle getirir.

Hz. Ömerin cevabı aynen şöyle oldu:

-Ben zâlimi, şu veya bu bahânelerle koruyup da, mazlûmu mâruz kaldığı zulümle başbaşa bırakmam. 

Kim zulmetmişse karşılığını görmeli ki, tekrarına cesaret edemesin. 

Böylece karar kesinleşti. 

Sessiz ve kimsesiz şikâyetçi adam, kendisine vurulan kırbaç adedince kırbaç vuracaktır zulmeden memura…

Bu defa Amr bin Âs (r.a.), kimsesiz  olan bu şikâyetçi adama gitti ve şu teklifte bulundu:

-Sana, onun vurduğu kırbaç sayısınca altın vereyim. Bunları al, dâvandan vaz geç. 

Yoksa kötü niyetli bazı insanlar cesaret bulur, memurlar korkaklaşır. 

Neticede adâletin temini daha da güç hâle gelebilir, dedi. 

Mazlum ve mağdur adam da bu teklifi kabul etti: Yediği kırbaç adedince altınları aldı, dâvâsından vaz geçti. Ve böylece, idare edenlerle idare olunanlar arasındaki buna benzer haksızlıklar da son bulmuş oldu.”

Adâletten en çok bahsettiğimiz dönemde  Mahkemelerin haline bakarmısınız.

Adaleti bu adâletsizler mi dağıtacak ?

Hakim bir karar veriyor, adalet bakanından, Başbakanı, Cumhurbaşkanına kadar bir kesim her türlü hakareti yapıp.

Hem hakime, hem hukuka, hemde devlete olan inancı güveni  zedeliyor.

Adaletin olmadığı yerde zorbalik hüküm sürer.

Memleketin daha çok güvene inanca ihtiyacı var.

 

Hz.Ömer adâletinden bahsedenlerin yukaridaki kıssayı örnek alması dileklerimle...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.