1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Hiç böyle düşündünüz mü ?
Hiç böyle düşündünüz mü ?

Hiç böyle düşündünüz mü ?

BİR GAZİANTEP GELİNİNİN KALEMİNDEN; GELİN – KAYNANA SAVAŞININ PSİKOSOSYAL ÇÖZÜMLEMESİHiç düşündünüz mü? Kaynanalar gelinlerini neden bağırlarına...

A+A-

BİR GAZİANTEP GELİNİNİN KALEMİNDEN; 

GELİN – KAYNANA SAVAŞININ PSİKOSOSYAL ÇÖZÜMLEMESİ

Hiç düşündünüz mü? Kaynanalar gelinlerini neden bağırlarına basmazlar? 

Gelinleriyle aralarında rekabet varmış gibi davranırlar? Çünkü…

Ülkemizde bir önceki jenerasyonda kadın ile kocası arasındaki yaş farkı oldukça yüksek. Genç kadınlarla evlenen erkekler doğal olarak eşlerinden erken göçüp gidiyorlar. Ortalama kadın ömrünün, ortalama erkek ömründen uzun olduğunu da varsayarsak, kadın dulları cenneti olduğumuzu fark ederiz. Bakın akrabalarınıza, mahallenize… Kocasını kaybetmiş çok sayıda kadına rastlarsınız… Karısını kaybetmiş koca popülasyonu ise nispeten azdır.

Bazı kadınlar kocalarını kaybettikten sonra en büyük erkek evlatlarına ağır sorumluluklar yüklerler. Geride kalan küçük çocukların bakımı, evin geçindirilmesi gibi. Oldukça ağır maddi ve manevi sorumlulukları olur bu abilerin, kadın için artık yeni bir hayat arkadaşı, yeni bir “koca” modeli olmuşlardır. Öyle ki sorumluluklarını paylaşan ve hatta azaltan kişiler onlardır. 

EVLADA EVİN BABASI ROLÜ VERİLMİŞTİR 
Yeni “koca”nın evin babası rolünde bir çok sorumluluğu üstlenmesine karşın, annenin artık daha özgür olduğunu gözlemleriz. Artık evde bakıma muhtaç yaşlı bir koca yoktur, bilakis genç ve verimli, üstelik cinsel anlamda talepleri de olmayan nispeten masrafsız, üstelik onları gerçek kocalarından daha çok seven ve önemseyen bir koca vardır. Yani bulunmaz nimettir. Bu yeni evlilik modelinde bu yeni “kocanın” evin babası rolüne büründüğünü görürüz. Çoğu kez hayatını ailesi için feda eder. Kendi hayatını kurmak yerine, bekar kalır uzun yıllar, hayata akmak yerine küçük kardeşlerini okutur, evlendirir, onlara iş kurar, borçlarını öder. Bu sorumluluklar zamanla her yerde olduğu gibi bir lütuf değil, mecburen yapılması gereken ödevler haline gelir. Bu yüzdendir ki abi ilerleyen yıllarda kendisine teşekkür edileceğini zannettiği halde “mecburdun evine bakmaya” yanıtını alır. Çünkü abilik rolünden çoktan sıyrılmış ve evin babası olmuştur ve ne de olsa her baba evini geçindirmek ve küçük çocukları büyütmek zorundadır, bu onun doğal görevidir.  

EVLENMEYE KALKIŞIRSA YANDI 
Peki bu abi bir gün kendi hayatını kurmak isterse ne olur? Abi baba rolünde olduğundan, evlenmesi demek aslında eve kuma getirmesi demektir. Yani anne aldatılmakta, kardeşlere üvey anne gelmektedir! Bu roller karmaşasında gelinin sevilmemesi herhangi bir kötü davranışı olması gerekmez, bu aileye gelin gelmiş olması, kendisine kötü davranılması için başlı başına yeterli bir sebeptir. Gelin anlam veremediği kötü davranışlara maruz kalır, eşinin kardeşleri ve annesi tarafından neden bu kadar kötü muamele gördüğünü anlamaya çalışır. Yanıldığı nokta aile içindeki rolüdür. Aslında gelin değil de üvey anne olduğunu anlaması zaman alacaktır. Anneyi aldatan ve çocuklara üvey anne getiren bu baba, yani abi ise, büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Hissettiği tam olarak, yıllardır emek verdiği ailesinin kendisine nankörlük yapmasıdır. Bunca emeğin karşılığında teşekkür etmek yerine nankörlük yapmakla itham eder aileyi. Anne geline büyük bir nefretle bakmaktadır, her anlamda çuvallamasını istediğinden toplumda onu küçük düşürmeye yönelik davranışlar sergiler, hakkında olmadık dedikodular üretir. Hatta zaman zaman oğluna “evine dön” deme cüretini bile gösterebilir. Çünkü karşısındaki genç kadınla rekabet etmek ve onu aşağı çekmek zorundadır. İşte bu tablo Anadoluda her gün ve her gün yaşanmaktadır. Ve çoğu örnekte genelde 40lı yaşlarında evlenmeye fırsat bulabilen bu bahtsız abinin ömrü kısa olmaktadır. Çocuk sahibi olduysa eğer çocukları muhtemelen onsuz büyümek durumundadır. Çünkü yıllarca ev geçindiren, hayatın yükü altı ezilen ve ardından da nankörlük dolu bir tabloyla karşılaşan bu abi, babalık görevini zaten yerine getirmiştir ve artık daha fazla “baba” olmaya takati kalmayacaktır. 

GELİNİN İŞİ O KADAR ZOR Kİ..

Tüm bu tablonun ortasında şaşkına dönen gelin ise aile ile ilişkisini kesecek ve “ailenin içine nifak sokan ve abiyi kardeşlerinden, annesinden ayıran kötü kadın” olarak kalacaktır. Böyle bir pozisyondaysanız, hiç aldırmayın, olgun kocanızın keyfini çıkarın   Çocuk büyütmüş, ev geçindirmiş fedakâr bir erkeğin şefkatli kollarında huzuru bulacaksınız. Çocuk yapma konusunda ise hiç acele etmeyin, bırakın zaman her ikinizi de sınasın. Bu Gaziantepte çokça karşılaştığım bir tablo. Sanırım bu gelinleri örgütleyip bir dernek bile kurabiliriz. Derneğimiz adı ne olsun peki? En iyi kaynana ölü kaynanadır derneği 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.