1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Hayatı roman
Hayatı roman

Hayatı roman

Daha 13 yaşında iken ailesi tarafından evli bir kişiye ikinci eş olarak verilen ve şimdi 76 yaşını bulan Aliye Başçolak'ın yaşadıkları toplum gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.

A+A-

Yaşadıklarına rağmen okuma hırsından asla vazgeçmeyen Başçolak, Büyükşehir Belediyesi Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi’ne ‘okuma’ öğrenmeye gidiyor..  Aliye nine, 13 yaşında sevginin ne olduğunu bilmeden anne olduğunu anlattı… Ailelere seslenen Aliye nine, "Kızlarınızı erken yaşta evlendirmeyin, onları harcamayın.. Kızlarımız okusun,kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrensin" dedi. 

 

Hayatında bir  çok sıkıntı yaşayan 76 yaşındaki Aliye Başçolak, ilerleyen yaşına rağmen okuma azmiyle dikkat çekiyor. Anlattığı hayat hikayesiyle duygulandıran Başçolak, "Hayatın tadını bilmeden 15 yaşında anne oldum. İlk çocuğumu taşıyamadım öldü. 16 yaşında ikinci bebeğimi dünyaya getirdim" diye  konuştu. 

 

OYUN OYNUYORUM SANDIM

 

Gelinliği giydiğinde hiçbir şeyin farkında olmadığını anlatan Aliye Teyze, “13 yaşında evlendirildim. Öksüz kalmıştık. Annemin 6 tane çocuğu vardı. Sokakta oyun oynuyordum. Annem içeriye çağırdı ve… ‘gelinlik giyeceksin, gelin olacaksın’ dedi. İki tane yaşlı kadın beni aldı, başıma çiçek takıp süslediler. Gelinliği giydiğimde hiçbir şeyin farkında değildim. Oyun oynuyorum sandım. Gerçi artık evlilikte oyuncak oldu. Kasım 1956 yılında 13 yaşındayken teyzemin oğlunun ikinci karısı oldum. Ben böyle gelin gittim, ablam başka yerlere… Hayatın tadını bilmeden 15 yaşında anne oldum. İlk çocuğumu taşıyamadım öldü. 16 yaşında ikinci bebeğimi dünyaya getirdim, eşimi kaybettim. Üç tane çocuğum var

 

KALEMLE NUMARALANDIRIR, ÖLÇÜ ALIRDIM

 

40 sene boyunca terzilik yapan ve yaşadığı zorlu süreçlerden bahseden Aliye Teyze, yaparken mutlu olduğu şeyleri de anlattı. Aliye Teyze, “Terziydim. Okuma bilmezliğine, 40 sene dikiş diktim. Kalemle ölçü alır, numaralandırırdım. Numaraya göre de makas atıp keserdim. Okumayı çok istedim. Tarihi yerleri çok seviyorum. Tarihi turlara katılıyorum. Fotoğraf makinam var. 1956 senesinden beri gittiğim yerlerde siyah beyaz fotoğraf çekerim. Yine 56’lı yıllarda el makinam vardı. Onunla dikiş dikerdim. Gene dikerim ama gözlerim şekerden dolayı  görmüyor” dedi.

 

AYNI BAKIR TABAKTA YEMEK YERDİK

 

Eski Gaziantep yaşamını anımsatan Aliye Teyze, "Sohbeti severim. Fuzili masraf yapmam. Antep’in yerlisiyim. Gençlere fikir ve öğüt vermeyi severim. Eskiden Antep küçük bir yerdi. 4 mahallesi vardı. 1956’lı yıllarda da ilk taksi çıkmıştı ve Çayırağası diye arabalar vardı. Sinilerde ve aynı bakır tabakta yemek yenilirdi. O yılların ayrı bir güzelliği vardı” diye belirtti.

 

ŞİMDİ OLSAYDIM…SEVMESİNİ BİLİRDİM

 

Sözlerine ‘yazık ettiler…’ diye devam eden Aliye nine, gençliğin şimdi olsaydı ne yapardın? sorusuna, “Aşkın ne olduğunu sevginin ne olduğunu bilmedim. Gözümü açtığımda anne olmuştum. Hayat toz pembeymiş. Yazık oldu.. Gençliğim şimdi olsa dört dörtlük yaşardım. Eşimi kendim seçerdim. Onu sevmesini bilirdim. Ne yazık ki… yaşayamadık. 76 yaşındayım hala elimden geleni yapıyorum. Gözümüzde kaldı herşey. Yazık ettiler… Kocam kızar diye, laf söylemeye korkardım. Ben buradan söylerdim o dama çıkar bağırarak cevap verirdi. Yaşlıydı bilgisizdi. Yanlızım. Yaşayamadım hayatımı içimde kaldı” dedi. 

 

OKUMAYI ÖĞRENDİĞİM İÇİN ÇOK MUTLUYUM

 

Okumayı öğrendiği için mutlu olduğunu ifade eden Aliye Teyze, yaşadığı mutluluğu şöyle dile getirdi: “Okumam çok zayıftı ilerlettim. Okumayı öğrendiğim için çok mutluyum. Kursa seve seve geliyorum. Yaşlılıkta değişiklik oldu. Bir arkadaşım geliyordu, bende kayıt oldum. Seve seve geliyorum. Erken kalkarım kahvaltımı yapıp okuluma gelirim. ”AYŞEGÜL BAĞCI

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.