1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. HARAM OLSUN
HARAM OLSUN

HARAM OLSUN

Kanunlara uyan, yasa dışı illegal işlere girişmeyen, harama asla tevessül etmeyen, en önemlisi elektriğini kaçak kullanmayan insanlar olarak, bizlere kaçak...

A+A-

Kanunlara uyan, yasa dışı illegal işlere girişmeyen, harama asla tevessül etmeyen, en önemlisi elektriğini kaçak kullanmayan insanlar olarak, bizlere kaçak elektrik kullananların parasını ödetenlere hakkımızı helal etmiyoruz.. Söyleyeceklerimiz budur…

KAMİL OCAK’IN YERİ NE OLACAK

Yeni stadyum bitti bitecek. Önümüzdeki sezonda belki birkaç maç daha müsabakalar Kamil Ocak’ta oynanabilir, ama nihayetinde bitince maçlar artık orada oynanacak. Haliyle Kamil Ocak Stadı yıkılacak.. İşte asıl iş ondan sonra patlayacak.. Biliyorsunuz Kamil Ocak’ın yeri için Fatma Şahin meydan yapacağına söz verdi. Siçem bildirgeleri elimizde duruyor. Daha sonra Mimarlar Odasına bu yer için ödüllü proje yarışması yaptırdı. Dahası Bedestenin yerini de meydana katacağını söyledi. Daha da ileri gitti, vilayetin yerini de meydan yapacağını ifade etti..

Bunlar hepimizi heyecanlandırdı tabii.. Gerçekten de Gaziantep’e büyük bir MEYDAN kesinlikle gerek.. Ama gerçekleşmesi ihtimali nedir derseniz, ben zayıf gördüğümü söylemeliyim.. Çünkü Kamil Ocak arsası TOKİ’ye ait.. TOKİ’nin projesi maalesef Fatma Şahin ile uyuşmuyor. Birde buraya devasa Camii yaptırmak isteyen Abdülkadir Konukoğlu sırada bekliyor.. Görünen o ki, Gaziantep Sivil Toplum Örgütlerini önümüzdeki günlerde ciddi bir sınav bekliyor.. Tabii bizi de.. Gaziantep’in büyük bir meydana kavuşmasını isteyenlerin ortak düşüncesi, Kamil Ocak’ın MEYDAN olmasıdır..

YENİ STADIN ÇEVRESİNDE YÜKSEK BİNALAR

Ara sıra gidip geziyorum oraları.. Henüz ismi konulmadı ama büyük bir ihtimalle Arena olacak.. Gönül isterdi ki, KAMİL OCAK ARENA olsun.. Çünkü bu isim kentimizde ve ülkemizde adeta sembolleşti..

Şunu unutmamak lazım, şehirlerde sembol binalar ve yapılar şarttır.. O yapıların varlığı ve güzel görüntüsü, kentlerin varlığını ölümsüzleştirir.. Gaziantep Kalesi ve Zeugma bunların başında geleni. Şöyle bir baktığımızda Gaziantep’ten bahsederken televizyonlar ve gazeteler hala kebap, baklava ve fıstığı ön planda tutuyor. Birde kale ve Zeugma.. Oysa kentten bahsedilirken, çok sayıda görüntüler olabilmeli.. Binalar bunun bir parçası.. Premiall karşısındaki Iconova silueti şehre farklı bir görüntü sağlayacak. Buna birde yeni Stadyumu eklemeliyim. Çünkü devasa bir görüntüsü oldu.

Ancak ne varki bu stadın çevresinde yüksek binalar yapılıyor.. Belediyelerin bu düşünceden hareket etmediklerini görüyoruz maalesef. Oysa uzaktan bu Devasa Stadyum görülebilmeliydi. Geçerken dikkat edin, o mükemmel duruşunu bir bütün olarak resimleyemezsiniz.. Ancak tepeden çekilecek görüntü var.. Belediyelerimizin kentin simgesi sayılabilecek yapıların çevresinde imar planları ve projeleri konusunda hassas olmaları gerekir..

VALİ KEŞKE TEK BAŞINA BASINLA BULUŞSAYDI

Gaziantep’te Basın sancılı.. Basın 8 cemiyet ve dernekle parçalatılmış ve birbirine düşürülmüş durumda.. Ve en vahimi basını temsil edenlerin zafiyetleri yüzünden, kenti yönetenler basını o kapsamda değerlendiriliyor.. Muhataplarının bilgi, fikir ve düşünceden çok, parasal ve rantsal bir saplantı içinde olduklarını gördüğünden, işini düzgün ve layıkıyla yapan basın mensuplarını da onlar gibi değerlendirme gafletine düşüyor..

Biliyorsunuz geçen haftadan beri Gaziantep basınını yazıyoruz.. Bizim tarzımızı ve duruşumuzu anlatıyor, kenti yönetenlerin de, bizim gibi bir elin parmaklarını geçmeyen gerçek gazetecilerin bu şehirde var olduğunu ifade etmeye çalışıyoruz.. İki kelimeyi bir araya getiremeyen, bir cümleyi kuramayan, yazı yazmayan, haber yapamayan, köşe deseniz muhabirine yazdırıp kendi adıyla yayınlayanların gerçek gazeteci sayılamayacağını, onların sadece gazeteciliği kullanarak parasal güç sağladığını bu ili yönetenlerin görmeleri için çabalıyoruz..

MUHATAP ALDIKLARI KİŞİLER ÇOK ÖNEMLİ

Durum şu aslında.. Kenti yönetenler basınla veya bir gazeteciyle ilgili bilgi edinmek istediğinde, muhatap aldıkları kişilere göre hareket ediyor.. Örneğin beni veya gerçek manada gazetecilik yapan bazıları hakkında bilgi almak istediklerinde, başvurdukları isimler çok önemli.. Sonrasını söylemeye gerek yok..

YÖNTEM ÇOK YANLIŞ

Gelelim Divan otelinde yapılan basına hem haber dersi, hem ayar toplantısına.. Sayın Vali’nin, Başsavcı yardımcısı, Garnizon komutanlığı ve Emniyet Müdürüyle birlikte Belediye Başkanlarını, Üniversite Rektörünü ve Sanayi ile Ticaret Oda Başkanlarını yanında oturtup basını hizaya sokma olarak anlaşılan toplantısını düşünce olarak doğru bulmadığımı söylemeliyim.. Daha vahim olanı ise toplantı masasında oturan tüm yetkililerin basına gazetecilik dersi vermeye kalkışması.. Burada mesele basın ile vilayet, yargı, jandarma, emniyet, belediyeler ve odalar ilişkilerini düzene sokmaksa, bunun yöntemi bu olmamalıydı.. Elbette kritik bir dönem yaşanıyor.. Gaziantep yıllardır ihmal edilip, kente kaldıramayacağı göç ile birlikte terör örgütleriyle bağlantılı olanların hücreleşmenin bedelini farklı yönleriyle ödemeye başladı.. Daha da olmayacağının garantisi yoktur..

İŞTE GAZETECİLİĞİN GETİRİLDİĞİ DURUM

Ama tüm bu gerçekler ortada iken, var olan gerçeklerin habercilik adına kamuoyu ile paylaşılmasını yasaklamak kabilinden yapılan konuşmalar, basın özgürlüğü kadar ifade özgürlüğüne de uymamaktadır.. Elbette kentin hassasiyetlerini düşüneceğiz, bunu en iyi şekilde gazete olarak yerine getirdiğimize inanıyorum zaten.. Yasakçı düşünceye katılmasam da, getirilen yasağı, yasalara saygımızdan dolayı uymayı görev sayarız. Ama buna uymayanlara da gerekenin yapılmasını bekleriz. Nitekim bu toplantıda gündeme gelmiştir. Asıl mesele de budur. Gazetecinin mesleğini yaparken, getirilen yasağın uygulanması konusundaki bilgisizliği, bu şehirde gazeteciliğin kimlerin eline kaldığının bir belgesidir aslında.. Yasağı uygulamayan ve kimliğinde cemiyet başkanı yazan birisinin Valiye “efendim biz siyah sayfa çıktık” demesi, aslında Gaziantep basınının düşürüldüğü dramatik bir görüntüdür.. Onun içindir ki, Belediye Başkanları ve Oda başkanları ile Rektör bile, böyle kişilere gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiğini söylemek durumunda kalır.. Tabii bizlere de, o arkadaşlara başkanlık ve Rektörlük kriterlerini anlatmak, görev alanlarını kapsayan unsurları ifade etmek kalır..

KENTİ YÖNETENLER KENT HAFIZASINA ÖNEM VERMELİ

Sözü uzatmak istemiyorum.. Gaziantep basını her yönüyle çok sancılıdır.. Ama bunu fırsat bilerek her gazeteciyi veya gazeteleri de, basını temsil eden derneklerin ve cemiyetlerin başındaki kişilerle bir tutmamak gerekir.. Sayın Vali Ali Yerlikaya’nın, medya ve Gaziantep basını konusundaki bakış açısını iyi bir gözden geçirmesinde fayda görüyorum.. Aynı şekilde Sayın Fatma Şahin’inde.. Yasaklar, baskılar hiçbir zaman doğruları getirmez.. Şu bir gerçek ki, Hem Vilayet, hem Büyükşehir Belediyesi, basın ilişkileri konusunda mevcut anlayışı değiştirmeli, her gazeteciyi bahsetmeye çalıştığım tiplerle aynı kategoriye koymamalıdır. Bu kentte herkes birbirini çok iyi bilir. Bilmeyenlerin kent hafızası konusunda derslerine çalışması gerekmektedir.. Bu kentin her yönlü hafızası olduğu unutulmamalı, özellikle siyasette, iş dünyasında ve basında ciddi manada hafıza işine odaklanılmalıdır.. O zaman hata ve yanlış yapma konusunda sıkıntı en asgari düzeye inecektir..

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.