Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

GÜZELBEY ARTIK YOK

A+A-

 

Yerel seçime henüz 7 ay var ama artık her şehirde olduğu gibi Gaziantep'te de siyaset kulislerinde Büyükşehir ve ilçeler için hesaplar yapılmaya başlandı bile.. Şunu artık net olarak söylemeliyim ki, AK Partide Asım Güzelbey önümüzdeki dönem yok.. Bu yüzde 99 kesin.. Yüzde 1 ihtimali saklı tutuyorum yine de.. Ama kesin olan şey, yeni dönem Büyükşehir Belediyesi için görev verilecek kişiye şimdiden hazır olun derim.. Büyükşehir için kim veya kimler olabiliri konuşmak henüz çok erken.. Ancak son kararı verecek olan Başbakan'ın bu güne kadar yaptırdığı ve bundan sonra peşpeşe yaptıracağı anketlerin önemli rol oynayacağını söylemeliyim..
İlçeler için biliyorsunuz Şehitkamil'de Rıdvan Fadıloğlu çok önceden açıkladı ve "uygun görürlerse devam ederim"dedi. Şahinbey'de Mehmet Tahmazoğlu'ndan kesin bir açıklama yok henüz.. Bunun nedeni Büyükşehir'in durumu.. Asım Güzelbey'in yerine hazır olduğunu herkes telaffuz ediyor şimdiden.. Ama karar Başbakan'da.. Burada hemen belirtmem gerekirse, anketlerde aslında iki ilçe belediye başkanı da fena çıkmıyor.. Yalnız anketlerde iki önemli şık dikkat çekiyor.. ‘Beğenme' ve ‘oy verirmisiniz' şeklindeki şıklar arasında ciddi farklar olması genel merkezin kafasını karıştırmış, bilginiz olsun.. Beğenmede rakamların yüksekliği, oy verirmisin de birden bire düşüş göstermesi isimlerin tekrar gözden geçirilmesine yol açacak.. Zaten AK Parti genel merkezinin bundan sonraki anketinde artık net isimler konulacak.. Mevcut başkanlar ile adaylığı düşünülen isimler için yöneltilecek sorularda Büyükşehir ile Şahinbey ve Şehitkamil'in kaderi belirlenecek..
KURUŞ DEĞİL DURUŞ GAZETECİLİĞİ
Gazetemizin 20 yaşına adım atması, artık şunu iyice belli etmiştir. Bu kentte Gaziantep27 ve aynı çizgideki gazetelere ciddi biçimde ihtiyaç var.. Ama o gazeteler bizim gibi ekonomisi iyi olmayanlarca değil, güçlü ekonomiye sahip olanlarca, biraz da duruş sahibi olanlarca çıkarılmalı.. İlhan GÖK adındaki bir okurumuzun bize layık gördüğü benzetmede olduğu gibi "KURUŞ GAZETECİLİĞİ değil DURUŞ GAZETECİLİĞİ"yapabilmeli.. Yine bir okurumuzun "Siz dik durmaya devam edin, arkanızda bizler varız.. Yeter ki hakkı, hakkaniyeti yazmaya ve söylemeye devam edin.."dediği gibi.. Cemal Hortoğlu'nun daha farklı şekilde ifade ettiği "Gördüğüm; yaşadığını konuşan, konuştuğunu okuyucuları ile paylaşan ender insanlardansınız.. Nice yıllara, başarılarınız daim olsun" diyerek gazetecinin ve çıkardığı gazetesinin tarifini yaptığı gibi..
BU ÇİZGİDE GAZETECİLİK YAPMAK ÇOK ZOR
Şu bir gerçek ki, bu gazete yoktan varedilmiştir.. Ve o yoktan varedilmenin sonrasında yaşatabilmek kadar aynı çizgiye koruyabilmenin de mücadelesi verilmiş üstelik 20 yıla taşıyabilme başarısı gösterilmiştir.. Bu başarıda en büyük güç elbette size okurlarımıza aittir.. Zaten bizi en iyi şekilde tarif eden, tanımlayan, ifade eden sizlerin sözleri inanın sorumluluğumuzu daha da arttırıyor..  Ama şunu mutlaka belirtmeliyim ki, bu şehirde 27 çizgisinde gazetecilik yapabilmek gerçekten zor.. Sadece abonelerle, bayi satışıyla, gelen reklamlarla gazete yaşatılmıyor sevgili okurlar.. Bu gazete yatırım istiyor.Eskiyen teknolojiyi yenilek gerekiyor..Bunu bir deneyelim diye KOSGEB'e adım attık, atmaz olaydık..Borçlandık bankadan kredi çektik, KOSGEB'ten vurgun yapanlar yüzünden şimdi harcadığımız parayı da alamıyoruz. "Yahu Allah'tan korkun" diyoruz, "bizim gibi Gaziantep'te 300 firmanın hak edilmiş parasını niye vermiyorsunuz"diyoruz, efendim KOSGEB'ten usulsüz para alanlar inceleniyor dosyaları yargıda. Onun için ödemeler durduruldu"diyorlar.. Böyle olunca, mağdur edilen firmalar banka borçlarını ödeyemez duruma düşüyorlar. Haliyle haciz işlemine, hatta işyeri kapatmalara kadar uzanıyor bu mağduriyet.. İşin en üzücü yanı ise, iktidar partisinin il teşkilatı, milletvekilleri ve Sayın Bakanımız Fatma Şahin, bu konuda mağdur olan esnafımızın yanında yer almıyor..Sessiz kalmayı tercih ediyorlar..
BASIN İLAN KURUMU, BELEDİYELER VE ODALAR
Hele bir resmi ilan olayı var, mutlaka ama mutlaka çeki düzen verilmelidir.. Atmışlar herkesi havuza, büyüğü de, küçüğü de, sahte işlem yapanı da, yasalara ve mevzuata uyanı veya uymayanı da, eşit şekilde pay alıyor.. Basın İlan Kurumu yetkililerinin her kontrolde, denetimlerde, hatta baskınlarda tespit ettikleri usulsüzlüklerin sonuç vermeyişi de, işini düzgün yapan bir avuç yerel gazeteci yıldırma noktasına getiriyor.. Bazı illerdeki birleştirme teşebbüsü nasıl sonuç veriyor bilemem, ama Basın İlan Kurumunun Gaziantep gerçeğini görmezden gelişi, yerel basının kaliteyi yakalama yerine kalitesizliğine ciddi biçimde çanak tutuyor.. Buna birde belediyelerin ve odaların adeta kalitesizliği teşvik adına sayıları yüzlere ulaşan günlük ve haftalık gazetelere prim vermesi eklenince, Gaziantep yazılı medyası  halkın haber alma ve sorunlarını dile getirme beklentisinin dışına çıkartılıyor, kurum ve kuruluşların, hatta ekonomisi güçlü ve siyasi ağırlıklı kişilerin hakimiyeti altına giriyor..Yerel TV'leri söylemiyorum, çünkü hepsi de aynı sesi çıkartıyor..
SERVİS ARAÇLARINI BİRDE ADRESİNDEN DİNLEYELİM
Bu köşenin bir misyonu da okurlarının görüş ve düşüncelerine yer vermek..Tabii son günlerde gelen şikayetler, eleştiriler, yorumlar artmaya başladı, dikkatimi çekiyor.. Umarım yetkililer ve ilgililer okuyacaktır.. Çünkü çıkarılması gereken bilgiler var, yazanların.. Gelin hep birlikte okuyalım:
Ökkeş bey merhaba..Bizler sizlerin gerek gazete, gerekse köşe yazılarınızı yakından takip eden okurlarınız.. Gerçekten bu şehrin tüm dertleriyle ilgilenen ve sahiplenen birisi olduğunuzu biliyoruz.. Yaptıklarınız takdire bedeldir   Köşe yazarınız Sayın Emre beyin yazısını okudum, bazı bilgileri ve görüşlerimi size de iletmek istedim..Organize servislerin gidişleri gerçekten kanayan bir yara.. Ben bir firma sahibi olarak okudum ve bazı bilinmeyenler hakkında bir düzeltme ihtiyacı duydum. Ökkeş bey, İşçi servisleri sabah saat 07- 08  arasında kaç araba çıkıyor biliyormusunuz..İnanmayacaksınız ama  100 değil 500 değil, 1000 değil, tam 3 bin araç aynı anda trafiğe çıkıyor. Bunlar ister istemez Başpınar istıkametını kullanıyor tabii.. Doğru konuşmak gerekse yarısından azı beylerbeyi istikametine gidiyor. Beylerbeyi  yönüne baktığımızda neden duman yok ? Çünkü bizim belediyemiz sağolsun 25 yıllık yolu daha bu sene 3 şerit şekline dönüştürdü.. Haliyle  70'li yılların arabası diye yazdığınız araçlar ise yok denecek kadar azdır. Çünkü bunlar 3 sene önce Antep'den Kırıkkale hurda müdürlüğüne teslim edilmiştir. Antep  sınırları içerisinde belkı 1 belkı 2 tane 302 otobüs kalmıştır. Asıl mesele Dülükbaba rampasıdır..  Biliyorsunuz her bir araç bir sigara dumanı gibi çıkarsa sonuç  tabii dediğiniz gibi olacak. Bunun için öncelikle belediyeleri eleştirmemiz lazım..Organizeye giden yola alternatif bulunmazsa bu çileyi herkes çekecek..  Çünkü çevre yollarımız yetersiz. Bu şehirde UKOME var.. Şehir içindeki halk otobüslerini, dolmuşları, öğrenci servislerini ve bizleri yani servis otobüslerini her yılın Kasım ve Aralık aylarında, Gaziantep büyükşehir belediyesi makina ikmal dairesi müdürlüğünde,  tuv muayenesi dışında yıllık 250 Tl karşılığında araçlarımızı muayene ediyoruz.. Bizim normal muayenemizi bile kabul etmiyorlar.. UKOME kararı ile araçlarda 19 yaş sınır vardır, sanmıyorum ki tüm şirketlerin araçları en eski 1996 modeldir ve 2010 model arasıdır. Sabah nedense hep servis araçları göze çarpıyor, kamyonlar dolmuşlar traktörler..  Gelin sabah bir bakın, transit yolcu taşımacılığı yapan firma araçları kimler yok ki. Bol kazançtan bahsediliyor,  tabii uzaktan hoş görünüyor..  Bir kurumsal fabrika servis kiralarken 10 tane firmayı birbirine düşürüp fiyat kırıp ucuz çeken firmaya veriyorla. Ben de severim eleştiri yapanı, çünkü  eleştiri olmalı ki kalite artsın. Bu şehirdeki tüm taşımacıların yarısından çoğunun petrol istasyonu bulunmaktadır. Arkadaşımız 10 numara yağdan bahsetmiş ama gerek yok, mazot iskontoları o kadar düşük ki gerek yok.. Kaçak zaten yok adı var.. Ama pompa mazot üretimi merdiven altı devam etmektedir.. Buda bize zaten cevap veremez.. 15 günde bir tır la yakıt getiriyoruz.. Polis 15 günde bir kontrol yapıyor bazen jandarma kaçakçılık geliyor, cezaları çok ağır. Kullanmaya değer m,i araçlara açtığı hasar cabası Ökkeş bey.. Kusuruma bakmayın ama  bazı şeyleri düzeltme ihtiyacı duydum kolay gelsin. Saygılar... Mustafa Karakuzulu
BU BÖLGEYE MUTLAKA ÇÖZÜM BULUNMALI
Ökkeş Bey sizden başka bu Gaziantep'te sağduyulu bir gazete olmadığından size aşağıdaki konuyu anlatmak ihtiyacı duydum, ilgilenirseniz sevinirim yok ilgilenmezseniz de canınız sağ olsun.. İstasyon Caddesinden gelip Karşıyaka'ya tüneline giden yol tramvay sonrası Şehitkamil Belediyesi ile Sağlık Ocağı arasındaki yoldu. Önce bu yolu kapatıp tek geliş yapıldı. Sonra tünele Sağlık ocağı ile Güneray düğün salonu arasından gidiliyordu, şimdi o yolu da kapattılar.. Yetmedi burayı kendilerine garaj yaptılar. Tünele nereden gidileceğini sorduğumuzda yıkan yapan kendisi olmasına rağmen Büyükşehir sorumluluğunda denildi.
Şu an tünele  56 nolu sokaktan Duru Düğün salonunun ara sokağından dönünce gidiliyor.. 56 nolu sokak zaten belediye araçlarından düğün salonları aracından çok yoğun.. Hız yavaşlatıcı istememize rağmen tık yok.. Şimdi birde Karşıyaka'ya gidecek araçlarda oradan geçtiğinde mevcuttaki düğün salonlarının kalabalıklığı ile birleşince müthiş bir curcuna yaşanıyor.. Dün gece ambulans o yola girdi, tabi yol düğün salonlarından tıkalı olduğundan tam 5 dakika sirenini çala çala bekledi.. 5 dakika vatandaş için bi şey değil ama ambulans için bayağı bir uzun zaman dır. Ne olacak bu halimiz düğün salonlarından zaten illallah ettik.. Korna sesleri havai fişek, teyp sesleri bağırık çağırık, kavga.. Burada yaşayan insanların hiç mi hastası olmaz, cenazesi olmaz.. işten yorgun argın gelmişsin, bir balkonda dinlenip çay içemiyoruz maalesef.. Vallahi bir Allahın kulu da ne oluyor kardeşim demiyor.. Yazık bize ya, yazık sahipsiz insanlar.. Emniyet ,Çevre Müdürü, Belediyeler hangisiyse bu işin sorumlusu, lütfen feryadımıza kulak versin. Size zahmet bir akşam saat 9 – 9,30 gibi gelin görün buraları, inanın 1 saat duramazsanız gürültüden ve rezaletten.. VEDAT KALEOĞLU
KÜSGET'TE NELER OLUYOR
Sayın Özekşi  ben Küsget sanayi sitesinde Makina mühendisi olarak çalışmaktayım. Yaklaşık 6-7 aydır Küsget sanayi sitesinde birkaç gurup kendilerini Suriyeli muhalif olarak tanıtarak buradaki esnafa roketatar parçaları mermileri vs. yaptırıp, parasını verip mamülleri alıp gidiyorlar. Bu ürünlerin Suriyede muhaliflere gidip gitmediği konusunda bir netlik yok. Bildiğim kadarıyla da silah ve benzeri malzemeleri yapmak resmi izne tabii. Eğer bu ürünler Suriye'deki PYD örgütünün eline geçiyorsa, biz kendi kendimizi vuruyoruz demektir. Ben bu işi emniyete bildirdim, fakat hala bir önlem yok. bu konuyla ilgili bir haber yapılıp dikkatlerin buraya çekilmesi ve önlem alınması doğru olabilir kanaatindeyim. Tabii resmi kurumlara ismim verilebilir, fakat haber yapılacaksa lütfen ismim gizli tutulsun. çünkü tanıdığım esnafların çoğu bu işleri yapıyor. SAYGILARIMLA
GÜNEŞ SANTRALLERİNDEN KAÇIMIZIN HABERİ VAR
Sayın Özekşi..Gaziantep olarak gurur duyabileceğimiz gelişme için sizlerin de desteğini bekliyoruz..Çünkü Türkiyede izini alınmış en büyük güneş enerjisi santrali kurulumunu bitirdik. Bu kurulumu TAD piliç için yaptık. Tad piliç şu anda ürettiği elektrik ile tüm tesislerine yeter hale gelmiş bulunmaktadır. Bu sebeple ülkenin ekonomideki en büyük gider kaynaklarından biri olan doğalgaz ithalatının bir nebze de olsa azalmasına sebebiyet vermiştir. Çünkü Ülkemizde üretilen elektriğin %80 e yakını termik santrallerle ve bunun da büyük çoğunluğu doğalgaz santralleri ile üretilmekte. Almanya elektriğinin %50 sini yenilenebilir enerji santralleriyle üretmekte ve bunun %60lık kısmıda güneşten üretilmektedir. Her ne kadar güneş fakiri olsalarda nükleer santralleri kapatıp güneş enerjisine dönme kararını 4 yıl önce aldılar. Ülkemizde yatırım izni bu yıl verilmeye başlandı. Güneş santrallerinin en büyük özelliğ hiç bir personel çalıştırmaya gerek duyulmaması çok çok minumum düzeyde yıllk bir bakım yapılmasıdır. hiç bir mekanik parça olmadığı için bakım gerekliliği de minumum düzeydedir. Konunun ülkemiz ve şehrimiz için çok önemli olduğunu aşikardır. İlk olarak çok küçük bir pilot örnek Şehit Kamil belediyesi biyolojik gölet bölgesine yapmıştı. Büyükşehir belediyesinin de bazı planları var. Fabrika çatılarına kurulabiliyor yani hiç bir yer kaplamadan Bol olan güneşimizden yararlanabiliyoruz. Abi sizinde Gaziantep in önemli bir ismi olduğunuz bilinciyle çevre ve ülkemiz için gerekli bu sistem hakkında desteğinizi beklemekteyim. Saygılarımla. Murat Şerbetçi
Hepinize iyi haftalar

Yerel seçime henüz 7 ay var ama artık her şehirde olduğu gibi Gaziantep'te de siyaset kulislerinde Büyükşehir ve ilçeler için hesaplar yapılmaya başlandı bile.. Şunu artık net olarak söylemeliyim ki, AK Partide Asım Güzelbey önümüzdeki dönem yok.. Bu yüzde 99 kesin.. Yüzde 1 ihtimali saklı tutuyorum yine de.. Ama kesin olan şey, yeni dönem Büyükşehir Belediyesi için görev verilecek kişiye şimdiden hazır olun derim.. Büyükşehir için kim veya kimler olabiliri konuşmak henüz çok erken.. Ancak son kararı verecek olan Başbakan'ın bu güne kadar yaptırdığı ve bundan sonra peşpeşe yaptıracağı anketlerin önemli rol oynayacağını söylemeliyim..İlçeler için biliyorsunuz Şehitkamil'de Rıdvan Fadıloğlu çok önceden açıkladı ve "uygun görürlerse devam ederim"dedi. Şahinbey'de Mehmet Tahmazoğlu'ndan kesin bir açıklama yok henüz.. Bunun nedeni Büyükşehir'in durumu.. Asım Güzelbey'in yerine hazır olduğunu herkes telaffuz ediyor şimdiden.. Ama karar Başbakan'da.. Burada hemen belirtmem gerekirse, anketlerde aslında iki ilçe belediye başkanı da fena çıkmıyor.. Yalnız anketlerde iki önemli şık dikkat çekiyor.. ‘Beğenme' ve ‘oy verirmisiniz' şeklindeki şıklar arasında ciddi farklar olması genel merkezin kafasını karıştırmış, bilginiz olsun.. Beğenmede rakamların yüksekliği, oy verirmisin de birden bire düşüş göstermesi isimlerin tekrar gözden geçirilmesine yol açacak.. Zaten AK Parti genel merkezinin bundan sonraki anketinde artık net isimler konulacak.. Mevcut başkanlar ile adaylığı düşünülen isimler için yöneltilecek sorularda Büyükşehir ile Şahinbey ve Şehitkamil'in kaderi belirlenecek.

KURUŞ DEĞİL DURUŞ GAZETECİLİĞİ

Gazetemizin 20 yaşına adım atması, artık şunu iyice belli etmiştir. Bu kentte Gaziantep27 ve aynı çizgideki gazetelere ciddi biçimde ihtiyaç var.. Ama o gazeteler bizim gibi ekonomisi iyi olmayanlarca değil, güçlü ekonomiye sahip olanlarca, biraz da duruş sahibi olanlarca çıkarılmalı.. İlhan GÖK adındaki bir okurumuzun bize layık gördüğü benzetmede olduğu gibi "KURUŞ GAZETECİLİĞİ değil DURUŞ GAZETECİLİĞİ"yapabilmeli.. Yine bir okurumuzun "Siz dik durmaya devam edin, arkanızda bizler varız.. Yeter ki hakkı, hakkaniyeti yazmaya ve söylemeye devam edin.."dediği gibi.. Cemal Hortoğlu'nun daha farklı şekilde ifade ettiği "Gördüğüm; yaşadığını konuşan, konuştuğunu okuyucuları ile paylaşan ender insanlardansınız.. Nice yıllara, başarılarınız daim olsun" diyerek gazetecinin ve çıkardığı gazetesinin tarifini yaptığı gibi.

BU ÇİZGİDE GAZETECİLİK YAPMAK ÇOK ZOR

Şu bir gerçek ki, bu gazete yoktan varedilmiştir.. Ve o yoktan varedilmenin sonrasında yaşatabilmek kadar aynı çizgiye koruyabilmenin de mücadelesi verilmiş üstelik 20 yıla taşıyabilme başarısı gösterilmiştir.. Bu başarıda en büyük güç elbette size okurlarımıza aittir.. Zaten bizi en iyi şekilde tarif eden, tanımlayan, ifade eden sizlerin sözleri inanın sorumluluğumuzu daha da arttırıyor..  Ama şunu mutlaka belirtmeliyim ki, bu şehirde 27 çizgisinde gazetecilik yapabilmek gerçekten zor.. Sadece abonelerle, bayi satışıyla, gelen reklamlarla gazete yaşatılmıyor sevgili okurlar.. Bu gazete yatırım istiyor.Eskiyen teknolojiyi yenilek gerekiyor..Bunu bir deneyelim diye KOSGEB'e adım attık, atmaz olaydık..Borçlandık bankadan kredi çektik, KOSGEB'ten vurgun yapanlar yüzünden şimdi harcadığımız parayı da alamıyoruz. "Yahu Allah'tan korkun" diyoruz, "bizim gibi Gaziantep'te 300 firmanın hak edilmiş parasını niye vermiyorsunuz"diyoruz, efendim KOSGEB'ten usulsüz para alanlar inceleniyor dosyaları yargıda. Onun için ödemeler durduruldu"diyorlar.. Böyle olunca, mağdur edilen firmalar banka borçlarını ödeyemez duruma düşüyorlar. Haliyle haciz işlemine, hatta işyeri kapatmalara kadar uzanıyor bu mağduriyet.. İşin en üzücü yanı ise, iktidar partisinin il teşkilatı, milletvekilleri ve Sayın Bakanımız Fatma Şahin, bu konuda mağdur olan esnafımızın yanında yer almıyor..Sessiz kalmayı tercih ediyorlar.

BASIN İLAN KURUMU, BELEDİYELER VE ODALAR

Hele bir resmi ilan olayı var, mutlaka ama mutlaka çeki düzen verilmelidir.. Atmışlar herkesi havuza, büyüğü de, küçüğü de, sahte işlem yapanı da, yasalara ve mevzuata uyanı veya uymayanı da, eşit şekilde pay alıyor.. Basın İlan Kurumu yetkililerinin her kontrolde, denetimlerde, hatta baskınlarda tespit ettikleri usulsüzlüklerin sonuç vermeyişi de, işini düzgün yapan bir avuç yerel gazeteci yıldırma noktasına getiriyor.. Bazı illerdeki birleştirme teşebbüsü nasıl sonuç veriyor bilemem, ama Basın İlan Kurumunun Gaziantep gerçeğini görmezden gelişi, yerel basının kaliteyi yakalama yerine kalitesizliğine ciddi biçimde çanak tutuyor.. Buna birde belediyelerin ve odaların adeta kalitesizliği teşvik adına sayıları yüzlere ulaşan günlük ve haftalık gazetelere prim vermesi eklenince, Gaziantep yazılı medyası  halkın haber alma ve sorunlarını dile getirme beklentisinin dışına çıkartılıyor, kurum ve kuruluşların, hatta ekonomisi güçlü ve siyasi ağırlıklı kişilerin hakimiyeti altına giriyor..Yerel TV'leri söylemiyorum, çünkü hepsi de aynı sesi çıkartıyor.

SERVİS ARAÇLARINI BİRDE ADRESİNDEN DİNLEYELİM

Bu köşenin bir misyonu da okurlarının görüş ve düşüncelerine yer vermek..Tabii son günlerde gelen şikayetler, eleştiriler, yorumlar artmaya başladı, dikkatimi çekiyor.. Umarım yetkililer ve ilgililer okuyacaktır.. Çünkü çıkarılması gereken bilgiler var, yazanların.. Gelin hep birlikte okuyalım:Ökkeş bey merhaba..Bizler sizlerin gerek gazete, gerekse köşe yazılarınızı yakından takip eden okurlarınız.. Gerçekten bu şehrin tüm dertleriyle ilgilenen ve sahiplenen birisi olduğunuzu biliyoruz.. Yaptıklarınız takdire bedeldir   Köşe yazarınız Sayın Emre beyin yazısını okudum, bazı bilgileri ve görüşlerimi size de iletmek istedim..Organize servislerin gidişleri gerçekten kanayan bir yara.. Ben bir firma sahibi olarak okudum ve bazı bilinmeyenler hakkında bir düzeltme ihtiyacı duydum. Ökkeş bey, İşçi servisleri sabah saat 07- 08  arasında kaç araba çıkıyor biliyormusunuz..İnanmayacaksınız ama  100 değil 500 değil, 1000 değil, tam 3 bin araç aynı anda trafiğe çıkıyor. Bunlar ister istemez Başpınar istıkametını kullanıyor tabii.. Doğru konuşmak gerekse yarısından azı beylerbeyi istikametine gidiyor. Beylerbeyi  yönüne baktığımızda neden duman yok ? Çünkü bizim belediyemiz sağolsun 25 yıllık yolu daha bu sene 3 şerit şekline dönüştürdü.. Haliyle  70'li yılların arabası diye yazdığınız araçlar ise yok denecek kadar azdır. Çünkü bunlar 3 sene önce Antep'den Kırıkkale hurda müdürlüğüne teslim edilmiştir. Antep  sınırları içerisinde belkı 1 belkı 2 tane 302 otobüs kalmıştır. Asıl mesele Dülükbaba rampasıdır..  Biliyorsunuz her bir araç bir sigara dumanı gibi çıkarsa sonuç  tabii dediğiniz gibi olacak. Bunun için öncelikle belediyeleri eleştirmemiz lazım..Organizeye giden yola alternatif bulunmazsa bu çileyi herkes çekecek..  Çünkü çevre yollarımız yetersiz. Bu şehirde UKOME var.. Şehir içindeki halk otobüslerini, dolmuşları, öğrenci servislerini ve bizleri yani servis otobüslerini her yılın Kasım ve Aralık aylarında, Gaziantep büyükşehir belediyesi makina ikmal dairesi müdürlüğünde,  tuv muayenesi dışında yıllık 250 Tl karşılığında araçlarımızı muayene ediyoruz.. Bizim normal muayenemizi bile kabul etmiyorlar.. UKOME kararı ile araçlarda 19 yaş sınır vardır, sanmıyorum ki tüm şirketlerin araçları en eski 1996 modeldir ve 2010 model arasıdır. Sabah nedense hep servis araçları göze çarpıyor, kamyonlar dolmuşlar traktörler..  Gelin sabah bir bakın, transit yolcu taşımacılığı yapan firma araçları kimler yok ki. Bol kazançtan bahsediliyor,  tabii uzaktan hoş görünüyor..  Bir kurumsal fabrika servis kiralarken 10 tane firmayı birbirine düşürüp fiyat kırıp ucuz çeken firmaya veriyorla. Ben de severim eleştiri yapanı, çünkü  eleştiri olmalı ki kalite artsın. Bu şehirdeki tüm taşımacıların yarısından çoğunun petrol istasyonu bulunmaktadır. Arkadaşımız 10 numara yağdan bahsetmiş ama gerek yok, mazot iskontoları o kadar düşük ki gerek yok.. Kaçak zaten yok adı var.. Ama pompa mazot üretimi merdiven altı devam etmektedir.. Buda bize zaten cevap veremez.. 15 günde bir tır la yakıt getiriyoruz.. Polis 15 günde bir kontrol yapıyor bazen jandarma kaçakçılık geliyor, cezaları çok ağır. Kullanmaya değer m,i araçlara açtığı hasar cabası Ökkeş bey.. Kusuruma bakmayın ama  bazı şeyleri düzeltme ihtiyacı duydum kolay gelsin. Saygılar... Mustafa Karakuzulu

BU BÖLGEYE MUTLAKA ÇÖZÜM BULUNMALI

Ökkeş Bey sizden başka bu Gaziantep'te sağduyulu bir gazete olmadığından size aşağıdaki konuyu anlatmak ihtiyacı duydum, ilgilenirseniz sevinirim yok ilgilenmezseniz de canınız sağ olsun.. İstasyon Caddesinden gelip Karşıyaka'ya tüneline giden yol tramvay sonrası Şehitkamil Belediyesi ile Sağlık Ocağı arasındaki yoldu. Önce bu yolu kapatıp tek geliş yapıldı. Sonra tünele Sağlık ocağı ile Güneray düğün salonu arasından gidiliyordu, şimdi o yolu da kapattılar.. Yetmedi burayı kendilerine garaj yaptılar. Tünele nereden gidileceğini sorduğumuzda yıkan yapan kendisi olmasına rağmen Büyükşehir sorumluluğunda denildi.Şu an tünele  56 nolu sokaktan Duru Düğün salonunun ara sokağından dönünce gidiliyor.. 56 nolu sokak zaten belediye araçlarından düğün salonları aracından çok yoğun.. Hız yavaşlatıcı istememize rağmen tık yok.. Şimdi birde Karşıyaka'ya gidecek araçlarda oradan geçtiğinde mevcuttaki düğün salonlarının kalabalıklığı ile birleşince müthiş bir curcuna yaşanıyor.. Dün gece ambulans o yola girdi, tabi yol düğün salonlarından tıkalı olduğundan tam 5 dakika sirenini çala çala bekledi.. 5 dakika vatandaş için bi şey değil ama ambulans için bayağı bir uzun zaman dır. Ne olacak bu halimiz düğün salonlarından zaten illallah ettik.. Korna sesleri havai fişek, teyp sesleri bağırık çağırık, kavga.. Burada yaşayan insanların hiç mi hastası olmaz, cenazesi olmaz.. işten yorgun argın gelmişsin, bir balkonda dinlenip çay içemiyoruz maalesef.. Vallahi bir Allahın kulu da ne oluyor kardeşim demiyor.. Yazık bize ya, yazık sahipsiz insanlar.. Emniyet ,Çevre Müdürü, Belediyeler hangisiyse bu işin sorumlusu, lütfen feryadımıza kulak versin. Size zahmet bir akşam saat 9 – 9,30 gibi gelin görün buraları, inanın 1 saat duramazsanız gürültüden ve rezaletten.. VEDAT KALEOĞLU

KÜSGET'TE NELER OLUYOR

Sayın Özekşi  ben Küsget sanayi sitesinde Makina mühendisi olarak çalışmaktayım. Yaklaşık 6-7 aydır Küsget sanayi sitesinde birkaç gurup kendilerini Suriyeli muhalif olarak tanıtarak buradaki esnafa roketatar parçaları mermileri vs. yaptırıp, parasını verip mamülleri alıp gidiyorlar. Bu ürünlerin Suriyede muhaliflere gidip gitmediği konusunda bir netlik yok. Bildiğim kadarıyla da silah ve benzeri malzemeleri yapmak resmi izne tabii. Eğer bu ürünler Suriye'deki PYD örgütünün eline geçiyorsa, biz kendi kendimizi vuruyoruz demektir. Ben bu işi emniyete bildirdim, fakat hala bir önlem yok. bu konuyla ilgili bir haber yapılıp dikkatlerin buraya çekilmesi ve önlem alınması doğru olabilir kanaatindeyim. Tabii resmi kurumlara ismim verilebilir, fakat haber yapılacaksa lütfen ismim gizli tutulsun. çünkü tanıdığım esnafların çoğu bu işleri yapıyor. SAYGILARIMLA

GÜNEŞ SANTRALLERİNDEN KAÇIMIZIN HABERİ VAR

Sayın Özekşi..Gaziantep olarak gurur duyabileceğimiz gelişme için sizlerin de desteğini bekliyoruz..Çünkü Türkiyede izini alınmış en büyük güneş enerjisi santrali kurulumunu bitirdik. Bu kurulumu TAD piliç için yaptık. Tad piliç şu anda ürettiği elektrik ile tüm tesislerine yeter hale gelmiş bulunmaktadır. Bu sebeple ülkenin ekonomideki en büyük gider kaynaklarından biri olan doğalgaz ithalatının bir nebze de olsa azalmasına sebebiyet vermiştir. Çünkü Ülkemizde üretilen elektriğin %80 e yakını termik santrallerle ve bunun da büyük çoğunluğu doğalgaz santralleri ile üretilmekte. Almanya elektriğinin %50 sini yenilenebilir enerji santralleriyle üretmekte ve bunun %60lık kısmıda güneşten üretilmektedir. Her ne kadar güneş fakiri olsalarda nükleer santralleri kapatıp güneş enerjisine dönme kararını 4 yıl önce aldılar. Ülkemizde yatırım izni bu yıl verilmeye başlandı. Güneş santrallerinin en büyük özelliğ hiç bir personel çalıştırmaya gerek duyulmaması çok çok minumum düzeyde yıllk bir bakım yapılmasıdır. hiç bir mekanik parça olmadığı için bakım gerekliliği de minumum düzeydedir. Konunun ülkemiz ve şehrimiz için çok önemli olduğunu aşikardır. İlk olarak çok küçük bir pilot örnek Şehit Kamil belediyesi biyolojik gölet bölgesine yapmıştı. Büyükşehir belediyesinin de bazı planları var. Fabrika çatılarına kurulabiliyor yani hiç bir yer kaplamadan Bol olan güneşimizden yararlanabiliyoruz. Abi sizinde Gaziantep in önemli bir ismi olduğunuz bilinciyle çevre ve ülkemiz için gerekli bu sistem hakkında desteğinizi beklemekteyim. Saygılarımla. Murat Şerbetçi

Hepinize iyi haftalar

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.