Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

GÜL ARADIĞIMIZ BAKAN MI ?

A+A-

AK Parti Gaziantep Milletvekili Sayın Abdulhamit Gül’ün Adalet Bakanı olduktan sonraki performansı dikkatimizi çekiyor. Duyabildiklerimiz bizi mutlu ediyor. Mutlaka duyamadıklarımız da vardır çalışmalarında. Amacımız Gaziantep menfaatleri ise, kentin çıkarları her zaman bizim için birinci planda ise, Sayın Abdulhamit Gül’ün şehrimiz adına atacağı her adımı alkışlar takdir ederiz. Sadece Gül değil elbette, diğer milletvekillerimizi de, belediye başkanlarımızı da, Sayın Vali Ali Yerlikaya’yı da..

Burada temel mesele şehrin sorunlarını çözücü adımlar atılması. Bu hizmet Gaziantep’te yaşayanların tümünü ilgilendirmeli.. Yapılan çalışmalar bu doğrultuda olursa, kent halkı parti ayrımı gözetmez ve çalışanın hakkını verir. Şu anda Sayın Gül’ün çalışmalarında kent menfaatine yönelik projelerin hayata geçirilmesindeki öncelik, belediyelerimizle el ele vererek hizmetlerde halkın yararını gözetmek, bunun hayata geçirilmesini sağlamak ön planda geliyor. Çok konu var ve biz bunları tekrar tekrar yazıp ileteceğiz Sayın Gül’e.. Ama özellikle eski Nizip yolunda haftada en az 2-3 kişinin hayatını kaybettiği o yola bir an önce çözüm bulması gerek. Kaldı ki Nizipli ve bu ilçemizin önemi çok büyük..

TUNCAY KARA’LAR KOLAY YETİŞMEZ

Bir şehirde pratik zekalı, atak, mali konularda çok titiz ve dikkat çekici hamleler yapan insanlar kolay kolay yetişmez.. Belki bu vasıflar bazı kişilere hoş gelmese de, genel kanaat iş bilir olmasıdır.. Gaziantep’te böyle birisi vardı.. Vardı diyorum çünkü Müessif bir yangın kazasıyla hayatını kaybetti. Patrondu çekilip kenarda seyredebilirdi.. Ama Selçuk İplik  adının varlığını borçlu olduğu isim olan Tuncay Kara, hassasiyeti nedeniyle, kimsenin canı yanmasın düşüncesiyle alevler arasına daldı ve deponun tahliye kapısını açma teşebbüsü hayatının sonu oldu..

Daha vahimi, cesedinin bile bulunamayacak kadar korkunç bir yangının içerisinde yaşama veda etti. Başta AFAD olmak üzere, Gaziantep Büyükşehir İtfaiyesi, OSB itfaiyesi dahil herkes 3 gün boyunca  Tuncay beyin cesedini bulmaya çalıştılar. Ama yangın yerini görmeyen anlamaz, cesedi bulabilmek binlerce metrekarelik alanda iğne ile kuyu kazımaya benzerdi. Aile çaresizdi. Düşünün bir kere yangın sırasında içeri girip tahliye kapısını açmaya çalışan ama geri dönemeyen kardeşlerinin vücudundan küçücük bir parçayı bile bulamayacak olmalarının getirdiği üzüntünün vehametini..

VALİ VE EMNİYET MÜDÜRÜNÜN HAMLESİ YETTİ

Son gün akşam saatlerinde Vali Ali Yerlikaya ve Emniyet Müdürü Erhan Gülveren yangın deposuna gittikten orayı gezdikten sonra bu enkazdan bir ceset çıkarmanın imkansız olduğunu gözleriyle görmüşlerdi. Ama ailenin o halini görünce galiba Sayın Erhan Gülveren bir öneri sunmuş ve Kadavra köpeklerden bahsetmişti. Hemen karar verildi ve Ankara’dan özel yetiştirilmiş bu köpeklerin getirilmesi kararlaştırıldı. Nitekim o köpekler getirildi ve Tuncay beyin eşyaları koklattırıldı, özel eğitim geçmiş köpekler bir süre sonra cesedin olduğu yeri buldu. O anda ailenin üzüntüyle karışık  sevinci görülmeye değerdi..

AHLAKSIZLAR, İNSANLIKTAN NASİBİNİ ALMAYANLAR

Öyle bir durumdu ki, bir yandan ceset aranıyor, bir yandan ise gittikçe insanı değerlerden uzaklaşan toplumumuzda bazıları, Tuncay Kara için bir sürü senaryo üretiyorlardı. Bana sosyal medyadan onlarca kişi yazılar yazıyor, sorular soruyor ve bir sürü senaryodan bahsediyordu. Tabii hepsine biraz da sitem ederek  dilimin döndüğü şekilde cevaplar verdim. O kadar ucuz, o kadar mantık dışı şeyler söyleniyordu ki, hele bunlardan birisinin gazeteci olması akıllara durgunluk veriyordu.

Üstelik yazıya dökmüştü işi.. Kaçtı diyordu resmen.. Yıllardır sadece menfaate yönelik rant hesabına alet olmayan ve bu nedenle düşman olduğu Asım Güzelbey ile Tuncay Kara’yı ilişkilendiriyor, birlikte Estonya’ya kaçtığını, yangının bilerek kaçış senaryosu için çıkartılmış olacağını ifade ediyordu  alenen.. Hani bazen akıl tutulması yaşanır ama, bu düşüncenin akılla mantıkla, vicdanla, ahlakla insanlıkla alakası yoktu.. Yani fırsat bu fırsat diye vurmaya kalkmıştı..  Daha önceleri de böyle sabıkaları  vardı aslında o gazetecinin. Namus işinde belden aşağı yazılar yazmak, insanların şeref ve onurlarıyla oynamayı huy edinmişti resmen.. Ne var ki kamuoyunda bazıları bu anlayışa prim veriyordu.. Hatta namusuyla oynadığı bazı kişilerle tekrar samimi olacak kadar da pişkin olabiliyorlardı karşılıklı.. Daha yazacak çok şeyler var aslında.. Ama konumuz Tuncay Kara olduğundan sadece bu bölümüne yazmak zorundayım. Yoksa benim bu kişiyle  bir dönem birlikteliğim olmuş ve yemediğim kazık, görmediğim ihanet, şahit olmadığım pislik kalmamıştı..

İNSANLARIN YÜZÜNE NASIL BAKACAK ACABA

Ama bu kez baltayı dize vurmuştu. Çünkü hesabında O köpekler yoktu.. Tuncay Kara’nın ailesi zaten o ahlaksız ve vicdansız yazıdan sonra şok olmuşlardı. Bir aile için bundan büyük ihanet ve kalleşlik olabilirmiydi..  Onun yüzünden Allah’tan küçük bir kemik parçası bile çıksa razılardı.. Nitekim her zaman olduğu gibi Allah doğruların yanında oldu ve Tuncay Kara’nın mezarında huzur içinde yatmasını sağlayarak bir mezar lütuf etti... Öbürü yani adına gazeteci denilen şahıs ise, artık ister yatağında huzurlu uyusun ister iftiralarını sürdürsün. Menfaati için kardeşine bile acımadan ihanet etsin, annesini evinden çıkartıp huzur evine terketsin.. Bu onun bileceği iş elbette.. Son sözüm, Allah herkesin kalbine göre versin olacaktır..

23 BİTTİ 24’E MERHABA DEDİK

Çeyrek asra yaklaştığımız bir dönemde sessizce 23 yılı bitirip 24’e adım attık.. Tiraj olarak mevcudun üstündeyiz. Ama bana sorsanız yetmez.. Bu şehirde en az 5 bin satmalıyız.. Yine de en fazlasına sahip olmayı sizlere borçluyuz..

Aslında gazetemize hamleler adına gecikiyoruz. Örneğin matbaa makinamız da yaşlandı. Yenilemek lazımdı.. Çok şükür dostlarımız bu konuda bizi yalnız bırakmadı.. Bazen baskı bozuk çıkıyor, hatalı çıkıyor, siz kusurumuza bakmayın, hoşgörünüze sığınıyoruz..Hepsi yakında düzelecek.. Şu çok net.. Ağır ama ama emin adımlarla gidiyoruz.. Kolay değil bizim tarz gazetecilikte büyümek.. Çünkü bu tarzda gazetecilikte fırıldak işler çevirmiyorsanız, yandaş olup vatandaşı unutmuyorsanız, halkın sesi oluyorsanız, doğrular adına mücadele ediyor, insanların güvenlerini kazanıyorsanız, öyle çok paralara sahip filan olamazsınız.. Onun içindir ki, bizi yalnız bırakmayan siz okurlarımız ve çok değerli yakın dostlarımız sayesinde bu gazeteyi ayakta tutuyoruz..

babamin-kösesine-girevcek.-23-bitti-24e-girdik-yazisinin-altina.png

ARTIK MOBİL TELEFONLARDAYIZ

Birde internet sitemiz var tabii.. Onda da sıkıntılar yaşatıyorlar bize.. Sürekli zarar vermeye çalışıyorlar. Dayanıyoruz elbette.. Çünkü elimizden gelen başka bir şey yok.. Şimdi arkadaşlar cep telefonunda Mobil sisteme geçtiler.. Artık bir tık kadar yanınızdayız.. Alın mobil telefonlarınızı elinize, Iphone ise  App Store,  Android  ise Google Play Store arama bölümüne  “gaziantep27 gazetesi”yazın. Açın sayfayı onaylayın..  Birde size bildirimler için izin isterlerse kabul edin, o zaman her saat atacağımız haberler anında size ulaşsın..Paylaşalım bu uygulamamızı vakit geçirmeden.. Söyleyin tüm dostlarınıza, söyleyin lütfen.. Hiç değilse haberleri doğru biçimde alma fırsatı yakalamış olursunuz.. Şimdiden herkese teşekkür ediyor, bu MOBİL uygulamasını siz ve yakınlarınızın, arkadaşlarınızın  cep telefonlarınıza yüklemenizi istirham ediyoruz..

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum