1. YAZARLAR

  2. Ali Coşkun

  3. GAZİŞEHİRDE MADALYONUN İKİ YÜZÜ
Ali Coşkun

Ali Coşkun

Yazarın Tüm Yazıları >

GAZİŞEHİRDE MADALYONUN İKİ YÜZÜ

A+A-

“Eğer geleceğiniz hakkında düşünmezseniz; Asla bir geleceğiniz olmaz.” diyor Henry Ford. Bu ilke, kişisel olarak kendi yaşamımızda, iş dünyasında, hatta spor kulüplerinde geçerlidir. Geleceğinizi planlayabilmeniz için de ölçmeniz gerekir ki ölçemediğinizi yönetemezsiniz. Bu bağlamda Gazişehir FK’nin Adil Konukoğlu başkanlığında yapması gereken ilk iş, mikro ve makro planlamaydı. Uzun ve kısa vadede başarıyı elde etmek için bir yandan alt yapısal düzenlemeler yapılırken bir yandan da yarışmacı ve kariyerli bir A Takım kurulması kararlaştırıldı.
Makro Planda Fiyasko!
Kısa vadeli hedefte Süper Lig’e çıkmak için önemli transferler yapıldı fakat ‘ihtiyaca uygun alım’ yapıldı mı? Bugün Gaziantep’te ticareti hemen herkesten daha iyi bilen Konukoğlu ‘ihtiyaca uygun alım’ ilkesinin futbolun en temel prensibi olduğunu mutlaka biliyordur. Bir satış organizasyonu kuracaksanız; satışı yapacak satış temsilcisi, ürünleri dağıtacak dağıtım personeli, depolamayı yapacak depo çalışanı, tahsilatı yapacak tahsilatçı, muhasebesel işlemler için muhasebe personeli gibi ihtiyaçlarınız olur. Ve işin daha en başında personel dağılımında optimum sayıyı belirlersiniz. Bir futbol takımında işler bundan çok mu farklıdır? Beklenti ve hedefe orantılı bir futbol takımı kurarken nasıl olur da transfer bütçenizi dengesiz kullanırsınız. ‘Şunu da alalım, bunu da alalım’ mantığıyla hareket ederek gelinen nokta belli. Onlarca örneği var ülkemizde.  Stoperi yokken santrafor transferi yapan, bek ihtiyacı varken kanat oyuncusu alan ve bununla da övünen yöneticilere hemen her sezonda rastlıyoruz. Kabasele, Zec, Del Valle, Mehmet Erdem, Webo, Özgürcan… Baktığımızda hepsi kariyerli ofansif futbolcular, iş dünyasındaki iyi satışçılar yani… Peki ya ürünü getirecek dağıtıcılar ne olacak? Bu kaliteli ayaklara topu atacak orta saha alındı mı? Daha ilk haftadan 2 tane aynı özellikli defansif orta saha oyuncusunu sahaya sürmeye mecbur bırakılan Hüseyin Kalpar’ın ne kabahati var Allah aşkına? İstifanın olumlu etkisi olacaktır mutlaka, iddialı bir ismin gelmesi şartıyla. Transferde ‘zamanlama’ konusuna zaten hiç girmeyeceğim, o başlı başına bir fiyaskoydu. Vizyoner ve kariyerli  bir teknik direktör alınmasının akabinde  ‘dinamik ve ofansif orta saha oyuncusu’ ihtiyacı 1.önceliği takımın.
Uzun Vadeli Planda İşler Tıkır Tıkır!
A Takımda yaşanılan travmaya rağmen alt yapıda işler oldukça iyi gidiyor çok şükür. Benim de futbol bilgisine çok güvendiğim Almanya patentli İsmail Acar, alt yapının başına getirildi ve modern bir alt yapı hüviyetine bürünmek için kollar sıvandı. Bir anda olmayacak elbette ama tesislerde yapılanlar, atmosfer, kısa vadede alınan sonuçlar ve genel mantalite önümüzdeki yıllarda ‘futbolcu fabrikası’ olacağının sinyalini veriyor. Alt yapı kategorilerindeki liglerde sergilenen performans kulübü sevindiriyor.
Oyuncuların boy, kilo, bel-boyun ölçüsü, kondisyon seviyesi vb parametreler belirli periyotlarla ölçülüyor ve kayıt altına alınıyor. Beslenme eğitimleri veriliyor. Uzman diyetisyen ve doktorlarla ortak çalışılıyor. Alt yapıyı 2 ana modelde ele alan Acar, 6-12 yaş grubuna ‘eğitim takımları’ 13-21 yaş gruplarına ise ‘müsabaka takımları’ diyor. Futbolun ana dinamikleri oyuncuya veriliyor. Eğitim takımlarındaki futbolcu seçmelerinde klasik ‘maç yaptırma’ hatasına bile düşmedi İsmail Acar. Her yaş grubuna ayrı bir drill planladı. Bu drilleri yaptırırken çocuğun teknik yeteneği yanında koordinasyon ve devamlılık yeteneği gibi futbolda çok önemli parametreleri açığa çıkarmaya çalıştı. Hala da ölçmeye, değerlendirmeye devam ediyor, çünkü ‘bir yeteneği 1 günde açığa çıkaramazsınız’ diyor. Ekip çalışmasının öneminin bilincinde bir şekilde eğitim gruplarının seçmelerinde18 kişilik antrenör ekibinin birçoğunu futbolcu izleme komitesi olarak görevlendirdi ve kendisi de bizzat katıldı. ‘Benim göremediğimi genç bir antrenör arkadaşım görebilir’ mantığıyla hareket eden duayen futbol adamı, daha işin başında olduğunu her fırsatta vurguluyor. Pilot okullar, pilot takımlar gibi çok önemli projeleri de var. Daha fazla imkân, daha fazla çim saha ve güvenoyu verilir, sabır da gösterilirse Türkiye’nin yeni futbolcu fabrikası olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bu şehirde bu potansiyel fazlasıyla var ve bu yapıyı da fazlasıyla hak ediyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.