1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Gaziantepspor’la ilgili de önemli bilgiler verdi
Gaziantepspor’la ilgili de önemli bilgiler verdi

Gaziantepspor’la ilgili de önemli bilgiler verdi

Gaziantepspor’un başarılı takım kaptanı Elyasa Süme, bir televizyon kanalında QUİZ programına konuk oldu. Kariyerindeki bir çok önemli andan, Gaziantepspor’a...

A+A-

Gaziantepspor’un başarılı takım kaptanı Elyasa Süme, bir televizyon kanalında QUİZ programına konuk oldu. Kariyerindeki bir çok önemli andan, Gaziantepspor’a kadar her konuda açıklamalarda bulunan Elyasa Süme, kariyeri boyunca en mutlu olduğu maçın ise Gaziantepspor’un bu sezon deplasmanda 2-2 berabere kaldığı Gençlerbirliği maçı olduğunu söyledi. 

Tecrübeli defans oyuncusu Gaziantepspor’la ilgili de önemli bilgiler verdi. Takımdaki en tembel futbolcunun kadro dışı bırakılan Ferhad Ayaz olduğunu söyleyen Elyasa, en yeteneksiz futbolcu olarak da Gilles Binya’yı gösterdi.

İşte tecrübeli defans oyuncusunun sorulara vermiş olduğu o önemli cevaplar;

Kariyerindeki en unutamadığın gol; Galatasaray’a karşı Gaziantep’te attığım goldür. Kullanılan kornerde birisi kafayla topu önüme indirdi ve çok temiz ve güzel bir gol oldu diyebilirim.

En unutamadığın asist: Ankaragücü formasıyla Hacettepe karşısında yaptığım ortaya rahmetli Antonio De Nigris kafayla adeta şut çekti diyebilirim. En güzel asistimi o orta diyebilirim.

En unutamadığı maç; Süper Lig kariyerimde Samsunspor’la ilk maçımı deplasmanda Galatasaray’a karşı çıktım. Örnek aldığımız bir çok ağabeyimize karşı oynadık ve bu maç unutulmayacaktır. 

En sevindiğin maç; Süper Lig’in ilk yarısında Gençlerbirliği maçıdır. İlk yarı çok kötü oynadık ve 2-0 gerideydik. Soyunma odasında kimsenin ağzını bıçak açmıyordu ve inanılmaz kötü bir hava vardı soyunma odasında. Sonra çıktık ve pozisyonlar buldukça inanmaya başladık. Üst üste iki kırmızı kart yedik ve 87. Dakikaya 2-0 geride girdik. Ancak o maçı inanılmaz bir şekilde çevirerek 2-2 bitirdik gerçekten en mutlu olduğum maçtır. 

En üzüldüğün maç; Son dakika golleri her futbolcuyu üzer. Bunlardan birisi de İnönü’de oynadığımız Beşiktaş maçında. O maçta başkanımızda haksız yere cezaevine girmiş ve çok sorunlar vardı. Karşılaşma da 2-2 devam ediyordu ancak son dakikada talihsiz bir gol yedik. O golden sonra yıkıldık diyebilirim. 

En iyi oynadığın maç: Ankaragücü’ne transfer olduktan sonra ilk haftalardaki maçımda İBB’ye karşı 1-0 kazanmıştık. Ve maçı da son dakikada attığımız golle kazandık. O maçla hem golüm hem de futbolumla kendimi kabul ettirdim. 

En çok etkilendiğin stat: Öncelikle 19 Mayıs stadını söyleyebilirim. Ankaragücü’yle benim farklı bir bağım vardır ve o takımı unutamam. 

Teknik direktör idolün: Dünyaya baktığım zaman Atletico Madrid’in hocası Simoene çok hoşuma gidiyor. Zevk veren bir yapısı var. 

En iyi golcü: Muhammet Demir ilk sırada, kendisi gerçekten tam bir golcü. Onun dışında da Serkan Aykut’u söyleyebilirim. 

En iyi kaleci: Kesinlikle Karcemarskas’tır. Tartışılmaz bir kaleci ve çok profesyonel. Arkamızda onun olduğunu bilmek bile bizim için büyük bir şans ve bize çok yardımcı oluyor. 

En sevdiğin hakem: Hakemler beni sevmese de ben onları seviyorum. Ama Cüneyt Çakır gerçekten çok otoriter ve gördüğünü çalıyor. 

En sevmediğin hakem: Serkan Tokat’la uyuşamıyoruz. Kötü niyetli değildir ama verdiği kararlar maalesef çoğu maçta sorunlar yaşadık. 

En yetenekli futbolcu: Arda Turan boşuna Barcelona’da oynamıyor. Karşılıklı oynadığımda bunu daha da iyi anladım. 

En yeteneksiz futbolcu: Gaziantepspor’a ön libere olarak geldi baktık olmuyor stoperde oynattık. Gilles Binya’yı söyleyebilirim.

En tembel futbolcu: Ferhad Ayaz bir sezondur burada çocuk Türkçe’yi öğrenmeye bile çaba göstermiyor. Saha içinde de dışında da hiç çalışmaz. 

En fazla yemek yiyen: Kesinlikle Kadir Pekmezci’dir. Tatillerde beraber oluruz ve inanılmaz yemek yer. 

En bonkör futbolcu: Mehmet Yılmaz diyebilirim, o gerçekten çok farklıdır. 

En cimri futbolcu: Şenol Can’ın cimriliği artık efsaneleşmiştir. Bir şey anlatmama bile gerek yok herkes biliyor artık. 

En çok konuşan futbolcu: Muhammet Demir derdim ama Koray Arslan gerçekten bayrağı aldı. Yanımızda oturur o kadar konuşurki, yemek yemeye fırsat bulamaz. 

En az konuşan futbolcu: Gaziantepspor’daki Anton Putsila sessiz ve içine kapanıktır. Kendisine bir şey sormadan kendisi bir şey söylemez. 

En doğrucu futbolcu: Ceyhun Eriş’tir. 

En abartan futbolcu: Barış Yardımcı abartmayı sever. Gelir halim yok, yorgunum der sonra bi bakarım salonda güçlendirme çalışıyor. Koşularda en önde koşuyorlar. Bizim modumuzu düşüyürlar ama kendileri uçuyorlar. 

En şık giyinen futbolcu: Gökhan Süzen’in farklı bir tarzı vardır. 

En kötü giyinen futbolcu: Kasımpaşa’daki Malki’dir. Hiç kendisine bakmaz. 

En gaddar futbolcu: Kesinlikle Ayman’dır. 

En sevdiğin yemek: Kuru-fasulye pilavdır ve çok severim. 

En sevdiğin film: Babam ve oğlum.

En beğendiğin actor: Şener Şen ilk olarak aklıma geliyor. 

En beğendiğin şehir: Büyüdüğüm şehir Duisburg’tur. 

Futboldan kazandığın ilk parayla ne aldın: Yarısını aileme verdim, yarısını da arkadaşlarımla yedim.

Futbolcu olmasaydın: Ticaretle uğraşırdım. Piyasaları da takip ederim.

En sevdiğin çizgi film: Pepe, sindirelladır. Kızım onları sevdiği için ben de artık alıştım. 

Futbol dışında sevdiğin spor ve sporcu: Kickbox severim, Gökhan Saki iyi bir arkadaşımdır. 

Hangi super güce sahip olmak isterdin? Karşı taraftakinin aklından geçeni bilsem o yeterdi.

Dünyada tuttuğu takım: Kesinlikle Ankaragücü’dür. O kulübü unutamam.

En pişman olduğun an: Yediğim kırmızı kartlardan dolayı pişman oluyorum. 

İyi ki yapmışım dediğim şey: Okul futbol arasında futbolu tercih etmem.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.