1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Gaziantep'in anayasası yok, hep birlikte oluşturalım
Gaziantep'in anayasası yok, hep birlikte oluşturalım

Gaziantep'in anayasası yok, hep birlikte oluşturalım

*Gaziantep'in anayasası yok, hep birlikte oluşturalım*Metro'nun arkasının imara açılacak olmasına gülüyorum*Batalhöyük'ün arkası yeniden imara açılsın*Logo'ya o...

A+A-

*Gaziantep'in anayasası yok, hep birlikte oluşturalım

*Metro'nun arkasının imara açılacak olmasına gülüyorum

*Batalhöyük'ün arkası yeniden imara açılsın

*Logo'ya o paranın binde birini vermem, gülüyorum olanlara

*Antepfıstığı Gaziantep'in logosu. Rektör hocamı anlayamıyorum

*Belediyeler sosyal belediyecilik yerine arsa rantlarıyla uğraşıyor

*Bu kadar imarla oynanan başka bir kent olduğunu düşünmüyorum

* Ben bu fıstık ağaçları nedeniyle rektör hocamı anlayamıyorum

Bir şehirde 3 başkan olmaz

İnşaat Mühendisleri eski Başkanı, Metropol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Melih Meriç, şehri bütünsel olarak ele almadan hiç bir sorunun çözülemeyeceğini belirtirken, bunun için metropol ilçelerin kaldırılması gerektiğini söyledi. Meriç, "Bir şehirde 3 tane başkan olmaz. Her başkan kendi bildiği doğrultuda bu şehre katkı sağlamaya çalışıyorsa bunda bir yanlışlık var demektir. Metropol ilçe belediyeleri kaldırılarak en azından müdürlük olarak devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede maliyet de düşecektir" dedi.

Çok farklı konulara değinen ve Gaziantep'in iyi yönetilmediğini söyleyen Meriç, belediyelerin sosyal belediyecilik yerine imar rantlarıyla uğraştıklarını dile getirdi. Meriç, bu arada Logo için verilen paraya da atıfta bulunurken, Metro'nun arkasının konut alanı yapılmasının, şehre büyük kötülük olduğunu ileri sürdü ve "bu şehrin anayasası yok. Eğer olsaydı, her isteyen istediği gibi serbestçe hareket edemezdi. Gülüyorum bütün bu gelişmelere"dedi.

İnşaat Mühendisleri eski Başkanı, Metropol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Melih Meriç ile şehrin sorunlarını konuştuk. 3'TE

-"Gaziantep ekonomideki başarısına rağmen, yaşanabilir şehirler arasında alt sıralarda. Sorun yöneticilerde mi?"

YEREL YÖNETİMLERDE SORUN HEP VARDI

-"Gaziantep, Türkiye'nin 6. büyük şehri, ekonomik olarak bu kadar sıkıntının içerisinde, 5' 4'e doğru yürüyen, büyümeye çalışan bir şehir. Geçmişten itibaren gelen konumunun dışında, Gaziantep halkının Gaziantep'e yatırım yapması bunda çok büyük etken. Halk bunu yaparken maalesef yöneticilerimiz bu kadar ekonomik katkı sağlayan halka, insanca yaşama şartlarını oluşturan bir şehir ortaya koyamadılar. Şuandaki belediye hükümetle aynı siyasi parti olmalarına rağmen, Gaziantep olarak Türkiye'ye bu kadar katkı sağlamış olmamıza rağmen, devletten ve hükümetten yeteri kadar katkıyı alamadıklarını düşünüyorum. Bu sorunu tabi şuandaki yerel yöneticilere dayamak yanlışlık, haksızlık olur. Bu geçmişten beri gelen bir sorun. Gaziantep'in yerel yönetimlerinde hep büyük sorunlar vardı."

-"Yerel yönetimlerde büyük sorunlar vardı dediniz. Neler bunlar?

ŞEHRİN ANAYASASI YOK

-"Benim kendi kişisel düşüncem şu. Şehrin bir anayasası yok. Bunu çok üzülerek, üzerine basa basa, her ortamda da söylüyorum. Her gelen yerel yönetici kendi düşüncesi veya beraber çalıştığı insanların, düşünceleri etrafında şehri yeniden yapılandırmaya çalıştı. Siz eğer şehre yeni anayasa yaparsanız şehrin en az 50 yıllık, 100 yıllık imar planını ortaya koyup, bu imar planını bir daha asla değiştirmemek kaydıyla şehri bu yönde büyütmek ve geliştirmek isterseniz bu sorunlar da yaşanmaz. Bunu hepsi biliyor. Kişisel konuştuğumuzda bunlara katıldıklarını biliyorum." 

-"Yani bir anayasamız olmadığı için mi, yaşanılmaz bir şehiriz?"

METRO'NUN ARKASININ İMARA AÇILMASI AKIL ALMAZ ŞEY

-"Evet. Örneğin Metro'nun arkasında bir imar değişikliği yapıldı. Gaziantep'in yeşil alanı az ve sınırlı. Buna karşın, yapılaşmanın yoğun olarak yaşandığı bölgede tekrar bu bölgeye bu kadar yoğun bir imar çalışması yapılması akıl almaz bir şey, inanamıyorum buna. Bunu belediyelere sorduğunuz zaman burada belediyeye bir rant elde etmeyeceklerini, buradan elde edilecek gelirle 100. Yılın istimlak bedellerini veya takas yoluyla burayı çözeceklerini söylüyorlar. Düşünün Türkiye'nin 6. büyük şehrinin büyükşehir belediyesi bir yeri yapayım derken diğer yere müthiş bir yoğunluk getiriyor. Ve orası şehrin bütününü düşündüğünüzde, şehrin daha da yaşanılmaz bir hale gelmesine neden olacak."

-"Bu yoğunluk trafik yoğunluğunu da artıracaktır değil mi?"

GÜLMEKTEN BAŞKA YAPACAĞIM BİR ŞEY YOK

-"Şu andaki trafik sıkışıklığını görüyorsunuz. Metro'nun orayı da görüyorsunuz hafta sonları iş çıkışı. Bu kadar yoğunluğun içerisinde orada yaklaşık 2.30 bir emsal düşünüyorlar, H maksimum serbest. Bunu düşünen mantığa ben şunu sormak isterim. Elinizdeki imar master planıyla bu yoğunluk uyuşuyor mu, üst üste oturuyor mu? Siz bir taraftan trafik sorununu çözeceğim diyorsunuz, elinizde bir ulaşım master planı var. Hiç bir şey yapmıyorsanız sadece şu andaki imar planıyla uygulama ulaşım planını üst üste koyun ve bir sıkıntı görmüyorsanız, teknik elemanlar bir sıkıntı görmüyorsa diyecek hiç bir şeyimiz yok. Şu andaki yapı yoğunluğuyla alakalı trafikte sıkıntı olduğuna göre bu kadar yoğun bir imar değişikliği yapıp buranın halini görmüyorlarsa, gerçekten benim buna gülmekten başka yapabileceğim bir şey yok."

-"Yanılmıyorsam oda başkanlığınız döneminde burayla ilgili dava açmıştınız? Dava sonuçlandı mı?"

DAVAYI KAZANACAĞIZ

-"Evet oda başkanlığım döneminde orayla ilgili itiraz ettim, davamı açmıştım. İnşallah bizden sonraki arkadaşlar devam ettirirler, umudundayım. Çünkü mahkeme kesin olarak bilirkişiye gidecek, bilirkişilerde buranın bu yoğunluğu kaldırmayacağını, buranın bu şartlarda imara açılmaması gerektiğini büyük olasılıkla söyleyecekler ve davayı kazanacağız."

YA ŞEHİTKAMİL, YA BÜYÜKŞEHİR'İN YAPTIĞI YANLIŞ

-"Bu arada, aynı mantıkla Metro'nun karşısına, Akcanlar petrolün arkasında plan değişikliği yapıldı, askıda. Burası Şehitkamil belediyesinin talebiyle geldi. Şehitkamil belediyesi ile geçmiş dönemde konuştuğumda o bölgenin kısır döngü olduğunu, ekonomik şartlarının o bölgedeki arsa sahiplerine paralarını verip orayı istimlak etmeye yetmediğini, böyle bir şanslarının olmadığını, bu nedenle daha düşük yoğunluklu bir imar çalışması yapması gerektiğini bire bir konuşmuştuk. Oraya da itirazlarımız vardı, ama en azından yoğunluk olarak Metro'nun arkasıyla baktığımızda en az üçte, dörtte biri kadar bir yoğunluk açılıyor. Yani bir caddenin sağı solu arasındaki yoğunluk farkının niye bu kadar olduğunu yetkililerin görmesi lazım. Üstelik imara açılan yerlerin konumları hemen hemen bir. Arada 50 metrelik bir fark var. Ya Şehitkamil, ya büyükşehir belediyesinin yaptığı yanlış."

TRAFİK SORUNU DÜZELMEZ

-"Ekonomik şartlarınız bunu götürüyor diye her zorlandığınız yerde imar değişikliği yaparak bunu çözmeye çalışırsanız, geçmiş belediyelerin yapmış olduğu sıkıntılardan kaynaklanan şu andaki trafik sıkışıklığını, insanca yaşamayı gerektiren şartların Gaziantep'te olmamasını devam ettiriyorsunuz demektir. Her sıkıştığınızda imar değişikliği yapıp, yoğunluğu artırıp, kaskını h maksimum, yüksekliğini serbest bırakıp çözmeye çalışırsanız trafik sorunu düzelmez. Bir taraftan ulaşımı çözeceğim deyip, bir taraftan tıkamaya çalışıyorsunuz bunu bir türlü anlayamıyoruz. Ben bir kez daha Metronun arkasıyla ilgili imar çalışmasının tekrar gözden geçirilmesini tekrar rica ediyorum."

-"Belediye gelir elde etmek için Metro'nun arkasını imara açıyor. Buna karşı çıkıyorsunuz. Peki alternatif bir öneriniz var mı?"

BATALHÖYÜK'ÜN ARKASI VAR

-"Mesela, Batalhöyük'ün arkasında bitişik nizam ve A2, B2 pozisyonunda binalar var. O bölgeyi bir çember içerisine alırsanız, o kadar lüks gelişen bir yapı adasının içerisinde, daha alt seviyede ve şehrin görüntüsünü bozan yapıların olduğunu çıplak gözle de görürsünüz. Bu bölgenin yeniden imara açılıp, yüksek yoğunluk verilmeyip, yapı sınıfının sınıflandırılmasının daha kaliteli hale getirebilirsiniz. Böylece daha geniş parklarıyla, yollarıyla daha görsel yer açılmış olacaktır. Hem buradan elde edilecek geliri Metro'nun arkasındaki arsa sahiplerine değerlendirebilirsiniz. Bunu bir kere daha söylemiştim. Daha modern bir kentsel dönüşüm olurdu. O binalar yıkılabilir, buralara ada bazında konutlar yapılabilir. Böylece hem oradaki yaşayan insanlar mağdur olmaz, hem daha kaliteli binada yaşarlar, hem de Metro'nun arkasında arsa sahiplerini bir şekilde buraya kaydırabilirsiniz."

-"Nüfusumuz artıyor, araç sayısı artıyor, ancak yollarımız aynı. Ne olacak bu trafik sorunu?"

GENİŞ YOLLAR ÇÖZÜM DEĞİL

-"Şahinbey belediyesinin yaptığı 50 metrelik yolları görüyorsunuz. Geniş yolun Doğumevi kavşağına geldiğinde nasıl sıkıştığını görmeniz lazım. Eğer bir şey yapılıyorsa ben biliyorum mantığı ile hareket etmemek lazım. Bu işi bilen teknik elemanlar var, hocalar var. Bu işin pratiğini yapmış daha önceden bu sıkıntıları çözen Ak parti belediyeleri var. Geniş yol açmak, trafik akışını artırmaz. Bu ulaşım mühendisliğinde birinci kuraldır. Trafiğin rahatlaması için yol genişleteceğinize trafiğin akışını rahatlatın. Sürekliliği sağlayacaksınız, geniş yoldan dar yola geçerseniz yaptığınızın da hiç bir manası yok." 

-"Tramvayların şehir trafiğine etkisi nasıl oldu?"

TRAMVAY TRAFİK SIKIŞIKLIĞINI ARTIRDI

-"Geçmişte tramvayların, özellikle yönünün ve hatlarının yanlış olduğunu bir çok kez dile getirmemize rağmen dinlemediler. Tramvay yerine çok daha ekonomik olan metrobüs yapılabilir. İleriye dönük ise metro çalışmasına ihtiyaç olduğunu söyledik. Maalesef şu andaki yapılan hatları hep beraber görüyoruz. Tramvaylar trafik sıkışıklığına neden olarak görülüyor. Kendi yaptığımızı tekrar çözmeye çalışıyoruz. Bunun nedeni, ben bilirim mantığıyla hareket etmektir."

-"Yapılan köprülü kavşaklar trafiği rahatlatmadı mı?" 

ASIM GÜZELBEY VE KARATAŞ KAVŞAKLARI İYİ OLDU

-"Önceki yapılan köprülü kavşaklar doğru değildi. Doğumevi, Şehreküstü, Maarif kavşağının hepsi yanlıştı. O zamanda dile getirdik. Bizim söylediklerimizi, şu anda Gaziantep'e gelen tüm teknik elemanlar belediye başkanına söylüyorlar. Ancak Asım Güzelbey, Karataş, Kahraman Emmioğlu üst geçitlerinin trafiği rahatlattığını görüyoruz. Fakat bu kısmi rahatlığı devam ettirmek, bu rahatlığın önüne daha fazla yük getiren hamlelerden uzaklaşmak lazım. Metronun arkası da bunlardan bir tanesi." 

-"Meclis gündemlerinde neden bu kadar imar plan değişikliği yapılıyor?"

KAFALARINI RANTA YORUYORLAR

-"Şu anda belediyelerin meclis kararlarının yüzde 80-90'ının imar değişikliğiyle ilgili olduğunu görüyoruz. Belediyelerin sosyal belediyecilik dışında bu rantlarla uğraştıklarını, kafalarını bunlarla yorduklarını görüyoruz. Belediye bunları da yapmalı ama bunları yoğunluk olarak yüzde 80-90 olarak yapıyorsanız Gaziantep'i yaşanabilir bir kent olmaktan uzaklaştırıyorsunuz demektir. Çünkü her yaptığınız hamle yoğunluğu daha fazla artırmaktadır. Ben bugüne kadar hiç bir meclis gündeminde yoğunluğu düşüren bir imar değişikliği yapıldığını görmedim."

-"Diğer illerde de imar plan değişiklikleri kentin gündemini bu kadar meşgul ediyor mudur?"

GAZİANTEP GİBİ İMARLA BU KADAR OYNANAN ŞEHİR YOK

-"Siz 100 binlikte, 25 binlikte sıkıntı var diyorsanız o zaman bunları tekrar masaya yatırın. Şehri tamamıyla bir anayasasını siz oluşturun, ama bizde, 50 yıl sonra 5-10 km uzaklıktaki arsanın hangi imarla çıkacağını, öndeki yolun ne olacağını, karşısında park varsa bu parkı kimsenin değiştirmeyeceğini bilelim. Gaziantep gibi bu kadar imarla oynanan hiç bir kent olduğunu düşünmüyorum."

-"Gaziantep Üniversitesi'nde çocuk hastanesi için asırlık fıstık ağaçlarının kesilecek olması gündemde. Bu konuyla ilgili neler söyleyeceksiniz?"

REKTÖR HOCAMI ANLAYAMIYORUM

-"Antepfıstığı diyoruz. Antepfıstığı bizim markamız, logomuz. Dünyada böyle biliniyor. Gaziantep Üniversitesi gibi şehrin en büyük üniversitesinin gelişme sahasını imara açmak gibi bir düşünce inanılmaz. Bunu kime anlatabilirsiniz, gerçekten inanamıyorum. Ben rektör hocamı da anlayamıyorum. En azından bir bilim adamının buna karşı çıkması lazım. Şu andaki Rektör fıstık ağaçlarını söktü, çocuk hastanesi veya herhangi bir bina yaparım dedi, kendinden sonra gelen rektör ne yapacak? Genişlemeyecek mi. Gaziantep Üniversitesi'nin 50 yıllık mantığını koymuşlarsa, ben birşey demiyorum, saygı duyacağım ama günlük kendi kişisel gelecekleri, mantıkları çerçevesinde hizmet etmeye çalışırlarsa, şehre iyilik yapmıyorlar demektir. Bunu herkes için söyüyorum."

ŞEHRİN BÜTÜNÜ ELE ALINMALI

-"Onkoloji Hastanesi oraya yapılırken niye yok demediniz? Hiç mi ortak akıl etrafında oturup bugünkü sıkıntıların yaşanacağını düşünmediniz? Aynı noktadan bakıyorum. Siz şehirde bir anayasa ortaya koyarsanız, şehri bütünüyle ele alırsanız şu andaki mevcut gördüğümüz Onkoloji hastanesinin yeriyle alakalı sıkıntı yaşamazsınız. Zengin bir ülke değiliz. 10-15 sene sonra yıkarız mantığıyla bakarsanız şehrin hiçbir sorunu çözülmez."

-"Biraz önce Şehitkamil ve Büyükşehir'in birbirine çok yakın yerde yoğunlukla ilgili planlarını örnek verdiniz. Belediyeler birbirinden habersiz mi kararlar alıyor?"

BİR ŞEHİRDE 3 BAŞKAN OLMAZ

-"Önemli olan bir şey yapmadan önce bütünsel olarak şehri ele alıp bunu çözmek lazım. Hep söylüyorum, bir şehirde 3 tane başkan olmaz. Yani Gaziantep gibi metropol gibi bir şehirde siz eğer 3 tane başkanınız varsa, her başkan kendi bildiği doğrultuda bu şehre katkı sağlamaya çalışıyorsa bunda bir yanlışlık var demektir. Büyükşehir dediğiniz zaman özellikle Gaziantep gibi hem büyük, hem küçük şehirlerde metropol ilçelerin olmasını doğru bulmuyorum. Mesela İstanbul, Ankara, İzmir için belki metropol ilçe belediyeleri mantık olarak doğru olabilir, ama Gaziantep gibi şehirlerde bu metropol ilçelerin çok doğru olduğu kanaatinde değilim."

TEK BİR RESSAM OLMALI

-"Aynı parti olmalarına rağmen, iki belediye başkanının birbirinden farklı düşündüğü konular muhakkak olacaktır. Çünkü herkes siyaset yaptığı, kendi siyasi düşüncesine ve geleceğine doğru hareket ettiği için, bu da insani bir duygu, şehrin bütününü düşünmeden, sadece kendi nefsini düşünerek plan yapabilir. Ki şu anda yapılan o, bu şehrin bütünlüğünü bozuyorsunuz demektir. Yani siz şehri bir tablo olarak düşünün, tabloyu oluşturan tek bir ressam olmalı. Eğer üç ressam ellerine fırçayı alıp hepsi kendi bildiği gibi birşeyler yapmaya çalışırsa, o tablodan hiçbir şey anlayamazsınız."

-"Belediye başkanları ortak akılla kararlar almıyor mu?"

İLÇE BELEDİYELERİ OLMAZSA MALİYETTE DÜŞER

-"Hangi kararları, hangi şartlarda nasıl aldıklarını artık duyuyoruz, biliyoruz, izliyoruz. Ortak akılla karar aldıklarına inanmıyorum çünkü, bir belediyenin düşündüğüne, diğer belediyenin aynı mantıkla, aynı şartlarda baktığına inanamıyorum. Çünkü belediye başkanı siyasi bir insan, kendi siyasi geleceğini düşünerek hizmet yaptığını da bu şehirde yapılan yanlışlardan görüyoruz. Özellikle bundan önce belde belediyelerinin kaldırılması gibi Gaziantep gibi şehirlerde bu metropol ilçelerin de bir an önce kaldırılarak en azından müdürlük olarak devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Böylece şehrin bütünlüğünü sağlayacak, tüm kararlar tek bir el tarafından yapılacak. Ben bunu daha doğru buluyorum. Hem maliyet olarak çok daha cuzi bir maliyet çıkacaktır, çünkü belediye başkanı, belediye başkan yardımcıları, makam arabaları, özel harcamaları bunların hepsi bir şekilde ortadan kalkacaktır. "

-"Son olarak şehri yönetenlere bir çağrınız olacak mı?"

 VALİMİZ DE DEĞİŞİK BİR VALİ

-"Yerel yöneticilerimizin hepsi çok değerli, Gaziantep'i en az bizim kadar seviyorlarlar. Valimizde değişik bir Vali, en azından halkın içerisinden kopmuyor, diyalogları çok iyi olan ve üstten bakmayan bir insan. Valimizden de rica ediyorum Gaziantep'in yaşanabilir bir kent olması için lütfen siyasi erki bir tarafa bırakarak, günlük çalışmaları bir tarafa bırakarak, şehrin bir anayasasını hep birlikte oluşturalım. Bizden destek isterlerse her türlü katkıya hazırız. Ve bu anayasaya hiç kimse dokunamasın. Bu anayasaya dokunmak kimsenin gücü ve isteği doğrultusunda olamasın."

-"Gaziantep yeni logosu, özellikle 810 Bin liraya malolması çok tartışıldı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz, siz yeni logomuzu beğendiniz mi?"

LOGOYU BEĞENMEDİM

-"Logo sanatsal bir değer. Bu değerin bedelini kişisel olarak belirleme şansımız, lüksümüz yok. Uluslararası bir müzayedede, açık artırmada bir tabloya milyon dolarlar veriyorlar. Sanatsal bir değeri mutlaka vardır ki veriyorlar. Ama ben gerçekten o paranın binde birini vermem, gülüyorum o insanlara. Logo olayına da öyle bakmak lazım. Sanatsal değerlerin maddi değerlerini bu çerçevede görmek lazım. Beğendiniz mi? derseniz, çok beğendiğimi söyleyemem. Ama yapacakta çok bir şey yok. Bir çalışma yapılmış yapanların eline sağlık derim." Meral KINACILAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
13 Yorum