1. YAZARLAR

  2. Kaya Öztaş

  3. Gaderin Romanı
Kaya Öztaş

Kaya Öztaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Gaderin Romanı

A+A-

 

BİRİNCİ BÖLÜM

- VI-

 

“ Gel sennen düüt oynıyag Yunus Gaya…Düüüt...Gırma ey mi ?”

Antepde çiçegci miçegci ne geziy. Düvenler müvenler zaten gapalı…Adliyenin bagçasından katibe Şerifeye toplatdırdı Savcı Salih aha şu elindeki ikinci paketdeki çiçegleri.  Bi gözel de süsledi yapraglarla… Güzel bir buket yapmışdı dorgusu… Rahimeye takdim etdi. “ Sizin için!

-Ah! Çok teşekkür ederim..Zahmetler edmişsiniz..Buyurun lütfen.. şöyle buyurun…”

Rahime Savcıya baş köşey gösterdi, gendisi salına salına  bellur bi vazo alıp çiçegleri yerleşdirdi bi daggada…geldi garşısına geçdi, iki dizini birbirine yapışdırarag elleri dizlerinde etêni öne dorgu çekişdirereg.

 “ Siz nasılsınız? …”

Dilini seviym senin Rahime, Nasılsêzı ‘nasılsınıza nasıl çevirdin gız ?!

- Sizi gördüm daha iyi oldum… Sağolun…Sizi de iyi gördüm…Maşallah Yunus Kaya da büyümüş..Yürüyor mu ?

- Hemen hemen...bir iki adım atıy…or… Yahında müsdakil yörür… Çiçekler için teşekkür ederim…zahmetler etmişsiniz…

- Siz çok daha iyi, güzel şeylere lâyıksınız!”

Aferin la Savcı bey, işde bak burada lafı gözel oturtdu.

Bişey diyemedi Rahime. Garip, utangaç, mahcup gülümsedi yere baharag. 

Savcı Salih bir an  gözleriyle gözlerini yahaladı Rahimenin o da gülümsedi. Gızardı.

Gıssa bir güneydoğu sessizlê tâdan içeri girmiye çalışıyken Savcı beyin cümlesininin  pervazına  çarpıp geriledi:

“ Hapseddik sizleri içeri!”

Diggat buyurun bu cümlede sınıfsal bir ayırım yatmagda. Savcı bunu bilereg ya da bilmiyereg yapmagda ve genç dul Rahime bu ayırımı tabii olarag gabul etdênden müddümü savcısını bi hökümet adamı olarag ayrı bi idareci sınıfa goymagdadır. Pekey hanı biz imtiyazsız, sınıfsız, gaynaşmış bi kitleydig?! Neyse bunlar ince sosyolojig bürogratig meseleler. Biz şindi şu anın gudsiyetini ve romantizmini bozmıyag da bahag bahalım neler olacag ?! Ellerini ovuşdurdu Salih. Sağ elini burnunun altına kibarca götürüreg bâzını ıhlıyarag temizledi. Belki bir iki kelam edmiye hazırlanıydı ki aha gapıdan meşhur köpüklü gahve , bu sefer Halilin avradı Haycenin elindeki tepsiyle sökün etdi…Hayce de bi geyinmiş bi geyinmiş sanırsın düğürçüye çıhıy…Gız   bôg götünü sallıya sallıya çıkdı. Savcı, Rahime…Odanın sessizlê duvarlara çarpıp duruy..

Bir yudum aldı kahveden Savcı…  Elleri titredi azıcıg.

” Rahime Hanım, dedi. “

Alaha sesi gıcıkladı…Öksürüp düzeltdi münasebetsiz  gıcê…

Ses tonundahı dêşiglig Rahimenin diggatini çegmedi dêl…

Diggat kesildi. 

Resmi bir samimiyet ya da samimi bir resmiyet ortalıgda dolaşmıya başladı. Savcının yüreg kütürtülü  riggati salonun geniş loşlônda diggat kesildi. Ah! yên severim bu nevi tasvirleri…

Edebiyat dey ben buna derim…Bundan sônahı  tasvirlerin letafetine diggatêzi celbederim…

“Lafa nereden başlıyacağımı bilemiyorum…”

La işde başladın taman yôrum, ha gayret…devam edsene…

“Ama ilk evvela size karşı olan hissiyatımı dile getirmek isterim…

Belki sizin için pek ani olacak ama, hissiyatımı tartmak,  ruhiyatımın tahlilini yapmak için şimdiye kadar içime gömdüğüm duygularımı beyan etmek için çok bekledim…”

 

İnce uzun, gıvrımlı, gıvrak bir hicazkâr iniltili sessizlig duvarlarda yangılandı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.